| A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-I-İ-J-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z
ÂDETİNİ ŞAŞIRAN KADININ DURUMU
Âdetinin sayısını ya da
zamanını, yani yerini şaşıran kadına, "dâlle",
"Mudille" ya da "Mutehayyira" denir ki,
sözlük anlamı "şaşıran" ya da "şaşırtan"
demektir. Şaşırtması, fetva sorduğu
fıkıhçıyı hayrete düşürmesinden ötürüdür.
Her kadının, âdette de
Lohusalıkta da, hem âdetli hem de temiz
günlerinin yerini de, yani tamamını da,
sayısınıda bilmesi bir görevdir. Meselâ
her ayın ilk beş günü ya da son beş günü
âdetli, kalan yirmibeş günü temiz olması
gibi.
Delirmesi, bayılması, bu
konudaki tembelliği ya da dinî konulardaki
önemsemezligi gibi bir sebeple âdetini
unutan ve her nasılsa kendisinden sürekli
kan gelmeye başlayan kadının, kendine
geldiği anda meseleyi araştırması gerekir;
eğer âdetinin yerini ve süresini büyük
ihtimalle bulabilirse ona göre davranması,
bulamazsa -ki böyle hem zamanı hem de
süreyi şaşırmaya genel şaşırma denir-
hükümlerde ihtiyatli olanla amel etmesi
gerekir.
Boşanmadaki iddet
meselesi dışında âdeti ve temizliği için
bir ölçü konmaz. Boşanma ve iddet bekleme
söz konusu olduğunda, âdeti on gün,
temizliği ise altı aydan bir saat kadar az
olarak belirlenir. Buna göre söz konusu
kadın iddetini doldurmak için, ondokuz ay
on günden dört saat kadar eksik bekler.
Çünkü boşamanın, âdetinden bir saat kadar
sonra olmuş olması muhtemeldir ve bu
durumda o âdet hesaba katılmayacaktır.
Mescide girmez, haccın
rükünlerinden olan ziyaret tavafi dışında
tavaf yapmaz ve kesin olarak temizliğine
rastlatmak için ziyaret tavafını on gün
sonra tekrar eder. Sade tavafını da yapar,
çünkü O, Mekkelilerin dışındakiler için
vaciptir. Ancak bunu tekrarlamaz.
Mushaf'a el sürmez.
Kendisiyle hiç cinsel
ilişkide bulunulmaz.
Farz, vacip ve meşhur
sünnetlerin dışında namaz kılmaz.
Namaz dışında Kur'ân-ı Kerîm
okumaz, namazda da yeterli olanın en azı kadar
okur. Kunutu ve diğer duâları, okuyabilir.
Temiz olmakla âdetin girmesi
arasında tereddüt ettiği her sefer, bütün
vakitleri o vakitte abdest alarak, temiz olmakla
âdetin çıkması arasında tereddüt ettiği her
sefer de yine her namazı yıkanarak kılar. Meselâ
âdetinin her ay bir defa ve âdetinin sona
ermeşinin de ayın son yarısında olduğunu
hatırlayan ve bunların dışında birşey
hatırlamayan bir kadın, ayın birinci yarısında
âdetin girmeşiyle temiz olma arasında
tereddütlü, ikinci yarısında da temiz olmakla
âdetin çıkması arasında tereddütlüdür. Ama hiç
bir şey hatırlamıyorsa o her zaman temiz olmakla
âdetin girmesi arasında tereddütlüdür ve hükmü
de aynen temiz olmakla âdetin çıkması arasında
tereddüt edenin hükmü gibidir.
Bu durumdaki kadın Ramazan
Ayını tamamen oruçlu geçirir.
Âdetinin her ay ne kadar
olduğunu bilmediği halde dönüşü mümkün (ric'î)
olarak boşanırsa dönüşün son sınırı otuz
dokuzuncu gün olarak belirlenir. Çünkü âdetinin
üç gün, temizliğinin onbeş gün olması, boşama
işleminin de temizliğiriin son anına rastlaması
muhtemeldir. Bu durumda iddeti, iki âdet ve üç
temizlik süresi ile sona erecek demektir ki, bu
hesaba göre otuzdokuz gün eder.
Şaşırma âdetin sadece yerinde
yani, ayın hangi günlerine rastladığında olursa
buna da özel yada kısmi şaşırma adı verilir. Bu
durumdaki kadın ya âdet günleri sayısınin iki
katı kadarında tereddüt eder, ya da iki katından
az bir zamanda tereddüt eder. Meselâ âdetinin üç
gün olduğunu bilse fakat ayın altı günlük
süresinde şüphe etse, âdetinin hiçbir gününü
kesinkes bilemiyor demektir. Ama beş günlük bir
sürede şüphe etse bir gün, yani üçüncü gün
kesinkes âdetli olduğunu biliyor demektir. Buna
göre:
Âdet günlerinin üç gün
olduğunu bilse fakat bunu ayın son on günü
içerisinde şaşırsa, bu on günün ilk üç gününü
her vakit için abdest alarak namaz kılar. Çünkü
orada âdetli olmakla temiz olmak arasında
tereddüt vardır. Üç günden sonra ayın sonuna
kadar ise her vakitte yıkanarak namaz kılar.
Çünkü orada âdetli olmakla temiz olmak ve
âdetten çıkmak arasında tereddüt vardır.
Ancak âdeti meselâ altı gün
olup bunu on gün içerisinde şaşırsa, bu on günün
beşinci ve altıncıgünlerinin her halükârda âdet
olduğu kesinlik kazanır ve o günlerde aynen
âdetli gibi davranır. Diğerlerinde ise az önce
söylediğimiz gibi hareket eder.
|