|
İslam Tarihi
>>
Selçuklular
>>
Eretna Beyliği
ERETNA
BEYLIGI
I- SIYASI TARIH
Orta Anadolu'da XIV. yüzyil
ortalarina dogru kurulmus olan bir Türk
beyligidir. Beyligin kurucusu olan Eretna Uygur
Türklerinden olup, önce Cengizlilerin, sonra da
Ilhanlilarin ordusunda ikinci dereceden bir emir
durumundaydi. Nitekim Selçuklularin yikilisindan
sonra Anadolu'ya tamamiyle hakim olan Ilhanli
hükümdari Ebû Said Bahadir Han (1316-1335)
Anadolu'nun idaresini Emir Çoban'in ogullarindan
Timurtas (Demirtas)'a vermisti (1318). Bu sirada
Eretna, Timurtas'in maiyyetinde idi.
a- Alâaddin Eretna (1344-1352)
Çaliskanligi, adaleti ve
kabiliyeti sayesinde dikkat çeken Eretna,
Anadolu'da bulundugu sirada kiz kardesini
Timurtas ile evlendirerek onunla akraba oldu. Bu
sayede O, Ebu Said Bahadir Han'in birinci
derecedeki emirleri arasina girmeyi basardi.
Timurtas'in yardimcisi olarak görev yapan Eretna,
ayni zamanda Anadolu halki üzerinde iyi nüfuz
kurmaya ve kendisini sevdirmeye çalisiyordu. O,
Anadolu'daki halka iyi davraniyor, herkese
adaletle muamele ediyordu. Mogollarin Anadolu
genel valisi Timurtas ise istilâci ve yayilmaci
bir hareket içerisinde olup, burada müstakil bir
devlet kurmak ve istiklâlini ilân etmek
düsüncesinde idi. Nitekim Anadolu beylerini
ortadan kaldirmak için mücadeleye girisen
Timurtas, Eretna ve Sungur Aga gibi Ilhanli
emirlerine karsi da cephe almisti. Timurtas'in
bu davranisi sonucunda Eretna ve Sungur Aga
Karaman ülkesine kaçmislardi. Ancak bu sirada
Ilhanlilarin merkezinde Ebu Said Bahadir Han ile
Emir Çoban'in arasi açilmis ve sonucunda da Emir
Çoban öldürülmüstü. Babasinin ortadan
kaldirildigini ögrenen Anadolu valisi Timurtas,
siranin kendisine de gelecegini düsünerek,
Anadolu'yu kayinbiraderi Eretna'ya birakarak
Misir'a kaçti (1328).
Timurtas'in Misir'a kaçisina
çok sevinen Eretna derhal Sivas'a gelerek buraya
hakim oldu. Bu sirada Ebû Said Bahadir Han,
Timurtas'i cezalandirmak üzere Iranç Noyan
idaresindeki bir orduyu Anadolu'ya göndermisti.
Erzurum üzerinden Sivas'a gelen Mogol komutani
Iranç Noyan, burada bulunan Eretna'ya,
Timurtas'i takip etmek üzere kendisine
katilmasini söyledi. Ancak Eretna, Sivas'i bos
birakamayacagini belirterek Iranç Noyan'a
katilmadi. Bunun üzerine Iranç Noyan, Sivas'i
ele geçirmek üzere kusatti ise de basarili
olamadi. Iranç Noyan, Sivas'dan ayrilip Niksar'a
gittigi sirada, Karamanoglu Yahsi Bey tarafindan
öldürüldü. Onun ölümü en çok Emir Eretna'yi
sevindirdi. Ancak Ilhanli hükümdari Ebû Said
Bahadir Han bu sirada Anadolu'ya yeni bir vâli
tayin etmisti. Umumî vâli sifatiyla 1329 yili
baslarinda büyük bir ordu ile Anadolu'ya gelen
Celâyirîlerden Seyh Hasan, Karamanoglu basta
olmak üzere bütün Anadolu beyliklerini itaati
altina aldi. Bu sirada Eretna da Seyh Hasan
Celâyirî'nin huzuruna giderek itaatini arzetti.
