Uyku ve Düşündürdükleri
Uyku insanoğlunun her zaman çok ilgilendiği
konular içerisinde yer almıştır. Bunun nedeni her
birimizin günlük işlevselliğimizi sürdürebilmek
için uyku uyumaya ihtiyacımızın olmasıdır. Günlük
aktivitelerimizi devam ettirebilmek için,verimli
olabilmek için bir günde belli sürede uyumamız
gerekmektedir. Ve biz,bu gerekli uykuyu alamazsak
gün boyu bunun sıkıntısını çekeriz. Unutkan
oluruz,sinirliliklerimiz artar, dikkatimiz
dağılır, iç sıkıntısı duyarız. Ancak bazen de
uykuyu fazla kaçırmaya başlarız. O zaman da,
problem olur bizim için. Az uyumak gibi çok
uyumakta bir problemdir. Altında yatan sebep
araştırılmalıdır. En önemli sebeplerden biri
depresyondur. Aşırı uyuma ile birlikte sinirlilik
halleri öfke hayattan zevk almama halleri de eşlik
edebilir. O zaman konuya daha hassas davranmalı
kendimizi bunu sebebine yönelik araştırma yapmaya
yönlendirmeliyiz. “Uykunun normali nedir ?” diye
bir soru sorulursa o zaman şöyle cevap vermek
gerekir. Uyku uyuma hususunda herkes için geçerli
olan bir normal olmamakla birlikte 6-8 saat normal
uyku kabul edilebilir. Gerçi uykunun süresi
kalitesi ile alakalıdır. Sık sık uykunun bölünmesi
ile uyku süresi artar. Yani verimli bir dinlenme
için daha uzun süre uyumak gerekir. Oysa rahat,
normal sıcaklık ve neme sahip bir ortamda
uyanmadan uyunan bir uyku daha kısa da olsa
yetebilir. Bu nedenle şartlar da göz önüne
alınmalıdır. Günlük olaylarla etkilenme uyku
süresini bozabilir. Mesela sınavımız kötü geçmiş
olabilir, eşimizle kavga etmiş olabiliriz yada o
gün çok ciddi para kaybetmişizdir. Ama bu tür uyku
bozuklukları gelip geçicidir . Sebep ortadan
kalktıktan sonra tamamen düzelir. Bazen de çok
uzun uyunabilir. Eğer tembellik etmiyorsak ve
uykumuzun aşırı olması çok uzun zamandır varsa ve
biz buna rağmen dinlenmemiş kalkıyorsak o zaman
ilk önce uyku hijyeni şartlarımızı gözden
geçirmeliyiz. Yani yatağımız sağlıklı mı ?
Odamızın havası temiz mi? Oda ısısı normal mi ?
Geceleri sık sık uyanıyor muyuz ? Tüm bunları
gözden geçirdikten sonra hiçbir problemimiz yoksa
ve fazla uyumamız hayatımızdaki baz işleri
kısıtlamaya başlamışsa artık iş çığırından çıkıyor
demektir. Biz uykumuz için bir hekime
başvurmalıyız ve sebebe yönelik araştırma
yapmalıyız. Kaynağını bulmalı ve bunu
halletmeliyiz.
Aşırı Uyuma
Bir şeyin aşırısının tanımını yapabilmek için
normalini tanımlamak gerekir. “Uykunun normali
nedir ?” diye bir soru sorulursa o zaman şöyle
cevap vermek gerekir. Uyku uyuma hususunda herkes
için geçerli olan bir normal olmamakla birlikte
6-8 saat normal uyku kabul edilebilir. Gerçi
uykunun süresi kalitesi ile alakalıdır. Sık sık
uykunun bölünmesi ile uyku süresi artar. Yani
verimli bir dinlenme için daha uzun süre uyumak
gerekir. Oysa rahat normal sıcaklık ve neme sahip
bir ortamda uyanmadan uyunan bir uyku daha kısa da
olsa yetebilir. Bu nedenle şartlar da göz önüne
alınmalıdır.Uyku insanoğlunun her zaman çok
ilgilendiği konular içerisinde yer almıştır. Bunun
nedeni her birimizin günlük işlevselliğimizi
sürdürebilmek için uyku uyumaya ihtiyacımızın
olmasıdır. Günlük aktivitelerimizi devam
ettirebilmek için,verimli olabilmek için bir günde
belli sürede uyumamız gerekmektedir. Ve biz,bu
gerekli uykuyu alamazsak gün boyu bunun sıkıntısı
çekeriz. Unutkan oluruz,sinirliliklerimiz artar,
dikkatimiz dağılır, iç sıkıntısı duyarız. Ancak
bazen de uykuyu fazla kaçırmaya başlarız. O zaman
da, problem olur bizim için. Az uyumak gibi çok
uyumakta bir problemdir. Altında yatan sebep
araştırılmalıdır. En önemli sebeplerden biri
depresyondur. Aşırı uyuma ile birlikte sinirlilik
halleri öfke hayattan zevk almama halleri de eşlik
edebilir. O zaman konuya daha hassas davranmalı
kendimizi bunu sebebine yönelik araştırma yapmaya
yönlendirmeliyiz. Günlük olaylarla etkilenme uyku
süresini bozabilir. Mesela sınavımız kötü geçmiş
olabilir, eşimizle kavga etmiş olabiliriz yada o
gün çok ciddi para kaybetmişizdir. Ama bu tür uyku
bozuklukları gelip geçicidir . Sebep ortadan
kalktıktan sonra tamamen düzelir. Bazen de çok
uzun uyunabilir. Eğer tembellik etmiyorsak ve
uykumuzun aşırı olması çok uzun zamandır varsa ve
biz buna rağmen dinlenmemiş kalkıyorsak o zaman
ilk önce uyku hijyeni şartlarımızı gözden
geçirmeliyiz. Yani yatağımız sağlıklı mı ?
