| Sosyoloji:
AnaSayfa |
ÇATIŞMA
1.1. ÇATIŞMA NEDİR?
Çatışma sadece insanlara özgü bir olay değildir.
Tüm canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için
sürekli olarak çevreleri ile mücadele etmek ve
yeri geldiğinde çatışmak zorundadırlar. Bir canlı
herhangi bir ihtiyacını tatmin etmek istediğinde
bir engelle karşılaşırsa;bir gerginlik meydana
gelir. Bireysel anlamda çatışma; hem fizyolojik
hem sosyo-psikolojik ihtiyaçların tatminine engel
olan sıkıntıların meydana getirdiği gerginlik
halleridir. Örgütsel anlamda çatışma ise; bireyler
ve grupların birlikte çalışma sorunlarından
kaynaklanan ve normal faaliyetlerin durmasına ve
karışmasına neden olan olaylardır. 5 Çatışma
teknik olarak; insanın birbiriyle ikame edilemez
iki amaç,hedef arasında seçim yapmak zorunda kalma
durumu olarak ifade edilmiştir. İkisinden biri
tercih edilirse, diğeri ulaşılmaz olacaktır. Bu;
insanlar ve güçler arasında da söz konusu
olabilir. Çarpışma,savaş,şiddetli
geçimsizlik,anlaşmazlık,zıtlık hep çatışma
kavramını çağrıştırır. Çatışma; birçok,karışık
sosyal etkileşimin kaçınılmaz bir sonucudur. 6
1.2. ÖRGÜTLERDE ÇATIŞMANIN ÖNEMİ
Organizasyonlarda değişimi isteyenlerin,mevcut
durumu korumak
isteyenlerin,grupların,lobilerin,kliklerin,rakiplerin
vb. mücadele ortamları vardır. Bir grup etki
alanında başka bir grubun yer almaya başladığını
hissettiği anda, çatışma eğilimine girer.
Çatışma,örgütlerde bölümler,gruplar ve bireyler
arasında kaçınılmaz bir süreçtir. Eğer örgüt bir
değişimi yaşamak azmindeyse çatışma şarttır.
Çatışmada önemli olan farklılıkların
bütünleştirilmesi ve organizasyonların enerjisini
boşa harcamamalarının sağlanmasıdır. 7 Bugün
çatışma, modern örgütlerin en ciddi sorunlarından
birisidir. İnsan Kay- nağı bu yüzden verimsiz
kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar;
yöneticilerin zamanlarının %20'sinden fazlasını
örgüt içi çatışmalara yada çatışma sonrası yaşanan
olumsuzlukları gidermeye ayırdıklarını
göstermektedir. Yöneticiler kaynaklarını bu alanda
kullanırlarken; kaynakların paylaşımındaki
sorunlar,örgüt içi görevlerdeki
bağımsızlık,amaçlardaki farklılık,personelin
anlayış ve değerlerindeki farklılık,kişisel statü
ve altyapı dengesizlikleri ve örgütsel iletişimde
yaşanan sorunlar gibi birçok sorunu ve bunların
sonucunda ortaya çıkan çatışma kaynaklarını da
dikkate almalıdırlar. Önemli fonksiyonları olan
yöneticiler, etkin ve verimli örgüt yönetimi
modelinde çok önemli bir yere sahiptir. Kişiler
arası farklılıkları,amaç farklılıkları,yöntem
farklılıkları,değer, algı ve sorunları
tanımlamadaki farklılıkları örgüt amaçları
doğrultusunda değerlendirmelidir8. Çünkü bütün bu
unsurlar örgüt içinde uyumsuzluğa ve çatışmaya
neden olarak örgütsel etkinliği ve verimliliği
düşürmektedir. Ama örgütsel çatışmanın örgütlerin
verimliliğini ve etkinliğini olumlu,yapıcı olarak
etkilediği durumlar da söz konusudur. Zaten amaç
da çatışmayı gerektiği şekilde yöneterek olumlu
yönlerinden faydalanmaktır. 9 Hiç çatışmanın
olmadığı örgütlerde yenilik,değişim, yaratıcılık
ve performans olumsuz yönde etkilenebileceği
gibi,sürekli ve önemli çatışmaların olduğu
örgütlerde de kararların gecikmesi ve
verilememesi,tavizlerin sorunları çözmeye
yetmemesi gibi nedenlerle yine performans olumsuz
etkilenir ve örgütün varlığı tehlikeye girer. Bu
yüzden tüm çatışmalar örgütler için faydalı olmasa
da, bazı çatışma türleri işgörenler arasında uyumu
artırır,çatışanların başarı düzeylerinin
yükselmesine neden olabilir. Çatışmanın örgüt için
olumlu sonuçları aşağıdaki gibidir: 10
• Çatışanlar kendi haklılıklarını ortaya
koyabilmek için daha yaratıcı olurlar.