Bunun üzerine Seyh Hasan, Eretna'yi kendisine
vekil birakarak Iran'a döndü. O, zaman zaman
Anadolu'ya gelip bir süre kaldiktan sonra tekrar
Iran'a gidiyordu.
Eretna, görünüste Seyh Hasan
Celâyirî'ye itaat eder gibi hareket ederken,
aslinda Anadolu'ya kendisi hakim olmak için
hazirlik yapiyordu. Üstelik Anadolu halkinin
mizacina vâkif ve merhametli bir zat oldugundan
halk onun idare tarzindan son derece memnun idi.
Bu sirada Ebû Said Bahadir Han'in evlât
birakmadan ölümü (1337) üzerine, Seyh Hasan
Celâyirî, meydana çikan karisikliklardan
istifade ile Mogol ülkesinde kendisine bir yer
kapmak üzere Iran'a gitti. Böylece Eretna daha
serbest hareket etme imkâni buldu. Nitekim daha
sonra Irak'da yerlesen Seyh Hasan Celâyirî'den
ümidini kesen Eretna, Memlûk sultani Melik
Nasir'a müracaat ederek onun himâyesine girdi
(1338). Eretna bu tarihten sonra Misir sultani
Melik Nâsir'a tabi olarak Anadolu valiligi yapip,
onun adina hutbe okutmaya ve para bastirmaya
basladi. Böylece Eretnalilar için yeni bir devir
baslamis oldu.
Daha sonra Eretna'nin,
Timurtas'in oglu Küçük Seyh Hasan ile mücâdele
ettigini görüyoruz. Nitekim, babasi Timurtas'in
Misir'da öldürülmesinden sonra, Azerbaycan'da
durumunu kuvvetlendiren oglu Küçük Seyh Hasan,
Anadolu'da hakki oldugunu iddia ederek
Eretna'nin kendisine itaat etmesini istedi.
Ancak Eretna onun bu teklifini kabul etmedi.
Bunun üzerine Seyh Hasan, Dogu Anadolu'ya
girerek Eretna üzerine yürüdü. Iki taraf
ordulari, Sivas ile Erzincan arasindaki Gerenbük
(Karanbük)'de karsilastilar. Burada yapilan
savasta Eretna galip geldi ve pek çok ganimet
ele geçirdi (1343). Bu zaferden sonra
Anadolu'daki nüfuz ve itibari daha da artan
Eretna, Alâaddin ünvani ile sultanligini ilân
etti (1344).
Orta Anadolu'nun büyük bir
kismina sahip olan Eretna, sultanligini ilân
ettikten sonra hutbe ve paralarindan Memlûklu
sultaninin adini kaldirdi.
Alâaddin Eretna, komsulari
olan Dulkadirlilar, Karamanlilar, Osmanlilar,
Taceddinogullari ve Amasya beyleri ile bazan
dost, bazan da düsmanca münâsebetlerde
bulunuyordu. Nitekim ilk anlasmazlik
Dulkadirlilar'in Eretna Bey arazisine saldirmasi
ile basladi. Ancak Misir Memlûklu sultaninin
araya girmesi ile iki beylik arasinda çikmasi
muhtemel savaslar önlendi.
Orta Anadolu'nun büyük bir
kismina sahip olan Eretna Devleti'nin baskenti
önce Sivas, daha sonra da Kayseri idi.
Eretnalilara ait diger Anadolu sehirleri ise
Nigde, Tokat, Amasya, Erzincan, Dogu Karahisar,
Niksar, Canik, Develi, Karahisar, Çorum, Zile,
Ürgüp, Harput, Merzifon, Kirsehir, Darende ve
Gümüshane'den ibaretti.
Alâaddin Eretna Orta
Anadolu'da devletini kurup yukarida adi geçen
sehirlere hakim olduktan sonra 1352 yilinda
öldü. Kayseri'de Kösk ismi verilen mahaldeki
türbesine defnedildi.
