| Sosyoloji:
AnaSayfa |
SOSYOLOJİ İLE İLGİLİ
KAVRAMLAR
SOSYOLOJİ: Kelime anlamı toplumbilimidir.
Latince toplum anlamına gelen Socius ile Yunanca
bilgi demek olan Logos sözcüklerinin
birleşmesinden oluşmuştur.Sosyoloji sözcüğünü ilk
kullanan Fransız sosyoloğu Auguste Comte (1798 -
1857)'dur.Bilim olarak Sosyoloji: Toplumların
meydana gelişini, gelişmesini,toplum içinde farklı
kesimlerde görülen sosyal olayları, sosyal
kurumları, sosyal ilişkileri, sosyal yapı
özelliklerini ve bu yapıda ortaya çıkabilecek
değişme eğilimlerini ele alarak inceleyen bir
bilim dalıdır.
TOPLUM: Belli bir coğrafya parçası üzerinde
yer alan,üyeleri arasında sıkı bir etkileşim ve
işbölümü olan bir insan topluluğudur.
SOSYAL OLAY: Toplum içinde meydana gelen,
başlama ve bitiş noktaları belirli olan birden
fazla kişiyi ilgilendiren bir oluşumu ve değişimi
ifade eder.
SOSYAL OLGU: Genellikle başlangıç ve bitiş
zamanı bilinmeyen, nerede başlayıp nerede
bitebileceği kesin olarak tesbit edilemeyen bir
sosyal oluşum ve değişimi ifade eder.Tek tek
meydana gelen sosyal olayların genel bir ifade
tarzıdır.Selma ile Mehmed'in evlenmesi bir sosyal
olaydır. Ama tüm evlilik olaylarının hepsine
birden evlenme denir. Bu ise sosyal olgudur.
SOSYAL KURUM: Birbirleriyle sosyal ilişki
ve etkileşim halinde bir arada bulunan insanların,
toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini ve bu
davranışların kurallarını belirleyen, kişilere
belli şekillerde davranışlarda bulunması için
zorlayıcı etkide bulunan, aralarında birlik ve
bütünlük olan, uyumlu ve örgütlü bütünlerdir.
Aile, eğitim, din, hukuk,ekonomi, yönetim, devlet
kurumları.
SOSYAL İLİŞKİ: Birbirinden haberdar olan en
az iki insan arasında belirli bir süre devam eden,
anlamlı ve belirli amaçlar etrafında kurulan
sosyal bir bağdır.
SOSYAL YAPI: İçinde sosyal ilişkilerin
sosyal olayların meydana geldiği, sosyal grupların
ve kurumların yer aldığı,nüfus ve yerleşim
tarzının şekillendirdiği, toplumun şekil ve
çevresi ile ilgili dış görünüşe sahip olan bir
sosyal varlıktır.
SOSYAL GRUP: Belli ortak özelliklere sahip,
etkileşim ve ilişki içinde bulunan iki veya daha
fazla kişinin meydana getirdiği göreli bir
sürekliliği olan bireyler topluluğudur.
SOSYAL DÜZEN: Bir toplumdaki üretim güçleri
ve üretim ilişkileriyle din, hukuk, eğitim gibi
kurumların karşılıklı bağımlılık içinde
oluşturdukları uyumlu bir bütündür.
KÜLTÜR: Tarihsel ve sosyal değişme süreci
içinde oluşturulan, bütün maddi ve manevi
değerleri ile bunları yaratmada ve gelecek
kuşaklara iletmede kullanılan araçların tümüdür.
CEMAAT: Kan bağlılığının, benzerliğin,
geleneklerin bulunduğu, iş bölümünün görülmediği
insan topluluğudur.
CEMİYET: İş bölümünün geliştiği,
akılcılığın egemen olduğu, daha çok organik
dayanışmanın görüldüğü toplumdur.
MİLLET: Siyasi bir birlik şeklinde yaşayan,
ortak, mazi ve kültüre sahip, devlet şeklinde
teşkit-lanmış fert ve zümrelerin toplamıdır.