Odamızın havası temiz mi? Oda ısısı normal mi ?
Geceleri sık sık uyanıyor muyuz ? Tüm bunları
gözden geçirdikten sonra hiçbir problemimiz yoksa
ve fazla uyumamız hayatımızdaki baz işleri
kısıtlamaya başlamışsa artık iş çığırından çıkıyor
demektir. Biz uykumuz için bir hekime
başvurmalıyız ve sebebe yönelik araştırma
yapmalıyız. Kaynağını bulmalı ve bunu
halletmeliyiz.
Uyku ve Kişilik
Uyku insanların zaman zaman kaçtıkları, zaman
zaman da sığındıkları dünyada ki en tatlı
şeylerden biridir. Bir düşünün zaman zaman
gözlerinizden süzülen uykuya rağmen uyumamanız
gereken zamanları. Bazen de uyumak için onca çaba
sarf etmenize rağmen bir türlü uyuyamadığınızı.
Normal uyku süresinin ortalama 7 saat olduğunu
hepimiz biliyoruz artık. Ama kişiden kişiye
değişen ufak farklar olabilir. Kişiliğimiz ve uyku
ihtiyacımız arasında bir bağ olduğunu da bilmekte
fayda var sanırım. Az uyuyanlar fazla uyuyanlara
kıyasla daha enerji dolu daha etkin ve daha dışa
dönük insanlardır. Kendilerinden ve hayatlarından
memnun oldukları gibi dış dünya ile olan iyi
iletişimleri nedeniyle dışarıdaki insanlar
tarafından da sevilirler. Sosyal insanlardır
genellikle. Burada şunu da unutmayalım bu kadar
faal bir insanın uyku ile zaman geçirmesi de
kendine göre bir kayıp olarak değerlendirilebilir.
Ve bu nedenle sınırlar zorlanarak az uyunmuşta
olabilir. Her ne olursa olsun uykuyu azaltmanın
yaşamın verimliliğini artırdığı da ortadadır. Uzun
uyuyanlar ise genelde; sıkıntılı gergin, kendileri
ve çevre ile sürekli kavga halinde olan, en
azından eleştiri oklar ile kendine ve çevreye daha
fazla saldıran tiplerdir. Bununla birlikte uzun
uyuyanların daha fazla REM uykusu uyudukları ve
sanatçı ruhlu oldukları sanatsal
yaratıcılıklarının daha iyi olduğu da
unutulamamalıdır. Araştırmalar kısa uyumanın
öğrenilebileceğini ortaya koymuştur. Burada daha
etkin bir uyumanın öğrenileceğinden bahsetmek
lazım. Kaliteli ve dinlendirici bir uyku uzun ve
kalitesiz bir uykudan daha faydalı olduğunu
hatırınızdan çıkarmayınız. Ancak bazen uyku
ihtiyacımızı genel tıbbi durumumuzdaki bir
bozukluk artırabilir. Gribal enfeksiyonlar ve
diğer hastalıklar gibi. Bazen de depresyon gibi
psikiyatrik rahatsızlıklar nedeniyle uyku ihtiyacı
artabilir. Mani de ise azalan uyku ihtiyacı ve
aşırı uyarılmışlık hali söz konusudur. Bu
durumların dışında genel uyku alışkanlığımız
kişiliğimizin bir aynası gibidir.
|