Ülkesindeki halka karsi son
derece adil ve sefkatli bir yönetim uygulayan
Eretna'nin ölümü Anadolu'da ve komsu ülkelerde
büyük bir üzüntüye sebep oldu. Çünkü O, esina az
rastlanan bir idareci idi. Kendisi, Mogol
ordusunda görevli oldugu halde, Anadolu'da
meydana gelen anarsiyi, takip ettigi usta
siyaseti, adâleti ve sefkati sayesinde ortadan
kaldirmis, birlik ve beraberligi saglamistir.
Ilme ve kültüre de önem veren Eretna Arapça
bilmekteydi. Nitekim Ibn Battuta, 1333 yilinda
Eretna ile görüstügünü ve onun Arapça'yi fasih
olarak söyledigini belirtmektedir.
b- Giyaseddin Mehmed
(1352-1354)
Alâaddin Eretna'nin ölümünden
sonra, beyligin ileri gelen emirlerinin
ittifakiyla küçük oglu Mehmed hükümdar oldu.
Giyaseddin ünvaniyla beyligin basina geçen
Mehmed Bey, bilhassa veziri Hoca Ali Sah'in
tahrikiyle agabeyi Cafer Bey'i hapsettirdi.
Vezir Hoca Ali, Mehmed Bey'in henüz çok küçük
yasta olmasindan da istifade ederek devlet
idaresinde söz sahibi olmaya basladi. Ayrica
Eretna'nin ölümünü firsat bilen Türkmen
asiretleri isyan ettikleri gibi, güneyde
Dulkadirogullari da Eretna Beyligi aleyhine
sinirlarini genisletmeye baslamislardi. Buna
ragmen Dulkadir beyi Karaca Bey, Memlûklularla
yaptigi mücâdelede yenilince Giyaseddin Mehmed
Bey'e iltica etmek zorunda kaldi. Ancak Memluk
sultanindan çekinen Mehmed Bey, sultanin istegi
üzerine Karaca Bey'i Haleb'e gönderdi. Oradan
Misir'a götürülen Dulkadirli emiri Karaca Bey,
burada idam edildi.
Bu sirada Memlûklularin
Malatya valisi, Eretna Beyligi ve
Dulkadirogullari topraklarina saldirilarda
bulunuyordu. Bunun üzerine Giyaseddin Mehmed ile
Dulkadirlilar birleserek Malatya valisi üzerine
yürüdüler ve onu maglup ederek ortadan
kaldirdilar.
Giyaseddin Mehmed Bey, babasi
gibi tecrübeli olmadigi için ülke dahilinde
isyanlar görülüyor, halkta umumî bir itaatsizlik
ve basibosluk yasaniyordu. Ayrica ulema ve
emîrlerin de aleyhine dönmesi üzerine Mehmed
Bey, ülkesini terkederek Karamanogullari'nin
merkezi Konya'ya siginmak zorunda kaldi(1354).
Bu gelisme üzerine vezirler ve devlet
büyüklerinin karariyla agabeyi Cafer Bey, Eretna
Beyligi'nin basina çikarildi.
c- Izzeddin Cafer (1354-1355)
Izzeddin ünvaniyla tahta çikan
Cafer Bey, beylik yönetiminde bazi degisiklikler
yapti. Önemli görevlere kendi adamlarini tayin
etti. Kardesi Mehmed Bey'in taraftarlarini
isbasindan tamamen uzaklastirdi. Bu sebeple
Mehmed Bey'e bagli emirler ve bilhassa Hoca Ali
Sah, onu tekrar hükümdar yapmak için
faaliyetlere basladilar. Nitekim Hoca Ali Sah
ilk olarak, Konya'da bulunan Mehmed Bey'in,
Karamanogullari'ndan da yardim alarak agabeyi
üzerine yürümesini sagladi. Mehmed Bey,
Karamanoglu Alaaddin Bey'in verdigi yardimci
kuvvetlerle agabeyinin bulundugu Kayseri kalesi
üzerine yürüyerek burasini kusatti. Ancak
kusatma yedi ay kadar devam etmesine ragmen bir
netice alamadi ve tekrar Konya'ya döndü. Daha
sonra Konya'nin, agabeyi idaresindeki
Eretnalilar'in hakimiyetine geçmesi üzerine
Sivas'a gelen Mehmed Bey, bu sehrin valisi Haci
Kutlu Sah tarafindan iyi karsilandi. Kisa bir
süre sonra da Haci Kutlu Sah ve Hoca Ali Sah
gibi iki güçlü vezirin yardimini da alarak
tekrar Kayseri üzerine yürüdü. Agabeyi Izzeddin
Cafer Bey ise, kardesinin Kayseri üzerine
yürüdügünü haber alinca onu karsilamak üzere
sehirden çikti. Iki taraf arasinda Yalnizgöz
mevkiinde yapilan savasi Mehmed Bey ve
taraftarlari kazandi. Bu zaferden sonra Mehmed
Bey ve Hoca Ali Sah Kayseri'ye girdiler (1355).
