Yrd.Doç.Dr. M. Cengiz YILDIZ - Kenan BÖLÜKBAŞ
SANAL SOHBET: CHAT
M. Cengiz YILDIZ[*]
Kenan BÖLÜKBAŞ[**]
21. yüzyılın ilk yıllarını yaşadığımız bugünlerde,
baş döndürücü bir hızla gelişen teknoloji, hayal
edilemeyecek noktalara ulaşmıştır. Toplumların ve
bireylerin ekonomik, sosyal, psikolojik vs.
yapılarında büyük değişimlere neden olan
teknolojik gelişmelerin bir ayağını da bilgisayar
ve internet oluşturmaktadır.
Günümüz dünyasında en hızlı gelişen alanlardan
biri olan internet, kısa sürede farklı birçok
alanda kullanılır hale gelmiştir. Internet, birçok
bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu,
dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir
iletişim ağıdır. Dünyanın en büyük bilgisayar ağı
internet, yaygınlaşmaya başlamasının daha onuncu
yılını doldurmadan, geniş bir kullanım alanına
kavuşmuştur. Eğitimden sağlığa, eğlenceden
akademik bilgiye, ekonomiden turizme kadar, akla
gelen her alanda veri sunan internetin kullanıcı
sayısı bir hayli artmış [1] ve geleneksel
yayıncılığa alternatif bir medya modeli olarak
insanların yaşamında vazgeçilmez bir konum elde
etmiştir [2].
İnternet, insanların, her geçen gün gittikçe artan
“üretilen bilgiyi saklama/paylaşma ve ona kolayca
ulaşma” istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir
teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla, pek çok
alandaki bilgiye kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir
şekilde erişilebilmektedir. İnternet’in en temel
işlevi, haberleşme ve iletişimdir. İnternet
üzerinden, dünyanın dört bir tarafıyla faks kadar
hızlı, posta kadar ucuz bir şekilde iletişim
kurulabilir, istenilen her konuda araştırma
yapılabilir, bu süreç içinde gerekli görülen bilgi
ve dokümanlar kişisel bilgisayara yüklenebilir,
oturulan yerden kalkmadan alış-veriş yapılabilir,
müze ve sergiler gezilebilir, müzik arşivlerine
girilebilir, farklı ülkelerden insanlarla her
konuda yazıyla veya sesli olarak tartışılabilir,
ithalat-ihracat ile uğraşılıyorsa yurt dışındaki
bağlantıları en küçük zaman diliminde
gerçekleştirilebilir ve mesajlar minimum
maliyetle, günün her anı, dünyanın her yerine
gönderilebilir [3].
İnternetin kullanıcılara sunduğu en önemli
hizmetler arasında, hızlı ve ucuz bir şekilde
haberleşme olanağı sağlayan e-mail, yani
elektronik posta, şekil, grafik, resim, yazı, ses,
görüntü, müzik vs. içeren sayfalardan oluşan www (world
wide web), herhangi bir konu üzerine dünyada
tartışma olanağı sağlayan haber grupları, dosya
aktarmakta kullanılan FTP ile -araştırmamızın
konusunu oluşturan- internet ve klavye yardımıyla
gerçek zamanlı sohbet etme imkanı sunan IRC
(Internet Relay Chat) sayılabilir [4].
Chat, internet üzerinden, birden çok kişinin aynı
anda sohbet etmesini sağlayan bir servistir.
Sözcük anlamı olarak, İngilizce’de; sohbet, sohbet
etmek, konuşmak karşılığı olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca İngilizce’de, “chatterbox”, yani boşboğaz,
geveze anlamlarını da içermektedir. Orijinal
kullanımında chat, IRC (Internet Relay Chat)’nin
kısa yazılımıdır.
IRC, kullanıcıların internet üzerinden sohbet
etmelerini sağlayan bir ortamdır. Kişiler, çeşitli
IRC sunucularına bağlanarak, aynı sunucu
üzerindeki diğer kullanıcılar ile karşılıklı
sohbet edebilirler. Bir IRC sunucusuna bağlanmak
için, adına “irc client” denen uygulamaların
kullanılması gerekir. Bunlardan belli başlı
olanlar; Xircon, Virc, Mirc, Pirch biçiminde
sıralanabilir. Temel IRC kavramlarından biri de
“kanal”dır. IRC üzerinde kullanıcılar, kanal adı
verilen bu sanal ortamlarda bulunur ve
kullanıcının bir kanala mesaj göndermesi, o
mesajın kanalda bulunan herkese gitmesine neden
olur. Kanallar, kullanıcılar tarafından
oluşturulabilirler. Bir kanal içerisindeki tüm
kullanıcılar, o kanaldan ayrıldığında, kanal
otomatik olarak yok olur. Bir kanalı oluşturan
kişi, aynı zamanda o kanalın operatörü olur. Bir
kanal operatörü, o kanalda bulunan başka bir
kişiyi, kanaldan atabilir, bir daha girmesini
engelleyebilir, kanala belirli sayıda insanın
girmesini sağlayabilir ve yine kanala şifre
koyabilir. Bahsedilen operatör, bu hakkı başka
birine aktarabilir. Yani, bir kanalda birden fazla
operatör olabilir [5].