• Uzun zamandır çözüm bekleyen örgütsel ve
bireysel sorunlar çözüme kavuşacak ve gerilim
azalacaktır.
• Sessiz,yorum yapmaktan kaçan kişilerin fikirleri
alınabilecektir.
• Örgütsel etkinliği ve verimliliği etkileyen
sorunlar ortadan kalktığından motivasyon düzeyi
artacaktır.
• Performans değerlendirmesi sağlanacaktır.
Örgüt için çatışmanın olumsuz yönleri;11
• Personelin ruh sağlığını bozar ve Örgüt için
tehlikeli bir ortam oluşturur.
• Örgütü verimliliğini düşürür.
• Örgütte emek,zaman,kaynak savurganlığı artar.
• Örgüt amaçlarından sapmalar meydana gelir.
• Ortak çalışmalara karşı pasif ve aktif bir
direniş oluşur.
Çatışma, örgüt için olumlu bir şekilde
değerlendirilebilecek bir güç kaynağı olmasından
dolayı önemlidir. Çatışmalar, örgüt için gerekli
olan değişimin yolunu açabilirler. Çatışmanın
olumlu yönlerinden faydalanabilmek için çatışmanın
etkin yönetilmesi gerekir. Etkin yönetilen
çatışmalar örgütün misyonunu ve kültürünü
geliştirirler. Etkin yönetilmeyen çatışmalar
örgütleri durgunluğa iter,sorunlarının artmasına
neden olur. Çatışmanın örgüt için önemi; örgütsel
verimliliğe ve etkiliğe katkısından kaynaklanır.
1.3. ÇATIŞMANIN NEDENLERİ
İnsanlar her ortak konuda farklı
düşüncelere,yaklaşımlara sahip olabilirler.
Çatışmanın yönetilebilmesi için altında yatan
sebeplerin bilinmesi gereklidir. En genel şekli
ile örgütsel çatışmanın nedenleri olarak
,bürokrasinin gelişmesine neden
olan;rutinleşme,uzmanlaşma,standartlaşma
gösterilebilir.12Çatışmaların kaynakları
farklıdır. Bazıları kişiseldir,bazıları
birimlerarası ilişkilerden kaynaklanır.
Çatışmaların sayısı arttıkça çatışmalar da büyür.
Bu da çatışmayı yöneteceklerin dikkatlerini
geçmişe yöneltmelerine neden olur.13
1.3.1. Fonksiyonel Bağımlılık Örgüt içinde
gerçekleştirilen bir takım işler ve bunları yapan
birimler arasında fonksiyonel bağlılıklar vardır.
Bu bağlılık kaynakların kısıtlı
olmasından,faaliyetlerin zamanlamasından ve
örgütsel görev ve sorumluluklarda görülen
karışıklıklardan kaynaklanır.14
1.3.2. İşbölümünde meydana gelen aksamalar
İşbölümü yapmak bireylerin kendi işlerinden başka
kimseyi ve işi önemsememesine neden olabilir. Bu
da diğer bireyler ve birimlerle iletişim
kopukluğuna neden olur. Çatışmaya temel hazırlar.
1.3.3. Sınırlı kaynakların paylaşılması Örgütte
kaynakların sınırlı olduğu ve gerektiği
anda,gerektiği yerde elde edilebilir olması
gerektiği kaçınılmazdır. Bu sınırlılık yüzünden
bireyler ve birimler kaynaklara ulaşamazlarsa
gerginlik oluşur.
1.3.4. Örgüt içi güç mücadelesi Örgüt çalışanları
sahip oldukları güç alanını genişletmek
istediklerinde, alanlarına girdikleri diğer
çalışanlarla çatışma içine girebilirler.
Çatışmanın doğabilmesi için diğer çalışanların
bunu algılaması gerekir.
