| Sosyoloji:
AnaSayfa |
SOSYAL ROL VE İŞ BÖLÜMÜ
Mehmet Cüneyt BİRKÖK
Rol ve iş bölümü terimleri, sosyolojinin olduğu
kadar, sosyal psikoloji, antropoloji, çalışma
sosyolojisi gibi pek çok yakın branşın veya
sosyolojinin alt disiplinlerinin de asli
kavramları arasındadır. Bir bakıma toplumsal
hayatı açıklayan en önemli fenomenleri, sosyal
ilişkileri ve sosyal yapıyı işaret etmektedirler.
Durkheim, Weber, Merton gibi sosyal teoriye
değerli katkılarda bulunmuş bilim adamları,
teorilerini yoğun bir şekilde bu kavramları
kullanarak inşa etmişlerdir. Kısaca sosyal rol ve
iş bölümü, modern sosyal hayatta görülen iki
önemli toplumsal fenomendir. Herhangi bir çalışma
ortamında iş bölümünü ve rol dağılımını etkileyen
muhtelif faktörler bulunmaktadır. Rol dağılımı
sadece teknik bir fenomen olmayıp, sosyolojik ve
sosyal psikolojik faktörlerin önemli ölçüde etkisi
altındadır. Çalışma sosyolojisinde rol dağılımıyla
ilgili değerlendirmeler yapabilmek için bu
kavramların ana hatlarıyla ortaya konulması
gerekmektedir.
Öte yandan, sosyal yapının karmaşıklığı nedeniyle
bu iki kavrama atfedilen anlamlar birbirine
karışmakta ve böylece sosyal sistemin
anlaşılmasında güçlük çekilmektedir. Herhangi bir
iş ortamında söz konusu olan çalışma sistemindeki
iş bölümü ve sosyal rollerin neler olduğu ve nasıl
teşekkül ettiği ortaya çıkarılarak birbirinden
ayrılabildiği takdirde, iş yerlerindeki ya da
çalışma guruplarındaki pek çok problemin de önüne
geçilebilecektir.
Rol, sosyolojide çok sık kullanılan esas
terimlerden biri olarak dinamik bir kavramdır. Bir
grup veya sosyal durum içinde yer alan belli bir
statü tarafından ifade edilen spesifik haklar ve
görevlerin sebep olduğu davranış biçimleri olarak
anlatılabilir. Sosyal hayatta mevcut olan her bir
statüye ait bir dizi davranış beklentileri vardır.
Bu beklentiler, hem o rolü ifa eden şahıs hem de
toplum için aynıdır. Tavır kavramı ise,
inançların, duyguların ve niyetlerin bir karışımı
olarak tanımlanmaktadır (Allport, G. W. 1935, s.
7). Böylece belirli bir rol, belirli bir statünün
tüm kültürel özellikleriyle bütünleşmektedir.
Öte yandan davranış ile rol terimleri arasında bu
bakımdan bir fark yoktur. Her ikisi de eş anlamlı
olarak, belirli bir statüye has ve uyulması
gereken kurallardan kaynaklanan fiilleri ifade
etmektedirler. Babalık veya annelik statüsüne ait
davranışlar, aynı zamanda bu statülere ait
rollerdir. Toplum tarafından müsaade edilen ve hoş
görülen davranış biçimleri bir araya gelerek bir
kurallar (norm) dizisi oluşturmaktadırlar. Böylece
fert sosyal hayat içinde nasıl hareket
edebileceğini veya bir başka insanın nasıl hareket
edeceğini bilmekte ve bu şekilde sosyal bir
düzenin kurulması ve idamesi mümkün olmaktadır.
Davranış standartlarının olmadığı, korku, karmaşa
ve belirsizliğin hüküm sürdüğü ortamda bir
düzenden söz edilemez. Sosyal yapıda, belirli bir
statüdeki insanın nasıl hareket etmesi gerektiğine
dair toplumda yansıyan mecburiyetlere uyulmaması,
rol ihlali veya davranış bozuklukları olarak
adlandırılır.
İş bölümü, belirli bir alandaki uzmanlaşma
kadrosunu işaret etmektedir. Mesela bir meslekte,
endüstride, toplumda veya ailede mevcut
uzmanlıkların listelenmesi o sahadaki iş bölümünü
ortaya koymaktadır. İş bölümü ancak, bir davranış
sahası, bu davranışın farklılıkları ve bu
davranışı sergileyen bir dizi insan belirlendikten
sonra ortaya konabilir (Biddle, 1966, s. 40).