Böylece Mehmed Bey, ikinci kez Eretna Beyligi
tahtina çikmis oldu. Savasi kaybeden Cafer Bey
ise Misir'a kaçti.
d- Giyaseddin Mehmed (Ikinci
Defa, 1355-1365)
Eretna Beyligi tahtina ikinci
kez çikan Mehmed Bey, devlet isleri ile fazla
ilgilenmeyerek bütün isleri vezir Hoca Ali Sah'a
birakti. Ancak onun bu ilgisiz davranisi,
kendisine yardim etmis olan veziri Hoca Ali Sah
ile arasinin açilmasina sebep oldu. Aslinda
vezir Ali Sah, devlet yönetiminde eskisi gibi
söz sahibi olmak istiyordu. Nitekim O, Mehmed
Bey'e karsi isyan ederek Kayseri sehri üzerine
yürüdü (1364). Iki taraf arasinda Cuma mescidi
denilen yerde yapilan ilk savasi Mehmed Bey
kaybetti. Bunun üzerine Misir hükümdari Melik
Esref'den yardim isteyen Mehmed Bey,
Memlûklular'dan aldigi kuvvetlerle Hoca Ali Sah
üzerine yürüdü. Malva ovasinda yapilan ikinci
karsilasmada Mehmed Bey, asî Hoca Ali Sah'i agir
bir yenilgiye ugratti.
Mehmed Bey, Hoca Ali Sah
isyanindan kurtulduktan sonra devlet idaresini
tek basina eline aldi. Ancak bu sefer, rahat
yasamaya alismis olan emirler ona karsi çikmaya
basladilar. Nitekim hükümdara karsi gizlice bir
ittifak kurmus olan emirler, onun Memlûklular ve
Mogollar ile mücadele ettigi bir sirada harekete
geçtiler. Kayseri kadisi Burhaneddin Ahmed,
Amasya emiri Haci Sadgeldi ve Sivas hakimi Haci
Ibrahim'in öncülük ettigi bu isyancilar Mehmed
Bey Sivas'ta bulundugu bir sirada onu
öldürdüler(1365). Genç yasta öldürülen Mehmed
Bey'in naasi Kayseri'ye götürülerek babasi
Eretna'nin kabri yaninda defnedildi.
e- Alaaddin Ali (1365-1380)
Mehmed Bey'in öldürülmesinden
sonra yerine, küçük yasta olan oglu Alaaddin Ali
Bey tahta çikarildi. Bu sirada Orta Anadolu'da
fitne ve karisikliklar had safhaya ulasmisti. Bu
sebeple Orta Anadolu'da yasayan halkin bir çogu
Ayintab'a ve Bati Anadolu'ya göç etmeye
baslamislardi. Eretna Beyligi'ne tâbi sehirlerin
valileri de ismen Alaaddin Ali Bey'e bagli
olmakla birlikte tamamiyle bagimsiz hareket
ediyorlardi. Sivas hakimi Haci Ibrahim, Amasya
emiri Haci Sadgeldi, Tokat hakimi Seyh Necib ve
Kayseri emiri Seyh Cüneyd'in bu bagimsiz
davranislarini firsat bilen Karamanoglu Alaaddin
Ali Bey de Eretnalilar'a ait Nigde ve Aksaray'i
ele geçirdi.
