Güneş Sisteminin
ikinci büyük gezegeni olan Satürn'ün yarı çapı
60400 km dir ve 1.433.000.000 km lik mesafe ile
güneşe yakınlıkta 6. sıradadır. Gezegen teleskopla
incelendiğinde yeşilimsi bir renkte görünür ve
çıplak gözle görülebilen en uzak gezegendir.
Neredeyse tümü gazlardan oluşan bu gezegenin
yoğunluğu çok küçüktür. Ortalama 700 kg/m3
yoğunluğu ile Güneş Sistemi'nde en küçük yoğunluğa
sahip olan gezegendir. Güneşe olan uzaklığı nedeni
ile yüzey sıcaklığı yaklaşık olarak -150 Cº dir.
Vogayer aracından alınan kızılötesi bilgilere
dayanılarak gezegendeki hidrojen/helyum oranı 9/1
olarak saplanmıştır. Satürn'ün çevresine yaydığı
ısı enerjisi güneşten aldığı ısı enerjisinden daha
fazladır. Gezegenin
çevresindeki halkalar yıllarca bir sır olarak
kalmış ve gezegene insanların büyük ilgi
göstermesine neden olmuştur. Bu halkalar ilk
olarak Galileo uzay aracı tarafından gözlenmiştir
fakat ne olduğu ancak Huygens tarafından 1655'te
açıklanmıştır. Gezegen çevresinde araştırma yapan
sondalar. Halkaların yapısı ve içeriği hakkında
bize bazı bilgiler verdi. Bu bilgilere dayanılarak
en dıştaki halkadan en iç teki halkaya doğru
sırası ile A, B, C, E, F ve G isimleri
verilmiştir. Bu araştırmalarda halkaların
sanıldığından daha karmaşık bir yapıya sahip
olduğu ve çok sayıda çemberden oluştuğu anlaşıldı.
Halkaların arkasındaki yıldızların parlaklığı
görülebildiği için halkaların genişliğinin
yalnızca 20 km kadar olabileceği tahmin
edilmektedir. Ayrıca halkaların oluşumu hakkında,
evrende daha önceleri başıboş dolaşan ufak meteor
ve buz parçaları gibi değişik cisimlerin Satürn'ün
çekim alanına yakalanmaları sonucu oluştuğu
tahmini kabul edilmektedir.Gezegenin bilinen
17 tane uydusu vardır. Keşfedilen ilk uydusu 1655
yılında bulunan Titan dır.Titan aynı zamanda
Satürn'ün en büyük uydusudur. Titan, yoğun ve
portakal renkli bir atmosfere sahiptir.Yüzey
basıncının 1,5 atmosferden daha fazla olduğu
tahmin edilmektedir. Atmosferin yapısında azot,
metan ve %12 oranında argonla az miktarda
moleküler hidrojen içerir. Gezegenin tüm
uydularının yüzeyleri çarpışma izleri ile doludur.
Titanın ile birlikte 8 uydunun keşfinden sonra
Voyager sondası ile 8 yeni uydu daha
keşfedildi.Yeni keşfedilen küçük uyduların
şekillerinin ve yörünge hareketlerinin daha
düzensiz olduğu anlaşılmıştır.