1.3.5. Yönetim alanı ile ilgili belirsizlik
Örgütlerde kimin hangi alanda ve konuda
çalışacağı, ne ölçüde kime karşı sorumlu olacağı
belirsiz olabilir.15
1.3.6. Amaç ve çıkar farklılıkları Örgüt içindeki
alt birimler uzmanlaşmaya başladıkça farklı
amaçlar geliştirebilirler. Farklı amaçlar da
farklı çıkarlara,algılamalara neden olabilirler.16
1.3.7. Haberleşme eksikliği Bireyler ve birimler
arası iletişim eksikliği; bilgi akışında ve geri
beslemede aksamalara neden olur. Bu da dedikodu
kanalının çalışmasına neden olur.
1.3.8. Kişilik farklılıkları İnsanların
düşünce,duygu ve davranış bakımından farklı
olmaları çatışmalarına neden olabilir. Kişilerin
olayları,durumları algılamaları da farklıdır.
1.3.9. İşçi-İşveren ilişkilerinde kutuplaşmalar
Örgütsel çatışmaların en önemli nedenlerinden
birisi de; yönetim ile personel ve özellikle işçi
kesimi arasındaki ilişkilerin kutuplaşmış
olmasıdır. Kutuplaşma arttıkça çatışma ihtimal de
artar.17
1.3.10. Statü farklılıkları Organizasyonlarda
belirli kişi veya gruplar kendi statülerini
başkalarından farklı ve daha prestijli bir statü
olarak görebilirler.18
1.4. ÖRGÜTLERDE ÇATIŞMA TÜRLERİ
Örgütlerde çalışma kuşkusuz insanlara özgü bir
olaydır. Ama örgütsel yapı sadece onun içinde
görevli olan bireylerden oluşmaz. Bireylerin
yanında onların oluşturduğu gruplar ve bölümler de
yer alır.19
1.4.1. Bireyler arası Çatışmalar
İnsan kendi içinde de duygu,düşünce ve
davranışları açısından çatışmaya düşebileceği gibi
başka insanlarla da çatışma yaşayabilir.
Örgütlerde en sık rastlanan bireyler arası çatışma
türü;ast-üst çatışmaları ile kurmay-komuta
yöneticileri arasındaki kişisel anlaşmazlıklardan
doğan çatışmalardır. Bu tip çatışmalara bireysel
farklılıklar neden olur.20Bireyler arası
çatışmanın yapıcı sonuçlarını beş maddede toplamak
mümkündür:21
• Sosyal sistemin gerektirdiği görevleri yapmak
için gerekli olan teşvik ve enerjiyi artırır.
• Çatışma, farklı görüşlerin varolması nedeniyle
bireylerin ve sosyal sistemin yaratıcılığını
artırabilir.
• Her birey kendi görevine ilişkin bilgisine
geliştirilir. Çünkü çatışma bireyi kendi
görüşlerini açıklamaya ve destekleyici fikirlerini
ortaya çıkarmaya zorlar.
• Herkes kendi varlığını daha iyi fark etmeye
başlar
• Bireyler arası çatışma kişinin kendi bireysel
çatışmasını yöneltmesine yardım eden bir araç
olur.
1.4.2. Gruplar arası Çatışmalar
İki grup arasında meydana gelen çatışmadır. Aynı
grup içinde meydana gelen çatışmalar bireyler
arası çatışmaya girer. Gruplar arası çatışmalar
aynı bölüm yöneticisine bağlı olan grupların
birbirleri ile mücadeleye girmesi halinde ortaya
çıkar.22En çok rastlanan çatışma tipi budur ve
yönetimi de zordur. Yönetici hakem rolü izlese
bile bu durum grupların hoşuna gitmezse örgütün
geneli etkilenebilir.23 Sosyal örgütlerde
çatışmanın birçok örnekleri yaşanmaktadır.
Örneğin, pazarlama ve satış bölümlerindeki
sorumlular çeşitli mamuller satmak ve sürekli
değişen mamul karması oluşturmak isterler. Öte
yandan imalat bölümündekiler daha az mamulü daha
çok miktarlarda üretmek isterler. Çünkü bu anlayış
yaşamlarını kolaylaştıracaktır. Örgütler çatışmaya
karşın yaşamışlar ve yaşayacak ve gelişeceklerdir.
