Fizik: AnaSayfa
  Evrenin kökeni -1-2-3-4-5-6-7-8-9-10- 

EVRENIN KÖKENI - 1 -
 



         Evrenin kökeni sorunu “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mi tavuktan çikar?” sorununa benzer. Her sey nereden geldi? Evren hep var miydi yani baslangiçsiz miydi, yoksa kutsal kitaplarin söyledigi gibi kutsal bir güç mü yaratmisti, yaratildiysa o gücü kim yaratmisti? Sinirlari olmayan uçsuz bucaksiz bir evrende mi yasiyoruz yoksa sinirlari var mi? Sinirlari yoksa eger tanri nerede olacakti, sinirlari varsa yeri belliydi, sinirlarin disi. Burasi bir süre için Tanriya en uygun yer olarak kaldi. Bunun etkisiyle düsünürler binlerce yildir evren modellerini sinirli olarak düsündüler. Kimileri bu konularin tartisilmasinin gereksiz oldugunu, kimileri günah oldugunu söyledi, kimileriyse bunlarin metafizikçilerin ve din adamlarinin konusu oldugunu düsündü. Ancak fizik yasalarinin evrenselliginin anlasilmasi, evrenin baslangicinin nasil gerçeklestiginin bilimin konusu olmasi gerektigini göstermistir.

         Önceleri Musevi, Hiristiyan ve Müslüman’lar evrenin baslangicini tanrinin iradesiyle ol demesiyle oldugunu söylerlerdi. Hatta 17 yy. Rahibi Ussher Kutsal kitaplardaki soyagacini inceleyerek evrenin MÖ 4004 yilinda yaratilmis oldugu sonucuna vardi. Bu kisa bir süredir, sürenin kisa oldugunun kaniti olarak ta sunu söylemislerdir. “Görüldügü gibi sürekli olarak bir kültürel ve teknolojik evrim geçiriyoruz ve biz evrime neden olan insanlarin büyük bir kismini biliyoruz yani bu süre çok daha uzun olsaydi çok daha fazla insan gelip geçmeliydi sonucunda da daha ileri bir toplumda yasiyor olmaliydik.” Kayalarin yasinin milyonlarca yil oldugunu, astronomlarin da evrenin sürekli degistigini bulmalari, yaratilisçiliga inanan bir çok insanin düsüncesini degistirmesine neden olmus; evren ile ilgili yapiyi açiklamayi bilim insanlarinin ellerine birakmalarina neden olmustur. Biz de burada tarih boyunca insanligin inandigi ve bilimin ortaya attigi evren modellerini tarihsel sira içinde kisaca anlatmaya çalisacagiz.

           Tarih boyunca doga hakkindaki bilgimiz arttikça ilk basta evrenimiz olan kitadan dünyaya, dünyadan günes sistemine, oradan da gökadamiz Samanyolu’na ve daha ötesine olmak üzere evrenimizin sinirlarini hep genislettik. Tepsi seklinde bir dünyanin evrenimiz oldugu inancindan salinim yapan evren modeline kadar ki gelisimi kisaca incelemeye baslayalim.

          Modellerin geçirdigi evrim astronomi biliminin geçirdigi evrimle genel olarak paralel gitmistir. Önce, “Modeller olusturmamiz için gerekli hammaddeyi saglayan astronomi nasil ortaya çikti?” sorusunun cevabina kisaca deginelim.

           Astronominin gelismesini saglayan nedenler nelerdi? Eski doguda (Babil, Sümerler, Elamlilar) mitoloji, dogal olaylarin örnegin, takim yildizlarin gökyüzündeki yerlerinin degisiminin, Ay’in evrelerinin, Günes’in dogusu ve batisinin olacak seylere isaret olduguna inanmalariyla baslamistir. Belli sekillerdeki yildiz gruplari görünmeye baslayinca havalar sogumaya basladigindan ve ayni takimyildiz tekrar göründügünde yine havalar sogudugundan dolayi, o yildizlarin olusturdugu sekil bir tanri ilan ediliyordu. Onlara göre o sekil tanri idi ve havayi sogutan oydu. Tanrinin tekrar ne zaman gelecegini önceden bilebilmek için kayitlar tutmaya basladilar ve astroloji gelisti. Bunun ardindan insanlar ve bu isle özel olarak ilgilenen astrologlar yaklasik 360 günde bir degisen gökyüzünde, bu kurala pek uymayan gezegenlerin (Onlar gezegenlerin ne oldugunu bilmediklerinden dolayi tanri diye nitelendiriyorlardi.) hareketlerinin önceden tahmin edilmesiyle, evrenin nasil isledigini anlayacaklarini düsünüyorlardi. Bunun için hakli gerekçeleri yok degildi, mesela Sirius yildizi görüldügünde Nil Nehri tasiyordu. Bir süre sonrada etraf yesermeye, havalar isinmaya basliyordu, bundan dolayi ne zaman Sirius görünse Nil’in tasacagini önceden bilebiliyorlardi. Ayni düsünceyle gezegenlerinde bir seylere neden oldugunu düsündüler. Onlara göre yildizlar mevsimleri kontrol ediyordu. Tarim ve hayvancilik (Direk olarak mevsimlerle ilgili islerdir.) yasamlarini olusturdugundan dolayi dogayi kismen kesfettiklerini sandilar, önceden bilemedikleri sorun günlük hayattaki olan biten olaylardi, onlari da yöneten olsa olsa gezegenlerdir diye düsündüler. Bu merak ve düsünce güdümünde gezegenlerin konumlariyla ilgili çalismalar basladi ve ciddi çalismalarin yapilmasina neden oldu. Evrenle ilgili sorulara verilen ilk cevaplarla baslayalim, en ilkel olan "düzlemsel dünya" evren modeli ilk adim olacak.
 

Copyright © 2008 Temha.neT