KALABALIK: Ortak fikirlerle hareket eden ve
aynı heyecanı taşıyan, teşkilatsız ve sürekli
olmayan, kendiliğinden oluşan insan yığınıdır.
HALK: Üyeleri yoğun bir şekilde bir araya
toplanmış olmayan, bir arada bulunmaları tesadüfi
olmaktan uzak,sürekli, ortak bir kültürle
birbirlerine bağlı, teşkilatsız yaygın,insan
topluluğudur.
SOSYAL DEĞİŞME: Bir toplumda ekonomik
büyüme ile birlikte sosyal, siyasi ve kültürel
alanlarda bir ilerlemenin olması demektir.
SOSYAL BÜTÜNLEŞME: Bir toplumu oluşturan,
topluluk,grup ve kurumları gibi, sosyal yapının
çeşitli öğeleri arasındaki birbirini
tamamlayabilme durumuna denir.
SOSYAL ÇÖZÜLME: Bir toplumda maddi ve
manevi kültür öğelerinin bir araya gelerek bir
anlam ifade edecek ve işleyen bir bütün
oluşturacak çok biçimde birbirlerini
tamamlayamamalarıdır.
İŞBÖLÜMÜ: Bir toplumsal üretim düzeni
içindeki değişik görev ve hizmetlerin, toplumun
üyeleri, grupları arasında karşılıklı bağımlılık
ilişkileri içinde bölünmesi sürecidir.
SOSYAL TABAKALAŞMA: Toplumu meydana getiren
üyelerin ya da öğelerin bir ya da daha fazla
ölçüte göre hiyerarşik sırılanmaları
SOSYAL SINIF: Toplumun düzeyi, yaşam
biçimi, eğitim,saygınlık gibi özellikler
bakımından birbirine benzeyen ve bunun bilincinde
olan insanlar tarafından oluşturulan bir bütündür.
SOSYAL HAREKETLİLİK: Kişilerin, ailelerin
ve sosyal grupların toplum içinde sahip oldukları
bir stüdüden diğer bir statüye veya bir tabakadan
diğer tabakaya geçmeleridir
SOSYAL YAPI
I. Tanımı: Sosyal yapı, içinde sosyal
ilişkilerin, sosyal olayların meydana geldiği, ses
yol grupların, kurumların yer aldığı, nüfus ile
yerleşim tarzının şekillendirdiği, toplumun şekil
ve çerçevesi ile ilgii dış görünüşe sahip olan bir
sosyal varlıktır.
Sosyal yapının iki yönü vardır:
A - Kültürel (Manevi) Yapı: Toplumun sosyal
ilişkiler ağı dediğimiz sosyal statüler, roller ve
değer yargılarından oluşan yapısı
B- Fizik (Maddi) Yapı: Toplumun şekil ve
çevresi olarak belirtilen dış görünüşünü oluşturan
nüfusun yerleşim tarzı (köy - şehir) fiziksel
yapısını oluşturur.
Toplumdan topluma sosyal yapı farklı özellikler
gösterir.
II - SOSYAL YAPI İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
A - Sosyal İlişki: Birbirinden haberdar
olan en az iki insan arasında belirli bir süre
devam eden, anlamlı ve belirli amaçlar etrafınd
kurulan sosyal bir bağdır.
M.Weber’e Göre Sosyal İlişkinin Özellikleri:
1. En az iki kişi arasında olmalı
2. Bir zaman sürecini içermesi
3. Kişi ya da grupların karşılıklı etkileşim
içinde bulunmaları
4. Birbirlerinin varlığından haberdar olmaları
5. İlişkiler ortak bir anlam taşıması
6. İlişkide bulunan kişilerin birbirlerini içten
karşılıklı bağ duymaları
Sosyal İlişki Çeşitleri:
1. Samimiyet Derecelerine Göre
a) Birincil İlişkiler: Daha çok cemaat tipi
örgütlenmelerde görülen ve yazılı hale
getirilmemiş ilişkilere dayanır. Daha çok örf ve
adetler biçimindedir.