İnternet kullanıcıları, IRC sunucuları vasıtasıyla
iletişim kurabilmek için, “nick” adı verilen takma
isimler kullanırlar. Kullanıcılar, IRC
yazılımlarından belirli komutlar vererek, bir veya
birden fazla kişiyle açık şekilde sohbet
edebilirler. Sohbet, metin tabanlı yazışma
şeklindedir. Ancak, bazı programlar, metin tabanlı
olmalarının yanı sıra, kullanıcılar, birer çizgi
karakter seçerek sohbetleri çizgi roman
karelerinde olduğu gibi izleyebilirler. Hatta, bu
karakterlere yazılan soru ve ünlem işaretlerine,
sözcüklere göre veya bir şablon üzerinden mimikler
ve jestler verilebilir. İnternette chat
yapılırken, işlemlerin çoğunda, mouse (fare) yoğun
olarak kullanılır. Tüm dünyada tanınan özgün bir
semboller dizisi de bulunmaktadır. Bu sembollerden
belli başlıları şunlardır [6]:
8-| Asılı kalmak
8 Sonsuzluk
8-# Ölüm
:-o Sürpriz
:-) Komedi
:-} (Biraz alaylı) sırıtmak
>:-< Çılgın(lık)
:-( Drama
:-((( Çok üzülmek
:-| (Bir şeye) ilgisiz, kayıtsız kalmak
:-X Ağzım mühürlü (sır vermem)
:-( Üzülmek
:- Erkek
:-* Öpmek
:-))) Kahkahayla gülmek
;-) Göz kırpmak
:-) Gülümsemek
:-D Sırıtarak gülmek
Chat sayesinde, pek çok kişinin internete bağlı
olduğu bir durumda, birden çok bilgisayarla
bağlantıya geçilebilir. Chat, birden çok
bilgisayarla bağlantı kurulduğu, bilgisayardaki
verilerin telefon hattı aracılığıyla başkalarına
iletilebildiği internet ortamında, başka
kullanıcılarla gerçek zamanlı olarak, karşılıklı
yazışabilmeyi sağlayan sistemin adıdır. Yani bu
sayede, kişisel bilgisayara yazılanlar karşı
tarafa gönderilebilirken, karşı tarafın yazdıkları
da kişisel bilgisayarda takip edilebilir.
İnternet içinde yoğun olarak kullanılan “chat”
(sohbet) alanı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de,
özellikle gençlerin yoğun biçimde ilgisini
çekmektedir. Chat’in en önemli amaçlarından
birisi, ilgi alanları benzer olan kullanıcıların
fikir alışverişinde bulunmaları ve tartışarak
sorunlarına çözüm üretmelerini sağlamaktır. Kimi
örgütlerde, bir yanda “chat” oturumları yapılarak;
çalışanlar, yöneticiler ve müşteriler arasında
bilgi alışverişi, iş geliştirme olanağı
sağlanırken, diğer yandan “chat” ortamında
kullanıcılar, yeni yeni kişilerle tanışma fırsatı
bulabilmektedirler [7].
Chat ortamı, birbirinden farklı düşüncelerin
karşılaştığı/çarpıştığı, deneyimlerin/önerilerin
paylaşıldığı, değiş-tokuş edildiği bir agora
niteliğindedir ve bu özellikleriyle de, aslında
başlı başına “yeni bir evren” özelliği taşır. Bu
ortam, sanal toplulukların, sanal dünya ve sanal
kültürün serbestçe dolaştığı bir alan
görünümündedir. Fiziksel olarak bedenin varlığını
gerekli kılan ve bir anlamda onun ifadesi olan
kimlik, bu haliyle kendisi olmadan da
varolabilmektedir. Ancak bu haliyle, dile
getirilen düşüncelerin kullanıcı kişi açısından
bir sorumluluk gerektirmemesi, o kimliğe ait
eylemlere muhatap olanlar açısından “güvensizlik”
oluşturmaktadır.
Chat dünyasında kimlikler kaygan ve değişkendir.
