Her geçen yıl yurtdışına eğitim veya kültürel değişim amacıyla çıkan Türk gençlerinin sayısı artıyor. Peki, bu gençlere kim rehberlik ediyor?
KATILANLAR için finansal ve iş hayatı açısından büyük önem taşıyan yurtdışı eğitim ve kültürel değişim programları, ilgili yabancı eğitim kurumlarının Türkiye`deki temsilcileri olan eğitim danışmanlığı firmaları aracılığıyla yürütülüyor. Yapılan araştırmalara rağmen, bu alanda danışmanlık sağlayan firmaların sayısı net olarak bilinmiyor. TBMM`nin 2005 yılı raporlarında bu firmaların sayıları hakkında ``200-250`` deniyor, şimdiyse bu rakamın 300`e ulaştığına inanılıyor.
Sayı bu kadar yüksek olunca, akla niteliğe ilişkin sorular geliyor. Çünkü bu kadar firmanın bağlı olmak zorunda olduğu resmi yapıda bir kurum da bulunmuyor. Bu da maalesef bu alandaki devlet denetimini klasik vergi teftişleri haricinde mümkün kılmıyor ve standart bir kaliteden bahsetmek de olasılık dışında kalıyor. Bu yüzden, yurtdışına çıkmadan önce, her adımı ince eleyip sık dokuyarak atmakta fayda var.
21 yıldır Türk gençlerinin yurtdışı eğitim planlarının gerçeğe dönmesinde rol oynayan ICEP Yurtdışı Eğitim`in Türkiye ve İngiltere`deki yetkililerinden gençlerin eğitim planlarında danışman seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiğine dair öneriler aldık. Yaklaşık 5 yıldır ICEP Londra Şubesi`nde hem Türkiye`den hem de diğer ülkelerden İngiltere`ye eğitim ve kültürel değişim programları aracılığıyla giden öğrencilere danışmanlık sağlayan Çelemet Yener`e göre öğrenciyi yarı yolda bırakmayacak bir danışmanlık firması bulmak için bir takım kriterlere dikkat etmek gerekiyor.
Doğru bilgilendirme
Ortalama bir eğitim danışmanının herhangi bir okul hakkında öğrencilere doğru bilgi verebileceğini, ancak bunun tek başına yeterli olmadığının altını çizen Çelemet Yener ``İnsanlar eğitim hayatlarına yön vermek isterken danışmanlarının bir yaşam koçu gibi davranmasını istiyor. Öğrenciler yurtdışında neyle karşılabileceklerini bilmedikleri için bir danışmandan yardım ister, bu da gidilecek ülkedeki günlük yaşam koşullarından tutun da yabancılar için uygulanan yasalara kadar geniş bir alanda bilgi ve tecrübe birikimine sahip olmayı zorunlu kılar`` diyerek yurtdışı eğitim danışmanlığı anlayışına farklı bir bakış getiriyor.
Bir yurtdışı eğitim danışmanının yabancı bir ülkede eğitimi amaçlayan gençlere yardımcı olabilmek adına bu tür sorumluluklardan bahsediyor olması kulağa hoş geliyor fakat genel görüntü maalesef pek iç açıcı değil. Çelemet Yener`e göre Türk öğrenciler danışmanlarının verdiği eksik bilgi yüzünden gittikleri ülkede banka hesabı açamıyor, çalışma hakkına sahip olabilecekleri halde bu konuda bilgilendirilmiyor, vize işlemlerinde yanlış yönlendiriliyor ve vizelerini uzatmak için ne yapmaları gerektiği hakkında fikir sahibi olmuyor ya da yanlış şehir tercihinde bulunmuş olabiliyor.
Kuruluş yılı
Genel kriterlerle bakıldığında yurtdışında eğitim için kendilerinden danışmanlık hizmeti alacağınız kişilerin uzun zamandır bu işi yapıyor olması aslında büyük bir artı. Çünkü tecrübeli danışmanlar gideceğiniz ülkededeki eğitim sistemindeki eğilimlere tanıklık etmiş ve bu işi yaptıkları süre boyunca o ülkenin vize uygulamarına ilişkin politika hakkında sağlam fikirler edinmiş demektir. Uzun yıllardır faaliyet gösteren danışmanlar hem daha çok sayıda okulu tanıyarak geniş alternatifler sunar hem de konaklama tercihlerinizde size maliyet ve konfor analizi yapmakta yardımcı olur.