Ali Bey, ülkesindeki bütün bu
iç karisikliklara ragmen zevk ve eglence ile
mesgul olmaktaydi. Zayif iradeli ve kabiliyetsiz
bir insan olan Ali Bey, önemli devlet islerini
Mogollar'in eline verdi. Onun bu davranisi,
emirlerinin kendisini dinlememelerine sebep
oldu. Içteki bu durumu firsat bilen Karamanoglu
Ali Bey, süratle Kayseri üzerine yürüyerek bu
sehri de ele geçirdi. Eretna Beyi Ali Bey
Sivas'a kaçmak zorunda kaldi.
Böylece Eretna Beyligi'nin
merkezi olan Kayseri sehri bir süre
Karamanogullari'nin elin geçti ise de, onlarin
sehir halkina iyi davranmamalari yüzünden ahali
Karamanogullari'ndan nefret etmeye basladi. Bu
durumu firsat bilen Eretna emirlerinden Kadi
Burhaneddin Ahmed, Karamanlilarin Kayseri'de
yaptiklari tahribat ve mezâlime son vererek
sehri geri aldi. Ancak, Kadi Burhaneddin'in
burada bagimsiz bir emirlik kurmak istedigini
ögrenen Alaaddin Ali Bey, onu yakalatarak hapse
attirdi. Fakat Kadi Burhaneddin taraftari olan
Sivas emiri Haci Ibrahim, Mogollarin da
destegiyle Sultan Alaaddin Ali Bey'i
tutuklayarak Kadi Burhaneddin'in hapisten
çikmasini sagladi.
Alaaddin Ali Bey, bir süre
hapiste kaldiktan sonra Mogollar'in kendisine
taraftar olan Barambay kolu kuvvetlerinin
yardimiyla kurtuldu. Daha sonra Sivas'da Haci
Mukbil'in isyani ile karsilasan Ali Bey, Kadi
Burhaneddin'in yardimiyla bu isyani da bastirdi.
Böylece devletin idaresini saglam bir sekilde
eline alan Alaaddin Ali Bey, Haci Mukbil
olayinda büyük yardimini gördügü Kadi
Burhaneddin'i vezirlik makamina getirdi (Mayis
1378).
Ali Bey, bu tarihten sonra
veziri Kadi Burhaneddin ile uyum içerisinde
ülkesini idare etmeye basladi. Ancak bu sirada,
Eretna'nin en eski ve nüfuzlu ümerâsindan olan
Haci Sadgeldi, Amasya'da bagimsiz hareket etmeye
baslayinca Ali Bey, bir miktar kuvvet ile onun
üzerine yürüdü. Haci Sadgeldi, Ali Bey'in
ordusuyla gelerek Amasya yakinlarinda
karargâhini kurmasi üzerine ona haber göndererek
itaatini arzetmek istedigini bildirdi. Onun bu
istegi üzerine Sultan Alaaddin Ali Bey, Seydi
Hüsam ismindeki bir emirini kaleye gönderdi.
Ancak Haci Sadgeldi, sözünde durmayarak Seydi
Hüsam'i hapsetti. Bunun üzerine Sultan Ali Bey
ile veziri Kadi Burhaneddin Amasya sehrini
muhasaraya basladilar. Kusatmanin siddetlenmesi
üzerine Haci Sadgeldi, Ali Bey ve vezirlere
ricacilar göndererek özür diledi. Ayrica hapse
attigi Seydi Hüsam'i da serbest birakti. Bunun
üzerine Alaaddin Ali Bey ve Kadi Burhaneddin
Kayseri'ye döndüler.
Alaaddin Ali Bey daha sonra
Nigde ve Aksaray sehirlerine hakim olmak üzere
birer sefer düzenlediyse de bir netice alamadan
geri döndü. 1379 yilinda ise Taceddinoglu'nun
hüküm sürdügü Niksar üzerine bir sefer yapti.