Gruplar, çatışmayı yaşayacak ve çatışmayı
yönetmeyi öğreneceklerdir ve öğrenmek
zorundadırlar. Örgütlerin temel taşı olan grupları
tanımak ve yaşadıkları sorunları öğrenmek yoluyla
yaşam kolaylaşır. Bireyler,gruplar,örgütler
yarınlarına güvenle bakarlar.24Gruplar arası
çatışmanın azaltılmasında farklı yöntemler
kullanıldığı belirtilmiştir. Bu yöntemlerin
başarılı olabilmesinin temelinde örgütün yeniden
tasarlanması yatar.Çatışmaya neden olan sorun
birden fazla birimi ilgilendirse de; sorun
çözümünü bir grup bulur.
1.4.3. Bölümler arası Çatışmalar
Aynı örgüt içinde yer alan,her birinin görev ve
yetkilerinin farklı olduğu bölümler arasında bazı
önemli çatışmalar meydana gelir. Finans bölümü ile
üretim bölümü arasında bazı yatırımlar için kaynak
bulma konusunda zamanlama açısından meydana gelen
görüş ayrılığı çatışmaya neden olabilir.25
1.4.4. Örgütler arası Çatışmalar
Bu çatışma türünde bir örgütün kendi dışındaki
diğer örgütlerle çatışması söz konusudur. Ekonomik
sistemde ve açık sistem anlayışı içinde çeşitli
örgütler birbirleri ile doğal olarak çatışma
içinde olacaktır.26
2.BÖLÜM
ÖRGÜTSEL ÇATIŞMA YÖNETİMİ
2.1. ÖRGÜTSEL ÇATIŞMAYI YÖNETME SÜRECİ AŞAMALARI
Çatışmaların yönetimi, kişiler arası ilişkilerde
gördüğü önemli fonksiyonların yanında, örgütsel
etkinlik ve verimliliğin sınırlarının
belirlenmesinde de önemli bir yere sahiptir.
Günümüzde çatışma örgütlerde olumlu ve
yönetilebilen bir süreç olarak ele alınmak
zorundadır. Çatışmayı bu şekilde ele aldığımızda
,bu oluşumun; çatışma sayesinde örgütlerde değişik
içerikli davranış biçimlerinin ve karar
seçeneklerinin ortaya çıkarılması açısından bir
esneklik sağlandığı ve bireylerin yaratıcılığının
güçlendirildiği, uzmanlık alanlarının örgütün tüm
düzeylerine yayılmasını sağlayanı bir süreç
olduğunu görürüz.27
Örgütlerde, yöneticilerin personel arasındaki ve
gruplar arasındaki çatışmaları, örgüt amaçlarına
katkıda bulunacak şekilde yönetmeleri gereken bu
süreç dört aşamadan oluşmaktadır:
2.1.1. Potansiyel Muhalefet
Bu ilk aşamada çatışma doğuracak nedenlerin
varlığı söz konusudur. Bunlar doğrudan çatışmaya
yönelik olmayabilir ama çatışmanın varlığı için
gereklidir. Bu nedenler iletişim ,yapı ve kişilik
değişkenleridir. İletişim nedenleri; anlam
güçlükleri, yanlış anlama ve gürültüdür. Yapısal
değişkenler;büyüklük,uzmanlaşma derecesi,yetki
alanlarının belirginlik durumu,önderlik tarzı,ödül
sistemleri, karşılıklı bağımlılık derecesi ve
kişilerin amaç uyuşmazlıklarıdır. Kişilik
değişkenleri; bireylerin değer sistemlerinde
yatmaktadır.28
2.1.2. Kavrama ve Kişiselleştirme
Bu aşamada potansiyel nedenler
araştırılır,anlaşılır ve benimsenir. Birinci
aşamadaki koşullar hayal kırıklığı yaratıyorsa
potansiyel uyuşmazlık gerçek düzeyine çıkmış olur.
