|
İslam Tarihi
>>
Selçuklular
>>
Karesioğulları Beyliği
KARASIOGULLARI
BEYLIGI
Karasiogullari Beyligi, XIV.
yüzyil baslarinda Balikesir ve Çanakkale
taraflarinda kurulmus olan bir Türk beyligidir.
Beyligin kurucusu olan Karasi Bey'in, XI.
yüzyilin ikinci yarisindan sonra Orta Anadolu'da
bir devlet kurmus olan Melik Danismend Gazi'nin
soyundan geldigi söylenmektedir. Osmanli
kaynaklarinda ise Karasi Bey'in Türkiye Selçuklu
sultani II. Mesud'un nökerleri arasinda oldugu
zikredilmektedir.
1- Karasi Bey ve Beyligin
Kurulusu
Sultan Mesud'un 1308 tarihinde
ölümünden sonra Türkiye Selçuklu Devleti
yikilmaya baslamis ve Anadolu'nun her bir yeri
bu bölgelerdeki uç beylerinin kontrolüne
girmisti. Bu sirada, Sultan Mesud'un nüfuzlu
umerâsindan olan Karasi Bey, babasi Kalem Bey
ile birlikte, öteki uç beyleri gibi, gerek
Selçuklu Devleti'nin ve gerekse Bizans
Imparatorlugu'nun zayif durumundan yararlanarak
Çanakkale'ye kadar olan eski adiyla Misya
kitasini, yani bugünkü Balikesir ve civarini ele
geçirdiler. Bunlar burada baskent Karasi (Balikesir)
olmak üzere bir beylik kurdular. Karasi Bey'in
bu bölgeleri kesin olarak ne zaman ele geçirdigi
bilinmemekle beraber Balikesir ve çevresinin
1300 yili civarinda onun idaresinde oldugu
tahmin olunmaktadir.
Karasi Beyligi'nin kuruldugu
sirada Bati Anadolu'da Aydin, Mentese, Hamid,
Teke, Saruhan ve Germiyanogullari beylikleri
hüküm sürmekteydi. Bu beylikler arasinda
Germiyanogullari, Kütahya ve Denizli civarinda
önemli bir güç olarak diger beyliklere
üstünlüklerini kabul ettirmislerdi. Bu sebeple
Karasi Beyligi'nin de diger beylikler gibi
kurulusunun ilk yillarinda Germiyan-ogullari
beylerine tabi olduklari düsünülebilir. Hatta
onlarin Karesi ve çevresini de Germiyan
kuvvetlerinin yardimi ile ele geçirdikleri
anlasilmaktadir.
Karasi Bey'in Balikesir ve
çevresinde hakimiyetini sürdürdügü bu devrede,
Bizans Imparatorlugu oldukça zayif bir durumda
idi. Bati Anadolu'da imparatorlugun elinde
bulunan topraklar birer birer Türk beyliklerinin
eline geçiyordu. Bunun üzerine Bizans Imparatoru
II. Andronikos (1282-1328) XIV. yüzyil
baslarinda kuzey-bati Anadolu'da giderek gelisen
bu Türk yayilmasini önlemek için önce Alanlar ve
sonra da Katalanlar ile isbirligi yapmak zorunda
kaldi. Imparator ilk olarak Mogollar önünden
kaçan Alanlar ile anlasti ve 1302 yilinda
kalabalik bir Alan kuvvetini oglu IX. Mikhail
komutasinda Bati Anadolu'yu kontrol altina almak
üzere gönderdi. Müttefik Bizans-Alan kuvvetleri
Manisa'daki Gediz nehri civarinda karargâh
kurdular. Burada Karasi Beyligi birliklerinin de
bulundugu Türklerle yapilan çarpismalarda
müttefik kuvvetler basarili olamadilar. Alanlar
bir süre sonra Bizans Imparatorlugu ile yapmis
olduklari antlasmayi bozarak Bati Anadolu'da
Türklere karsi yaptiklari mücadeleyi biraktilar.
Bizans-Alan seferinin
basarisizlakla sonuçlanmasindan sonra Imparator
II. Andranikos bu sefer Katalanlar ile anlasma
yapti. 1303 yilinda Karasi Türkleri Kyzikos
(Erdek civari)'u fethetmeye hazirlanmaktaydilar.