Özellikleri:
- İlişkiler karşılıklı duygusal güven anlayışa
samimiyete dayalı yüzyüze ilişkilerdir.
- Yazılı kurallara bağlı değildir.
- Sosyal etkileşim çok güçlüdür.
- İlişkiler uzun sürelidir.
- Daha çok küçük gruplarda (aile, arkadışlık, köy,
komşuluk) görülür.
- Bütün toplumlarda görülebilir.
b) İkincil İlişkiler: Daha çok cemiyet tipi
bir teşkilatlanmada (şirket, sendika,kentler . .
.) görülür.
Özellikleri:
- İlişkiler resmidir. Duygusal iletişim çok zayıf
- Yazılı kurallara bağlıdır.
- Kıss sürelidir.
- Sosyal etkileşim çok zayıftır.
- Daha çok büyük graplarda (şehir, şirket, resmi
kurumlar ) görülür.
- Kitle iletişim araçlarının etkisi çoktur.
2. Sürelerine Göre
a) Tesadüfi (geçici): Kısa süreli (bir
maçta biraraya gelen insanların
ilişkileri)dir.
b) Periyodik: Yılın belli zamanlarında
kurulan ilişkilerdir. Mevsimlik işçilerin ilişkisi
c) Sürekli İlişkiler: Çok uzun süreli
ilişkilerdir. Aynı, köyde, şehide oturan insanlar
arasındaki ilişkiler gibi.
B - SOSYAL STATÜ VE ROLLER:
Statü: İnsanlırn toplum içindeki yerini
ifade eden bir kavramdır. Statü, kişilerin çocuk,
doktor, müslüman, öğretmen, işveren,
örneklerindeki gibi kim olduklarını belirtir, ona
bir takım haklar sağlar ve yükümlülükler yükler.
Statü Çeşitleri:
1. Verilmiş (edinilmiş) Statü: Kişilerin yetenek
ve becerilerine bakmadan ve onların bir çabası
olmadan, kendileri dışındaki faktörler tarafından
sağlanır. Yani kişi doğumuyla, cinsiyetiyle veya
yaşıyla ilgili bu statüyü elde eder. Örneğin,
Yaşlı, genç, kadın, erkek, siyah, beyaz . . .
2. Kazanılmış Statü: Kişilerin kendi çabaları
sonucu elde ettikleri stütüdür.Örneğin, anne,
baba, öğretmen rolü çok büyüktür ve çok çabuk
değişebilir.
Sosyal Prestij (İtibar): Bir bireye ya da kümeye (grub)
başka birey ya da kümelerle, ilişkilerinde
üstünlük sağlayan duruma denir. Doktorluk
statü,doktorun sevilmesi, aranması durumuna
prestij denir.
Statünün Özellikleri:
1. Her insan birden fazla statüye sahip olabilir.
2. Bazıları doğuştan bazıları sonradan kazınılır.
3. Bazıları doğumdan ölüme kadar değişmezken
koşulları daha kolay değişir.
4. Her stütü belli kurallara bağlıdır.
5. Statüler arası ilişkiler ağı vardır.
6. Toplumdan topluma değişiklik gösterebilir.
Anahtar (Temel) Statü: Bireyin sahip olduğu
statülerden toplum da en etkin olanına anahtar
statü denir. Anahtar stütü kişinin toplum içindeki
kişiliğini belirler. Cumhurbaşkanı, General,
Öğretmen, İmam genellikle kişinin diğer
statülerine göre anahtar stütü niteliği taşır.
Rol: Toplumun bireyden statüsüne uygun olarak
beklediği davranışlarına rol denir. Kişinin her
taşıdığı statüye göre bir çok rolleri vardır. Her
rol, diğer rollerle olan ilişkilerinin
derecelerine göre var olur ve anlam kazanır.
