CİNSEL BOZUKLUKLAR ve CİNSEL KİMLİK
BOZUKLUKLARI
Bu bölüm Cinsel İşlev Bozuklukları, Parafililer ve
Cinsel Kimlik Bozukluğu için tanı ölçütleri
setlerini kapsamaktadır.
DSM-IV Cinsel İşlev Bozuklukları
Bütün primer Cinsel İşlev Bozuklukları için
geçerli olan özgül alt tipler S. 207'de
sıralanmaştır. Bu alt tipler bu bozuklukların
başlangıcını, çerçevesini ve etyolojik etkenlerini
tanımlamak için kullanılabilir.
Cinsel İstek Bozuklukları
302.71 Azalmış (Hipoaktif) Cinsel İstek
Bozukluğu
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde,
cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma
isteğinin az olması (ya da hiç olmaması).
Klinisyen, kişinin yaşı ve yaşam koşulları gibi
cinsel işlevselliğini etkileyen etkenleri göz
önünde bulundurarak cinsel isteğin azaldığı ya da
hiç olmadığı yargısına varır.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I
bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir
Cinsel İşlev Bozukluğu dışnda) ve sadece bir
maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç,
tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel bir
tıbbi durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
değildir,
302.79 Cinsel Tiksinti Bozukluğu
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde,
bir cinsel eş ile genital cinsel ilişki kurmaktan
aşırı tiksinti duyma ve bundan tümüyle (ya da
hemen tümüyle) kaçınma.
B. Bu bozukluk belirgin bir sıkntıya ya da kişiler
arası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I
bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir
Cinsel İşlev Bozukluğu dışında).
Cinsel Uyarılma Bozuklukları
302.72 Kadında Cinsel Uyarılma Bozukluğu
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde,
cinsel uyarılmanın yeterli bir ıslanma-kabarma
tepkisini sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene
dek bunu sürdürememe.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I
bozukluğuylada daha iyi açıklanamaz (başka bir
Cinsel İşlev Bozukluğu dışında)ve sadece bir
meddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç,
tedavi içn kullanılan bir ilaç)ya da genel tıbbi
bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
deyildir.
302.72 Erkekte Erektil Bozukluk
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde,
yeterli bir ereksiyon sağlayamama ya da cinsel
etkinlik bitene dek bunu sürdürememe.
B. Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir Eksen I
bozukluğuyla daha iyiy açıklanamaz (başka bir
Cinsel İşlev Bozukluğu dışında ve sadece bir
maddeni (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç,
tedavi için kullanılan bir ilaç)ya da genel tıbbi
bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
deyildir.
Orgazmla İlgili Bozukluklar
302.73 Kadında Orgazm Bozukluğu
(önceki adı İnhibe kadın orgazmı)
A. Olağan bir cinsel uyarılma evresinde sonra
orgazmın sürekli olarak ya da yineleyici bir
biçimde gecikmesi ya da hiç olmaması. Kadınlar,
orgazmı tetikleyen uyarının türü ya da yoğunluğu
açısından büyük bir değişkenlik gösterirler.
Kadında orgazm bozukluğu tanısı, kadının yaşı,
cinsel deneyimi ve aldığı cinsel uyaranların
yeterliliği açısından baktığnda klinisyenin
kadının orgazm olma yetisinin beklenenden daha az
olduğu yargısına varması temeline dayanmalıdır.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu orgazm bozukluğu, başka bir Eksen I
bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir
Cinsel İşlev Bozuklukğu dışında) ve sadece bir
maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç,
tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi
bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
deyildir.
302.74 Erkekte Orgazm Bozukluğu
(önceki adı İnhibe Erkek Orgazmı)
A. Klinisyenin, kişinin yaşını göz önünde
bulundurduğunda, yoğunluğunun ve süresinin yeterli
olduğunu düşündüğü cinsel etkinlik sırasında,
olağan bir cinsel uyarılma evresi sonrası, sürekli
olarak ya da yineleyici bir biçimde, orgazmın
gecikmesi ya da olmaması.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu orgazm bozukluğu, başka bir Eksen I
Bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka bir
Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadace bir
maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç,
tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi
bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
değildir.
302.75 Prematür Ejakülasyon
(Erken Boşalma)
A. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde,
çok az bir cinsel uyarılma ile kişinin
istemesinden önce, vajinaya girme öncesi, girer
girmez ya da hemen sonra ejakülasyonun olması.
