| S t
Poul “Ah ne perişan bir adamım,beni bu ölümlü bedenden kim
çekip kurtaracak ? Öyle ya zihnimle yaratıcının yasasına, fakat
tenimle günahın yasasına hizmet ederim.” derken, Neils Bohr da
“Basit bir doğrunun tersi yanlıştır. Örneğin iki kere ikinin dört
ettiği doğru,beş ettiği yanlıştır. Buna karşılık, derin bir doğrunun
tersi de derin bir anlamda doğru olabilir.”diyerek St Poul’ün vahye
dayaliDin felsefesi yoluyla ulaştığigerçeğe, Bohr kurucu
babalarından biri olduğu Quantum Fiziğindeki atomaltiparçacıkların
gözlemlenmedikleri zaman var olmama durumunun ,onların bağımsız
nesneler olarak düşünülemeyeceği, daha temel düzeydeki bölünmez bir
sistemin parçalariolmalaridolayısıyla ulaşmıştır.
Şimdi de parçacıklar ve kuvvet alanlarıniirdeleyerek bu bölünmez
sistemin ne olabileceğini görmeye çalışalım... Doğada iki tür
parçacık vardır: Fermionlar ve Bozonlar. Fermionlar maddeyi
oluştururken,örneğin;proton ,nötron,elektron. Bozonlar da oluşan
maddeler arasındaki etkileşimi ileten parçacıklardır. Örneğin;
Elektromanyetik etkileşime aracılık eden fotonlar, güçlü nükleer
kuvveti taşıyan gulonlar gibi. Bunlaridaha detayliincelediğimizde,
karşımıza ilkin Spin kavramiçıkmaktadır. Spin; parçacıkların
uzayda doğrusal hareketleri dışında kendi iç dinamikleri ile ilgili
hareketleri sonucu,noktasal değil de küçük kürecikler şeklinde var
olup,bir eksen etrafında,kendi çevrelerinde dönme hareketidir.
Ayribir deyişle bir açısal momentum türü olarak,bir parçacığın
değişik yönlerden nasıl göründüğüdür. (Bu ve bunun gibi tanımlamalar
fiziksel olaylardaki eksiklikleri açıklamak için ortaya konan teorik
benzetmelerdir). Mesela (O) sıfır dönmeli parçacık noktaya benzer ve
buna hangi yönlerden bakarsak bakalım aynigörünür.(1) dönmeli
parçacıklar ise bir oka benzer ve değişik yönlerden farkligörünür.
Ancak tam 360 derece döndürüldüğünde ilk görüntüsünü alır. 2 dönmeli
parçacıklar da iki uçlu oka benzer ve 180 derece döndürüldüğünde
aynigörüntüyü alır. Aynişekilde daha yüksek dönmeli parçacıklar bir
tam turun daha küçük kesirleri kadar döndürüldükleri zaman
aynigörünürler. Bunun yanında
baziparçacıklar da bir tam tur döndürüldüklerinde bile
aynigörünmeyerek,iki tam tur döndürülmeleri gerekmektedir. Böyle
parçacıklara da (1/2) dönmeli parçacıklar denir. Böylece
evrende var olan iki tür temel parçacıklardan Fermion
sınıfiparçacıklari, kesirli spinlere,bozon sınıfına giren
parçacıklar da,sıfır ve tam spinlere sahiptirler. Parçacıkların
bir başka özelliği de ;sipini (s) olan bir taneciğin spin durumunun
sadece (2s+1) tane değişik değerler almasıdır. Örneğin (1/2) dönmeli
parçacıkların uzaydaki hareketlerinin dışında iki değişik durumda
bulunabilmeleri gibi, Spini (1) olan parçacıklar da üç değişik
durumda bulunabilirler. Buna karşılık fotonlar ışık hızında hareket
ettikleri için spinleri (1) olmalarına karşın sadece iki farklispin
durumunda bulunabilirler. Bununla birlikte bir elektron da sahip
olduğu yük özelliğinden dolayi yörüngedeki hareketi bir
elektrik akımigibi davranarak (akım geçen telde sağ el
kuralibiçiminde) manyetik alan oluşmasına neden olur. Ve bu alanın
büyüklüğü elektronun kütlesinden dolayimeydana gelen açısal
momentumun (vektörel) büyüklüğüne eşit ve zıt yönde olarak Dipol
momenti ismini alır.Aynişekilde
,elektronlar ,atomun belli yörüngelerinde (ki yörüngelerde
çekirdeğe ayniaçıda değil,farklive belli açılarda konuşlanmıştır.)
dolandığigibi,kendi eksenleri etrafında dönmeleri sonucunda da yani,
spin hareketlerinden kaynaklanan bir dipol momentine de sahiptirler.
