|
İslam Tarihi
>>
Selçuklular
>>
Kuruluş
ANADOLU
SELÇUKLU DEVLETI'NIN KURULUSU
Anadolu (Türkiye) Selçuklulari 1075-1308
tarihleri arasinda Anadolu'da hüküm süren
müslüman bir Türk devletidir. Devletin kurucusu
olarak kabul edilen Süleyman Sah Selçuk'un büyük
oglu Arslan Yabgu'nunn torunudur. Bu münasebetle
biraz gerilere giderek Arslan Yabgu'dan
bahsetmek istiyoruz.
Bazi eserlerde kendisinden Isrâil olarak
bahsedilmekle beraber daha çok Türkçe adi Arslan
Yabgu ile meshur olan bu Selçuklu beyi ilk defa
Karahanlilarla Sâmânîler arasindaki mücadelede
dikkatleri üzerine çekti. Karahanli Harun b.
Ilig Han Samanî topraklarinin bir kismini isgal
edince Samanî hükümdari Selçuk'tan yardim
istedi. O da oglu Arslan kumandasindaki bir
orduyu Samanîlere yardima gönderdi. Arslan'in
yardimi ile Karahanlilari maglûp eden Sâmânîler
isttila edilen topraklarini geri aldilar. Bu
münasebetle Buhara-Semerkant arasindaki Nur
kasabasi Selçuklulara yurt olarak verildi.
Karahanlilar ile Sâmânîler gibi birbirleri ile
mücadele halinde olan iki devlet arasinda kalan
Selçuklular mahirane siyasetleri ile bu bölgede
varliklarini sürdürmeyi basardilar. Karahanli
Nasr ILig Han'in Buhara'yi zapt ederek (Ekim
999) Samanî hükümdari Abdülmelik ve hanedan
azalarini Özkent'e sürmesi ile Sâmânîler devleti
fiilen sona ermis oluyordu. Bu hadise Arslan
Yabgu ve ona bagli Türkmenlerin nüfuz ve
itibarini daha da arttirdi. Karahanlilarin
elinden kaçmaya muvaffak olan Sâmânî sehzadesi
Ebû Ibrahim el-Muntasir Karahanlilar'a karsi
yine Arslan Yabgu'nun yardimini istemek zorunda
kaldi ve bu sayede Karahanlilar'i üç defa
bozguna ugratti. Babasi Selçuk'un 1009'a dogru
Cend'de ölmesi üzerine Arslan "Yabgu" ünvani ile
ailenin basina geçti. Karahanli hükümdari Ilig
Han Nasr'in 1012 yilinda ölümü üzerine ayni
aileye mensub olan Ali Tegin Arslan Yabgu'nun
destegi ile Buhara'ya hakim oldu. Bu sayede
dikkatleri üzerine çeken Arslan Yabgu giderek
kuvvet kazaninca Karahanli hükümdari Yusuf Kadir
Han ile Gazneli Sultan Mahmud 1025 yilinda
"bütün Iran ve Turan meselelerini" görüstükleri
meshur Maverâünnehir mülakatinda Arslan Yabgu
idaresindeki Selçuklulara karsi gerekli
tedbirleri almaya ve onlari Türkistan ve
Maverâünnehir'den uzaklastirip Horasan'a sürmeyi
kararlastirdilar. Arslan Yabgu bu sirada çöllere
çekilmisti. Gazneli Mahmud mertligi, savasçiligi
ve yildirim hizi ile avinin üzerine düsmesi gibi
meziyetleri sebebi ile herkesin çekindigi Arslan
Yabgu'yu yakalamak için hileye basvurdu. Bir
ziyafet münasebeti ile Semerkant'a çagirdigi
Arslan Yabgu'yu oglu Kutalmis ve bazi
arkadaslari ile birlikte tevkif ederek Kâlincar
kalesinde hapsetti. Arslan Yabgu'ya bagli çok
sayida Türkmeni de öldürdü (1025). Arslan
Yabgu'nun hapsedilmesi ile ön plâna geçen Tugrul
ve Çagri Beyler Gazneli Mahmud'un ölümü (1030)
üzerine yerine geçen oglu Mesud'a haber gönderip
kendisine itaat arzettiklerini bildirdiler ve
Arslan Yabgu'nun serbest birakilmasini
istediler. Sultan Mesud bu teklifi kabul edip
Arslan Yabgu'yu Belh'e getirdi ve ona
yegenlerine bozgunculuktan vazgeçmelerini
söylemesini emretti. Arslan Yabgu da Tugrul ve
Çagri beylere haber gönderip Gazneli hükümdari
Sultan Mesud'un buyrugunu iletti. Ayrica elçi
ile bir "biz" gönderip onu yegenlerine vermesini
istedi. Elçi mesaji teblig edip sifre
mahiyetindeki "biz"i teslim edince onlar yeniden
karisiklik çikarmaya basladilar. Bunun üzerine
Sultan Mesud da Arslan Yabgu'yu tekrar hapse
atti. Türkmenlerin onu kurtarma tesebbüsleri
sonuçsuz kaldi ve Arslan Yabgu 7 yildan beri
kaldigi hapishanede 1032 yilinda öldü. Ancak
oglu Kutalmis bir firsatini bulup hapishaneden
kaçti ve Buhara'ya döndü. Arslan Yabgu'ya bagli
Oguzlar (Yabgulular-Yavgiyyân) Yagmur, Kizil,
Boga, Göktas ve Anasi-oglu adli beylerin
idaresinde faaliyetlerini sürdürmekle beraber
Gazneli kuvvetleri karsisinda dagildilar ve
büyük sikintilara maruz kaldilar. Fakat bütün
bunlara ragmen ümitlerini kaybetmeyip Arslan
Yabgu'nun torunu Kutalmisoglu Süleyman Sah'in
tarafindan toplanarak Anadolu Selçuklu
Devleti'nin kurulusuna büyük hizmet ettiler.
