|
İslam Tarihi
>>
Selçuklular
>>
İzzeddin I. Mesud
IZZEDDIN I.
MESUD (1116-1155)
Sultan Mesud'un tahta
çikmasindan bir müddet sonra Bizans tahtinda da
degisiklik oldu ve Ioannes imparator ilân edildi
(1118-1143). Bu taht degisiklikleri iki devlet
arasinda öteden beri devam eden ancak
Sahinsah'la Alexios arasinda imzalanan anlasma
ile kisa bir süre için de olsa durdurulmus olan
savaslar yeniden basladi ve Denizli ile Uluborlu
Bizans kuvvetleri tarafindan geri alindi.
I. Kiliç Arslan'in ölümünden
sonra ogullari arasinda baslayan taht kavgalari
sirasinda Danismendliler giderek kuvvetlendiler.
Sultan Mesud'un kayinpederi olan ve onun
Selçuklu tahtini ele geçirmesinde önemli rol
oynayan Danismendli Emir Gazi, Artuklu Belek
Gazi'nin ölümünden sonra 13 Haziran 1124
tarihinde Malatya'ya hücum etti. Bir ay süren
muhasaradan sonuç alamayan Emir Gazi oglu
Muhammed'i burada birakarak sehir önlerinden
ayrildi. Malatya 6 ay daha muhasara edildi. Uzun
süren muhasara sebebiyle sehirde açlik felâketi
bas gösterdi. Halk les ve agaç yapraklarini
yemeye basladi. Bunun üzerine çaresiz kalan Ayse
Hatun ile Kiliç Arslan'in oglu Turgul Arslan 10
Aralik 1124'de Nisar (Minsar) kalesine çekilerek
sehri Danismendliler'e teslim etti. Böylece
Malatya tekrar Danismendliler'in hakimiyeti
altina girmis oldu. Sultan Mesud'un Malatya'yi
kayinpederi Emir Gazi'ye teslim etmesi Ankara ve
Kastamonu meliki olan kardesi Arab'i kizdirdi.
Sultan Mesud 1126 yilinda kardesi karsisinda
maglup olarak Bizans Imparatoruna siginmak
zorunda kaldi. Selçuklu hanedani arasindaki iç
mücadelelerden faydalanmak isteyen imparator
Ioannes bunu firsat bilerek Sultan Mesud'a
yardim ettigi gibi kendisi de Kastamonu üzerine
yürüyerek sehri kusatti ve çok sayida esirle
geri döndü. Sultan Mesud ise kayinpederi ile
birleserek Melik Arab üzerine yürüyünce o da
Ermeniler'in Çukurova'daki prensi Thoros'a
sigindi. Daha sonra Türklerden ve Ermenilerden
mütesekkil bir orduyla Emir Gazi'nin oglu
Muhammed'i pusuya düsürerek esir aldi. Melik
Arab daha sonra bizzat Emir Gazi üzerine yürüdü.
Fakat neticede Emir Gazi oglunu esaretten
kurtardi.
Kardesler arasinda devam eden
bu mücadele sonunda kârli çikan taraf hiç
süphesiz Danismendliler oldu. Sultan Mesud
kayinpederi sayesinde tahtini korumayi
basarirken Emir Gazi de Malatya'dan Sakarya'ya
kadar uzanan Selçuklu topraklarini Danismendli
hakimiyeti altina aldi. Böylece Anadolu'nun en
güçlü devleti haline gelen Danismendliler 1129
tarihinde bütün Karadeniz sahillerinin
kontrolünü ele geçirdiler. Ayrica 1130'da
Çukurova yöresinde Haçlilari bozguna ugratarak
Bohemund'u öldürdüler.
