| Sosyoloji:
AnaSayfa |
Türk Kimliğinin Kültürel
Özellikleri
Millî kültürler evrensel
unsurların farklı yorumlanmaları ve işlenmeleriyle
meydana getirilmektedirler. Başka bir deyişle bu
unsurların tarih içinde seçimi, terkibi ve
yorumlarındaki orijinal sistem millîliği
yaratmaktadır. Böylece manevî değerler
üretilmektedir. Türk kimliği, millî kültür
içindeki mânevî değerlere dayanmaktadır. Tarih
içinde İslâm dini, özellikle belirleyici olmuştur.
Günümüzde Batılılaşmanın etkisi bu değerlerin bir
kısmını aşındırmış, bir kısmını da yeni yorumlara
tâbi tutmuştur.
Milî kimliğin esasen millî kültür tarafından
şekillendirildiğini kabul ettikten sonra bunu
meydana getiren değerlerin neler olduğunu
belirlemek gerekir. Türk Milletinin manevî
değerleri Â. Kurtkan'ın analizine göre şunlardır:
(1) Gerçekleri aramanın kutsallığı; (2)
Ferdî irâdeye saygı; (3) İnsanlığa ve
adâlete yöneliş; (4) Yardımseverlik; (5)
Laiklik; (6) Demokrasi ve insan hakları;
(7) Gerçek mânâsile cihangirlik ve fetih;
(8) Vatanseverlik; (9) Milliyetçilik;
(10) Hürriyetseverlik; (11)
Çalışkanlığa yöneliş.[1]
Bu unsurlar aynı zamanda gençliğin halihazırdaki
kimliğini değerlendirirken de temel alınacak
ölçülerdir. Kimliği meydana getiren bu temeller
veya sosyal prensipler, zaman içerisinde işlenmek
suretiyle birbirleriyle içice geçerek yeni ve
orijinal bir bünye oluşturmakta, ve böylece kimlik
üzerindeki etkinliğini daha da artırmaktadır.[2]
Son olarak sosyal unsurların duygusallık yönünü de
vurgulamak gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü, millî
duygular basit heyecanların ötesinde kitlesel
olarak ortaya çıkan ve ferdin başka hiçbir durumda
tatmadığı ruh halleridir. Bir yazarımızın işaret
ettiği gibi "... Türk olmak, doğuştan olmaktan
fazla bir şeydir ve o kadar da kolay değildir; bir
idraktir, bir heyecandır, bir cehttir, ..."[3]
Buraya kadar yapılan kültür ile ilgili
değerlendirmelerin ışığında, kültürel alanları ve
buna bağlı olarak da kimlik tiplerini bir arada
göstermek mümkündür. Aşağıdaki şekilde Millî,
etnik, kültürel ve sosyal kimlik alanları
kapsamları itibariyle gösterilmiştir. En tabanda,
bir toplumun sosyal olarak müşahede edilebilir tüm
unsurlarını kapsayan sosyal kimlik alanı
bulunmaktadır. Bir başka deyişle sosyal zemine
tekabül etmektedir. Kullanılan kriter yaygın
olmaktan ziyade mevcut olmaktır. Millî veya millî
olmayan, etnik veya yabancı tüm kültürel
unsurların meydana getirdikleri bir sosyal varlık
zeminidir. Merton bu alandakileri, değerler, etik,
düşünce iklimleri, kültür tipleri, kültür
zihniyeti gibi terimlerle örneklendirmektedir.
Bunların müşahede edilebileceği yerler ise
şunlardır: sosyal pozisyonlar, sınıflar, nesil,
mesleki rol, üretim tipi, gurup yapıları
(üniversite, bürokrasi, akademiler, siyasi
partiler, mezhepler, taraftarlar), tarihî durum,
toplum, etnik özellikler, sosyal mobilite, güç
yapısı, sosyal proses (yarışma, çatışma).[4]
Sosyal kimlik bu unsurların herhangi birine dayalı
olabilir. Bilgi sosyolojisi, zaman ve mekân
itibariyle toplumun tamamını kapsayan bu alanı
tasnif etmekte ve bilgi ile ilgili hadiseleri
incelemektedir.
Sosyal alanının tamamına yakın bir kısmını
kültürel alan oluşturmaktadır. Kültürel alanın
dışında kalan kısım ile kompleks bir kültürel
sistemin içine girmemiş olan unsurlar işaret
edilmektedir. Bu unsurlarla kültürel alan arasında
yapısal bütünleşme, fonksiyonel olarak birbirine
bağımlılık, uyum gibi fonksiyonlar sağlanmamıştır.
Bir örnek olarak sosyal ilişkilerde feminist
kimlik tutumlarını vermek mümkündür.
Toplumda kültürel kimliğin tamamının millî
unsurlardan meydana gelmesi beklenemez. Ancak,
kültürel kimlikte hâkim ve yaygındır. Kültürel
kimlik ile sosyal kimlik arasındaki uyumsuzluk,
kültürel kimlik ile millî kimlik arasında
görülmez. Çünkü kültür, öğeleri arasında uyumlu
bütünlüğünü sağlamıştır. Bu bakımdan kültürel
kimliğin çok büyük bir kısmını millî kimlik
unsurları oluşturmaktadır.
Millî ve etnik kimlik alanlarının kültürel
unsurları bakımından ortak ve farklı tarafları
vardır. Kültürel kimlik alanı büyük ölçüde millî
ve etnik alanları kapsadığı gibi bunların
dışındaki yabancı faktörleri, unsurları, gurupları
da kapsayabilir. Sosyal kimlik ise sosyal
realitede mevcut olan tüm unsurların oluşturduğu
bir alandır. Alanların iç içe geçmiş olması ortak
ve farklı yönlerini ifade etmektedir.
[1]Â. Kurtkan Bilgiseven, Türk Milletinin Mânevî
Değerleri. İstanbul, 1984, s.50-105
[2]A. Renoir, A Future for the Past: Remarks on
the State and Responsibilities of the Classics in
America. MALT Bulletin; v. 49, n.3, Spr. 1975,
s.25-34.
[3]N. Kösoğlu, Millî Kültür ve Kimlik. stanbul,
1992, s.28.
[4]R. K. Merton, Social Theory and Social
Structure. N.Y., 1968, s. 514.
|