Ancak, akışkan ve devingen bir kişilik arayışı
sonunda, bu kimliklerin yeni bir kalıp kişiliğe
dönüşmesi, hiç de olanaksız değildir. Hatta,
bugünün internet kişiliklerinin, ileride karşımıza
birer norm olarak çıkmaları da olasıdır. Siber
uzay bağlantılarının, etten kemikten insanlarla
olan bağlantıların yerine geçmesi
tartışılmaktadır. Burada asıl önemli olan,
bastırılmış ve tekbenci arzulara cevap veriyormuş
gibi görünen yeni teknolojilerin, gerçek dünyadaki
ahlaki-siyasal yaşamda nasıl yankılar uyandırdığı,
nelere yol açtığıdır. Çünkü, öteki sanal takma
adlarla ve birimlerle etkileşime geçmekte olan
zevklerin; yitirilen ruhsal ve ahlaki yaşantıdaki
bir şeylere tekabül etmemeleri mümkün değildir.
Ahlaki yaptırımların ve bağlantıların, yerleşik
kimliğin sürekliliği içinde korunması söz
konusuyken, internet dünyasındaki haz talepleri,
bu çerçeveyi çok hızlı bir şekilde kırmakta ve çok
sıradan bir tartışma adabı içinde konuyu
sanallaştırmaktadır. Nihayetinde, doğrudan
karşılaşmayışların ahlaki anlayışlarda meydana
getirdiği gevşeklikler, toplumsal yapıyı da altüst
etmeye yetmektedir [8].
Chat’teki güvensizlik ortamının en önemli
nedenleri, kurulan sanal ilişkilerde çoğu zaman
cinsiyet, yaş, meslek ve fiziksel durum gibi
özelliklerin farklı sunuluyor olmasıdır.
Çoğunlukla erkekler, internette kadın rolüne girip
arkadaş aramaktadırlar. İnternet aracılığıyla
kurulan sanal ilişkilerde kullanıcılar; cinsiyet,
yaş, meslek, isim, gelir ve beğenmediği fiziksel
özelliklerini farklı bir formda sunarak,
kendilerini bu kimlikle –belki de olmak
istedikleri biçimde– tanımlayabilmektedirler. Bu
yönüyle bakıldığında, bireylerin gerçek yaşamda
arkadaş edinme yolları ve sosyal ilişkilerdeki
başarısızlıklarının neden olduğu toplumsal
yaşamdan soyutlanmaları, sanal ortamın cazibesini
daha da artırabilmektedir.
Sanal dünyada oluşturulan rumuz adlar, yani "nick
name" ile, yedek kişilikler, kimi zaman bireyle
özdeşleşirken, kimi zaman da gerçekliğin tam
dışına çıkılabilmektedir. Sanal ortamda; cinsiyet,
yaş, sosyal statü, medeni hal gibi özellikler
değiştirilmekte, bireyler, tam da olmak
istedikleri gibi kendilerini tanıtmaya
çalışmaktadırlar.
İzmir ve Mersin'de, 240 internet kullanıcısı
üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; deneklerin
%35'inin yaşını, %32'sinin cinsiyetini, %38'inin
mesleğini, %77'sinin ismini ve %53'ünün ise,
beğenmediği fiziksel özelliklerini farklı sunarak
iletişim kurmakta ve kendilerini ifade
etmektedirler. Buna göre erkekler, kendilerini
kadın olarak tanıttıklarında, internette daha
kolay arkadaş bulmakta, başka birisinin adıyla ve
özellikleriyle chat ortamında dolaştıklarında
rahatlama yaşamaktadırlar. Erkeklerin kendilerini,
neden kadın olarak tanımladıklarına ilişkin soruya
denekler; chat ile iletişimde daha kolay arkadaş
edinildiği ve bu yolla daha fazla eğlenildiği
biçiminde yanıtlar vermişlerdir [9].
Chat, gerçek hayattaki aktiviteleri engelleyecek
kadar uzun süre yapılmaya başlandığında, bir tür
bağımlılık meydana getirme riski de taşımaktadır.
Chat, sosyal ilişkileri sorunlu ve şizoid
kişilikleri olan insanlar için bir kaçıştır. Eğer
bir insan, chat için çok fazla vakit harcıyor ve
diğer hobileri için ayırdığı zamanı kısıtlıyorsa,
o kişi bağımlıdır ve mutlaka tedavi görmelidir.
Chat bağımlıları; arkadaş edinemeyen,
ailevi-ruhsal, sorunlar yaşayan, farklı bir yaşam
arzulayan ve bastırılmış istekleri olan
insanlardır. Aslında chat, yüz yüze görüşmeyi
engellediği, gerçek kişilikleri gizlediği için iyi
bir iletişim tekniği değildir [10].
