| A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-I-İ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z
ALT
MUDARABE
Mudaribin sermayeyi bizzat
işletmesi şart değildir. Işleri yürütürken
başkalarını çalıştırması mümkün olduğu gibi,
sermayeyi çalıştıracak başka birisine vermesi de
mümkündür. Böylece alt mudârebe meydana gelmiş
olur. Sermaye sahibine karşı ilk mudârib muhatap
olacağı için onun menfaatı haleldar olmaz. Belki
daha iyi işletme yüzünden kâr marjı artabilir
(es-Serâhsî, a.g.e., XXII, 98; el-Kâsânî, a.g.e.,
VI, 96; Ibnü'l-Hümâm, a.g.e., V, 70 vd.).
Mudâribin yaptığı işi daha
düzenli ve geniş ölçüde bir girişimci işletme
yapabilir. Bu işletme birçok kimsenin
tasarruflarını mudarabe yönetimiyle işletmek
üzere teslim alırsa vadelerine göre ayrı
fonlarda toplar. Bunları ticaret işlerinde
bizzat işletebileceği gibi. Mudârabe akitleriyle
piyasada dürüst iş yapan yetenekli işletmecilere
de aktarabilir. Böylece; mevduata daha fazla
devir sağlayarak kâr marjını yükseltebilir.
Kısaca, kâr-zarar ortaklığı
biçiminde çalışan bir finans kurumuna yatırılan
tüm vadeli mevdûat, vadelerine göre kâr-zarar
katılma hesaplarında işletilir. Bu, ya murâbaha
(peşin alıp vadeli, satmak) veya mudârebe (bir
taraf emeğini, diğer taraf sermayesini koyduğu
ortaklık) yahut muşâreke (sermaye ortaklığı)
yönetimleriyle işletme şekillerinde olur.
Mudarabede, mudaribin iyi
niyetten ayrılmadığı sürece rizikosu bulunmadığı
ve tüm risk, sermaye sahibine ait olduğu için,
mudarabe sermayesine "risk sermayesi"
denilebilir. Risk sermayesi (mudârabe)
uygulaması 1970'li yıllardan bu yana özellikle
Amerika Birleşik Devletlerinde çok büyük
boyutlara ulaşan ve en son teknolojik
yeniliklere yönelip bu tip projelerin
finansmanını sağlayan bir finansman yöntemi
olmuştur. Az ihtimalle büyük kâr büyük ihtimalle
küçük zararın sentez edildiği bir finansman türü
olarak tarif edilir. Risk sermayesi ABD,
Ingiltere, Japonya, Kanada ve Almanya gibi
ülkelerde ileri teknolojiyi gelıştıren itici bir
güç olmuştur. Büyük kâr marjı olan uzun vadeli
projelerin faizli kredilerle desteklenmesi
halinde henüz proje sonuçlanmadan kredilerin
vadeşinin dolması, girişimcileri çekingenliğe
itmiştir. Risk sermayesinde ise, girişimci (mudârib)nin
rizikosunun bulunmaması, onu uıun vadeli
projelerin finansmanı olarak kullanılır hale
getirmiştir. Proje sahibi bilim adamı girişimci,
projesini sermaye sahibine para karşılığında
satmak yerine projenin uygulanmasıyla elde
edilecek gelirden sürekli olarak kâr payı
almakta, başka bir deyimle mudarabede mudarib
olarak fonksiyonunu ifa etmektedir.
Sonuç olarak, ileri
ekonomilerde geniş uygulama alanı olan risk
sermayesi şirketleriyle mudarabe arasında büyük
bir benzerlik vardır. Risk sermayesi şirketi
kamu veya özel sektörden sağladığı sermayeyi
titizlikle seçeceği projelere yatırır. Buna
göre, risk sermayesi şirketi mudârib; proje
sahibi girişimci şirket, mudareb; finansman
sağlayan kamu kuruluşu veya özel sektör de
rabbül-mal (sermayedar) durumundadır. Buna göre,
Islâmi mudarabenin Avrupa'ya 10. yy dan itibaren
"Commenda" adı altında adapte edilmesinin
ardından, mudarabenin Avrupa ticaret hukukuna (Lex
mercatoria) girdiği, buradan tüm Avrupa'ya
yayılıp standardıze edildiği bilinmektedir.
Bunun sonucunda iş ortaklıkları daha çok
girişimci ve tasarrufçuyu bünyesinde
toplamıştır.
|