Tugrul Bey Kâlincar kalesinden kaçarak
Buhara'ya dönen Kutalmis'in Selçuklu Devleti'nin
kurulusundan sonra da yaninda toplanan
Türkmenlerle çevreyi yagmaladigini görünce sinir
bölgelerini ona ikta ederek kâfirlere karsi
cihada memur etti. Kutalmis da büyük bir ordu
ile Azerbaycan'a dogru ilerlemeye basladi. Iste
bu sirada Selçuklularla Bizanslilar arasinda ilk
ciddi çatisma vuku buldu. Gence önlerinde
cereyan eden bu savasta Gürcü, Ermeni ve
Rumlar'dan mütesekkil Bizans ordusu agir bir
maglubiyete ugradi (1046). Bu zaferi müteakip
Aras nehri boyunca ilerleyen Kutalmis dönüsünde
Tugrul Bey'e bölgenin çok zengin ve Rum'larin da
kadinlar gibi korkak insanlar oldugunu bu
sebeple ülkelerini kolaylikla fethedebilecegini
söyledi. Tugrul Bey Kutalmis'i daha sonra Arslan
Besâsirî üzerine gönderdi. Ancak maglub olan
Kutalmis Bagdat'a Tugrul Bey'in yanina dönmüs ve
Abbasi halifesinin Sultan Tugrul Bey'i kabul
ettigi merasime katilmistir (1059). Kaynaklarda
bu tarihten 1061 yilina kadar onun nerede
olduguna dair bir bilgi yoktur. Kutalmis söz
konusu tarihte kardesi Resul Tegin ile beraber
amcazadeleri Mikâil ogullarina karsi saltanat
davasinda bulunarak isyan etti. Tugrul Bey
isyani bastirmak üzere harekete geçti. Ancak
daha sonra bu görevi veziri Amidü'l-mülk
Kündüri'ye verdi. Vezir tarafindan Girdkûh
kalesinde muhasara edilen Kutalmis bazi sartlar
ileri sürerek baris talebinde bulundu. Buna göre
Kutalmis:
1. Sultan Tugrul Bey'in canini
bagislayacagina dair yemin etmesini,
2. Çagri Bey'in oglu Süleyman'in kizi
ile evlenmesine müsaade edilmesini,
3. Kendisine iyi bir vilayetin ikta
edilmesini istiyordu.
Vilayetin verilmesi ile ilgili sart
kabul edilmekle beraber digerleri reddedildi ve
müzekereler neticesiz kaldi. Vezir de bir müddet
sonra Sultanin ölüm haberini alip Rey'e döndü.
Bu firsattan istifade eden Kutalmis
Türkmen obalarina giderek asker topladi ve Rey
sehrini kusatti. Kutalmis'in büyük bir tehlike
teskil edecegini anlayan vezir Amidü'l-mülk
Süleyman'in yerine Alp Arslan'i sultan ilân etti
ve üst üste ulaklar gönderip süratle Rey'e
gelmesini istedi. Alp Arslan'in öncü kuvvetleri
yaklasinca Kutalmis kusatmayi kaldirip Rey'den
ayrildi (24-25 Kasim 1063). Yolda Alp Arslan'in
Hacib Erdem kumandasindaki kuvvetleri ile
karsilasan Kutalmis onlari maglub etti. Bu
sebeple Alp Arslan derhal Kutalmis'in üzerine
yürüdü. Kutalmis sayica üstün olmasina ragmen
yenildi. Büyük ogluyla kardesi Resul Tekin de
esir düstü. Kutalmis ise daglardan ve sarp
yollardan geçip kaçarken atindan düserek öldü.
Cenazesi Rey'e götürüldü ve orada topraga
verildi (7 Aralik 1063).
Kaynak: Osmanli tarihi
|