Sultan Mesud ise Bati
Anadolu'da fetihlere basladi. Bu arada Emir Gazi
öldü (1134) ve Selçuklu sultani Mesud büyük bir
baskidan kurtulmus oldu. Emir Gazi'nin yerine
geçen Melik Muhammed ile bir ara ihtilafa düsen
Sultan Mesud, Bizans imparatorunun Anadolu'yu
istilâ harekâtina karsi onunla isbirligi yapmak
ihtiyacini hissetti. Bizans imparatoru 1137
yilinda büyük bir ordu ile Anadolu'yu geçmis
Mersin ve Adana'yi isgal etmisti. Daha sonra
Suriye istikametinde ilerleyen imparator
Antakya, Halep, Esarib, Kefertâb, Maarratu'n-Nu'man'i
ele geçirdikten sonra Istanbul'a döndü. 1139
tarihinde yeniden Anadolu seferine çikarak elde
edemeden geri döndü. 1142'de yeni bir sefere
çikan imparator Çukurova'ya kadar geldi ve 1143
Mart'inda Toros daglarindaki bir av partisinde
yaralanarak öldü.
Ayni yil (6 Aralik 1143)
Danismendli Melik Muhammed'in de ölmesi üzerine
Zünnûn, Yunus ve Ibrahim adlarindaki ogullari
arasinda baslayan taht kavgalari Selçuklu
devletinin yeniden güçlenmesine sebep oldu.
Danismendliler arasindaki taht kavgasinda Sultan
Mesud, Melik Muhammed'in Zünnûn adindaki oglunu
destekledi ve Danismendli mirasindan pay almayi
düsündü. Bu maksatla Sivas hakimi Yagibasan ve
Malatya hakimi Aynü'd-devle'nin üzerine
yürüyerek her iki sehri de bir müddet kusatti.
Bu muhasaralar neticesinde Sivas'a giren Sultan
Mesud Malatya'dan hiçbir netice elde edemedi.
Muhasara makinelerini kirarak Malatya'dan
ayrildi (Eylül 1143). Daha sonra Ceyhan ve
Elbistan civarini ele geçiren Sultan Mesud oglu
Kiliç Arslan'i buraya Melik tayin etti ve
Anadolu'daki üstünlük yavas yavas Selçuklulara
geçmeye basladi. Sultan Mesud'un Firat
kiyilarina kadar yayilarak Dannismendli
topraklarini isgal etmesi üzerine Yagibasan ve
Aynü'd-Devle, anlasarak Selçuklulara karsi
Bizans imparatorluguyla isbirligi yapmayi
kararlastirdilar. Sultan Mesud Anadolu'nun
dogusundaki topraklarda hakimiyet sahasini
genisletmeye çalisirken muhtelif Türkmen beyleri
de Denizli ve Menderes vadilerinde fetihlerde
bulundular. Bunun üzerine harekete geçen
Bizans'in yeni imparatoru Manuel Komnenos 1145
tarihinde Ermeni ve haçlilarla ittifak yapmasina
ragmen hastaligi yüzünden sefere devam edememis
ve Istanbul'a dönmüstür.
Türkleri Anadolu'dan atmak
isteyen Bizans imparatoru 1146 yilinda Menderes
havalisini Selçuklulardan geri alarak Aksehir'de
karsisina çikan bir Selçuklu ordusunu maglub
ettikten sonra sehre girerek burayi yakip
yikmistir. Daha sonra Konya üzerine yürüyen
imparatora karsi Sultan Mesud, Selçuklu
kuvvetlerini Aksaray'da toplayarak savasa
hazirlandi. Iki taraf arasinda Konya önlerinde
cereyan eden savasta Selçuklularin pek fazla
etkili olamadiklari Bizans kuvvetlerinin
Konya'yi muhasarasindan açikça anlasilmaktadir.
Bir ay süren muhasaradan sonra Konya civarini
tahrip ve yagma eden imparator sehri
alamayacagini anlayinca geri çekilmeye karar
vermistir. Bu sirada Avrupa'da II. Haçli
seferinin basladigini ögrenen Sultan Mesud ve
imparator aralarinda bir antlasma yaptilar. Bu
antlasmadan sonra Sultan Mesud, Akdeniz
bölgesinde ele geçirdigi bazi sehir ve kaleleri
bu arada Brakena kalesini de Bizans imparatoruna
geri verdi (1147).