Başka bir deyişle spini olan bir çok parçacığın spinlerinin
yönüne bağliolarak, uzayda küçük bir mıknatıs gibi manyetik alan
oluşturduklarınisöyleyebiliriz. Eğer elektronlar bir manyetik alan
içerisinden geçirilirlerse,kendi mıknatıslıklarının yönüne
bağliolarak iki değişik yöne sapmalarisonucu sadece iki farklispin
durumunda bulunabileceğini Stern ve Gerlach yaptıklarideneylerle
göstererek quantum fiziğinin en güçlü kanıtlarından birini elde
etmişlerdir.Bununla birlikte
evrende dört çeşit kuvvet ve bu kuvveti taşıyan parçacık (bozon)
türü mevcuttur. Bunlar sırasıyla gravitasyonel
,elektromanyetik,Zayıf nükleer,Güçlü nükleer kuvvetlerdir.
Şimdi sırasıyla bu kuvvetleri görelim ; Gravitasyonel (Kütleçekim
kuvveti): 1915 yılında Einstein tarafından ayrıntıliyapısibulunarak
,bu yapının uzay-zaman dokusunun eğriliğine bağliolduğu gösterilen
çok temel kuvvettir. Doğadaki bütün cisimler bu kuvvetin etkisi
altındadır. Evrendeki yıldızlar,güneşler,gezegenler,kuyruklu
yıldızlar,uydular…vb) birbirlerine bu kuvvetle bağlıdırlar.
Makrokozmozdan, mikroevrene kadar kütlesi olan her cisim
birbirlerini bu kuvvetle çektiği gibi (her ne kadar mikroevrende
geçerli olsa da, ihmal edilebilir büyüklüktedir.) evrenin kendisi de
yine bu kuvvetle kendini bir arada tutar. Ve bu kuvvetin menzili
sonsuz olup diğer üç kuvvette olduğu gibi çift yönlü değil, tek
yönlü olarak hep çekici özelliğine sahiptir (itici olmazlar).Güçlü
kuvvetten 10 üssü 45 defa daha güçsüz olarak dört kuvvetin içinde en
zayıf olan bu kuvvet,Graviton denilen (ki teorik olarak ortaya
atılan, fakat henüz gözlenemeyen) (2) dönmeli (yada spine )sahip
kütlesiz ve yüksüz olan parçacıklar tarafından taşınmaktadır. Kütle
çekimin bir özelliği de; bir kütlenin neden olduğu kütle çekim
dalgasının yayımlanmasisonucu uzay-zamanielastik bir kumaşın
dalgalanmasigibi sallayarak cismin enerjisini ışık hızıyla uzaklara
taşımasıdır. Ve bu dalgalar bir cismin içinden geçerken bir kütle
çekim dalgasi,o cismin boyutlarınibir yönde uzatırken bu yöne dik
açıdaki öteki yönde kısaltır ve sonucunda uzama ve kısalmalar
dalganın ilerleme yönüne dik bir düzlemde meydana gelir. Bunu daha
somut anlamak için,bir an kendimizi dünyaya çarpan kütle çekim
dalgalarının kaynağında duruyormuş gibi düşünelim. Bulunduğumuz
noktadan,kütle çekim dalgalarının çarptığidünyamız, abartıliolarak
göz önüne getirirsek,önce kutuplardan çekilip,ekvator düzleminden
bastırılmış beyzbol topu gibi göründükten sonra ekvator düzleminden
çekilerek kutuplardan bastırılmış gibi hareket etmeye başlar ve
dalgaların sönümüne dek sırasıyla devam eder. Benzer şekilde
,sürüklenme etkisi olarak da adlandırılan dönen büyük kütleli bir
cisim de çevresindeki uzay-zamanifırtınalibir denizdeki anaforlar
gibi çalkalayarak etrafında sürüklenmesine neden olur.
Elektromanyetik kuvvet: Elektronlariçekirdeğin çevresindeki
yerlerinde tutarak atomlari,atomlarida bir arada tutarak
moleküllerin oluşmasıni, dolayısıyla da cisimlerin fiziksel
yapılarınikoruyarak,maddenin bir bütün halde durmasınisağlar. Bu
kuvvet, elektriksel yüklerin bulunduğu yerlerde geçerli olup ,hem
itici hem de çekici özelliğe sahiptir ve kütle çekimde olduğu gibi
kütleye değil ,yükün büyüklüğüne doğru orantılibiçimde bağlıdır.
Yüklü tüm parçacıklarla etkileşmesine karşın, kütleyle, başka bir
deyişle gravitonlarla etkileşmezler. Menzili sonsuz olup (aynizaman
da ışığioluşturan en küçük enerji paketçikleri olan) kütlesiz ve
yüksüz olan (1) dönmeli parçacık (bozon) olan fotonlar tarafından
taşınır.Bu kuvvetin menzili sonsuz
olmasına karşın,dünya,güneş gibi büyük cisimlerin sahip olduğu eşit
sayıdaki (+) ve (-) yüklerden dolayi,tanecikler arasındaki çekici ve
itici kuvvetler birbirlerini hemen hemen dengeleyerek geriye çok az
miktarda Elektromanyetik alan oluşmasına yol açtığiiçin,güneş ve
dünya arasındaki bu kuvvet ihmal edilir. Zayıf kuvvetten 10 üssü 4
defa büyük olan bu kuvvete örnek reaksiyon olarak;reaksiyon zamani10
üssü (-14) olan yüksüz pi mezonunun bir elektron,bir anti-elektron
(pozitron) ve gamma ışınına bozunmasıniverebiliriz. |