Andronikos, bu sarada Istanbul'a gelmis olan
Katalanlari Karasi Türkleri üzerine gönderdi.
Katalanlar 1303 yili sonlarinda Erdek'e gelerek
buraya yerlestiler. 1304 yili baharinda Karasi
Türkleriyle çarpisan Katalanlar onlari buradan
püskürterek güneye dogru yürüyüse geçtiler.
Alasehir'e kadar inen Katalanlar oradan
Gelibolu-Lapseki'ye geçerek burada yerlestiler.
1304 Katalan seferi Erdek, Edremit, Bergama ve
Biga gibi yerlesim yerlerinin bir kaç yil daha
Bizans Imparatorlugu'nun elinde kalmasini
saglamistir. Ancak Karasi kuvvetleri muhtemelen
1306 tarihinde Erdek hariç bu Bizans kiyilarini
fethettiler. Edremit ile ayni tarihlerde ele
geçirildigini tahmin ettigimiz Bergama'nin
Karasi topraklarina dahil olduktan sonra,
beyligin Balikesir'den sonra en önemli sehri
durumuna geldigi görülmektedir. Erdek ise 1304
Katalan savasindan sonra uzun bir süre daha
Bizanslilarin elinde kalmistir.
Karasi Bey zamaninda Mogollar
önünden kaçarak önce Dobruca'ya, oradan
Anadolu'ya gelen Saru Saltuk Türkmenlerinin, Ece
Halil komutasindaki emirleri ile birlikte Karasi
topraklarina yerlestirildikleri bilinmektedir.
Böylece bölgedeki Türk nüfusunun artmasi
saglanmis oldu.
Katalan seferi ve Sari Saltuk
Türkmenleri'nin Anadolu'ya geçisinden baska bu
devre ve Karasi Bey'in hayati hakkinda daha
fazla bilgi edinemiyoruz. Onun zamani, yeni
kurulan beyligin gerek Bulgar baskisiyla
Rumeli'den, gerekse Mogol baskisiyla Anadolu'dan
kopup gelen göç dalgalarina son durak
olabilecek, elverisli bir mekânin saglanmasiyla,
dolayisiyla beyligin kurulus asamasi ile geçmis
görünmektedir. Bu suretle nüfusu artan beylik,
daha da güçlenmis, üstelik Bizans'in bu
topraklar üzerindeki son çabalari da faydasiz
kaldiktan sonra Küçük Misya ve Saruhan Beyligi
sinirlarina kadar yayilmak mümkün olabilmistir.
Karasi Bey'in hangi tarihte
vefat ettigi de kesin olarak bilinmemektedir.
Ancak Bizans Imparatoru II. Andronikos'un Karasi-oglu
Demirhan Bey ile antlasma yapmak üzere 1328
yilinda Kapidagi'ndaki Kyzikos (Erdek) sehrine
geldigi bilindigine göre Karasi Bey'in bu
tarihten önce ölmüs olabilecegi kesinlik
kazanmaktadir.
2- Demirhan Bey
Karasi Bey'den sonra beyligin
tarihinde üç kisinin adinin geçtigi
görülmektedir. Bunlar Demirhan, Yahsi ve Dursun
Beylerdi. Bundan baska sadece Osmanli
tarihlerinde zikredilen Aclan adinda bir beyden
daha bahsedilmektedir. Osmanli müverrihlerinden
Âsik Pasa-zâde ve Nesrî, 735/1334-35 yilinda
Karasi vilâyetine Aclan Bey'in hakim oldugunu ve
onun iki oglundan birisinin adinin Dursun Bey
oldugunu belirtmislerdir. Aclan Bey'in sahsiyeti
kesinlik kazanamamistir. Onun Karasi Bey'in oglu
oldugu ve babasinin yerine geçtigi kabul edilmis.
hatta Aclan Bey'in Yahsi Bey veya Demirhan Bey
oldugu ileri sürülmüstür. Muhtemelen Aclan ismi
Yahsi Bey'in bir lâkabi olmalidir.