Selçuklular giderek Bizans
aleyhine olmak üzere hakimiyet sahalarini
genisletiyorlardi. Bu durum Bizans imparatorunu
harekete geçirdi ve Türkleri Anadolu'dan söküp
atmak için seferber oldu. Bu maksatla
Selçuklularin elindeki bazi yerleri zapt
ettikten sonra Konya'ya dogru yola koyuldu.
Bizans ordusunu sürekli takip eden Selçuklularla
Bizanslilar arasinda Aksehir'de vuku bulan
savasta imparator Manuel ayagindan yaralandiysa
da güçlü Bizans ordusu karsisinda mukavemet
edemeyen Selçuklu kuvvetleri geri çekildi.
Aksehir'i tahrip eden Rumlar Türkleri takip
ederek Konya'ya yaklastilar (1146). Bu sirada
Dogu Anadolu'da bulunan Sultan Mesud Bizans
imparatorunun Konya üzerine yürüdügünü duyunca
Aksaray'a gelip burada hazirliklarini ikmal
ettikten sonra Konya önlerinde Bizans ordusu ile
karsilasti. Müdafaa savaslari birkaç ay devam
etti. Baskin tarzindaki saldirilarla Bizans
ordusunu yipratan Selçuklular onlara pek çok
zayiat verdirdiler. Konya'yi ele geçirme ümidini
kaybeden imparator Horasan ve Bagdat'tan
Selçuklulara yardimci kuvvetler gelmekte
oldugunu ve Avrupa'da büyük haçli seferinin
basladigini haber alinca bir an önce Istanbul'a
dönmeye karar verdi ve Sultan Mesud'un ölümüne
kadar bir daha Anadolu seferine çikmadi. Daha
sonra Haçlilara karsi Selçuklularla anlastigi ve
onlarla isbirligi yaptigi rivayet edilmektedir.
Imadeddin Zengi'nin 1144
yilinda Urfa'yi fethederek Urfa Haçli kontluguna
son vermesi Trablus kontlugu ile Kudüs
kralligini da endiseye düsürmüstü. Urfa'ninn
fethi Avrupa'da büyük bir heyecan yaratti ve II.
Haçli seferine sebep oldu. Alman imparatoru III.
Konrad Fransiz krali VII. St. Louis'in
riyasetindeki haçli ordulari Istanbul'a dogru
yola çiktilar. Bizans imparatoru diger haçli
birliklerinden daha önce Istanbul'a gelmis olan
Alman ordusunu bir an önce Anadolu'ya geçirmek
için çirpiniyordu.
Haçlilarin Iznik, Eskisehir
yolunu takip ettiklerini ögrenen sultan Mesud
Haçlilarin geçebilecegi yerlerdeki kale ve
burçlarini tahrip ederek gerekli tedbirleri
aldigi gibi kendisine tabi hükümdar ve beylere
de haber gönderip yardim talep etti. 25 Ekim
1147 de Eskisehir yakinlarinda yorgun ve bitkin
vaziyetteki haçli kuvvetlerine saldiran Sultan
Mesud onlari çok agir bir bozguna ugratti. Haçli
ordusunun yaklasik onda biri imha edilirken
Iznik'e geri dönenlerle de yol boyunca
Bizanslilar tarafindan perisan edildiler.
Selçuklular ise bol miktarda ganimet ele
geçirerek kalelerine çekildiler.