Statünün dinamik yönüdür.Bir kimse hem öğretmen,
hem sporcu hem parti üyesi olabilir.Rol Pekişmesi:
Rollerin birbirini kolaylaştır-masıdır. Ana okulu
öğretmeni Rol Çatışması: Bireyin sahip olduğu
statülerine uygun rolleri arasında herhangi birine
uygun davranışı yapacağına karar verememesi haline
rol çatışması denir. Örneğin, bir müdürün evde
müdür rolüne devam etmesi, subayın evdekilere
asker imiş gibi davranması
C - SOSYAL DEĞERLER:
Değerler, kişilerin düşünce, tutum ve davranışla-rında
birer ölçüt olarak ortaya çıkan ve sosyal yaşamın
vazgeçilmez bir öğesini oluşturur.Değerler: Bir
gruba ya da topluma üye olanların uymak durumunda
oldukları genelleşmiş ahlaki inançlardır. Neyin
iyi, güzel ve doğru; neyin kötü, çirkin ve yanlış
olduğunu gösteren kriterlerdir.
Sosyal Değer Çeşitleri:
1. Pratik Değer: bir toplumun üyelerini birarada
tutmaya yönelik inançlardır.Bu değerler kişiler
arasında birlik ve dayanışmayı bozacak eğilim ve
davranışları kötülerken, toplumun ihtiyaçlarını
giderecek davranışları özendirir.
2. İdeal Değer: İnsanın ideside neler yapması
gerektiğine ilişkin davranış modelleri önerir.
Çoğuna uymak günlük yaşamda mümkün olmasa da
önemleri büyüktür.Çünkü, insanları bencillikten
kurtarır, toplum sorunlarıyla ilgilenmeye, yüksek
ahlaki değerler edinmeye özendirir.3. Egemen
Değer: Özgürlük, bağımsızlık, yoksulları korumak,
namuslu olmak gibi tüm toplumca benimsenmiş ve
korunan, uzun zamandan beri varlığını sürdüren
değerlere denir.
Özellikleri:
- Toplum fertlerinin ortak duygu ve düşüncelerini
yansıtırlar.
- Toplumun birliğini güçlendirirler.
- Toplumsal kurallara temel oluştururlar.
- Zorlayıcıdırlar.
- Toplumda kuşaktan kuşağa aktarılırlar.
- Ahlaki, dini inanç ve ilkelere dayanırlar.
- Toplumdan topluma değişirler.
- Zamanla aynı toplumda değişebilirler.
D - SOSYAL NORMLAR:
Bir toplumda insanları belli olaylar karşısında
nasıl davranmaları gerektiğini belirleyen öyle
davranmaya zorlayan kurallara sosyal norm denir.
1. Yazılı(Resmi) Normlar: Kanunlar, tüzükler,
yönetmelikler gibi devletin yetkili organlarınca
düzenleyip, uygulamaya konan, gerektiğinde
değiştirilen, devletin ve sosyal düzenin
korunmasını ve devamını amaçlayan normlardır.
Uymayanlar maddi ve bedeni cezaya çarptırılır.
Hukuk kuralları gibi
2. Yazısız (Resmi Olmayan) Normlar:
Bireyler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinden
doğan töre, adet, gelenek,görenekler, din
kuralları, görgü kuralları gibi yazılı olmayan
normlardır. Yaptırmaları mesnevidir.
Örf (Töre): Toplum yaşamında yararlı ve gerekli
olduğuna ortaklaşa inanılan; kimi yerde yasa ve
ahlakın yerine geçebilen, yaptırım gücü (kanun
veya norm şeklinde) olan kurallara örf veya töre
denir.
Adet: Halk tarafından alışılmış ve yaygın olarak
kullanılan davranış şekilleridir. Bayramda akraba
ve ahbap ziyaretleri yapmak Gelenek: Bir toplumda,
eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup
kuşaktan kuşağa geçen kültür mirasları,
alışkanlıklar bilgiler ve davranışlardır.
Görenek: Bir şeyi görülebildiği gibi yapma
alışkanlığıdır. Uyulması için yaptırımı
bulunmayan, ya da çok az olan davranış öğeleridir.
Din Kuralları: İnsanların Tanrıyla veya diğer
insanlarla ilişkilerini düzenler.Sevap ve günah
gibi yaptırım çeşitleri vardır.