Öyle anlasiliyor ki, Karasi
Bey'in ölümünden sonra beyligin basina Demirhan
Bey geçmis, Yahsi (Aclan) Bey ise Bergama ve
havalisine hakim olmustur. Seyyah Ibn
Battuta'nin bildirdigine göre 1333 yilinda
Demirhan Bey Balikesir'de, Yahsi Bey de
Bergama'da hüküm sürmekte idi. Yani Karasi
Bey'den sonra beylik ikiye ayrilmis, Demirhan
Bey ÒUlu BeyÓ sifati ile Balikesir'de oturmus,
Yahsi (Aclan) Bey de Bergama ve çevresinde hüküm
sürmüstür.
Karesi beyleriyle çagdas olan
Bizans Imparatoru VII. Ioannes Kantakuzenos ise
kaleme adigi eserinde Demirhan Bey'i Yahsi
Bey'in oglu olarak göstermistir.
Demirhan Bey'in 1328 yilinda
Bizans Imparatoru III. Andronikos ile bir
antlasma yaptigi bilinmektedir. Demirhan Bey
muhtemelen Marmara kayilarinda ve Kapidag
yarimadasindaki Bizans yerlesim alanlarina
akinlar yapmakta idi. III. Andronikos bu
akinlara son vermek için çareyi onunla baris
yapmakta bulmus ve bu amaçla Pegai (Kara
Biga)'ye gelerek Demirhan Bey ile bir baris
antlasmasi imzalamistir. Demirhan Bey 1328 yili
sonunda Bizans Imparatorlugu ile yaptigi
antlasmaya sadik kalmis ve bir daha Bizans'a
karsi taarruzda bulunmamistir.
3- Yahsi Bey
Karasi Beyligi'nin kurucusu
Karasi Bey'in oglu olan Yahsi Bey, babasinin
ölümünden sonra kardesi Demirhan Bey Balikesir
ve çevresinde hüküm sürerken kendisi Bergama'ya
sahip oldu. Onun Karasi Bey'in oglu oldugu mezar
kitabelerinden anlasilmaktadir.
Ibn Battuta Seyahatnâmesi'nde
ÒHanÓ ünvaniyla zikredilen Yahsi Bey, adina
basilmis bir sikkede ise Òel-MelikÓ ünvanini
kullanmaktadir. Yine Ibn Battuta, 1333 yilinda
Bergama'da sultan olarak Yahsi Han'in
bulundugunu, Han kelimesinin sultan anlami
tasidigini bildirmistir. Ibn Battuta'nin verdigi
bu bilgilere göre 1333 yilinda Demirhan Bey'in
Balikesir'de, Yahsi Bey'in de Bergama'da hüküm
sürdükleri anlasilmaktadir.
Demirhan Bey, Çanakkale Bogazi
ve Marmara Denizi'nden gemilerle Rumeli'ye asker
çikararak yagma akinlari yaparken, Bergama Emiri
Yahsi Bey de Saruhanogullari'yla birlikte Ege
Denizi'nin kuzey kisimlarinda yagma, tahrip ve
korsanlik faaliyetlerinde bulunuyordu. Son
derece kuvvetli bir donanmaya sahip olan Yahsi
Bey, Haçlilar'in meydana getirdikleri kalabalik
donanmaya karsi Aydinogullari'yla birlikte
cesurca mücadele etti. Edremit körfezinde
toplanan Haçlilar, Yahsi Bey komutasindaki Türk
donanmasi ile siddetli bir savasa giristi. Yahsi
Bey'in donanmasi bu müttefik Haçli donanmasi
karsisinda yenilgiye ugramis ve savastan
kurtulabilenler Izmir'de bulunan Umur Bey'in
yanina siginmislardir.
Haçli donanmasi Izmir'e
siginan Yahsi Bey'i takip ederek Izmir önlerine
geldi. 17 Eylül 1334 tarihinde burada Türk
donanmasi ile Haçli donanmasi bir kez daha
çarpismaya basladi. Haçli donanmasindaki
kuvvetler karaya çikmak istedilerse de Türkler
onlari geri püskürttü.
Yahsi Bey 1341 ve 1342
yillarinda iki defa donanma ile Gelibolu
yarimadasina asker çikarmis ise de, basarili
olamamis ve Bizans tahtini ele geçirmek için
ugrasan Kantakuzenos ile anlasmak zorunda
kalmistir.
