|
FERMİONLAR ve
BOZONLAR
Bir
nokta etrafında dönen bir cismin, o nokta
etrafında 'açısal momentum'a sahip olduğu
söylenir. Örneğin dünyamız güneş etrafındaki
hareketinden dolayı, bir açısal momentuma
sahiptir. Açısal momentum, tıpkı doğrusal momentum
gibi korunan bir büyüklük olduğundan dolayı,
önemli bir kinetik değişkendir. Parçacıkların
birbirleriyle etkileşimini inceleyen 'parçacık
kinematiği'nde de böyle...
Dünyamız güneşin etrafında olduğu gibi, kendi
ekseni etrafında da dönüyor. Bu dönme hareketinden
kaynaklanan bir açısal momentum bileşeni daha var:
Buna veya genelde bir cismin kendi etrafında
dönmesinden kaynaklanan açısal momentuma, spin
deniyor. Spin, aslında açısal momentumdan farklı
bir şey değil. Onunla aynı birime sahip ve ikisi
vektörel olarak toplanabiliyor. Korunan büyüklük
de bu toplam zaten. Ancak açısal momentum bazen,
sadece spin bileşeninden oluşabiliyor. Tıpkı
pürüzsüz bir yüzeyde, değme noktasını
değiştirmeksizin, sürtünmesiz dönen ideal bir
topaçta olduğu gibi. Bu değişken o zaman, daha çok
işe yarıyor. Çünkü bu durumda spin, toplam açısal
momentumu oluşturuyor ve tek başına korunuyor.
Aksi halde açısal momentum bileşenleri, korunum
hesaplarına birlikte katılıyor.
Sözünü edegeldiğimiz parçacıklardan bazıları,
deneysel gözlemler sırasında, böyle birer spin
bileşenine sahipmiş gibi davranıyorlar. Aslında bu
parçacıklar kendi etraflarında dönmüyor, yalnızca
sanki öyleymiş gibi davranıyorlar. İşin bir o
kadar ilginç, diğer bir yanı; örneğin belli bir
topacın spin vektörünün büyüklüğü, dönme hızına
bağlı olarak değişebilirken, belli bir parçacığın
spin büyüklüğü hep aynı oluyor: Parçacıktan
parçacığa, Planck sabiti bölü 2π'nin, ki bu ћ ile
gösteriliyor; ya kesirli katları ( ћ/2, 3ћ/2,...),
ya da tamsayı katları (0, ћ, 2ћ ,...) şeklinde
değişerek... Dolayısıyla parçacık spini de, diğer
fizik değişkenleri gibi kuantum sıçramaları
gösteren bir değişken. Varlığının nedeni
bilinmiyor. Parçacıkların iç yapısından
kaynaklandığı düşünülüyor ve bu nedenle bazen,
'içyapısal açısal momentum' olarak adlandırılıyor.
Parçacıklar spin
büyüklüklerine bağlı olarak, önemli davranış
farklılıkları sergiliyorlar. Örneğin;
birbirleriyle etkileşim halindeki parçacıkların
içinde bulundukları fiziksel koşullar,
genellikle bu parçacıkların her birine; fiziksel
değişkenlerinin sahip olabileceği değerler
açısından, birer dizi seçenek sunuyor. Fiziksel
değişkenlerin olası değer kümelerinden oluşan bu
seçenekleri veya 'kuantum durumları'nı, bir
otelin farklı katlarındaki odalara benzetecek
olursak; spini ћ'ın tamsayı katlarıyla orantılı
(0, ћ , 2ћ ,...) olan benzer parçacıklar;
birbirlerine daha 'yakın' olabiliyor ve aynı
odayı paylaşabiliyorlar. Yani, aynı kuantum
durumunda oturmaya hiçbir itirazları yok.
Bunlara 'bozon' deniyor. Halbuki, spini ћ'ın
kesirli katlarıyla orantılı ( ћ/2, 3ћ/2,...)
olan parçacıklar, aynı odayı asla paylaşmıyor ve
farklı kuantum durumlarında bulunmayı tercih
ediyorlar. Bunlara da Fermion sınıfı parçacıklar
deniyor ve aralarındaki geçimsizlik ilişkisi,
bulucusunun adıyla, "Pauli'nin dışlama ilkesi"
olarak anılıyor.