Ahlâk Kuralları: İnsanların kendi nefislerine
karşı vazifelerini ve diğer insanlarla
ilişkilerinde nasıl davranmaları gerektiğini
belirten kurallardır.
Görgü Kuralları: Örf ve adetlerin basit biçimidir.
Bir kimsenin belli bir olayda nasıl davranması
gerektiğini gösterir. Bir toplantıda konuşurken,
bir davette yemek yerken bir törene katılırken
nasıl davranırız?
Hukuk Kuralları: Kişiler arası ve kişi ile toplum
arası ilişkileri düzenleyen,maddi yaptırım olan bu
nedenle uyulması zorunlu kurallardır.
Sosyal Normların Özellikleri
- Sosyal değerlerin somut şeklidir.
- Toplumun düzen ve devamlılığını sağlar.
- Toplumsal kontrolü sağlarlar.
- Toplumsal süreç içinde veya merkezi otoritece
oluşturulabilir.
- Bireylerin davranışlarını sınırlayan emir,
yasaklardır.
- Toplumdan topluma veya zamanla değişir.
- Uymayanlar toplumca cezalandırılır,
zorlayıcıdır.
- Çoğunluğun sosyal normlara uyması sosyal
bütünleşmeye, uymaması ise sosyal
çözülmeye neden olur.
E - SOSYAL KONTROL
Bireylerin veya sosyal grupların sosyal üzeninin
gereklerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya
yönelik önlemlerin tümünü ifade eder.Sosyal
kontrol, grup ve toplumun, kişinin davranışlarını
sınırlandırması ve bu sınırlandırma yoluyla sosyal
değerleri benimsemesinin sağlanması demektir.
Özellikleri
- Kaynağı sosyal yaşamdır ve her toplumda görülür.
- Toplumun düzeni ve devamını sağlar.
- Her türlü sosyal ilişkiyi kapsar.
- Bireylerin toplumsallaşmasını sağlar.
- Birey örnek davranış kalıplarını öğrenir ve
taklik yoluyla kazanılır.
- Toplumdan topluma veya aynı toplumda da değişir.
- Toplumsal norm ve değerleri araç olarak
kullanır.
III. SOSYAL OLAY VE OLGU:
Sosyal Olay:Toplum içinde meydana gelen, başlama
ve bitiş noktaları belli olan ve birden fazla
kişiyi ilgilendiren bir oluşumu, değişimi ifade
eder.
Sosyal Olgu: Genellikle başlangıç ve bitiş zamanı
bilinmeyen nerede başlayıp nerede bitebileceği
kesin olarak tesbit edilemeyen bir sosyal oluşumu
ve değişimi ifade eder. Tek tek meydana gelen sos
olayların genel bir ifade tarzından
IV. SOSYALLEŞME: Bireyin toplumsal
etkileşim sonucu o toplumun kültür, davranış,
düşünme biçimlerini kazanması süresine denir.
V. ANOMİ: Düzensizlik ve kuralsızlık ifade
eder.
VI. SOSYAL DAYANIŞMA: Grup içindeki
bireylerin diğer bireylerle uyumlu ilişkilere
girmesi ile ortaya çıkan duruma denir.
Durkheim'e göre dayanışma çeşitleri
a) Mekanik Dayanışma: Toplumda benzer, ortak duygu
ve düşüncelere sahip insanlar arasındaki
dayanışmadır. İlişkiler dostça ve samimidir.
SOSYAL GRUPLAR:
A. Tanımı: Belli amaçlar ve bunları gerçekleştirme
çabası çerçevesinde toplanmış, belli kurallara
göre. belirli süre karşılıklı sosyal ilişkide
bulunan,en az iki kişiden oluşan, göreli bir
sürekliliği olan bireyler topluluğuna sosyal grup
denir.