Ancak Eretna ordulari burada da basarili
olamadilar.
Eretna emiri Alaaddin Ali Bey,
Niksar seferinden sonra Erzincan'da istiklâlini
ilân etmis olan Eretna'nin kardesi-oglu
Mutahharten üzerine yürüdü. Ancak onu bu sefere
tesvik den Sarkî-Karahisar hakimi Kiliç Arslan,
muhalefte baslayinca önce onunla bir anlasma
yapildi. Bu anlasmaya göre, eger Erzincan
alinirsa idaresi Kiliç Arslan'a verilecekti. Bu
antlasmadan sonra müttefik ordu Erzincan'a bir
saldirida bulundu ise de, Mutahharten'in gayreti
ile geri püskürtüldüler.
Eretnalilar'in bu baskisi
karsisinda Mutahharten, Dulkadiroglu Ibrahim ile
Akkoyunlu Kutlu Bey'e haber göndererek yardim
etmelerini istedi. Kalabalik bir kuvvetle
Mutahharten'in yardimina gelen Akkoyunlular'in
karsisina Kayseri valisi Cüneyd Bey çikti ise de
yenilerek esir alindi. Bu sirada tekrar harekete
geçen Erzincanlilar Eretna kuvvetlerine agir
kayiplar verdirdiler. Alaaddin Ali Bey ile
veziri Kadi Burhaneddin, uzun süren bu Erzincan
seferinden bir netice alamayinca Sivas'a dönmek
zorunda kaldilar.
Alaaddin Ali Bey, son olarak
Amasya üzerine bir sefer daha düzenledi ise de,
bu sirada o civarda salgin halde bulunan taun
(veba) hastaligina yakalandi ve kurtarilamayarak
1380 yilinda Kazova'da vefat etti. Naasi,
Kayseri'ye getirilerek babasi ve dedesinin
gömülü oldugu Kösk Medresesi içine defnedildi.
f- II. Mehmed (1380-1381)
Alaaddin Ali Bey'in ölümü
üzerine, o sirada yedi yasinda olan oglu Mehmed
Eretna Beyligi'nin basina geçti. II. Mehmed'in
devlet islerini yürütecek yasta olmamasi
dolayisi ile ona bir nâib tayin edilmesi
gerekiyordu. Bu görevi yerine getirmek için ilk
önce Amasya emiri Haci Sadgeldi talip oldu.
Ancak Eretna Beyligi'nin ileri gelen emîrleri ve
Sivas halki Haci Sadgeldi'nin nâibligini
istemediler. Onlar Dogu Karahisar Beyi Kiliç
Arslan'i davet ettiler. Bunun üzerine, Selçuklu
soyundan olan Kiliç Arslan Sivas'a gelerek,
vezir Kadi Burhaneddin'in de destegi ile II.
Mehmed Bey'e nâip tayin edildi.
Kiliç Arslan, devlet islerini
eline aldiktan sonra ilk is olarak Amasya'yi
Sadgeldi'nin elinden almaya karar verdi. Ancak
vezir Kadi Burhaneddin, Kiliç Arslan'a Sadgeldi
ile sulh yapilmasini teklif etti. Onun bu
teklifini dinlemeyen nâip Kiliç Arslan, Haci
Sadgeldi'ye kesin bir darbe vurmak amaciyla
Amasya sehrini muhasaraya basladi. Sehrin
muhasara yoluyla alinamayacagini anlayinca Emir
Yusuf'u baris yapmak üzere kaleye gönderdi ise
de bir netice elde edemedi. Iki taraf arasinda
anlasma saglanamayinca sehir disinda savas
basladi. Ancak Kiliç Arslan Haci Sadgeldi
karsisinda yenilgiye ugrayarak Sivas'a döndü.
