Yıldızların Ölümü
Yıldızların Patlaması
1. Hafif Patlama: Gezegenimsi Nebula
(Bulutsu).
Kırmızı dev yıldızlarının dış katmanlarını atması
2. Güçlü Patlama: Nova
Bir çift yıldız sisteminin patlaması
3. Yıkıcı Patlama: Süpernova
Bir yıldızın dış katmanlarını fırlatması
Gezegenimsi Bulutsu
Normal bir yıldız Güneş gibi ölür ve arkasında bir
gaz bulutu bırakır. İki yüzyıl önce William
Herschel keşfetmiş olduğu gezegen disklerine
benzeyen bu bulutlara "gezegenimsi bulutsu" adını
vermiştir. Gezegenimsi bulutsular, yıldızın
evriminden dolayı atmosferini yıldızlararası
ortama bırakmış olduğu yapılardır. Günümüzde, bir
yıldızın, gezegenimsi bulutsu safhasına geçmesinin
iki adımda gerçekleştiği bilinir. Yıldız dev
safhasındayken kütlesinin büyük bir bölümünü yoğun
yıldız rüzgarlarıyla yıldızlararası ortama
bırakır. Belli bir süre sonra ortamın geçirgen bir
hale gelmesiyle yıldızın kor bölgesi ortaya çıkar.
Merkezde sıcak bir yıldız ve bunun etrafında
oluşan bir bulutsu, gezegenimsi bulutsuyu meydana
getirir.
Gezegenimsi bulutsuların merkezinde yer alan
yıldız saf helyumdan meydana gelmiştir. Yıldız
kütle kaybederken, yıldızın çekirdeğinin etrafında
yer alan hidrojen kabuğu yıldızlararası ortama
doğru sürüklenir ve bu hidrojen kabuğunun altında
yer alan helyum kabuğu ortaya çıkar. Gezegenimsi
bulutsunun meydana gelmesiyle merkezde bulunan
yıldızın koru bir beyaz cüce olmaya başlar. Yıldız
beyaz cüce olurken içe doğru çökümü, yıldızın
çekirdeğinin etrafında bulunan helyumun daha çok
sıkışmasına ve belli bir aşamadan sonrada
patlamasına yol açar. Enerjinin hızlı bir şekilde
çevreye saçılması, yıldızın dev boyutlara gelmesi
ve helyumca zengin dış kabuğunun yıldızlararası
ortama karışmasına neden olur. Böylece ortamda
yıldız tarafından atılan ikinci gezegenimsi
bulutsu meydana gelir. Bilinen gezegenimsi
bulutsulardan Abell 30 ve Abell 78 in merkezi
yıldızları tekrar beyaz cüce olmaya
çalışmaktadırlar.
Nova
Bazen, gökyüzünde daha önce zorlukla görülen bir
yıldızın, birkaç ay veya yıl gibi kısa bir sürede,
yeni bir yıldız gibi parladığı gözlenmiştir.
Galaksimizde nova (yeni yıldız) denilen bu gök
cisimlerinden her yıl ancak 10-40 arasında ortaya
çıktığı tahmin edilmektedir. Dünyadan, bunların
yılda ancak 2-3 tanesi görülebilmektedir. Bir
novanın parlaklığı, bir veya iki gün içinde,
aniden 8 veya 10 kadir yükselebilir ve sonra,
arada küçük salınımlarla birlikte, 3 veya 4 hafta
içinde azalarak, bir ile on yılda eski haline
geldiği gözlenir. Bu sırada parlaklık,
Güneş’inkinin 100000 katına çıkabilir. Tüm nova
türlerinin, birisi ak cüce olan bir yıldız
çiftinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Kütlesi daha
büyük olan yıldız evrimini daha çabuk
tamamlayacağı için, ak cüce, çiftin kütlesi daha
büyük olan yıldızıdır. Ak cüceye eşlik eden yıldız
ise, ana koldan ayrılma veya kızıl dev evresine
varmış bulunmaktadır. Bu yıldızın yüzey
tabakalarından ayrılan madde, ak cücenin çekim
bölgesine akar. Viskoz ve türbülanslı enerji kaybı
ile, bu madde akışı, ak cüce yüzeyi etrafında bir
spiral oluşturur.
Nova patlaması ak cüce yüzeyinde toplanmakta olan
madde içinde olur. Burada artan sıcaklık ve
basınç, hidrojen için termonükleer füzyon
şartlarına ulaşır. Bunun yol açtığı fışkırma, veya
madde kaçış olayı, o kadar şiddetlidir ki, ak
cüceye birleşmek üzere toplanan maddenin % 50 – 90
kısmı sistemden kaçar. Parlaklıkta gözlenen büyük
artış, dışa doğru genişlemekte olan maddenin
ışıyan yüzeyinin çok büyümesinden kaynaklanır.
Madde soğuyunca, çok şiddetlide olsa, bu olay
yavaşlar ve sistemin yapısı fazla değişmez. Bu
şekilde, yıldızlar arasındaki madde akışı belki
10000 ila 100000 yıl sürebilir. Klasik bir nova
sisteminde, ak cüceye böyle madde püskürmesi
gerideki yıldızda yeter madde kalmayana kadar,
belki 500 kere tekrarlanabilir.
Süpernova
Süpernovalar, ani ve çok büyük bir ışık şiddeti
artması ile kendini gösteren yıldız
patlamalarıdır. Toplam ışıma gücü, bazı hallerde,
Güneşinkinin 1010 katını bulur. Bir süpernova
patlamasında yayınlanan enerjinin yaklaşık 1050
erg olduğu gözlemlere dayanarak hesaplanmıştır.
Çekirdeğin kütlesinin birkaç güneş kütlesinden
büyük olduğu durumlarda meydana gelir. Kırmızı Dev
evresi sırasında çekirdekte demir üretimi
gerçekleşir. Demirin yakılamaması nedeniyle
çekirdek kısmı çöker. Bu durumda sıcaklık
milyarlarca dereceye yükselir. Eğer demir çekirdek
çok yoğun bir hal alırsa bu durumda elektronlar
çok yüksek enerjilere ulaşarak atomik çekirdeğin
içine girmeye çalışır. Proton ve elektronlar
birlikte nötron ve nötrinoları oluştururlar.
Elektronlar kaybolurlar. Bu durumda elektron
dejenerasyon basıncı artık bulunmaz. Çekirdek
şiddetli bir biçimde çöker (büzülür). Nötrinolar
kaçarak enerjiyi dışarıya taşırlar. Nötronlar
merkeze doğru yaklaşık 0.1-0.2 c hızlarına
ulaşarak düşerler. Bu çökme 1 saniyeden biraz daha
fazla zamanda gerçekleşir. Pauli Prensibi
nötronlar için etkin olmaya başlar. Nötrinoların
bazıları bilardo topu gibi dışarıya doğru
dağılırlar. Bu hareket sırasında beraberinde madde
taşıyarak muhteşem bir patlamayı
gerçekleştirirler.

Süpernova 1987A
|