B. Özellikleri ve Fonksiyonları
1 - Grup üyelerin ortak bir amaca sahip olması
2 - İki veya daha fazla kişiden oluşması
3 - Üyelerin karşılıklı sosyal ilişkide oluşması
4 - Göreli bir sürekliliğin bulunması
5 - Grup üyeleri arasında işbirliği ve iş bölümü
vardır.
6 - Grubun bireylerin beklentilerine cevap vermesi
7 - Grub bireyleri arasında biz bilincinin olması
8 - Grup üyeleri arasında rol ve statü dağılımı
vardır.
9 - Grup üyerine baskı yapar ve yol gösterir.
10 - Yapı ve fonksiyon bakımından zamanla değişir.
11 - Bireyi sosyalleştirir, tutumları değiştirir,
pekiştirir.
12 - Grup birey için bir güvencedir.
13 - Grup, işlevini yerine getirdiği sürece
vardır.
14 - Kültür grup aracılığıyla nesilden nesile
aktarılır.
C. SOSYAL GRUP ÇEŞİTLERİ
1 - Grup Üyelerinin Sayısına Göre
a) Büyük Grup: Üye sayısı çok olan, ilişki ve
etkileşimleri daha sınırlı ve resmi olan
gruplardır. İkincil ilişkiler hakimdir. Şehir gibi
gruplardır.
b) Küçük Grup: Üye sayısı sınırlırdır ve ilişkiler
yüzyüze (birincil)dir. Köy,aile
2 - Grubun Süresine Göre:
a) Geçici Gruplar: Belli bir iş yapmak veya belli
bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya gelen
kişilerden oluşur. Bunun için kısa ömürlü ve
geçicidirler. Mevsimlik işçi, izciler grubu.
b) Sürekli Gruplar: Genellikle grup üyelerinin
ömürlerinden daha uzundur. Millet,aile, köy,
şehir, gruplar
3 - Bireyin Gruba Katılışına Göre:
a) Resmi Gruplar: Yetkili organlarca oluşturulmuş
ve önceden belirlenmiş yasa, tüzük, yönetmelik
gibi hukuk kurallarına göre düzenlenmiş
gruplardır.
Milli eğitim de çalışan grup.
b) Resmi Olmayan Gruplar: Kanun ve yönetmelikler
yerine grup üyeleri tarafından geliştirilen
kurallara göre var olan gruptur. Genellikle küçük
gruplardır. Aile, arkadaş grupları, imece (bir
örgütte kendiliğinden doğmuş yardımlaşma şekli),
klik-hizip (bir örgüt düşünce ve davranış
bakımından ayrılık gösteren küçük gruplaşma)
gibi...
4- Bireyin Gruba Katılışına Göre
a) Bireyin Kendi İradesiyle Katıldığı Grup:
Gruba girip çıkmanın serbest olduğu gruplardır.
Arkadaşlık, klup, demek grupları
b) Bireyin İrade Dışı Katıldığı Grup:
Bireyin doğal yolla katıldığı gruptur aile millet,
kastlara bireyler doğal yolla katılırlar.
Türk veya Fransız olmak kişinin ömrü boyu devam
eder.
5 - Sosyal İlişki Tiplerine Göre:
a) Birincil Gruplar: Üyeleri arasında birincil (yüzyüze,
samimi) ilişkilerin olduğu gruptur. Aile,
arkadaşlık, komşuluk, komşuluk
b) İkincil Gruplar: Üyeler arasında ikincil ilişki
bulunan, bulunan, bu ilişkilerin yasa,
yönetmeliklerle belirlendiği gruplardır. Üyeler
arsındaki ilişkilerde çıkar duygusu egemendir.
Dernekler, sendikalar, siyasi gruplar gibi...
6. Ferdinan Tönnies’in Grup Sınıflaması
a. Cemaat: Zaman içerisinde yavaş yavaş meydana
gelen, bireyleri arasında duygu ve düşünce birliği
olan insan topluluğudur. Irk, etnik köken ve
kültür bakımından farklılaşmış kişilerden meydana
gelirler. Cemaat üyeleri arasında sıcak,
samimi,yürekten, duygusal ilişkiler vardır. Aile,
akrabalık, klan gibi kana bağlı; komşuluğa dayanan
köy gibi yere bağlı, düşünce ve duygu benzerliğine
dayalı topluluklar cemaate örnek verilebilir.
b. Cemiyet : Irk, etnik köken, sosyo ekonomik
statü ve kültürce farklılaşmış topluluklardır.
