Güneş
Dünyaya en yakın yıldızdır ve 8 ışık dakikası
(149.6 milyon km) uzaklıktadır. Bu aynı zamanda
güneşe baktığımızda onun 8 dakika önceki halini
görüyoruz demektir.700.000 km yarıçapı ve 15
milyon K çekirdek sıcaklığı göz önüne alındığında
H-R diyagramına göre G2 türünden cüce yıldızlar
sınıfına girer. Güneş sisteminin Samanyolu’nda
Oort Bulutu’ndan oluştuğu sanılmaktadır. ( C ile K
dönüşümü +/- 273 ile yapılır)
Güneş manyetik bir alana sahip olan, dönen ve
çekirdeğinde enerji üreten bir gökcismidir. Güneş,
güneş sistemindeki maddenin % 99.85’ni içerir.
Gezegenler % 0.135, uydular,asteroidler, kuyruklu
yıldızlar, meteoritler ve gezegenler arası ortam
ise % 0.015’ni oluşturur. Güneşin enerjisi, 15
milyon K (Kelvin) sıcaklıktaki ve yeryüzü atmosfer
basıncından milyarlarca kez fazla olan
çekirdeğindeki, hidrojenin helyuma dönüşmesinden
kaynaklanır. Çekirdek tepkimeleri sonucu serbest
kalan enerji, yüzeye gelir ve buradan uzaya
yayılır. Bu enerjinin sadece 2.2 milyarda biri
yeryüzü tarafından soğurulur ve yaşam için gerekli
koşulların oluşmasını sağlar. Güneşten,
X-ışınlarından radyo dalgalarına kadar her dalga
boyunda enerji yayılır. Güneşte ışınım kuvveti ile
çekim kuvveti denge halinde bulunur.
700.000 km çapa
göre çekirdekte oluşan ışığın hızı da göz önüne
alındığında yüzeye yaklaşık 2 sn de gelmesi
gerekirken, aşırı hidrojen yoğunluğuna bağlı
olarak bu süre 10 milyon yıldır. Aslında biz 8
dakikadan da öte güneşin 10 milyon yıl önce
oluşturduğu ışığı görüyoruz.
Güneş ;
Yeryüzü çapının yaklaşık 110 katı,
Yer yüzey alanının 12.000 katı,
Yer kütlesinin 333.000 katı,
Yer hacminin ise 1.306.000 katıdır.
Güneş kendi ekseni etrafında diferansiyel dönme
hareketi yapar yani kutuplar ve ekvator farklı
hızlarda döner.
Ekvatoral bölgenin
dönme hızı kutupların dönme hızından fazladır.
Yaklaşık 400 km kalınlığında olan ve Işıkküre
(fotosfer) denilen güneşin gözle görülen parlak
yüzeyi teleskopla incelendiğinde granüler
(bulgurcuk) yapıya sahip olduğu görülür. Her biri
sıcak bir gaz kütlesinin tepesi olan bu
granüllerin sayısı yaklaşık 4 milyon kadardır ve
tüm güneşin yüzeyini kapsar. Ortalama ömürleri
7-10 dk arasında olan bu granüllerin boyutu
300–1450 km arasındadır ve bu gazlar saatte 0.5 km
hızla yükselirler, enerjilerini kaybedince
soğuyarak yüzeye doğru düşerler ve granüller arası
karanlık çizgileri oluştururlar.
Güneşin kenarı, merkezinden daha karanlık
görünür. Bunun nedeni, güneşin merkezine
bakıldığında ışıkkürenin derin ve sıcak
katmanlarını, kenar kısmına bakıldığında ise daha
yüksek ve daha az sıcak katmanlarını görüyor
olmamızdır. Işıkkürenin üzerinde, yaklaşık 5.000
km kalınlığında ve renkküre (kromosfer) adını alan
bir iç atmosfer vardır. Yapılan araştırmalar
renkkürenin kenarlardaki katmanlarının bir çayır
yangını görünümünde olduğunu, birbiri üzerine
binişen pek çok fışkırtı bulunduğunu belirledi ve
bunlara iğnecik (spikül) adı verildi. Bu
iğnecikler bulundukları yüzeyden 8.000 km kadar
yüksekliğe çıkabilmektedir. Renkkürenin de üzerinde son derece yüksek
sıcaklıklı Güneş tacı (korona) bulunur. Güneş
tacı, birkaç güneş yarıçapı uzaklıkta, yaklaşık 2
milyon K’lik bir kinetik sıcaklığa sahiptir. Güneş
tacının bu kadar sıcak oluşu, ışıkkürede ve
renkkürede bulunan bulgurcuk (granül) ve
iğneciklerdeki (spikül) kütle hareketleri olduğu
sanılmaktadır. Güneş tacının bu yüksek sıcaklık
nedeniyle, dışarıya doğru yayılan ve dünyanın
ötesine kadar uzanan elektrik yüklü bir tanecik
akımı (nötrino) oluşturur. Bu akım, Güneş rüzgarı
olarak adlandırılır.