Yurtiçi ve yurtdışı ofis ağı
Öğrencinin gittiği ülkede doğacak ihtiyaçları ya da karşılaşabileceği sorunlarda danışmanından destek almaya devam ediyor olması beklenir. Bu yüzden, danışman belirlerken öğrencilerden destek alacakları kurumlarla bu konuda ayrıntılı olarak görüşmelerini öneren ICEP Yurtdışı Eğitim Türkiye Genel Müdürü Hande Demirel `` Gerek öğrencilerin gittikleri ülkeyle Türkiye arasındaki saat farkı, gerekse kimi durumların zorunlu kıldığı bire bir destek ihtiyacı öğrencilere Türkiye`den telefon ya da internet yoluyla sağlanacak yardımı yetersiz hale getiriyor. Eğitim danışmanlığı artık bir öğrenciyi eğitim almak istediği kurum ve ülkeye göndermekten ibaret değil; öğrenci oradayken de danışmanlık sağmaya devam etmek gerekir`` diyor.
Türkiye`de 6 şehirdeki, Türkiye`nin dışında İngiltere, Amerika, Romanya, Almanya, İspanya ve Fransa`daki ICEPWORLD şubeleriyle eğitim danışmanlığı alanında uluslararası bir marka olmayı başaran ICEP Yurtdışı Eğitim yaygın şube ağı sayesinde sadece Türkiye`nin değil, Avrupa`nın da sayılı eğitim danışmanları arasında yer alıyor.
Ücretlendirme
Genel anlamda özellikle Amerika ve Avrupa`da yaygın olan danışmanlık hizmeti bilgi ve tecrübe paylaşmayı gerektirir. Herhangi bir konuda bilgi ve tecrübesinden faydalanmak istenilen kişi ya da kurumdan hizmet alınıp bedeli ödenir. Ancak söz konusu yurtdışı eğitim danışmanlığı olduğunda ödenecek bedelin üzerinde biraz durmak gerekiyor.
ICEP Yurtdışı Eğitim İstanbul Şube Müdürü Murat Ayvacı`nın söylediklerine göre yurtdışındaki eğitim kurumları eğitim danışmanlarına zaten her bir öğrenci için ödeme yapıyor. ``Danışmanlık sağlayan kişi, ya da kurumun görevi temsil ettiği okulu öğrenciden ücret almadan tanıtmaktır. Verilen hizmetin karşılığında okuldan zaten ücret alırken ayrıca öğrenciden de danışmanlık hizmeti karşılığında ödeme talep etmek kesinlikle etik değildir`` diyen Ayvacı, öğrencilerin gidecekleri okulun kendi liste fiyatının dışında bir ücret talep edilmesi durumunda haklarını aramaları gerektiğini belirtiyor.
Gidilecek okulun eğitim ve konaklama bedeli için yapılacak ödemelere de değinen Ayvacı ``Eğer öğrenci İrlanda`ya gitmiyorsa vize başvurusundan önce okulun tüm ücretini ödemeliyiz diyen danışmanına, kibarca ``Hayır`` demeli. İrlanda dışında hiçbir ülkenin vize kuralları arasında vize başvurusu yapılmadan önce gidilecek kursun ücretinin tamamının ödenmiş olması zorunluluğu bulunmuyor. Kaldı ki, vizeden önce danışmana ödenecek eğitim ve konaklama ücreti kimi zaman okula vize alındıktan sonra ulaşıyor. Sadece Avustralya ve Yeni Zelanda için vize başvurusu yapıldıktan sonra, vize memuru olumlu bir karara varmışsa öğrenciye ulaşarak ücretin tamamının ödenmesini ister. Vizenin verileceği öğrenciye bildirilmeden hiç bir ücret talep edilmez`` diyerek öğrencilerin aslında ödeme konusunda ne kadar dikkatli olması gerektiğinin altını çiziyor.
Öte yandan, Uluslararası Kültürel Değişim Programları Burs Vakfı Genel Müdürü Tamer Ulay, normal olarak bir danışmanlık şirketinin öğrenciden hiçbir ek ücret almadan hizmet sunması gerektiğini vurgulayarak "Üyemiz olan danışmanları bu konuda özellikle uyarıyor ve öğrencilere etik hizmet sunmalarını istiyoruz. Mümkün olduğunca çok sayıda Türk gencinin yurtdışı deneyimi edinmesini amaçlıyoruz ve bu gençlerin maddi yetersizliklerinin de farkındayız. Bu yetersizliklere rağmen, danışmanlık şirketlerinin ek ücret talep etmesini uygun bulmuyoruz" diyor.
Referanslar
Yurtdışına eğitim için sağlam bir adım atabilmenin son kuralı da yürümeyi planladığınız yoldan daha önce geçenleri bulmak. ``Referans, hem hangi danışmanın öğrenciye daha çok yardım sağlayabileceğini, hem de hangi ülke ve okulun öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamada ne kadar yeterli olacağını açıkça ortaya koyar`` diyen ICEP eğitim danışmanları yeni öğrencilerine başvuru süreçlerinde daha önce aynı ülke ve okula gitmiş öğrencilerinin öneri ve yorumlarını herhangi bir müdehalede bulunmaksızın ilettiklerini belirtiyor.