Pazarlık esnasında yemin
etmek caiz değildir. Yalan yere yemin etmek
ise daha büyük bir haramdır. Çünkü bu, basit
bir kazanç için Allah'ın adını istismar etmek,
müşteriyi kandırmaktır. Hz. Peygamberimiz
(s.a.s.) kıyamet günü Allah'ın, yüzlerine
bakmayacağı üç gruptan birinin; "...malı şu
fiyata aldım deyip müşterinin kendisini
doğruladığı ve malınısatın aldığı kimse, "
olduğunu bildirmektedir. (el-Buhârî, Müsakat,
5; Müslim, Iman, 46). Başka bir hadiste de
Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: "Ticarette
çok yemin etmekten sakının. Çünkü yemin sürümü
artırır, fakat bereketi yok eder. " (Müslim,
Müsakat, 27).
Ölçü ve tartının doğru
olması, alışverişe ailenin karıştırılmaması.
Islâm dini, insanları
ahlâka, fazîlete ve muâmelelerinde dürüstlüğe
çağırır. Müslümanın en dikkate değer özelliği
dürüst oluşudur. Alış-verişlerde hîleden
maksat; bir kimseyi söz, fiil ve
davranışlarıyla etkileyerek, satım akdinin
onun yararına olduğunu telkîn etmek ve onu
piyasa fiyatının dışında bir satış bedeline
razı etmektir.
Ayet-i Kerîme'de şöyle
buyrulur: "Azap olsun ölçüde tartıda noksanlık
edenlere ki, onlar insanlardan ölçüp
(haklarını) aldıkları zaman tam olarak
alırlar. Fakat insanlara (verilmek üzere)
ölçtükleri veya onlara tarttıkları zaman
eksiltirler" (Mutaffifîn, 83/1-3). (Ayrıca bk.
el-En'âm, 6/152; el-Isrâ 17/35; eş-Şuarâ,
28/181-183).
Hz. Muhammed (s.a.s.)
Peygamber olduğu zaman Hicaz'da Araplar
ticaretle uğraşıyordu. Peygamber (s.a.s.)
vahiy gereği olarak düzenleyici bazı hükümler
getirerek dürüst bir piyaşanın teşekkülünü
sağladı.