|
İslam Tarihi
>>
Selçuklular
>>Germiyanoğulları
Beyliği
GERMIYANOGULLARI
BEYLIGI
SIYASI TARIH
a- Mensei:
Germiyanogullari, Anadolu
Selçuklulari'nin son döneminde Kütahya ve
çevresinde hüküm sürmüs bir Türk beyligidir.
Germiyan bir türk asiretinin adi olup, ilk defa
XIII. yüzyilin baslarinda Selçuklu Devleti'nin
hizmetinde Malatya'da faaliyet göstermislerdir.
Germiyan asireti, Harizm hükümdari Celaleddin
Harzemsah Mengüberti ile Anadolu taraflarina
gelmis ve Selçuklular'in hizmetine girmislerdir.
Malatya'da bulunduklari siralarda asiretin reisi
Ali Siroglu Muzafferüddin idi. Selçuklu sultani
II. Giyaseddin Keyhüsrev zamaninda (1236-1246)
vuku bulan Baba Ishak tarafindan yönlendirilen
Babailer isyaninin (1239) bastirilmasinda
görevlendirilmisse de basaramayarak ilk defa
maglup olmustur. Onun oglu Kerimüddin Ali Sir,
Selçuklu sehzadeleri arasindaki taht
mücadelesinde II. Izzeddin Keykavus taraftari
oldugu için, IV. Kiliç Arslan zamaninda Vezir
Pervane Muineddin Süleyman tarafindan diger
muhaliflerle birlikte öldürülmüstür (1264).
b- Kütahya ve Civarina Yerlsmeleri:
Germiyanogulari'nin kesin olarak hangi
tarihte Kütahya ve civarina yerlestikleri
bilinmemektedir. Ancak Baba Ishak isyaninin
bastirilmasindan sonra (1241), II. Giyaseddin
Keyhüsrev tarafindan bölgeye yerlestirildikleri
ileri sürülmektedir. Ayrica, Selçuklu Sehzadesi
oldugu iddiasiyla Karamanoglu Mehmed Bey'in
ortaya çikardigi Cimri (Giyaseddin Siyavus)'nin
yakalanmasi hadisesinde (1277) rol aldiklarina
göre bu tarihte Kütahya, Afyon ve Denizli
taraflarinda yerlesmis olmalidirlar.
Baba Ishak isyani sirasinda Malatya'da
olan Germiyanlilarin Cimri hadisesi esnasinda
Bati Anadolu'da bulunmalari, muhtemelen Mogol
istilasi sebebi ile bu bölgeye göç ettiklerine
delâlet etmektedir.
c- Germiyanogullari Beyligi'nin
Kurulusu:
Cimri olayi sirasinda (1277) Bati
Anadolu'da bulunan ve Anadolu Selçuklulari'nin
hizmetinde hareket eden Germiyanlilara bu
hizmetleri karsiliginda Kütahya ve civari ikta,
yani timar olarak verilmis olmalidir. Bu hadise
sirasinda Sahipata ogullari emrinde oldugu
görülen Germiyanlilar, bu tarihten itibaren
güçlü bir beylik haline gelmeye basladilar.
Nitekim Bati Anadolu'daki Aydin, Mentese,
Saruhan, Denizli beyleri ilk zamanlarinda
Germiyanogullari'na tâbi idiler.
Mogollar'in Anadolu'yu isgali ve
Selçuklu Devleti üzerinde hakimiyet
kurmalarindan sonra XIII. yüzyilin sonlari ile
XIV. yüzyilin baslarinda uçlardaki beyler
bagimsizliklarini almaya basladilar.
Germiyanlilar da Selçuklu-Mogol idaresine karsi
çikarak 1283'ten itibaren bir beylik olarak
teskilatlanarak II. Mesud'a karsi mücadeleye
giristiler. 1286-1291 yillari arasinda meydana
elen bu olaylarda bazan Germiyanlilar, bazan da
Selçuklu sultani II. Mesud galip geldiler. Bu
tarihlerde Germiyan kuvvetlerinin basinda
Hüsameddin I. Alisir bulunuyordu. XIII. asrin
sonlarinda ise beyligin basinda Hüsameddin
Bey'in kardesi Yakup Bey bulunuyordu ve bu
sirada Germiyanlilar, Selçuklular'a tabi olarak
iyi iliskiler içinde idiler.