Cemiyetler kişisel olmayan, soğuk, rasyonel ve
özgür ilişkiler üzerine kuruludur. Sanayi ve
ticaret işletmeleri, baskı grupları, şehirler gibi
örnekler....
Cemaat-Cemiyet Özellikleri
Cemaat (Topluluk)
Cemiyet (Toplum)
- Ortak irade
- Üyelerin kişiliği yok
- Toplum çıkarları
- İnan
- Din
- Töre, adet
- Doğal dayanışma
- Ortak mülkiyet
-Bireysel irade
Var
Birey çıkarları
İdeoloji
Kamuoyu
Moda, geçici arzular
Sözleşmeli dayanışma
Bireysel mülkiyet
7. Durkheim’in Toplum Sınıflaması:
a. Mekanik Dayanışmalı Toplum:
- Bireysel bilinçler birbirine benzer, bireyin
kişiliği yoktur. Toplum önemlidir.
- Bağlılık benzerlikte doğan sempati bağlılığıdır.
- Dayanışma tam bir benzeşme ve uyum içinde ortaya
çıkar. Dayanışma, insanların birbirine benzediği
oranda artar. Dayanışma inorganik varlıkların
molekülleri arasındaki dayanışmaya
benzetildiğinden mekanik dayanışma denir.
- Nüfuz az işbölümü yok, homojen geleneksel
b. Organik Dayanışmalı Toplum:
- Toplumsal işbölümü gelişmiş ve bireylerarası,
farklılaşma artmıştır. ? bireysel farkları
doğurur.
- Dayanışmma işbölümüne dayanan, başkalarının bizi
tamamladığı dayanışmadır. Bu dayanışmada bireysel
bireysel farklılıklarını kazanırlar. Gelişmiş
hayvanların organları arasındaki dayanışmayı
hatırlattığı için organik daynışma denir.
- Nüfuz artmış, bireycilik, ihtisaslaşma artmış,
din evrenselleşmiş, evrensel değerler gelişmiş
yerel bağlar zayıflamıştır.
IV. Grup Dışındaki Topluluklar:
A. Kalabalık (Yığın) : Aralarında fiziki yakınlık
bulunmalarına rağmen,karşılıklı ilişkiler,
birleştirici, bütünleştirici bağlan bulunmayan
veya yüzeysel ilişki ve geçici bir süre için
birbirine bağlanan insan birimleridir.
Rastlantı sonucu oluşurlar. Durakta otobüs
bekleyenler, yangını seyredenler.
- Kalabalıklar (sıradan kalabalık.
- İzleyiciler (dinleyici, seyirciler)
- Gösteri Toplu
- Etkin kalabalıklar
B. Sosyal Kategori : Ortak niteliklere sahip olan,
fakat aralarında hiçbir ilişki
olmayan kişilerin oluşturduğu bir bütündür.
Örneğin, öğrenciler, taksi şoförleri,
memurlar, yaşlılar.
Kategori Şekilleri
1. Kitle : Ortak sosyal niteliklere sahip olan
insanların oluşturduğu, (fiziksel yakınlıkları
bulunmayan) kategoridir.
Aynı gazeteyi okuyanlar, aynı futbol takımını
tutanlar.
2. Sosyal Sınıf : Aynı hayat tarzına sahip, gelir,
eğitim-öğretim, kültür ve meslek gibi çeşitli
özellikler bakımından birbirine benzeyen
insanların oluşturdukları kategoridir. Örneğin,
işçi, işveren, köylü.
3. Azınlık : Bir topluma egemen olanların
yararlandığı haklardan (belirgin farkları
nedeniyle) yararlanamayan insanların oluşturduğu
bir kategoridir. Batıdaki Türkler
|