2.1.3. Davranış
Üçüncü aşama; davranış aşamasıdır. Bu davranışlar
rekabet (yarışma), işbirliği,uzlaşma,kaçınma ve
uyarlanma biçiminde ortaya çıkar.29
2.1.4. Sonuçlar
Son aşama;çatışmanın sonuçları ile ilgilidir. Bu
sonuçlar ya grup başarısını artırıcı(işlevsel)
yada düşürücü nitelikte olabilir.30
2.2. ÖRGÜTSEL ÇATIŞMANIN ÇÖZÜLME STRATEJİLERİ
Örgütün her tür çatışmada ödemeler-katkılar denge
kuramına dayalı olarak analiz edilmesi gerektiği
ve önemli olanın örgüt üyelerinin çatışmayı
örgütten ayrılarak mı, yoksa var olan ilişkileri
değiştirerek mi, yoksa var olan ilişkiler çatısına
dayalı olarak çatışma içinde olan kişilerin
değerlerini ve davranışlarını değiştirerek mi
çözdüklerinin belirlenmesidir. Örgütlerde
çatışmaların çözülebilmesi için birçok teknik
geliştirilmiştir. Ama bu stratejileri kullanırken;
etkili bir zamanlama,bütün üyeleri içerme,örgüt
üyeliği misyonunu geliştirebilme,olumsuz,sembolik
politikaları ve siyaseti engelleme, belirli
konular üzerinde odaklaşma ve sorunları çözme
iradesini gösterme,belli sorunlar üzerinde yoğun
olarak çalışıldığı izlenimini verme ve mevcut
sorunlar ile izlenen politikaların gelişimini
takip etme gibi hususlara da dikkat etmek
gerekir.31
2.2.1. Kaybedelim-Kazanın
Bu stratejide kişi yenilgiye uğramayı çoktan kabul
etmiştir. Çünkü kaybetmeyi faydalı görmektedir.
İleride bunu karşılığını alacağını düşünür.
Kaybetmekte bir umudu vardır.
2.2.2. Kaybedelim-Kaybedin
Çatışma bu şekilde çözümlenirse her iki taraf da
yenilgiye uğramış olur. Burada orta bir yol
bulunabilir. Bir kişi tatmin edilerek ekarte
edilebilir. Hakeme başvurma yöntemi söz konusu
olabilir. Bu strateji en az tercih edilenidir,
çünkü sonuçta her iki taraf da yenilgiye uğrar.
2.2.3. Kazanalım-Kaybedin
Her iki taraf da tüm güçlerini, kaynaklarını
kazanmak için kullanırlar. Sonuçta biri kazanır,
diğeri kaybeder. Örgütte biz ve onlar kavramı
oluşur. Stratejinin uzun dönem etkisi belirsizdir.
Ayrıca çatışmaya giren her iki taraf da, aynı
stratejiyi uyguladıklarında iki eşit grubun
çatışmaya girmesi halinde ,her iki taraf için de
yenilgi söz konusu olabilir.
2.2.4. Kazanalım-Kazanın
Bu çözüm yolu; hem örgüt, hem birey için en
iyisidir. Her iki taraf için de fayda sağlayacak
bir yaratıcı çözüm stratejisi söz konusudur. Her
iki tarafın enerji ve yaratıcılığı diğer tarafı
yenmek yerine sorunu çözmeye yönelmiştir. Sonuçta
her iki tarafın gereksinmeleri karşılanır ve iki
taraf da ödüllendirici sonuçlara ulaşır. Çatışan
bütün taraflar, örgütte bazı yanlışlıkların
olduğuna ve bunlara dikkat çekilmesi gerektiğine
inanırlar. Bu strateji, amaçlara ve sonuçlara
yöneliktir. Bireyler katkı sağladıkları örgütsel
amaçların niteliğini ve bireysel amaçları ile olan
ilişkileri bilmektedir. Çatışmayı çözme
stratejilerinin hem olumlu hem olumsuz yönleri
vardır. Strateji, örgüt yapısına göre değişir.
Başarı; büyük ölçüde yönetici veya çatışmayı çözme
tekniğini kullanan kişi veya bölümün bu alandaki
yeteneğine bağlıdır.
2.3. ÖRGÜTSEL ÇATIŞMAYI ÇÖZÜMLEME TEKNİKLERİ
Örgütler; bireylerden oluştuğu için, bireysel
çatışmalara daha çok sahne olmaktadır. Çatışma
tehdidi altındaki birey, doğrudan psikolojik baskı
altında kalmaktadır. Bu durumda olanlar; istifa
vb. araçlar kullanarak mevcut ortamdan fiziki
olarak çekilme, olaylara karşı kayıtsız kalma ve
ilgi göstermeme, bunların sonucu olarak
saldırganlaşma ve kendi tutum ve davranışlarını
makul göstererek savunmacı bir hal alma gibi
davranışlar gösterebilmektedirler.32 Örgütsel
çatışma kaçınılmaz olduğuna göre yönetimin
belirlediği stratejiler doğrultusunda çatışmayı
kontrol etmesi yani çözerek yönetmesi gerekir.