Bağımlılık, genel olarak internetin aşırı
kullanılması isteğinin önüne geçilememesi,
internete bağlı olmadan geçen zamanın önemini
yitirmesi, yoksun kalındığında ise, aşırı
sinirlilik hali ve saldırgan olunması durumu
olarak tanımlanabilir.
Birçok kişi için bağımlılık kavramı, ilaç almayı
içerir. Bundan dolayı, belki de resmi tanımların
birçoğu, ilaç içme konusuna yoğunlaşmıştır. Bu
tanımlara rağmen, diğer davranışların da
potansiyel olarak bağımlılık meydana
getirebileceği görüşü gittikçe artmaktadır. Bu
görüşler; kumar oynama, aşırı yeme, cinsellik,
bilgisayar oyunları oynama, chat yapma ve
çiftlerin birbirine aşırı bağlılığı gibi farklı
biçimleri içermektedir [11].
Chat konusunda sağlıklı bir tespit yapabilmek
için, chat yapan kullanıcıların sosyo-ekonomik
profilinin çıkarılması yerinde olacaktır. Buna
göre, gece ve gündüz chat yapanlar, farklı toplum
kesimlerinden gelmektedirler. Gündüzleri daha çok
ortaokul, lise, üniversite öğrencileri ve esnaflar
chat yaparken, bunun büyük kısmını erkek
kullanıcılar oluşturmaktadır. Yaş ortalaması 20-30
arasında olan kullanıcılardan, erkek adıyla (nick)
chat yapan kadın sayısı çok azdır. Bununla
birlikte, kadın nick'li erkek sayısı daha fazladır
ve ayrıca, chat yaparken kadınlar, erkeklere göre
daha seçicidir [12].
Chat yaparken kimliğin gizlenmesiyle ilgili,
cinsiyete göre bir sınıflandırma yapmak mümkündür.
İnternette chat sırasında kadınlar, erkeklere
göre, daha çok kimliklerini gizlemektedirler. Bu
durumun, kadınların baskı altında
yetiştirilmelerinden kaynaklandığı ifade
edilebilir. Ayrıca kadınlar, sanal ortamda da
tacize uğramaktadırlar. Bu nedenle, gerçek kimlik
ile sanal ortama katılmak, kadınlar açısından
ürkütücü olabilmektedir. Bu tablonun, toplumun,
kadına biçmiş olduğu rollere bağlı olarak oluştuğu
söylenebilir [13].
Chat ortamında yapılan sohbetlere, konuları
açısından bakıldığında, cinselliğin en baskın konu
olduğu görülmektedir. Ülkemiz dışındaki dünya chat
kanallarında, chat’in konuları arasında cinsellik
ağır basmamakta ya da en azından, bir saplantı
olarak ortaya çıkmamaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki
kullanıcıların, cinsel açıdan daha bir serbestlik
içinde oldukları ve dolayısıyla bastırılmış
isteklerinin nispeten daha düşük olduğu
söylenebilir. Bu kişileri chat yapmaya iten
nedenlerin başında, içinde bulundukları yalnızlık
gelmektedir. Türkiye’deki chat kanallarını, dünya
kanallarından ayıran en büyük özellik,
küfürleşmenin çok yaygın bir şekilde yaşanmasıdır.
Toplumda iletişimsizlik arttıkça, chat yapan
internet kullanıcılarının sayısı da artmaktadır.
Chat yapanların, %90 gibi önemli bir çoğunluğu,
karşı cinsle konuşabilmek için bu yolu tercih
etmektedir [14].
Cinselliğin bastırıldığı, yasaklandığı –nispeten
ülkemizin de içinde yer aldığı– kapalı
toplumlarda, cinselliği özgürce yaşayamama, karşı
cinsle tanışma fırsatı bulamama gibi nedenlerden
dolayı, göreli daha özgür/yasaksız cinselliğin
yaşanabildiği chat ortamı tercih edilmektedir.
Duygusal nedenlerden çok, sahip olma ve yararlanma
isteğiyle kurulan ilişkiler, tüketici bir insan
tipini meydana getirmekte, yani, chat odalarında
cinsellik tüketilmekte, cinsel açlık, bilgisayar
başında giderilmeye çalışılmaktadır.
Sanal dünya, mutluluğu harcayan ve tüketen bir
insan tipi meydana getirmektedir. Neyin
tüketildiği önemli değildir. İnsan; yeme, içme, TV
seyretme, kitap, sigara, tablo, müzik veya
cinsellik tüketebilir. İnsanın yakın çevresinde
yer alan dünya, bir tüketim nesnesine dönüşmüştür.
