| A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-I-İ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z
AKSIRMAK
Burun zarının ve nefes verme
kaslarının sarsıntılı bir hareketiyle havayı bir
anda ağızdan ve burundan dışarı atmak. Aksırmak,
insanda meydana gelen fizikî bir olaydır. Halk
arasında "hapşırmak" diye bilinen bu olay bir
terim olarak Islâm dini âdâb-ı muâşeretinde * "Teşmitu'l
Âtis" şeklinde geçer.
Aksırmak vücutta meydana gelen
bir zorlama sonucu olur. Bu ihtiyacı duyan kimse
aksırdığı anda ferahlar. Bu ferahlamadan dolayı
da müslümanın Allah'a şükretmesi gerekir. Zira
Hz. Peygamber (s.a.s.), bu konuda şöyle
buyururlar:
"Allah kulunun aksırmasını
sever, fakat esnemesinden hoşlanmaz. Ey Müminler
sizden biriniz aksırıp Allah'a hamd ederse, (el-Hamdülillah
derse) onun hamdettiğini işiten her. müslümana,
"Yerhamükellah" diye karşılık vermesi gerekir.
Esneme işi şeytandandır. Birinize esneme hâli
gelirse mümkün olduğu kadar esnemeye engel
olsun. Çünkü biriniz esnemek üzere ağzını açınca
onun bu gafletine şeytan güler. " (Tecrid-i
Sarıh Tercümesi, XII, 165).
Bu hadîs-i şerif'e göre
aksıran kişinin: "Elhamdülillah" demesi icab
eder. Karşısındaki müslüman da ona: "Yerhamükellah
" diye karşılık verince aksıran kişinin tekrar
dönüp bu kardeşine: " Yehdîkumullah ve yuslih
bâleküm" (Yani Allah sizi hidâyet kılsın ve
hatırınızı hoş tutsun), demesi sünnetin talımi
gereğidir.
Aksırma anında büyük bir
gürültü ve ağızdan etrafa tükrük yayılabileceği
için, aksıranın eliyle veya başka bir şeyle
ağzını kapatarak, bunlara engel olması
edeptendir. Bu da Resulullah'ın tavsiyesi ve
sünnetidir.
|