Toplum, belirli amaçları ve görevleri olan
unsurların birbirleriyle olan ilişkilerinin sosyal
bir bütünü oluşturduğu yapılanmadır. Bu çerçevede
söz konusu olan bütünü meydana getiren
unsurlarının ayrışmasını iş bölümü, bu unsurların
birbirleriyle olan ilişkilerinde beklenen davranış
biçimlerini ise sosyal rol olarak kabul etmek
mümkündür. Böylece sosyal roller, iş bölümünün bir
sonucu olmaktadır. İş bölümü ise toplumun
bütünlüğünü meydana getiren unsurlardır.
Sistemin bütünlüğünü rol ve iş bölümü açısından
biraz daha açmakta fayda vardır. Rol, toplumsal
ilişkide yüz yüze geldiğimiz olgudur, onun
gerisinde iş bölümü yatmaktadır. Öte yandan bir
"bütün" ortak özelliklerin bir araya gelmesiyle
meydana gelmektedir. Buradaki "özellik"
kavramından kastedilen anlam, farklı bünyelerde
(unsurlarda) aynı şeyin ya da aynı amacın mevcut
olması halidir. Aynı özelliği taşıyan değişik
unsurların bir arada bulunmalarıyla bir bütün
oluşmaktadır. Böylece bir bütünde, başka bir
ifadeyle sosyal sistemde hem ortak özellikler hem
de farklı özellikler bulunmaktadır. Kısaca bütün,
ortak özelliklerin veya amaçların belli bir anlam
ifade edecekleri şekilde bir araya gelerek
oluşturdukları yapıdır.
İş bölümü, sosyal sistemi meydana getiren aynı
amaca yönelik, fakat, farklı özelliklerin bir
sonucudur. Bu hususa bir örnek olarak tıp konusunu
kullanabiliriz. Sağlığı (ya da tıbbı) bir sistem
olarak düşünürsek, doktor, hasta, hemşire,
hastabakıcı, eczacı, hastane idarecisi ve
teknisyenler bu sistemin birer unsurlarıdırlar. Bu
sıfatlar aynı zamanda sağlık bütününü oluşturan
birer iş bölümüdür. Sağlık olgusunu sağlamak için
toplum iş bölümüne gitmiştir. Bu amaca yönelik bir
kısım görev, yetki, sorumluluk ve bilgiler
doktorlara, bir kısmı hemşirelere, bir kısmı
eczacılara ve öteki ilgili kesimlere
dağıtılmıştır. Bu şekilde bir iş bölümü
sağlanmıştır. Eğer tıbbın fonksiyonu olan tedavi
etme rolünü bir tek mesleğe, mesela doktorluğa
atfetmiş olsaydık, bu alanda diğer çalışanlar
doktorların istediklerini yapan sadece birer
hizmetli olurlardı.
Öte yandan, her bir kesim, ortak amaçlarını
gerçekleştirmek için yükümlendikleri ve sadece
kendilerine has olan görevlerini yerine
getirmektedirler. Bunlar aynı zamanda o konumda
bulunanlardan beklenilen davranış biçimleridir;
başka bir deyişle sosyal rollerdir. Böylece top
yekün bir çalışmayla sistemin ortak amacı
gerçekleştirilmektedir. Sosyal yapıyı ve onu
oluşturan tavırlar, ya çevre faktörlerinin
etkisiyle kendi kendilerine şekillenmektedir (Hewstone,
1986, s. 96) ya da grup içi ilişkiler ve tercihler
sebebiyle (Tajfel, 1981, s. 12). Grup içi veya
dışı özellikler ne olursa olsun iş bölümü evrensel
bir idraktir.