Kiliç Arslan, bu yenilgiye Kadi Burhaneddin'in
sebeb oldugunu ileri sürerek, ona karsi cephe
almaya basladi. Nitekim Kadi Burhaneddin
karsisinda durumunu ve mevkiini kuvvetlendirmek
için genç hükümdarin annesi ve Alaaddin Ali
Bey'in dul kalan esi ile evlendi. Bunun yaninda
Kadi Burhaneddin'i merkezden uzaklastirmak için
Sarkî Karahisar'a göndermek istedi. Öte yandan
Kadi Burhaneddin de, Kiliç Arslan'a karsi cephe
almisti. Nihayet Kadi Burhaneddin, Kiliç Arslan
sehir disinda bir gezinti yaptigi sirada onu
öldürerek genç hükümdara kendisi nâip oldu
(1381).
Kadi Burhaneddin, Sultan II.
Mehmed'e nâip olduktan sonra ilk is olarak Kiliç
Arslan taraftarlarini görevden uzaklastirdi.
Sehir halki, Kadi Burhaneddin'in is basina
geçmesine sevindi. Sultan II. Mehmed, çok küçük
oldugu için, Kadi Burhaneddin adetâ bir hükümdar
gibi hareket ediyordu. Ancak onun her geçen gün
daha da güçlenmesinden çekinen Amasya emiri Haci
Sadgeldi ile Erzincan hakimi Mutahharten
birlikte hareket etmek üzere anlastilar. Bu
emirlerden bilhassa Haci Sadgeldi, kendisini
Eretna beyliginin bir numarali vârisi olarak
görmekteydi. Ancak Kadi Burhaneddin, Haci
Sadgeldi ile Mutahharten'in birlesmelerine
firsat vermemek için süratle Amasya üzerine
yürüdü. Amasya yakinlarinda cereyan eden meydan
savasinda Haci Sadgeldi yakalanarak öldürüldü.
Kadi Burhaneddin Haci Sadgeldi'nin kesik basini
önce Sivas'a, daha sonra da Erzincan'a
göndererek kendisine cephe alanlari tehdit etti.
Daha sonra da ulemâ ve ümerâsinin destegini
alarak kendisine saltanat yolunu açmak için
harekete geçti. Nitekim kisa bir süre sonra
Eretna Beyligi'nin son hükümdari olan çocuk
yastaki II. Mehmed'i ortadan kaldirarak kendi
hükümdarligini ilân etti (1381). Böylece Orta
Anadolu'da yarim yüzyil kadar hüküm sürmüs olan
Eretna Beyligi tarihe karismis oldu.
Mogollar'in Anadolu valisi
Timurtas'in bir emiri olarak Anadolu'ya gelen
Eretna'nin kurdugu bu devlet ancak, kurucusu
Alaaddin Eretna zamaninda varlik
gösterebilmistir. Eretna'nin ölümünden sonra ise
basa geçen genç hükümdarlara nâiblik eden
vezirlerin yönetimi altinda bulunan bu beylik
yarim yüzyil kadar yasamis ve son vezir Kadi
Burhaneddin tarafindan ortadan kaldirilmistir.
IMAR FAALIYETLERI
Eretnalilar'in Anadolu'da
hakim olduklari bölgelerde yaptirmis olduklari
dinî ve sosyal müessesler yok denecek kadar
azdir. Bu devirde yapilan eserlerden en
önemlisi, beyligin kurucusu Alaaddin Eretna
tarafindan Kayseri'de yaptirilmis olan
külliyedir. Bu külliye türbe, hangâh, han ve
medreseden meydana gelmektedir. Alaaddin Eretna
bu külliyeden baska Kirsehir'de Asik Pasa
Türbesi (1322), Nigde'de Sungur Bey Camii
(1335), Sivas'da oglu Seyh Hasan adina
yaptirdigi Güdük Minare Künbeti (1347), Hafik'de
bir kervansaray, Tokat'da bir zaviye ile
Kayseri'de Emir-zâde Mehmed Türbesi'ni
yaptirmistir.
Eretnaogullari'ndan Giyaseddin
Mehmed Bey zamaninda da Bor'da bir mevlevîhane,
Amasya'da Büyük Bey Sarayi insa edilmistir.
Alaaddin Ali Bey ise Sivas'da bir zaviye ile
Zile'de bir misafirhane yaptirmistir.
Kaynak: Osmanli tarihi
|