Seksin bir tüketim aracı halini alması, ikinci
endüstri devriminin bir fenomenidir [15].
Chat, medeni cesaretleri olmayan, ikili
ilişkilerde sorun yaşayanlar için bulunmaz bir
yoldur. Kullanıcılar, kendilerini “oldukları gibi”
değil de “olmak istedikleri gibi” sunmaktadırlar.
Chat’teki özgür ortam; baskıcı ve birçok şeyin
“ayıp” sayıldığı bir çevrede yetişmiş insanları
cezbettiği için, istedikleri her şeyi
yazabilmekte, kendilerini istedikleri gibi
sunabilmektedirler. Chat'te karşı cins arayışı
içinde olanlar, genellikle flörtün yasak olduğu ve
hoş karşılanmadığı ortamdan gelmektedirler. Bir
yönüyle bu kişiler, flörtü, internet ve chat'te
yaşamaktadırlar. Çekingen, kendine güvensiz,
medeni cesaretleri yeterli olmayan kişiler, chat’e
daha çok yönelmektedirler. Yani, bastırılmış
kişiliklere sahip kullanıcılar, chat’te çok daha
rahat olabilmektedirler. Bu kişiler, isimlerini,
yaşlarını, fiziksel özelliklerini farklı sunmakla,
gerçek hayattan çok farklı bir profil
çizebilmektedirler [16].
Bu noktada şu soruyu sormak yerinde olacaktır:
İnternet kullanıcılarının; e-mail göndermek, surf
yapmak, araştırma yapmak, oyun oynamak, alışveriş
yapmak gibi birçok seçeneği varken, chat yapmak
neden daha fazla ilgi görmektedir?
Chate yönelimin önemli nedenlerinden birisi,
günlük yaşamda karşılığı olmayan bazı isteklerin,
sanal dünyada giderilmeye çalışılmasıdır.
Bahsedilen isteklerden/güdülerden en önemlisi
cinselliktir. İkinci en önemli neden, günlük
yaşamda karşılaşılan sorunlardan, bunaltan
gerçeklerden kaçmak için chat’in bir çözüm yolu
olarak görülmesidir. Üçüncü neden ise, varolan
gerçeklere başkaldırma ya da deşarj olma
ihtiyacıdır [17].
Bir araştırmaya göre, kullanıcıların chat’e giriş
nedenlerinin başında, arkadaş edinme isteği
gelmektedir. Belki de chat’in varlığının nedeni
budur. Chat’te, karşıdakine sorulan temel soru
a/s/l'dir. Yani; age (yaş) / sex (cinsiyet) /
location (nereden). Bu soruyu, gerçek hayatta
yabancı bir kimseye sormak, ilk etapta çok da
kolay değildir. İnternet kullanıcılarına, ekran
başında kimseden korkmadan bu soruyu sormak cazip
geliyor olabilir. Chat’te insanlar, ekran
aracılığı ile karşısındakiler ile iletişim
kurdukları için, daha rahat davranabilmektedirler.
Ancak bu, chat’te kuralların olmadığı anlamına
gelmez. Her toplumsal yapıda olduğu gibi, chat
kanallarında da toplumsal kurallar, hiyerarşi,
ceza, gruplaşma, ortak tavır alma gibi kavramlar
vardır. Bu yönüyle chat, gerçek yaşamın bir
kopyasıdır, ancak, oradaki yaşam, tam anlamı ile
bir sanallık taşımaktadır. Bu nedenle chat, farklı
bir sosyalite olarak değerlendirilebilir [18].
Aslında chat, asosyal kalıplar taşıyan insanların
da kabul gördüğü bir dünya olarak ele alınabilir.
Chat, asosyal tipteki insanların, sosyal bir
çevreye girme şansları olarak da
değerlendirilebilir. Ancak, asosyal tipteki
kullanıcıların çoğunluğunun, kurdukları bu
ilişkilerin, chat’te kalmasından yana oldukları
söylenebilir. Gerçek hayattan daha fazla kopuş ve
sanal dünyanın yeterli görülüyor olmasının, bir
çok tehlikeyi beraberinde getireceği ifade
edilebilir.