Yahsi Bey hakkinda Bizans
Imparatorlugu ile yapilan bu antlasmadan sonra,
kaynaklarda herhangi bir bilgiye
rastlanmamaktadir. Ölüm tarihi bilinmemekle
beraber 1342 yilindan kisa bir süre sonra vefat
etmis oldugu tahmin olunmaktadir.
Bizans kaynaklarina göre Yahsi
Han'in vefatindan sonra bu bölgede, yani Truva
taraflarinda Süleyman Bey isimli bir beyin hakim
oldugunu görüyoruz. Ancak kendisinin Demirhan
Bey veya Yahsi Bey'den hangisinin oglu oldugu
kesinlikle anlasilamamaktadir. Onun hakkinda
bildigimiz, Bizans tahti için mücadele eden
Kantakuzenos'a yardim etmis olmasidir (1343).
4- Osmanlilar'in Karasi
Beyligi'ne Son Vermesi
Öte taraftan Osmanlilarin
yaninda bulunan Karasi-oglu Dursun Bey, Orhan
Bey'e müracaat ederek Osmanlilara Balikesir,
Aydincik ve Bergama'yi vermeyi taahhüd etmis ve
bunun karsiliginda da kendisine beylik
verilmesini istemistir. Orhan Bey, Dursun Bey'in
bu teklifini kabul ederek onu yanina alip
Balikesir üzerine yürüdü. Orhan Bey'in Balikesir
üzerine gelisini haber alan Demirhan Bey,
mukavemet edemeyecegini anlayarak derhal
müstahkem Bergama kalesine kaçti. Orhan Bey
Balikesir'e gelip Demirhan Bey'in Bergama'ya
gittigini ögrenince, iki kardesi baristirmak
için Dursun Bey'i Haci Ilbeyi ile beraber
Bergama'ya gönderdi. Ancak Bergama önüne gelen
Dursun Bey, kaleden atilan bir okun isabet
etmesi sonucu öldü. Bu duruma çok üzülen Orhan
Bey Balikesir ve çevresini beyligine kattiktan
sonra Bursa'ya döndü. Demirhan Bey'in
beraberindeki asiler, canlari korkusundan ve
ugrayacaklari zarari farkederek Demirhan Bey'i
Orhan Bey'e teslim ettiler. Bergama kalesinden
anlasma sonucunda çikan Demirhan Bey'in hayatini
bagislayan Orhan Bey onu Bursa'ya gönderdi.
Demirhan Bey iki sene kadar burada yasadiktan
sonra taundan vefat etti (1347).
Osmanli tarihlerinde Karasi
Beyligi'nin Osmanlilar'ca ilhaki 1334, 1336,
1345 ve 1354 olmak üzere çesitli tarihlerde
gösterilmistir. Bunlar arasinda 1345 tarihi,
Karesi beyliginin Osmanli topraklarina katildigi
tarih olarak daha uygun görülmektedir.
Karasi Beyligi'nin Demirhan'a
ait kisminin Osmanlilara geçmesi üzerine
tecrübeli Karasi umerâsindan Haci Ilbeyi,
Evrenos Bey, Ece Halil ve Gazi Fazil Beyler
Osmanli Devleti hizmetine girerek Rumeli'nin
fethinde büyük yararliliklar göstermislerdir.
Orhan Bey, Karasi vilâyetinin
idaresini oglu Süleyman Pasa'ya vermis, I. Murad
devrinde ise bölge Yakub Çelebi tarafindan idare
edilmistir.
Karasi Beyligi zamaninda
bölgede ipekçilik ve ipek ticareti önemli ölçüde
gelismis idi. Beylik merkezi olan Balikesir ipek
ticareti bakimindan önemli bir pazar yeri
durumunda idi.
Karasiogullari'nin bastirmis
oldugu iki sikkenin varligi bilinmektedir.
Bunlardan bir tanesi Yahsi Bey'e aittir. Digeri
ise Yahsi Bey'in oglu Beylerbeyi adina
kesilmistir. Karasi Beyligi dönemine ait
günümüze kadar ulasan bir mimari eser yoktur.
Kaynak: Osmanli tarihi
|