I. Yakub Bey:
Germiyanogullari Beyligi'nin kurucusu
Yakub bin Alisir olup, onun zamaninda en parlak
devrini yasamistir. Yakub Bey, Anadolu Seyçuklu
Devleti hizmetinde emir-i kebir sifatini
tasiyacak derecede önemli vazifelerde
bulunmustur. Yakub Bey bu dönemde nüfus sahasini
Kirsehir'e kadar uzatti. III. Alaaddin
Keykubad'in saltanattan çekilmesinden sonra
Selçuklu tahtina ikinci defa geçen II.
Giyaseddin Mesud'a tabi olmayan Yakub Bey,
Ilhanli Devleti'nin hakimiytini taniyarak
senelik vergi vermeye basladi. Bu dönemde
Karamanoglu Beyligi'nden sonra Anadolu'da en
önemli beylik Germiyan Beyligi idi. Yakub Bey
yaklasik 1305'de kumandani Aydinoglu Mehmed
Bey'i, Bati Anadolu'daki sinirlarini genisletmek
maksadiyla görevlendirdi. Aydinoglu Mehmed Bey
Birgi merkez olmak üzere Izmir ve civarinin
fethine tesebbüs etmis ve daha sonralari bölgede
kendi beyligini kurmustur. Yakub Bey zamaninda
Bizanslilar'la karsilikli savaslar yapilmistir.
Nitekim Yakub Bey 1305'de Menderes nehri
kenarindaki Tripolis sehrini ve Angir (Kiliseköy)'i
zaptetmis ve otuzbin kisilik bir kuvvetle
Philadelphia (Alasehir)'yi kusatmistir. Ancak
Bizans'in istegi üzerine yardima gelen
Katalanlarin saldirisi karsisinda geri çekilmek
zorunda kalmistir. Katalanlarin bölgeyi
terketmesinden sonra Yakub Bey, yeniden
Philadelphia (Alasehir) üzerine giderek vergiye
bagladi (1314).
Ilhanli hükümdari Olcaytu'nun
Anadolu'daki beylikleri itaat altina almak için
gönderdigi (1314) Emir Çoban'in davetine gelerek
itaatlerini bildiren beyler arasinda Germiyanli
Alisirogullari ve Germiyanogullari'na tabi
beyler de vardi. Daha sonra Emir Çoban oglu
Demirtas, Anadolu'ya geldiginde (1325) Esref ve
Hamidogullari Beyliklerini ortadan kaldirmis,
digerlerini zaptetmek için Egridir'de hazirlik
yaparken maiyyetindeki beylerden Eretna'yi da
Karahisar-i sahip taraflarina göndermisti. Yakub
Bey'in damadi olan Karahisar Bey'i
kayinpederinin yanina Kütahya'ya siginmistir.
Yakub Bey ile Eretna Bey arasinda bir savas
çikmak üzere iken Demirtas'tan gelen emir
üzerine Eretna Bey Sivas'a çekilmislerdir
(1327). Yakub Bey'in 1340'larda vefat ettigi
tahmin edilmektedir. el-Ömerî, Yakub Bey
devrinde Germiyan Beyliginin talimli düzenli
ordusu oldugunu kaydetmektedir.
Mehmet Bey (1340-1361)
Yakub Bey'den sonra Germiyanogullari
Beyligi'nin basina oglu Mehmet Bey geçmistir.
Mehmed Bey, mücadeleci ve savasçi anlamina gelen
Çahsedan veya Çagsadan lakabiyla aniliyordu.
O'nun zamaninda,daha önce Katalanlar tarafindan
isgal edilen Küldi (Kula) kasabasi rumlardan,
Angir (Simav) kasabasi Bizans Imparatorlugu'ndan
geri alinmistir. Mehmed Bey hakkinda bilinenler
çok azdir. Germiyanogullari Beyligi Yakub
Bey'den sonra eski üstünlügünü kaybetmis, hatta
Mehmed Bey devrinde Aydinogullari bagimsiz hale
gelmislerdir. Mehmed Bey 1361'de vefat etmistir.
Süleyman Sah (1361-1387)
Sah Çelebi olarak da anilan Süleyman
Sah, babasi Mehmed Bey'in vefati üzerine
Germiyan hükümdari olmustur. O'nun
hükümdarliginin ilk yillari olaysiz geçmistir.