Chat, yeni arkadaşlar edinme, yeni ilişkiler
kurabilme konusunda yararlı bir alan olarak da
görülebilir. Hatta, chat’te kurulan arkadaşlıklar,
sanal ortamdan çıkarak, bazen gerçek hayata da
taşınmaktadır. İnsanların, gerçek hayatta
konuşmaktan çekindikleri sayısız konu, chat
ortamında rahatça dile getirilebilmektedir. Chat
yapma ile telefonla konuşma arasındaki fark şöyle
ifade edilebilir: Telefonda sadece bir kişi ile
sohbet edilebiliyorken, chat ortamında birçok kişi
ile sohbet gerçekleşmekte, ayrıca bilgisayar
başında chat yaparken, farklı birçok aktivite de
gerçekleştirilebilir. Örneğin; çoklu ortamda müzik
dinleyerek sohbet etmek gibi [19].
Chat; fikir paylaşımı, gündemdeki yeni konular
hakkında bilgi sahibi olma ya da can sıkıntısını
giderme için uygun bir ortamdır. Bunun yanında,
kişilerin gerçek hayatta sosyal bir ortamı ve iyi
bir arkadaş çevresi varsa, chat’in, o çevrenin
daha da genişlemesine yardımcı olabilme olasılığı
da bulunmaktadır. Ayrıca chat’in, kullanıcıların
bilgi dağarcığının genişlemesine yardımcı olma
gibi bir fonksiyonu da yerine getirdiği ifade
edilebilir.
Farklı ülkelerde yaşayan insanlar için, gerçekten
ekonomik bir görüşme imkânı sunan chat’in,
ülkemizdeki kullanım şekli, toplumsal ve
psikolojik bir sorunun sonuçları gibi
görünmektedir. Bunun arkasındaki temel itici güç,
tanışılmayan kişilerle karşılıklı olarak hiçbir
sorumluluk duymadan konuşulabilecek bir ortam
olmasıdır. İnsanların günümüzde, yakın çevrelerine
bile yeterince ilgi göstermezken, hiç tanımadığı
kişilerle chat vasıtasıyla ilişki kurması, “içi
boşaltılmış bir heyecan” olarak düşünülebilir.
Bütün bu bilgiler ışığında, toplumsal bir fenomen
olarak karşımıza çıkan chat’i ve chat yapanları
anlamak için, gerçek yaşamda birbirini tanımayan
insanların birbiriyle ilişki kurma nedenleri
üzerinde durulması gerektiği söylenebilir.
İnsanların chat’e yönelme nedenlerinden en
önemlisinin, “iletişim kurma ihtiyacı” olduğu
ileri sürülebilir. Prestij elde etme konusunda da,
chat’in önemli bir vasıta olduğu bilinmektedir.
Başkalarının bakış açısı ve düşüncelerini öğrenme
duygusunun da, kullanıcılara yeni bir heyecan
yakalama fırsatı sunduğu ifade edilebilir.
İnternet olanaklarının imkan verdiği chat, e-mail,
mesaj gibi yenilikler, bütün teknolojik gelişmeler
gibi ilgi çekmekte ve çok hızlı bir şekilde
yayılmaktadır. Hızlı yayılmasının en büyük nedeni,
ortaklık duygusunun, ürünlerin kullanımına dayalı
olarak yaşanmasıdır. Yani, insani ilişkilerden
çok; “benim de bilgisayarım, cep telefonum var,
ben de chat yapıyorum, mesaj çekebiliyorum”, yani
“ben de herkesin yapabildiğini yapıyorum ve
diğerlerinden farklı değilim” psikolojisi önemli
rol oynamaktadır [20]. İnternet ve buna bağlı
olarak gelişen araçlar, toplumda, televizyon gibi
yaygınlığı olan araçların yardımıyla daha bir
tanınmakta ve yaygınlaşmaktadır. Son yıllarda,
toplumsal yaşamı önemli ölçüde etkilemeye başlayan
kitle iletişim araçlarından bilgisayar ve internet
ortamındaki chat’in tercih edilme nedenlerinden
birisinin de, modayı takip etme isteği olduğu
ifade edilebilir.
Ticaret, chat yapma nedenlerinden biri olarak
değerlendirilebilir. Çünkü, internet pazarı, her
geçen gün biraz daha artarak büyümektedir. Yapılan
araştırmalarda, internet üzerinden ticaret
hacminin, 2004 yılında firmalar arasında 7
trilyon, firma ile müşteri arasında ise 1 trilyon
doları aşacağı tahmin edilmektedir. Halen, 500
milyon olan e-mail sayısının, 2002 yılı sonlarında
1 milyarı geçeceği öngörülmektedir. Türkiye’de;
kitap, kaset, CD, çiçek, elektronik, giyim,
bilgisayar, gıda gibi ürünlerin internette
müşteriye doğrudan satışını yapan mağazaların
sayısının 250’yi aştığı da ifade edilmektedir
[21].
