| A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-I-İ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z
ALLAH'TAN BAŞKALARI ADINA EDİLEN YEMİNLER
Allah'tan başkaları adına
edilen yeminler iki kısımdır:
a- Babalar, anneler, melekler
vs. gibi Allah'tan başka varlıklar adına edilen
yeminler: Bu şekilde yemin etmenin caiz
olmadığını, Hz. Peygamber'in böyle yemin etmeyi
men ettiğini yukarıda belirtmiştik. Böyle
sözlerle yemin etmek caiz olmadığına göre, buna
yemin demek de doğru değildir.
b- Bir şarta bağlanarak edilen
yeminler: Bu gruptaki yeminleri de iki kısımda
ele almak mümkündür:
ba- Ibadet ve taat cinsinden
bir şeye bağlananlar: Meselâ bir kimse "şu işi
yaparsam üç gün oruç tutayım" dese, bu bir
bakıma yemindir. Çünkü o işi yapmaktan nefsini
menetmek maksadıyla o sözü söylemiştir. Bir
başka açıdan da nezir (adak)tır. Çünkü bir
ibadeti yapmayı, bir şarta bağlamıştır. Bu târz
bir ifadenin nezir olarak değerlendirilmesi daha
isabettir (Kasânî, III, 21).
bb- Ibadet ve taate
bağlanmayıp, talak veya köle azadına bağlanan
yeminler: Bir kimse karısının boş olmasını veya
kölesinin hür olmasını bir şartın tahukkukuna
bağlarsa, talakla. veya köle azadı ile yemin
etmiş sayılır. Böyle yeminlere tâliki talak da
denir. Böyle sözlerin yemin olarak
değerlendirilmesi kişiyi bir fiili yapmaya
teşvik veya yapmaktan men etme konusunda kuvvet
vermesinden dolayıdır (Ö. Nasuhi Bilmen, Hukukî
Islâmiyye ve Istıhâhâtı Fıkhıyye Kamusu, II,
232).
Bu maddede söz konusu edilen
şartın tahukkuku halinde şayet adamın maksadı
kendisini bir işi yapmaya teşvik veya yapmaktan
menetmek değil de karısını boşamak veya kölesini
azad etmekse, şartın vukuu halinde karısı boş
veya kölesi azad olmuş olur. Bu konuda ulema
arasında her hangi bir görüş ayrılığı tesbit
edilmemiştir. Çünkü bu yemin değil, talakı veya
itakı şarta bağlamaktır. Ama eğer kişinin
maksadı, karısını boşamak değil de, kendisini
bir işi yapmaya veya yapmamaya zorlamak ise
hüküm nedir? Işte bu konuda bazı değişik
görüşler vardır. Konuyu bir örnekle anlatalım:
Içki müptelası olan bir kimse içkiyi bırakmak ve
nefsini bu işe mecbur etmek maksadıyla "Bir daha
içki içersem karım boş olsun" veya "bir daha
içersem şart olsun" dese ve daha sonra yeminini
bozsa yani içki içse bu durumda ne
uygulanacaktır? Bu konuda üç görüş vardır:
1- Bu söz tamamen geçersizdir;
ne talaktır ne de yemindir. Çünkü ne Allah'ın
istediği bir şekilde karı boşama, ne de bir
yemin etmedir. O halde böyle bir söz söyleyen ve
sonra bozan kişinin karısı boş olmaz, kendisine
yemin keffareti de gerekmez. Bu görüş Hz. Ali'ye
nisbet edilmektedir. Zahirîler ve bazı Mâlikîler
de bu görüştedir.
2- Böyle bir söz söyleyen kişi
yemin etmiş ve yeminini bozmuştur. Çünkü adamın
maksadı karısını boşamak değil, kendisini içki
içmekten men etmektir. Dolayısıyla kişi ettiği
yemini bozduğu için kendisine yemin keffareti
icabeder; karısı boş olmaz. Hanbelîlerden Ibn
Teymiye ve Ibn Kayyim el-Cevziyye bu görüştedir
(Ibn Teymiye el-Fetava'l-Kübra, 1-5, Beyrut, II,
110; Ibn Kayyim el-Cevziyye, Ilâmu'l-Muvakkîn,
IV, 17 vd.).
3- Talak veya köle azadının
bir şarta bağlanması ve şartın tahakkuku
halinde, karı boş veya köle hür olur. Yukarıdaki
misalımizde, adam içki içtiği zaman karısı boş
olmuş olur. Dört mezhebin görüşü bu
istikamettedir (Kâsânî, a.g.e., III, 21 vd.;
Merginânî, a.g.e., II, 250 vd.; Mevsılî, a.g.e.,
III,140 vd.; Ibn Kudâme, a.g.e., VIII, 335, 336;
Ö. Nasuhî Bilmen, a.g.e., II, 232; vd.; Zühaylî,
a.g.e., III, 388 vd.).
|