Karamanogullari Alaaddin Bey ile Hamidoglu Ilyas
Bey arasindaki mücadelelerde Ilyas Bey'in
tarafini tutmustur. Karamanoglu'nun saldirisina
ugrayan Ilyas Bey kendisine sigininca ona yardim
etmis ve topraklarini geri almasini saglamistir.
Bu durum Süleyman Sah ile Karamanoglu Alaaddin
Bey'in arasini açmistir.
Bu dönmde Germiyan beyligi iki önemli
Anadolu beyligi arasinda sikismistir. Süleyman
Sah, kuzeyde devamli topraklarini genisleten
Osmanlilar'dan ve güneydoguda Karamanlilar'dan
gelecek saldirilara karsi topraklarini
koruyabilmek için bazi imkanlar aramistir. Bu
maksatla kizi Devlet Hatun'u I. Murad'in oglu
Yildirim Bayezid ile evlendirmis ve kizinin
çeyizi olmak üzere Kütahya, Tavsanli, Simav ve
Egrigöz dolaylarini Osmanlilar'a birakmistir.
Böylece büyük fedakârliklarla dostluk iliskisi
kurmaya çalisan Süleyman Sah, kendisi Kula'ya
çekilmistir (1381). Yildirim Bayezid ise Kütahya
valiligine getirilmistir.
Ayni dönemde Karamanoglu Alaaddin Bey de
Osmanlilar'la akrabalik kurmak istemis ve I.
Murad'in kizi Melek Hatun ile evlenmistir. Ancak
bu evlilik Germiyanoglu Süleyman Sah'i tedirgin
etmistir.
Süleyman Sah 1387'de Kula'da vefat etmis
ve orada yaptirdigi Gürhane Medresesi'ne
defnedilmis ve yerine oglu II. Yakub Bey
Germiyan beyi olmustur.
II. Yakub Bey
Babasi Süleyman Sah zamaninda Usak ve
Suhud bölgesinde vali bulunan Yakub Bey onun
ölümü üzerine (1387) Germiyan beyi olmustur.
Osmanli padisahi I. Murad'in Kosova
Savasi'na diger bazi beylikler gibi yardimci
kuvvet gönderen II. Yakub Bey, I. Murad'in savas
meydaninda sehit düsmesi üzerine Osmanli
nüfusundan kurtulmak istedi. Karamanogullari
basta olmak üzere bazi topraklari Osmanlilar
tarafindan alinan Hamid, Saruhan ve Mentese
beyliklerinin olusturdugu ittifaki destekledi.
Ayrica bu durumdan istifade ederek babasi
tarafindan kizkardesinin çeyizi olarak verilen
yerlerden geri aldi ve Kütahya'yi ele geçirdi.
Bu durum karsisinda Yildirim Bayezid,
Rumeli'de sulh ve sükunu sagladigi gibi
Sirplarla da anlasma yapti. Daha sonra hemen
Anadolu'ya geçen Bayezid, kisa zamanda kendi
aleyhine gerçeklestirilen ittifaki dagitti.
Saruhan, Aydin ve Mentese beyliklerini isgal
ettikten sonra Kütahya'ya yöneldi. II. Yakub Bey
bu durumdan endiseye düstügü için Yildirim
Bayezid'i pekçok hediyelerle karsiladi. Ancak
Osmanli Padisahi, kayinbiraderine güvenmedigi
için yakalatmis, veziri Hisar Bey ile birlikte
Rumeli'de Ipsala kalesine hapsetti.
Böylece bütün Germiyanogullari'na ait
topraklar Osmanli ülkesine katilmis oldu (1390).
Yakub Bey 1399'a kadar Ipsala'da kaldi
ve sonunda bir firsatini bularak kaçti ve deniz
yoluyla Sam'a gitti. O sirada Sam'a gelmis olan
Timur'a siginan Yakub Bey, maiyyetinde olanlarla
birlikte Ankara Savasi'na katildi (1402).
Yildirim Bayezid'in Timur'a maglub olmasiyla
Osmanli Devleti'nin parçalanmasi üzerine diger
beylikler gibi Germiyan Beyligi de yeniden
teskil edildi ve idaresi II. Yakub Bey'e
verildi. Böylece Yakub Bey oniki yillik bir
aradan sonra yeniden beyliginin basina geçmis
oldu. Timur, Ankara Savasi'ndan sonra Kütahya'ya
gelmis ve bir ay kadar burada ikamet etmistir.