İnternette chat sayesinde, ticari bir faaliyeti,
malı, hizmeti tanıtmak mümkündür. Örneğin;
elektrikli süpürge ticareti yapan bir firma, bu
tür hizmetler veren bir web sitesi ile anlaşarak,
bir reklam robotu geliştirme konusunda işbirliğine
gitmiştir. Bu robot, siteye ait chat grubu içinde
temizlik konusu geçtiğinde, birden ortaya çıkmakta
ve temizlik tavsiyeleri ve ürün bilgisi
sunulmaktadır [22].
Chat’in, düşük sosyo-ekonomik düzeydeki kişilere,
telefona göre çok daha ucuz iletişim kurma olanağı
sunuyor olması da, chat’in önemini ve yaygınlığını
arttıran bir etkendir.
İnternette chat yapma, aslında bir arayışın sonucu
da olabilir. Sanal dünyada arayışın dört türlü
olması mümkündür. Birincisi, hiç evlenmemiş ya da
eşinden ayrılmış, yalnız yaşayan bir kesim,
interneti/chat’i; kendisine eş, ilişki, partner
aramak için kullanmaktadır. İkincisi, evli kişiler
heyecan aramak için yapabilirler. Üçüncüsü,
gençler, nesnel olarak iletişim kültürüyle
yetiştikleri için, konuşmayı böyle yapmayı daha
çok sevmektedirler. Dördüncüsü, yedek kişilikler
aracılığıyla, e-ticaret yoluyla seks, sanal
dünyada alıp satılan bir konuma geliyor. Bir
yandan profesyonelce yapılırken, diğer yandan,
amatörce yapılanların da sık sık rastlamak
mümkündür. Kadınlar için jigolo, erkekler için de,
para karşılığı aşk yapan kadınlara, sapık
ilişkilere, değişik arkadaş sitelerinde rastlamak
mümkün olabilmektedir [23].
Chat modası ve internetin yanlış kullanımı gibi
yeni heyecanlar da, esas olarak bağımlılık yapıcı
etkiye neden olabilirler. Herhangi bir ruhsal
sorunu olmayan kişilerin, uzun süre chat yapmaları
durumunda, bir süre sonra bağımlı hale geldikleri
ve ruhsal sorunlar yaşamaya başladıkları dikkat
çekmektedir. Bağımlılık geliştiğinde ise; aile içi
sorunlar, okulda başarısızlıklar, fiziksel
rahatsızlıklar, toplum yaşamından kopuş ve
kişilikte oluşan hasarlar oldukça büyük boyutlarda
yaşanmaktadır. Nisan 2002 tarihinde, Diyarbakır il
merkezindeki 42 internet cafede, 150 kullanıcı
üzerinde yapılan bir araştırmada, chat programını
kullananlar bağımlılık durumlarına göre
değerlendirilmiştir. Bu araştırmayla ilgili
veriler aşağıdadır [24].
------------------------------------------Chat
Yapma
Durumu------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------Yapmam----Her gün-----Her gün
--------2-3 ---------3-4 -----------4-5---------5
günden
---------------------------bir kez-----birkaç
kez-----günde bir---günde bir---günde
bir--------fazla
Düşük--27 (50.94)---7 (13.2)-------5 (9.43)------4
(7.54)-----3 (5.66)-----2 (3.77)------5 (9.43)
Orta-----23 (26.13)--12 (13.63)----12 (13.63)---23
(26.13)---8 (9.09)----5 (5.68)-------5 (5.68)
Yüksek--1 (11.11)---3 (33.33)-----1 (11.11)-----4
(44.44)------------------------------------------
Toplam-51 (34.0)-----22 (14.6)-----18 (12.0)----31
(20.6)---11 (7.3)-----7 (4.6)--------10 (6.6)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yukarıdaki verilere göre, bağımlılık düzeyi ile
chat yapma sıklığı arasında bir ilişkinin olduğu
söylenebilir. Düzenli olarak chat yapanların,
belirli bir bağımlılık düzeyine eriştikleri
görülmektedir.
Her gün chat yapanların oranı, deneklerin
1/4’inden daha fazladır. 2-3 günde bir ve yine 3-4
günde bir yanıtını verenlerin toplam oranı %27.9,
4-5 günde bir ve 5 ve daha yukarı günde bir chat
yaparların oranı ise 11.2 olarak gerçekleşmiştir.
İnternet cafelerdeki kullanıcılar içinde, hiç chat
yapmayanların toplam oranı %34’tür. Bu verilere
göre, 2-3 günde bir chat yapanlar, %20.6 ile en
yüksek orana sahiptirler.