Güneş lekeleri ışıkküredeki önemli, değişken,
kalıcı olmayan, güneş yüzeyine oranla fazla yer
kaplamayan ve çok şiddetli manyetik alana sahiptir
oluşumlardır. Bu alan 500 gauss’dan başlayıp 4.000
gauss’a kadar çıkabilir, bir karşılaştırma yapmak
gerekirse dünyanın manyetik alan şiddeti 1
gauss’dan küçüktür ayrıca güneşin manyetik alan
şiddetinin de birkaç gauss olduğu düşünülmektedir
Güneşin merkezinde açığa çıkan enerji radyatif
iken yüzeye doğru gittikçe maddesel taşınma
(konveksiyon) meydana gelir. İşte bu maddesel
taşıma ile güneşin diferansiyel dönmesi
etkileştiğinde kara leke meydana gelmektedir.
Ortaya çıkan leke grubu hızla büyüyerek
birbirinden ayrılır ve güneşin dönme yönünde en
öndeki leke genellikle en büyük lekedir ve baş
leke adını alır. Lekeler max. büyüklüklerine
ulaştıktan sonra genellikle birkaç hafta içinde
kaybolurlar, yalnız kalan baş leke de giderek
küçülerek o da birkaç hafta içinde kaybolur.
Ortalama büyüklükteki bir lekenin gölge çapı
30.000 – 50.000 km arasındadır, nadiren de 140.000
km’ ye kadar çıkabilir. Güneş yüzeyinde gözlenen
leke sayısı sürekli olarak değişir. Leke
etkinliğinin max olduğu iki çevrim arasındaki süre
11 yıldır, buna ilaveten 80 yıllık bir çevrim daha
olduğu bilinir.
Genelde renkküre beneklerinde zaman zaman
ortaya çıkan ani parlamalar püskürme denir. Küçük
püskürmeler birkaç dakika, büyükleri ise birkaç
saat sürer. Fışkırmalar, görünüşü çok güzel olan
güneş olaylarından biridir. Bunlar güneş yüzeyinde
200.000 km uzunlukta, 40.000 km yükseklikte ve
6.000 km kalınlıkta olabilen şerit biçimli gaz
akımlarıdır. 15 milyon K iç sıcaklığa sahip olan
güneş, yaydığı enerji (3.86 x 1033 erg/sn) göz
önüne alındığında saniyede 4.7 milyon ton kütle
kaybetmektedir. Başka bir deyişle güneş yılda
kütlesinin 100 milyarda birini kaybetmektedir.
Güneşin kütlesinde ve yaydığı enerjide sezilebilir
bir değişme ancak 6 milyar yılda ortaya çıkabilir.
Dünyanın 4.5 milyar yaşında olduğu düşünülürse, bu
da demektir ki güneş, yeryüzü var olduğundan beri
hiç değişmemiştir. %60’ı hidrojenden oluşan
güneşin bu kadar güçlü enerji açığa çıkarması
ancak çekirdek tepkimeleri sonucunda oluşabilir.
Bu tepkimeler içerisinde en önemlisi proton-proton
tepkimesi olarak adlandırılan çekirdek kaynaşması
(füzyon) zinciridir. Açığa çıkan enerjinin küçük
bir bölümü de tepkimelerde oluşan nötrinolar
tarafından taşınmaktadır. Güneşin bundan sonraki evriminin öteki
yıldızların evrimine benzeyeceği söylenebilir.
Bütün hidrojen tükendiğinde helyum ile daha ağır
atomlar arasında oluşacak tepkimeler başlayacak,
böylece güneş, boyutları büyüyüp parlaklığı
artarak, bir kırmızı dev yıldıza dönüşecektir.
Sonunda bütün nükleer enerji kaynakları tükenince,
dış katmanlarını boşluğa fırlatacak ve gezegenimsi
bulutsu oluşturacaktır. (Gezegenimsi bulutsular
ise daha sonra yeni yıldızların oluşması için
ortam hazırlayacaklardır) Gezegenimsi bulutsu
oluşturduktan sonra beyaz cüceye dönecek olan
güneş, şu anki çapının 1/100’üne kadar küçülecek.
Güneşin toplam ömrünün 10 milyar yıl olduğu tahmin
edilmektedir.
|