Yildirim Bayezid'in ölümünden sonra onun
sehzadeleri arasinda ortaya çikan karisikliklar
sirasinda önce Karamanoglu ile bir ittifaka
giren Yakub Bey, daha sonra Çelebi Mehmed'in
tarafina geçti (1410). Ancak bu duruma tepki
gösteren Karamanoglu Mehmed Bey, Germiyan ili
üzerine giderek Kütahya'yi zaptetti. Bu suretle
Yakub Bey, ikinci defa ülkesini terketmek
zorunda kaldi. Çelebi Mehmed'in Rumeli'de
asayisi sagladiktan sonra Anadolu'ya geçmesi
üzerine Bursa'ya kadar ilerlemis olan
Karamanoglu derhal geri çekilmis, hatta Germiyan
topraklarini da terketmistir. Osmanli padisahi
Çelebi Mehmed Karamanoglu üzerine yürürken Yakub
Bey de yardimci olmaya çalismis, zahire ve
levazim tedarik ederek harekati
kolaylastirmistir. Böylece Yakub Bey ikinci defa
ülkesine sahip olmus ve Osmanli hakimiyetini
tanimistir (1413).
II. Murad devrinde de Osmanlilar'la iyi
geçinmeye çalisan Yakub Bey bir oglunun olmamasi
ve yasinin ilerlemesi sebebiyle ülkesini Osmanli
padisahina birakmayi düsündü. Bu maksatla yasi
sekseni mütecaviz iken Bursa üzerinden Edirne'ye
seyahat etti. II. Murad'la görüsmesi sirasinda
hüsn-i kabul gördü ve merasimle karsilandi.
Germiyan ilini II. Murad'a vasiyet ederek tekrar
ülkesine döndü. Yakub Bey, Kütahya'ya dönüsünden
bir sene sonra öldü (Ocak 1429) ve kendi
imaretinin mescidindeki mihrabin arkasina
defnedildi. Yakub Bey, aradaki fasilalarla
birlikte 42 yil hükümdarlik yapti.
TESKILÂT VE KÜLTÜR
a- Sosyal ve Ekonomik Hayat
Germiyanogullari Beyligi'nin en güçlü
oldugu I. Yakub Bey devrinde sosyal ve ekonomik
hayatin da gelismis oldugu anlasilmaktadir.
Sehabeddin Ömeri, Germiyan beyinin 700 sehir ve
kalesi oldugunu, ordunun tam teçhizatli oldugu,
kiymetli esya ve hayvanlara sahip bulundugunu
bildirmektedir. Ticarete önem veren ve
nakliyesinde Menderes nehrinden yararlanan
Germiyanlilar bazi ihraç mallarini bu vasita ile
Ayasulug ve Balat yoluyla denizden ihraç
ederlerdi. Yine bu devirde Bizans, her yil
Germiyan beyine 100.000 dinar ve pekçok kiymetli
esyayi hediye olarak gönderiyordu.
Germiyanogullari devrinde "Germiyan
kumaslari" olarak meshur dokumalar çok kiymetli
idi. Anadolunun her tarafinda taninan ve Bursa
pazarlarinda da bulunan Germiyan kumaslari
Osmanli sarayina giden hediyelik esyalar
arasinda da yer aliyordu. Yine Denizli'de
dokunan ve ak kalemli denilen kumastan hil'at
yapilirdi. Sariklik bezler de yine bu bölgede
dokunuyordu ve I. Murad'in kullandigi sarik
burada islenen tülbentten idi.
Germiyanogullari'ndan Osmanlilar'a
intikal eden vakfiyelerden anlasildigina göre
tesis edilen imaret ve zaviyelerde yolcu ve
fakirlere en iyi sekilde hizmet ediliyordu.
O dönemde halk yerlesik ve konar-göçer
olmak üzere iki kisimdi. Köy ve kasabalarda
yasayanlar zirai ekonomiye sahip olduklari
halde, sehirdekiler ticaret yapiyorlardi.
Konar-göçerler ise hayvan besiciligi ile
mesguldüler.
Germiyan hükümdari Süleyman Sah ve II.