Örgütlerde işlevsel olmayan düzeye ulaşan
çatışmanın olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmak
için bazı teknikler geliştirilmiştir.
2.3.1. Çözümleme Yaklaşımı
Çatışmaya taraf olan birey yada bölümler bir araya
gelerek birbirleriyle ilgili sorun ve
beklentilerini dürüst bir şekilde anlatırlar ve
bir sonuca varmaya çalışırlar.33Burada çatışmanın
üzerine tam anlamıyla ve açık olarak
gidilmektedir. Yönetici çatışan tarafları yüz yüze
getirerek kendisinin de katkısıyla konunun açık ve
ayrıntılı bir biçimde tartışılmasını sağlar.34
2.3.2. Daha önemli ve daha kapsamlı amaçları
belirleme
Çatışan tarafları bir araya gelmeye mecbur
bırakacak amaçlar belirlenir.35Çatışan tarafların
amaçlarından daha önemli amaçlar belirlenerek
çatışan tarafların aralarındaki farklılıkları bir
kenara bırakmaları ve ortak amaçlar doğrultusunda
birleşmeleri sağlanır.36
2.3.3. Güç kullanma yaklaşımı
Bu yol çatışmaların yöneticinin gücünün ve
otoritesinin kullanılarak çözümlenmesini ifade
eder. Bu yolu izleyen yönetici,"burada amir benim,
benim dediğim olacak" demektedir.37 Burada
çatışmayı çözmekten çok, güç kullanım yoluyla
bastırmak amaçtır. Ayrıca taraflar arasında
kazanma ve kaybetme durumu yaratarak kaybeden
tarafın hayal kırıklığına ve düşmanca tavırlar
içine girmesine neden olmaktadır.38
2.3.4. Önemsememe Yaklaşımı
Çatışmanın muhatabı olan taraflardan birisinin
çatışma konusu durumu önemsememe ve problemi
tırmandırmamasıdır.39
2.3.5. Taviz verme Yaklaşımı
Çatışma yönetiminde çok sık kullanılan bu yöntemin
esası "farklılıkların paylaşılması"dır. Çatışmaya
taraf olanlar, kendi amaçlarından biraz fedakarlık
yaparak ortada belirli bir yerde
buluşacaklardır.40 Bu yönteme uzlaşma yöntemi de
denir. Karşılıklı fedakarlık söz konusu olduğu
için kazanan veya kaybeden bulunmamaktadır. Çünkü
bir pazarlık söz konusudur.
2.3.6. Çoğunluk Oyu Yaklaşımı
Bazen yöneticiler çatışmaların halli için çoğunluk
oyu yaklaşımını izleyebilirler. Bunun esası
belirli çatışmalarda çoğunluğun benimsediği yolun
izlenmesidir.41
2.3.7. Örgütsel ilişkileri değiştirme Yaklaşımı
Örgütsel ilişkilerin çatışmaları ve çatışma
kaynaklarını azaltıcı yönde değiştirilmesi ile
ilgilidir. Bu değiştirme iş tanımları ile ilgili
kaynakların ayrılması veya belirli birimlerin
başka birimlerle bağlanması şeklinde olabilir. 42
2.3.8. Yumuşatma Yaklaşımı
Kısa vadeli çıkar hesapları yerine uzun vadede
işbirliği ihtiyacını ve bunun taraflara getireceği
yararları vurgulamak ve durumun vahim ve acil bir
nitelik taşımadığını belirterek vaziyeti
olduğundan daha iyi gösterme çabalarına yumuşatma
diyoruz. Burada yönetici çatışmanın nedenlerine
inmez, sadece parçalanmanın zararlı olacağını
vurgular. Çatışmanın etkisi belli bir süre için
azaltılmış olur.43
2.3.9. Çatışmada taraf olan kişilerin yer
değişimi
Bu yöntemde ya çatışan
tarafların görev,yetki ve sorumlulukları yeniden
belirlenerek karşılıklı ilişkileri azaltılmakta
yada çatışan tarafların görev yerleri
değiştirilerek birbirlerini görme ve iş
ilişkilerinde bulunma imkanları ellerinden alınmış
olur.44
2.3.10. Ortak düşman yaratma
Bu yöntem sayesinde rekabet azaltılarak saptanan
ortak düşmana karşı işbirliği geliştirilir.
