| Sosyoloji:
AnaSayfa |
BİLİM OLARAK SOSYOLOJİ
Maurice Duverger Sosyolojinin
gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin
kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel
düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta
kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun,
toplumsal olaylari "birer nesne gibi" ele almak
gerektigini söyleyen Durkheim'in formülünün olsun,
kökeninde bu yatar. O dönemde sosyolojinin, doga
bilimleri gibi, olaylari oldugu gibi
betimleyebildigi ve böylece, "deger yargilari"
yerine, "gerçek yargilari" gelistirebildigi oranda
bir bilim olduguna inanilmaktaydi. Bu tutum,
gerçek bir düsünsel devrim olusturmustur. Daha
önceleri, birkaç ender olagan disi kisi bir yana
birakilirsa 'Aristo, Makyavel, Jean Bodin ve
özellikle Montesquieu) toplumsal olgular, esas
olarak felsefi ve ahlaki açidan incelenmekteydi.
Toplumun ne oldugu degil de, insan dogasina ve
insan yasantisinin amacina, v.d. iliskin dinsel ve
fizik ötesi birtakim inançlara göre toplumun ne
olmasi gerektigi tanimlanmaya calisilmakta yani
deger yargilarina varilmaktaydi. Insan ve
toplumun, "birer nesne gibi" bilimsel sekilde
incelenebilecegi düsüncesi bile, kutsal seylere
karsi bir saygisizlik olarak görülmekteydi.
Gerçekten de toplum bilimi düsüncesi ile insan
özgürlügü arasinda mutlak bir çeliski oldugu kabul
edilmekteydi. Bilim kavrami o zamanlar, kesin bir
gerekircilige (determinizm) dayandirilmisti. Buna
göre bir A öncülü her zaman bir B sonucu verecekti
ve zaten bilimsel yasa da ikisi arasindaki bu
baglantida ifadesini bulacakti. Bu, B'nin
kaçinilmaz sekilde A'yi izlemesini engelleyecek
herhangi bir gücün araya girmeyecegini
varsaymaktadir. Bu anlamda sosyolojik yasa kavrami,
insanin özgür olmadigini kabul eder. Özgürlük
kavrami, geleneksel gerekercilige karsidir. Özgür
olmak, kendi kendini, hiç degilse kismen belirleme
olanagina sahip olmak yani bütünüyle disardan
belirlenmis olmamak demektir. O halde geçen
yüzyilin bilim adamlari, toplum bilimlerinin
varligini olanakli kilmak için tümüyle aldatici
saydiklari insan özgürlügünü yadsima yolunu
seçmekteydiler. Bu sekilde bitmez tükenmez
birtakim felsefi tartismalara girisilmekteydi.
Bugün bunlar asilmistir. Artik gerekircilik bundan
çok farkli bir biçimde, istatistik bir
gerekircilik olarak anlasilmaktadir. Bu, özgürlük
kavramini yadsimaz; yalnizca, somut kosullarin
olasi sonuçlarini ifade eder ki özgürlük, bu
kosullar içerisinde kullanilabilir. Parislilerin %
60'inin 15 Agustos'ta baskenti bosalttiklarini
söylemek Parislilerin herbirinin o gün kentte
kalmak ya da uzaklasmak özgürlügünü
sinirlamamaktadir. Bu istatistik gözlem yalnizca,
toplumsal aliskinliklarin Parislileri 15
Agustos'ta Paris'ten kaçmaya zorladigini ve insan
istemlerinin içerisinde belirlendigi toplu
kosullarda bir degisme olmadigi takdirde % 60'inin
bu daha yüksek egilime karsi çikmak yerine onu
izlemeyi seçme olasiliginin daha yüksek oldugunu
söylemektedir. istatistik gerekircilik, olasilik
terimleriyle toplu davranislari ifade ettiginden,
bu topluluklari olusturan bireylerin belli
özgürlüklere sahip olduklarini göz önünde
bulundurmaktadir. Istatistik gerekircilik ilkin,
toplum bilimlerine temel olmustur, sonradan fizik
bilimlere de az çok yayilmistir. Artik burada da A
unsurunun mutlak bir B unsurunun ortaya çikmasina
yol açtigi söylenilmemekte, A'nin ardinda B'nin
görülme olasiliginin su ya da bu kadar oldugu
söylenilmektedir. Çogu durumda bu olasilik oldukça
yüksektir ve karsit olasilik hemen hemen yok
gibidir. Yine de atom düzeyinde durum biraz
farklilik gösterir. Söyle ki, burada bi A
faktörünün ardindan, her biri de bir hayli yüksek
olasilikla (B, C, D, E) gibi birçok hipotezin
gerçeklesmesi mümkündür. Böylece bugün XIX. y.y.
sonuna göre, fizik ve toplum bilimleri
karsilastirmasina degin görüsler tersine dönmüstür.
Eskiden, toplum bilimleri, o zaman mutlak kabul
edilen fizik gerekirciligin bulundugu varsayilarak,
fizik bilimlere göre düzelenmekteydi. Bugün ise
fizik gerekirciligin toplum bilimlerinin örnegini
verdigi istatistik gerekircilik görüntüsüne uygun
biçimde göreceli (relatif) oldugu kabul
edilmektedir. (Siyaset Sosyolojisi'nden alinmistir)
|