Yakub Bey adina bastirilmis gümüs sikkeler
bulunmaktadir. Ayrica Yakub Bey, Timur'un
himayesinde iken onun adina, Osmanli himayesinde
iken II. Murad adina da para bastirmistir.
b- Ordu
Diger Anadolu Beylikleri'nde oldugu gibi
Germiyanogullari'nda da askerî kuvvet timarli
sipahi idi. Ayrica beylerin iktalarina göre
silahli kuvvet beslemeleri gerekiyordu. Ordu
kumandanina subasi deniliyordu.
Germiyanogullari'na tabi beyliklerle birlikte
200.000 atli ve yayadan ibaretti. Beyligin kendi
ordusu ise 40.000 idi. Germiyanogullari beyligi
ordusunda kargi kullanan ve ok atan birlikler
bulunmakta, savas haricinde ordu zaman zaman
askerî manevralar yapmaktaydi. Ayrica
Germiyanlilar sinirlarinin korunmasi maksadiyla
ve savasa karsi tedbir olmak üzere mevziler
kazdirip buralara topladiklari kuvvetlerle harp
hazirliklari yapiyorlardi.
c- Ilmî ve Kültürel Faaliyetleri
Germiyanogullari devrinde Kütahya ilmî
ve edebî faaliyetlerin merkezi idi. Burada,
bugün Demirkapi Medresesi olarak bilinen
Vacidiye Medresesi ve II. Yakub Bey Medresesi en
önemli ilim müesseseleridir. Bir kadi olan Ishak
Fakih'in insa ettirdigi medrese de bu devirde
faaliyet göstermistir. Bu medreselerde nakli
ilimlerin yaninda heyet ve astronomi de
okutuluyordu.
Umur b. Sava'nin yaptirdigi Vacidiye
Medresesi'ne adini veren Müderris Abdülvacid,
uzun yillar hocalik yapmis ve bazi eserler
kaleme almistir. Fikih dalinda Serhu'n-nikaye
adli eseri telif eden (1403) Abdülvacid,
astronomi konusunda Çagmini'nin Mülahhas adli
kitabina serh yazmistir.
Germiyanogullari zamaninda yetisen ilim
ve fikir adamlarinin varligi bize bu devirde
beylik merkezinin ne derece canli bir kültür
hayatina sahip olduguna delalet etmektedir.
Germiyan beylerinin ilim ve fikir adamlarini
korumalari ve onlara deger vermeleri bu ortamin
glismesini saglamistir. Germiyan ilinin
Osmanlilar'a geçmesiyle bu dönemde yetisen ilim
ve fikir adamlari, edebiyatçi ve sairler de
Osmanli idaresinde hayatlarini sürdürmüsler ve
eserler vermeye devam etmislerdir.
Edebî sahada ise Seyhoglu Mustafa,
Ahmedî, Seyhî, Ahmed-i Dâî gibi sairler yetisti.
Seyhoglu Mustafa, Süleyman Sah'in
emriyle Farsça Merzübannâme ve Kabusnâme'yi
Türkçe'ye tercüme etmistir. Yine Süleyman Sah'in
istegi üzerine kaleme aldigi Hursidnâme adli
mesneviyi onun ölümü üzerine Osmanli padisahi
Yildirim Bayezid'e takdim etmistir. Siyasetnâme
tarzindaki eseri Kenzü'l-Kübera ise Türkçe
mensur bir eserdir.
Ahmedî'nin Iskendernâme'si de yine bu
dönemde kaleme alinmistir. Ahmed-i Daî ise Yakub
Bey'in emriyle rüya tabirine dair Tabirnâme
adiyla Farsça'dan bir eser tercüme etmistir.
d- Imar Faaliyetleri
Germiyanogullari devrinde cami, medrese,
çesme gibi çesitli mimarî eserler insa
edilmistir. Ankara'da Kizilbey Camii (1299),
Denizli'de Süleyman Sah'in yaptirdigi Ulu Cami
(1368), Kütahya'da Kale-i Bala Camii (1377),
Kursunlu Camii (1377), Balikli Camii, Analci
Mescid, Vacidiye Medresesi, Usak'ta Kavsit
Çesmesi, Kütahya'da Ishak Fakih'e ait çesme
mimarî eserlerin en önemlileridir.
Kaynak:
Osmanli tarihi
|