Kılinisyen, yaş, cinsel eş ya da durumun yeni
olması ve son zamanlardaki cinsel etkinliğin
sıklığı gibi uyarılma evresinin süresini etkileyen
etkenleri göz önünde bulndurmalıdır.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Prematür ejakülasyon sadece bir maddenin (örn.
opiyatların bırakılması) doğrudan etkilerine bağlı
deyildir.
Cinsel Ağrı Bozuklukları
302.76 Disparoni (Genel Tıbbi Bir Duruma Bolmayan)
A. Erkekte ya da kadında cinsel ilişkiye,
yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak eşlik
eden genital ağrının olması.
B. Bu bozukluk, belirgin bir sıkntıya ya da
kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu bozukluğa, sadece Vajnismus ya da ıslanmanın
olmaması neden olmaktadır, bu bozukluk başka bir
Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (başka
bir Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadece bir
maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç,
tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi
bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı
değildir.
306.51 Vajinismus (Genel Tıbbi Bir Duruma Bağlı
Olmayan)
A. Vajinanın dış üçte birindeki kaslarda koitusu
engelleyecek bir biçimde, yineleyici bir biçimde
ya da sürekli olarak istem dışı spazmın olması.
B. Bu bozukluk, bealirgin bir sıkıntıya ya da
kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu bozukluk, başka bir eksen I bozukluğuyla
daha iyi açıklanamaz (örn. somatizasyon bozukluğu)
ve sadece genel tıbbi bir durumun doğrudan
fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Alt Tipleri
Aşağıdaki alt tipleri bütün primer cinsel işlev
bozuklukları için geçerlidir.
Cinsel işlev bozukluğunun nasıl başladığını
göstermek için aşağıdaki alt tiplerden biri
kullanılabilir:
Yaşam Boyu Tipi: Cinsel işlevselliğin başından
beri cinsel işlev bozukluğu varsa.
Edinsel Tip: Cinsel işlev bozukluğu olagan
bir işlevsellik döneminden sonra ortaya çıkmışsa.
Cinsel İşlev Bozukluğunun ortaya çıktığı genel
çerçeveyi göstermek için aşağıdaki alt tiplerden
biri kullanılabilir:
Yaygın Tip: Cinsel İşlev Bozukluğu belirli
bir takım uyarılar, durumlar ya da cinsel eşlerle
sınırlı değilse.
Durumsal Tip: Cinsel İşlev Bozukluğu
belirli bir takım uyarılar, durumlar ya da cinsel
eşlerle sınırlı ise. Bu işlev bozuklukları çoğu
kez bir cinsel eşle cinsel etkinlik sırasında
ortaya çıkarsa da kimi olgularda mastürbasyon
sırasında ortaya çıkan işlev bozukluklarını da
tanımlamak uygun olabilir.
Cinsel işlev bozukluklarına eşlik eden etyolojik
etkenleri göstermek için aşağıdaki alt tiplerden
biri kullanılabilir:
Psikolojik Etkenlere Bağlı: Cinsel işlev
bozukluğunun başlaması, şiddetlenmesi, alevlenmesi
ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin başlıca rol
oynadığı ve Cinsel İşlev Bozukluğunun
etyolojisinde genel tıbbi durumların ve maddelerin
herhangi bir rol oynamadığı yargısına
varıldığında.
Bileşik Etkenlere Bağlı: 1). Cinsel İşlev
Bozukluğunun başlaması, şiddetlenmesi, alevlenmesi
ya da sürmesinde psikolojik etkenlerin rolünün
olduğu yargısına varıldığında ve 2). Genel tıbbi
bir durum ya da madde kullanımının da katkıda
bulunduğu, ancak Cinsel İşlev Bozukluğunu
açıklamaya yetmediği yargısına da varıldığında.
Genel tıbbi bir durum ya da madde kullanımı (ilaç
yan etkileri de içinde olmak üzere) Cinsel İşlev
Bozukluğunu açıklamaya yeterse Genel Tıbbi Bir
Duruma Bağlı Cinsel İşlev Bozukluğunu (s. 208)
ve/ya da Madde Kullanımının Yol Açtığı Cinsel
İşlev Bozukluğu (s. 209) tanısı konur.
|