Fransa krali St. Louis
Istanbul'a varinca kendisine Alman imparatoru
Konrad'in Türk kuvvetlerini imha ederek Konya'ya
girdigi söylenmisti. Bizans imparatoru onu da
bir an önce Istanbul'dan uzaklastirmak istedigi
için yanlis bilgi vermisti. Fransa imparatoru
1147 sonlarinda hakikati ögrenmis ve ayni yolu
takip etmeye cesaret edememistir. Ayni akibete
ugramaktan endise ettigi için Balikesir,
Bergama, Izmir ve Efes yoluyla Denizli
istikametinde hareket etmis ve büyük kayiplar
vererek bu sehre ulasabilmisti. Buradan
Antalya'ya dogru yola çikan imparator zaman
zaman Türk saldirilarina maruz kalmis ve binbir
güçlükle Antalya'ya varabilmisti. Haçli
kuvvetleri daha sonra Antalya'dan gemilerle
Suriye sahillerine yöneldiler.
Sultan Mesud Bizans
taarruzlarini püskürttükten ve Konrad
kumandasindaki haçli birliklerini Anadolu'da
perisan ettikten sonra Atabeg Nureddin Mahmud ve
Artuklu beyleri ile birlikte Suriye'deki
haçlilara agir bir darbe indirmek için hazirliga
basladi. Nureddin'in gönderdigi kuvvetler 1149
tarihinde Haçli kontu Joscelin'e maglub olunca
Sultan Mesud oglu II. Kiliç Arslan'la beraber
Joscelin üzerine yürüdü. Fakat Joscelin Selçuklu
kuvvetleri ile savasa cesaret edemedi. Bunun
üzerine Sultan Mesud 1150 yilinda Haçlilarin
isgali altindaki Göksun, Behisni, Ayintab,
Ra'ban, Dülük sehirlerini aldiktan sonra
Antakya'ya hareket etti. Ancak Joscelin
Selçuklulara tabi olmayi kabul etti, yorgun
düsmüs olan Sultan Mesud da geri dönerek
fethettigi yerleri Elbistan merkez olmak üzere
oglu Kiliç Arslan'a verdi.
Bu sirada Ermeni prensi Thoros
Çukurova'ya giderek Tarsus, Adana, Manisa ve
Anazarba'yi ele geçirmisti. Bizans imparatoru
ile anlasan Sultan Mesud 1153 tarihinde damadi
Danismendli Yagibasan ile beraber Ermeniler
üzerine yürümüs, fakat hiçbir netice elde
edemeden geri dönmüstü. Ertesi yil tekrar
Çukurova'ya inen sultan Mesud daha büyük bir
ordu ile Toroslari geçmeye çalisti, fakat bu
sirada zuhur eden veba salgini yüzünden agir
kayiplar vererek geri döndü ve bundan 10 ay
sonra da öldü (1155).
Sultan ölecegini hissedince
ülkeyi Sahinsah, Devlet ve Kiliç Arslan adli
ogullari arasinda taksim etmekle beraber Kiliç
Arslan'i sultan ilan ederek diger ogullarinin da
ona tabi olmalarini istedi. Sultan Kayseri'yi
damadi Danismendli Zünnûn'a Sivas ve Amasya'yi
da diger damadi Yagibasan'a vermis, onlarin da
bu bölgelerde Sultan II. Kiliç Arslan'a tabi
olarak hüküm sürmelerini istemisti.
Ilk saltanat yillarinda
kayinpederi Danismendli Melik Gazi'nin nüfuzu
altina giren Sultan Mesud onun ölümünden sonra
hakimiyet sahalarini genisleterek Anadolu'da
nüfuzun tekrar Selçuklularin eline geçmesini
saglamistir.
Adina para basilan ilk Anadolu
Selçuklu sultani Mesud'dur. Akilli ve adaletli
bir hükümdardi. Ilim adamlarini sever ve onlara
saygi gösterirdi. Amasya yakinlarinda güzel bir
sehir insa ettirip camiler, medreseler, fakir ve
kimsesizlerle yolcular için de meskenler
yaptirmistir. Sehre içme sulari getirmis ve
halkin yararina pekçok faaliyette bulunmustur.
Sultan Mesud'un Simre adini verdigi bu sehir
bugün bir harabe halindedir.
Kaynak: Osmanli tarihi
|