Aşağıda bir doktorun çevresinde örülü olan
karşılıklı rol beklentileri gösterilmiştir. Tedavi
ettiği hastasına karşı sergilediği doktor rolü
başka, bir meslektaşına ya da hastane yöneticisine
karşı başkadır. Doktorluk statüsü bir dizi rol
setleri taşımaktadır. Mesela, doktor/doktor,
doktor/hemşire, doktor/hasta, doktor/yönetici ve
diğer ilişkiler doktor statüsü çerçevesinde
teşekkül etmiş ayrı ayrı birer rol setlerdirler (Hess,
1988, s. 82). Ayrıca bu rol, doktorun kırk yaşında
bir erkek ya da altmış yaşında bir kadın olmasına
göre de değişecektir. Davranışlar sahip olunan
yaş, cinsiyet, eğitim gibi diğer statüler
bakımından değişmektedir. Mesela orta yaşlı bir
insan daha genç yaştaki birinden daha fazla
statülere sahip olacağından serdettiği rol
dizileri daha yoğun ve karmaşıktır.
Sosyal statüler ve bağlı rol dizileri birçok
faktörün etkisiyle teşekkül etmekte ve zaman
içinde de değişmektedir. Bir ferdin statüsü ile
ilgili olarak eğitim, gelir, meslek, aile ve diğer
sosyal çevre faktörleri karşılıklı etkileşim
içindedirler. Mesleklerin tasnifi, statülerin
ölçümlenmesi ve prestijlerinin sıralamaları birçok
araştırmalarda yapılmıştır.
İş bölümü veya meslekler, tarih boyunca tespit
edilmiş olan her toplumda görülebilmektedir; fakat
endüstriyel dönemin en önemli karakteristiği iş
bölümü ve uzmanlaşmanın olağanüstü artmış
olmasıdır. Tarım toplumu dönemindeki bir köyde en
çok birkaç meslek sayılabilecekken, günümüzde
Amerikan Çalışma Bakanlığının yayınladığı
Meslekler Sözlüğünde 12,000'den fazla meslek
tanımlanmaktadır. Sosyolojideki iş bölümü ise
burada sözü edilen mesleklerden çok daha fazla
anlam taşımaktadır. Durkheim, Weber, Marx, Parsons
gibi sosyal bilimciler, modern toplumlardaki yoğun
uzmanlaşmanın sosyal birliğin bozulması yönünde
potansiyel bir tehlike taşıdığı görüşündedirler.
Bu kadar yoğun iş bölümü sonucu her bir işçi, işin
çok küçük bir kısmını yapmakta ve ortak kültüre de
son derece sınırlı bir şekilde katılmaktadır.
Böyle bir durumda ortak değerlerin üretilmesi ve
paylaşılması oldukça güçleşmektedir.
DİE'nin yaptığı bir araştırmada, meslekler sosyo-ekonomik
olarak toplam yedi sınıfta gruplandırılmaktadır.
Bu gurupların tamamı bütün meslekleri
kapsamamakta, meslekleri tespit edilemeyenler için
ayrı bir grup tahsis edilmektedir. Ayrıca isim
olarak adlandırılmamış ve branş itibariyle genel
bir tasnif yapılmıştır.
Türkiye'de meslek gurupları ve istihdam
edilenler:
Meslek Gurubu
Miktar (1000 kişi)
İlmi ve teknik elemanlar, serbest meslek sahipleri
ve bunlarla ilgili meslekler
1,266
Müteşebbisler, direktörler ve üst kademe
yöneticileri
454
İdari personel ve benzeri çalışanlar
933
Ticaret ve satış personeli
1,890
Hizmet işlerinde çalışanlar
1,647
Tarımcı, hayvancı, ormancı, balıkçı ve avcılar
8,985
Tarım dışı üretim faaliyetlerinde çalışanlar ve
ulaştırma makineleri kullananlar
5,123
Meslekleri tayin edilemeyenler
99
Toplam
20,396
Kaynak: DİE, Hane halkı İşgücü Anketi
Sonuçları: Yaş gurubu, cinsiyet ve meslek gurubuna
göre istihdam edilenler. (Ekim 1994). http://www.die.gov.tr/turkish/istatis/isgucu/isgucu.html
(1.4.1998).
Halen kullanılan ölçümlerden biri Hatt ve North
tarafından 1946 yılında gerçekleştirilmiş olan
çalışmadır. 1963 yılında National Opinion Research
Center[1] tarafından araştırma tekrar edilerek
bulgular daha geniş bir zaman süreci içinde
değerlendirilmiştir. Bu araştırmada doksan
civarında mesleğin prestij sıralaması
yapılmaktadır. Bazı roller günümüzde artık söz
konusu değildir, bazılarının ise prestij
sıralamasındaki yeri değişmiştir. Ancak, sosyal
rol ve iş bölümünün tarihi boyut içinde de bir
değerlendirmesini yapmak açısından bu tablo önem
taşımaktadır.