Örneğin çatışma içindeki üretim ve satış bölümleri
diğer bir örgütün aynı gruplarıyla çatışmaya neden
olabilir.45
2.3.11. Hakeme başvurma yöntemi
Taraflar kendi aralarında anlaşmıyorlarsa veya
yönetici onları bir konuda ikna edemiyorsa; bu
takdirde nesnelliğine güvenilen üçüncü bir kişinin
veya grubun hakemliğine başvurulabilir.46 Ancak
her iki taraf da hakemin kararı ne olursa olsun
saygı ile karşılaması gereklidir.47
2.4. ÇATIŞMANIN KAVRAMSAL MODELLER BOYUTUNDA
İNCELENMESİ
Araştırmalara dayalı olarak örgütlerde çatışmanın
üç kavramsal model boyutunda incelendiği görülür
.48
• Pazarlık Modeli; kıt kaynaklar için rekabet eden
menfaat gruplarının sorunlarına yönelmek için
tasarımlanan bir modeldir. Bu model, özellikle
işçi-yönetim ilişkileri, bütçeleme süreçleri ve
hat-kurmay çatışmalarında uygun bir model olarak
gözükmektedir.
• Bürokratik Model; üst-ast ilişkilerindeki
çatışmalara,genellikle hiyerarşinin dikey
boyutundaki çatışmaları ele almaktadır. Davranışı
denetlemeye yönelik kurumsal yaklaşımlarla örgütün
söz konusu denetime olan tepkisinin oluşturduğu
sorunlara yönelir. Rensis Likert'in Liderlik
Yaklaşımları'nda görülen Sistem1,2,3,4
örgütlerinden bürokratik modelde sadece Sistem 1
ve 4 örgütlerinde etkin sonuçlar alınmıştır.
Sistem 1 örgütünde liderde inanç ve güven
yoktur,iletişim kopuk ve hiyerarşiktir.. Yakından
nezaret söz konusudur. İşgörenlerde örgüte karşı
bir bağlılık yoktur .Karar süreci üst düzeyde
oluşur. Hatalar cezalandırılır. Bireysel amaçlar
örgüt amaçları ile bütünleşmemiştir.Amaçlar üst
düzey tarafından belirlenir.
Sistem 4 örgütünde Liderde astlarına karşı bir
inanç ve güven söz konusudur. İşgörenlerin örgütle
bütünleşmesi tamdır. İletişim açıktır ve
sağlamdır. Karar süreci her düzeyde oluşur.
Gruplar sayesinde daha gerçekçi amaçlar
belirlenir. Otokontrol esasına dayalı tüm örgüte
yayılmış bir denetim söz konusudur.
• Sistem modeli; pazarlık modeli rekabet
sorunlarına,bürokratik model denetim sorunlarına
yönelirken eşgüdüm sorunlarına yönelmiştir.
Eşgüdüm; ortak maçlara yönelmek için üst
yöneticinin astları arasında düzenli grup çabası
kalıplarını geliştirmek ve eylem birliğini
sağlamak için oluşturduğu bir süreçtir.
Rensis Likert'in liderlik yaklaşımları açısından
incelendiğinde ;
Sistem 1 örgütünde; çatışan taraflar arasında çok
gizli bir iletişim vardır. Çatışan taraflar
birbirlerini kandırmaya çalışırlar,yöneticiler de
iletişimi engellemek için yoğun çaba
harcarlar,çatışmayı çözmek için bastırmayı
kullanırlar,birbileri üzerinde güç kazanmak için
çok çaba harcarlar,çözümler kaybeden tarafın çok
tepki göstermesi şeklinde olur.
Sistem 2 örgütünde;iletişim önemli ölçüde
gizlidir,taraflar çoğunlukla birbirlerini
kandırmaya çalışırlar,iletişim sınırlandırılmaya
çalışılır,az bastırma kazan-kaybet yaklaşımı ve
uzlaşma söz konusudur. Taraflardan biri güç
kazanmaya çalışır.