Örneğin elektronla,
üçlü kuark gruplarından oluşan proton ve nötron
birer fermion. Kuark ikililerinden oluşan
mezonlarsa, bozon oluyor. Fotonlar da keza bozon.
Çekirdeklerin hangi sınıftan olduğu ise,
içerdikleri nötron ve proton sayılarının tek
veya çift olmasına bağlı. Örneğin, ikişer proton
ve nötrondan oluşan He4 çekirdeği bir
bozon. Benzer parçacık kümelerinden, bozon
niteliği taşıyanların ortalama davranışları Bose-Einstein,
Fermion niteliği taşıyanlarınki ise Fermi-Dirac
istatistiği denilen kurallar cümlesiyle
belirleniyor. Bozonların aynı kuantum durumunu
paylaşabilmeleri çok önemli sonuçlara veya
şaşırtıcı olgulara yol açıyor.
Spin
Küçük parçacıkların en önemli özelliklerinden
biri, kutuplanabilmeleri, yani bir eksen etrafında
dönebilmeleridir. Bu ne demek? Dünyanın kendi
ekseni etrafında dönmesi gibi. Ancak küçük
parçacıkların ne Dünya,ne de tenis toplarına
benzer hiçbir yanı yok. Spin, kabaca kütle,yarıçap
ve hızın çarpımına eşit olan açısal momentumdur ve
değeri, Planck sabiti bölü 2π’nin bazı katları
olarak ölçülebilir. Kuantum mekaniğine göre
herhangibir cismin spini,yukarıdaki birimin tam
sayı ya da tam sayı artı yarım katı olması
gerekir. Her bir parçacığın toplam spini sabittir;
ancak spinin yönü sabit değildir. Örneğin elektron
spini 1/2’dir. Böyle olduğunu Hollandalı iki
doktora öğrencisi
Samuel Goudsmit
(1902-1978) ve George Uhlenbeck (1900-
1988) gösterdi ve 1927 yılında tezlerin bu konu
üzerine hazırladılar. Elektron kadar küçük
parçacıkların spinleri olduğunu söylemek çok
yüreklice bir fikirdi. Önceleri bu fikir kuşkuyla
karşılandı. Çünkü “elektronun yüzeyinin” ışık
hızının 137 katı bir hızla hareket etmesi
gerekiyordu. Bugünlerde böylesi itirazlar tümüyle
unutulmuş durumda. Çünkü elektronun “yüzeyi” diye
bir şey söz konusu değil.bozon,
kesirli sayıda spinli olanlara ise
fermiyon
denir. Lepton ve baryon denen
parçacıkların fermiyon, foton ve mezonlar da
bozondur. Fermiyonlar,birçok bakımdan bozonlardan
farklıdır. Kendi küçük uzaylarında bulunmayı
ister. Aynı türden iki fermiyon, aynı noktada
bulunamaz; öyle hareket
denklemleriylebelirlenirler ki daima birbiriyle
aynı noktaya gelmeyecek şekilde hareket eder.
Fermiyonların her birinin değişik bir durumda
bulunma özelliğine “Pauli Dışarlama İlkesi” denir.
Fermiyonlar arasında itici ya da çekici kuvvetler
olabilir. Elektronlar,fermiyondur.
Kütlesiz oldukları için fotonların ve
nötrinoların dönme eksenleri, hareketlerinin
doğrultusuna paraleldir. Diğer parçacıklar,
herhangibir yönde dönebilir. Spini sıradan
sözcüklerle anlatmak çok zor. Yukarıda sözünü
ettiğim özel durum hariç, kuantum mekaniğine
göre dönme ekseninin yönünü tam olarak
belirlemek olanaksızdır. Çok büyük ve hızlı
dönen cisimlerin dönme yönlerini daha kesin bir
biçimde belirlemek mümkündür.
Spinleri tam sayılı olan parçacıklara
|