İş bölümü ve rol sadece teknik bir fenomen
değildir. Sınırsız sayıda sosyal psikolojik
nüanslar da taşımaktadır. İş bölümü kavramında
karşılıklı etkileşim vardır. Bir görevin veya
bütünün paylaşımı veya yükümlenilen katkı
anlaşılmaktadır. Bütünün sahip olduğu özellik iş
bölümünde de görülür. Katılımcılık, pay sahibi
olma veya aynı işi yapma söz konusudur. İş bölümü
veya meslekler, toplumun ürettiği sosyal rollerden
doğrudan etkilenmektedirler. Sosyal rol ise bir
dizi normlara bağlı kalarak fertlerin
sergiledikleri davranışlardır. Sosyal etkileşim
esnasında rol veya fonksiyon içinde bulunulan
duruma ve ferdin kişiliğine göre değişmektedir.
Ferdin mobilize olması iş bölümü ve rol imkanını
artırmaktadır.
Sosyal roller iş bölümünden kaynaklanmaktadır.
Başka bir deyişle her sosyal rol bir iş bölümüne
tekabül etmektedir. Bu anlamda iş bölümü, rolün
teknik bir tanımıdır. Bazen ortaya çıkan teknik
farklılıklar rol problemleri yaratabilmektedir.
İş bölümü aynı zamanda hiyerarşik bir
yapılanmadır. İşe yeni başlayan birisi bu
hiyerarşinin en altından işe girmekte ve
çalıştıkça ve teknik gelişmelerle birlikte mesleki
olarak yukarıya doğru hareket etmektedir.
Teknoloji geliştikçe bir kısım görevler daha alt
kademedekilere aktarılmaktadır. Meslekler ve
insanlar belirli sınırlar içinde ikmal edilmekte,
yenilenmekte, eksikleri giderilmekte ve yeni
gelişmelerle donatılmaktadırlar. Mesela hemşireler
zaman içinde doktorların birçok görevlerini
devralmaktadırlar ve bilgi birikimi, teknik ve
görev bakımından doktorların bulunduğu konuma
yaklaşmaktadırlar (Hughes, 1971, s. 311-6). Bu
anlamda ise, iş bölümü dinamik olarak sürekli
yeniden yapılanmaktadır.
Kaynaklar
Allport, G. W. (1935). Attitudes. in a Handbook of
Social Psychology, (ed. C. Murchison.) Worcester,
MA: Clark University Press.
Biddle, B. J. ve Thomas, E. J. (1966). Role Theory:
Concepts and Research. New York: John Willey &
Sons.
DİE, Hanehalkı İşgücü Anketi Sonuçları: Yaş
gurubu, cinsiyet ve meslek gurubuna göre istihdam
edilenler. http://www.die.gov.tr/turkish/istatis/isgucu/isgucu.html
(1.4.1998).
DPT, Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. ftp://ftp.dpt.gov.tr/pub/ekutup96/plan7/,
(1.4.19980).
Hartt, P. K., ve C. C. North. "Jobs and
Occupations: A Popular Evaluation," Opinion News (September,
1947), 3-13.
Henri, T. (1981). Human Groups and Social
Categories. Cambridge: Cambridge University Press.
Hess, B. B., E. W. Markson ve P. J. Stein. (1988).
Sociology. NY: McMillan.
Hewstone, M. ve R. Brown. (1986). Contact and
Conflict in Intergroup Encounters. Oxford:
Blackwell.
Hodge, R. W., P. M. Siegel ve P. Rossi. "Occupational
Prestige in the United States, 1925-63," American
Journal of Sociology, v.70 (November 1964),
s.286-302.
Hughes, E. C. (1971). "Studying the Nurse's Work".
The Sociological Eye: Selected Papers. New York:
Aldine.
Miller, D. C. (1970). Handbook of Research Design
and Social Measurement. New York: David McKay Comp.
[1]R. W. Hodge, P. M. Siegel, P. Rossi, "Occupational
Prestige in the United States, 1925-63," American
Journal of Sociology, v.70 (November 1964), s.
286-302.
|