İnterneti kullanma sıklığı arttıkça, chat yapma
oranının yükseleceği ve yine bu sıklık düştükçe
chat yapma oranının da düşeceği tahmin edilebilir.
Buna göre, bağımlılığın, chat yapma nedenleri
içinde önemli bir etken olduğu ileri sürülebilir.
-----------------------------------------------------------
[*] Yrd.Doç.Dr., Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat
Fakültesi Sosyoloji Bölümü, mcyildiz@dicle.edu.tr
[**] Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Sosyoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi,
kbolukbas@hotmail.com
[1] (Serdar,1999)
[2] (Dağtaş-Derelioğlu,1999)
[3] (http://www.chat.gen.tr/yardim/internetnedir.asp)
[4] (http://www.chat.gen.tr/yardim/internetnedir.asp)
[5] (http://www.koc.net/sohbet/sohbet.shtml)
[6] (http://www.maximumbilgi.com/bilgisayar/chatsembolleri.htm)
[7] (Kuloğlu,2001,32)
[8] (http://www.araf.net/dergi/sayi26/s26 _n_subasi.shtml)
[9] (Zaman,12.04.2001)
[10] (Zaman,09.06.2001)
[11] (http://www.psikolog.org.tr/bulten/13/13_bagimlilik.htm)
[12] (Ayaz,2001,11)
[13] (Baran,2000)
[14] (Ayaz,2001,76)
[15] (Fromm,1998,23)
[16] (Zaman,18.12.2000)
[17] (Ayaz,2001,29)
[18] (Araç,2001,26)
[19] (Kılan,2000)
[20] (Radikal,27.12.2000)
[21] (Cumhuriyet,09.01.2001)
[22] (Öçer-Şahin,1999)
[23] (Yurtsever,2000)
[24] (Bölükbaş,2002)
----------------------------------------
KAYNAKÇA
ARAÇ, Tuğba, (2001), IRC Farklı Bir Sosyalite mi?,
(Yayınlanmamış Lisans Tezi), Mimar Sinan
Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji
Bölümü
AYAZ, Mahmut, (2001), Chat Geyikleri, Kora Yay.,
İst.
BARAN, Aylin Görgün, (2000), “İletişim
Teknolojisindeki Gelişmelerin Küreselleşme Rolü
Bağlamında Enformasyon Toplumunun Özellikleri”,
Bilgi Çağı ve Sanat-VI. Ulusal Sanat Sempozyumu,
Ank.
BÖLÜKBAŞ, Kenan, (2002), İnternet Cafeler ve
İnternet Bağımlılığı Üzerine Sosyolojik Bir
Araştırma: Diyarbakır Örneği, (Basılmamış Eser),
Diyarbakır
CUMHURİYET, “İnternet Büyüyor”, 09.01.2001
DAĞTAŞ, Erdal-Gökhan DERELİOĞLU, (1999), “İnternet
Yayıncılığının Konumu ve Önemi”, Kültür ve
İletişim, Cilt 2, Sayı 2, Yaz
FROMM, Erich, (1998), Cinsellik ve Cinsel
Sapmalar, Arıtan Yay., İst.
HTTP://www.araf.net/dergi/sayi26/s26 _n_subasi.shtml
HTTP://www.chat.gen.tr/yardim/internetnedir.asp
HTTP://www.dergi.org/182001/2002.htm
HTTP://www.koc.net/sohbet/sohbet.shtml
HTTP://www.maximumbilgi.com/bilgisayar/chatsembolleri.htm
HTTP://www.psikolog.org.tr/bulten/13/13_bagimlilik.htm
HTTP://www.tru.net.tr/director.cfm?direction=news&NewsDetail=30
KILAN, Zeynep; “Chat Nedir, Ne İçindir?”, (2000),
Bilişim Kültür Dergisi, S:74, Haziran
KULOĞLU, Ceyda, (2001), İnternetcafeler ve
İnternet Bağımılılığı: Ankara Örneği, Hacettepe
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü,
(Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ank.
ÖÇER, Abdullah-Çiğdem ŞAHİN, (1999), “İnternette
Pazarlamanın Rolü ve WWW”, Anadolu Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, S.17
RADİKAL, “Hijyenik İletişim”, 27.12.2000
SERDAR, Sertaç, (1999), “İnternet Demokrasisi”,
Bilgi ve Toplum,
YURTSEVER, Aysel, (2000), Neden Chat Yapıyoruz?,
Bilim ve Ütopya, S.80
ZAMAN, “Chat’ten Nikah Masasına”, 18.12.2000
ZAMAN, “Sanal da Sanalmış!”, 12.04.2001
ZAMAN, “Chat Arkadaşım Frankenstein mi?”,
09.06.2001
|