Kaybeden taraf az açık tepki gösterir.
Sistem 3 örgütünde ; iletişim biraz gizli biraz
samimidir. Taraflar bazen birbirlerini kandırmaya
çalışırlar,ama genelde bir bilgi aktarımı söz
konusudur. Kazan-kaybet yaklaşımı, pazarlık söz
konusudur. Uzlaşma söz konusudur ama taraflar yine
de güç kazanmaya çalışırlar. Kaybeden taraf durumu
kabullenir,ama arasıra tepki gösterir.
Sistem 4 örgütünde; açık,gizli olmayan,samimi bir
iletişim vardır. Doğru bilgi paylaşımı söz
konusudur. Fikir birliğine dayanan yaratıcı
çözümler vardır. Çatışmanın iki tarafı da ortak
çaba içindedir. Kaybeden taraf durumu kabullenir.
2.5. ÇATIŞMADAN ÖĞRENDİKLERİMİZ 49
• Çatışmanın kaçınılmaz olduğunu unutmayın.
• Çatışmanın hayatımızda var olduğuna sevinin.
• Çatışmanın iyi çözümlenmesi ve yönetilmesi
halinde statü ve özellikleri olumlu bir şekilde
değiştirdiğini unutmayın.
• Çatışmayı yönetmeyi öğrenmenin insan ilişkileri
ve verimliliğe yapılan bir yatırım olduğunu
unutmayın.
• Becerilerinizi geliştirmek için çatışmayı
kullanın.
• Çatıştığınız insanlarla birlikte öğrenin.
• Kendinizi ve başkalarını güçlendirmek için
çatışmayı kullanın.
• Ders almak için büyük çatışmaları beklemeyin,
küçüklerinden de ders alın.
• Yenilgilerden de zaferlerden öğrendiğiniz kadar
çok şey öğrenin.
• Değişimi yönetmekte çatışmayı kullanın.
• Çatışma stratejilerinin ve yönetme tekniklerinin
bir bütün olduğunu unutmayın.
SONUÇ
Doğduğumuz andan itibaren hep başka insanlarla
birlikte yaşamak zorunda kalırız. Bazen bu
insanları kendimiz seçebilme şansına sahip
olurken, bazen de böyle bir şansımız olmaz. Hiçbir
insan, diğer insanlarla her zaman aynı fikirde
olmadığından ve olamayacağından dolayı insanlar
arasındaki çatışma da kaçınılmaz olacaktır. Eğer
insan ilişkide bulunacağı kişiyi seçme şansına
sahipse, çatışmadan kaçma şansı da olacaktır. Ama
bu da biraz imkansız gözükmektedir. Çünkü insan
sosyal bir varlıktır. Yaşamını devam
ettirebilmesi, kendini yenileyebilmesi için
devamlı örgütler içinde yer alması gerekir.
Örgütlerde de varlığın sürdürülebilmesi için
sürekli bir değişim şarttır. Değişime uygun cevap
verebilme sayesinde gelişme sağlanabilir. Ama her
zaman değişime ayak uydurmak,uygun cevaplar vermek
kolay olmaz. Her insan; değişime, yeniliklere
kolay ayak uyduramaz,tutucudur. Ayak uydurma söz
konusu olsa bile değişimin nasıl
gerçekleşeceği,nasıl uygulanacağı konusunda hep
fikir ayrılıkları söz konusu olacaktır. Bütün
bunlar çatışmaya neden olacaktır. Aslında
çatışmanın olmadığı örgütlerden, ortamlardan
şüphelenmek gerekir. Çünkü örgütler sınırlayıcı ve
itici güçlerin karşı karşıya geldiği bir çarpışma
alanıdır. Çatışma; insan olmanın doğal bir
sonucudur. Çatışma, genelde olumsuz, negatif bir
faktör olarak algılanır. İyi yönetilmediği zaman
yıkıcı özelliklerinin olduğu yadsınamaz bir
gerçektir. Ama çatışma örgütlerde pozitif ve
yönetilebilir bir süreç olarak ele alındığında
örgüt verimliliğine ve etkinliğine çok büyük
katkılarının olduğu görülecektir. İnsan, kendi
içinde bile kendisiyle çoğu zaman çatışabilirken,
duygu-düşünce-yaklaşım ve davranışları farklı olan
insanlarla çatışmaması olağanüstü olacaktır.
|