|
Evrenin kökeni -1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-
EVRENIN KÖKENI - 2
-
Düzlemsel dünya modeli, en ilkel ve basit evren
modelidir. O dönemlerde evrenin Dünyadan ibaret
oldugu ve bir tepsi gibi düzlemsel oldugu inanci
hakimdi. Günlük yasantilari içerisinde böyle bir
inancin ortaya çikmasi dogaldi.Etrafi agaçlar,
tepeler, daglarla kapli olan bir insanin dünyanin
küreselligini fark etmesini bekleyemeyiz. Bir
kere, öncelikle insanlarin çok sinirli olan yasama
alanlarini genisletmesi lazimdi ki dünyanin
küreselligini fark edebilecek kadar uzaklari
önlerine bir engel çikmadan görebilsin. Bir seyin
gözlemcilerin yakinlarindan çok uzaklara gitmesi
ve yavas yavas kaybolmaya baslamasi lazimdi ki
küreselligi fark edebilsinler. Insanlar bu imkani
kiyidan açik denizlere gidebilen gemilerin
hayatlarina girmesiyle elde ettiler. Gemi
yapimiyla ilgili ilk belgelere I.Ö. 2000 yillarina
ait Misir Mezarlarinda rastlanmistir. Bu yillardan
sonra, özellikle deniz ticaretinin gelismesiyle
beraber, bu alanda çalisan insan sayisinin artmasi
ve gemiciligin günlük hayat içinde yer almasi,
düzlemsel Dünya görüsüne karsisav olusmasina ön
ayak olmustur.
Dünya düzlemsel olsaydi, limana yaklasan gemi
görülecek kadar yaklastiginda, birden bire geminin
her yerinin görünmesi gerekirdi. Oysa limana dogru
gelen bir geminin ilk olarak diregi, daha sonra
yavas yavas alt kisimlari görünmeye baslar.
Yunan filozofu Aristoteles, Dünyanin neden egri
oldugunu gösterecek iki sebep daha öne sürmüstür.
Birincisi, Ay Tutulmasi sirasinda Ay’in üstüne
düsen, Dünyanin gölgesinin düzgün dairesel yapida
göründügünü gözlemistir. Dünya disk seklinde
olsaydi eger, gölgesinin hareket ettikçe uzayan
bir elips olmasi gerektigini söylemistir. Sürekli
dairesel gölgeyi ancak bir küre verebileceginden
dolayi, Dünyanin küresel oldugu sonucuna varmistir.
Ikincisi, Aristoteles, kuzeye giden denizcilerin
kutup yildizini daha yukarida gördügünü, güneye
gidildiginde ise kutup yildizinin alçalarak
kayboldugunu biliyordu. Düzlemsel bir Dünya
olsaydi eger kutup yildizinin yüksekliginin
gözlemcinin bulundugu yere göre degismemesi
gerektigini belirtmistir. Çogu aydin kesim bunlari
bilmesine ragmen küresel bir Dünyaya
inanmamislardir. 16. yy. baharat yolu bulma
ümidiyle yola çikan Macellan’in yarim kalan Dünya
turunu El Cano tamamlamistir. El Cano sürekli
doguya giderek, seyahate basladigi yere tekrar
dönmesine ragmen Dünyanin küresel olduguna Apollo
Ay projesinde Dünyanin Ay’dan çekilen resimlerini
görünceye kadar hala inanmayan çevreler vardi.
Hatta bu fotograflarin uydurma oldugunu
söyleyebilecek kadar ileri gidenlerin, yani ileri
giden gericilerin nesli hala tam olarak
tükenmemistir
|