Sabit diskinizi nasıl alırdınız? İki bölmeli mi, 32K cluster mı, ATA100 mü, çift disk mi, RAID mi? Tümünü denedik ve disk performansının bu özelliklere göre nasıl değiştiğini test ettik.
Çoğu kullanıcı özellikle kurulum kolaylığı ve yedekleme amacıyla ikinci disk kullanıyor veya diskini ikiye bölüyor. İşletim sisteminin bulunduğu bölmeyi göçmelere karşı daha hassas görüp önemli verilerini ikinci disk veya ikinci bölmede tutan kullanıcıların sayısı da az değil. Ben de bu kullanıcılardan biriyim. Ancak hep merak ettiğim bir durumu araştırmak bugüne nasip oldu: Bu konfigürasyonlar sistemimin sabit disk performansını nasıl etkiliyor? Performans kaybettiğimiz noktalar var mı; bu kayıplar ihmal edilebilir ölçüde mi? Performansı artırmak için neler yapabiliriz? Bu konuda testler yapmaya karar verince aslında çok zengin bir konu olduğunu anlıyorsunuz. Bakın bu yazıda hangi konfigürasyonlardaki disk performanslarına baktım:
1. ATA100 bir diski tek bölme halinde düz formatlayıp Windows Me altında ATA100 destekli olarak çalıştırdık ve çeşitli yazılımlarla performansını ölçtük.
2. Daha düşük performanslı, ATA66 bir diski bu diske slave bağlayarak aynı performans testlerini tekrarladık.
3. Diski FDISK ile iki bölmeye ayırıp performansını test ettik.
4. Diski ATA33 kablosu ile ATA33 modda çalıştırıp performans düşüşünü kontrol ettik.
5. Diski yazılımı ile ATA66 ayarlayıp ne fark ediyor baktık.
6. Disk cluster boyutunu 16K’dan 32K’ya çıkarıp testleri tekrarladık.
7. Diski, ikizi bir disk ile birlikte bir ATA100 RAID kartı ile Windows Me altında RAID 0 Striping (şeritleme) ayarı ile bağlayıp performansını test ettik.
8. Diski Windows 2000 Professional ile test ettik.
9. Diski, ikizi bir disk ile birlikte bir ATA100 RAID kartı ile Windows 2000 Professional altında RAID 0 Striping (Şeritleme) ayarı ile bağlayıp performansını test ettik.
Her bir testle ilgili notlarımız olacak. Ancak bunları test grafikleri ile birlikte adım adım anlatmak daha doğru olacak. Ben önce size test konfigürasyonum hakkında bilgi vereyim:
· Asus CUSL2 anakart
· 256MB Kingston PC133 SDRAM
· SB Live! Ses kartı
· Abit GeForce 2 GTS ekran kartı
· 2 adet 30 GB Western Digital WD300BB disk
· Quantum Fireball KA UDMA 66 13GB disk
· Abit HotRod 100 Pro RAID kartı
· Windows Me
· Windows 2000 Professional (SP2)
Bu konfigürasyonda i815E yongasetli anakart doğal olarak ATA100 destekli çift IDE kanalına sahip. Western Digital diskler 7200 devir ve sitesinde bulunan Data LifeGuard UDMA yazılımı sayesinde ATA33, ATA66 ve ATA100 olarak ayarlanabiliyor. PCI tabanlı HotRod 100 Pro kartı PC’nize hem ilave iki IDE kanalı sunuyor, hem de RAID özelliklerine sahip.
Test Yazılımları
Bu testte 3 değişik test yazılımı kullandım. Temelde hepsi aynı şeyi, disk performansını ölçüyorlar ama bu üç sentetik benchmark programı ağırlık verdikleri alanlar açısından birbirinden farklı ve bazen farklı sonuç verdikleri de oluyor.
WinBench 99 2.0: Disk testlerinin vazgeçilmez benchmark programı. Çeşitli iş uygulamalarının ve ileri seviye profesyonel uygulamaların simülasyonunu yaparak disk performansını ölçüyor. Bu uygulamalara göre Business WinMark ve High End WinMark puanları veriyor. Ayrıca diskin ortalama erişim süresini ve ortalama CPU kullanımını da ölçüyor. Bu yazılımı Windows Me ve Windows 2000 testlerimizde kullandık.
ThreadMark 2.0: Adaptec firmasının geliştirdiği bu yazılım daha çok I/0 (giriş/çıkış) performansını, yani belirli işlemler sırasında, veri akış miktarını süreye bağlı olarak ölçüyor. Ayrıca bu test sırasındaki ortalama CPU kullanım oranını da veriyor ama bunu WinBench’in hiçbir zaman %5’i bulmayan CPU kullanım oranı ile karşılaştırmayın: Threadmark’ın kendi testleri CPU’yu bu kadar zorluyor. Öte yandan bu test Windows 2000 altında çalışmadığı için sadece Windows Me sonuçlarını verebildik.
SiSoft Sandra 2001PE: Pek çok donanım bileşenini test etmek ve donanımların detay özelliklerini kontrol etmek için kullanılan bu yazılımın testleri nispeten basit. Ancak www.3bsoftware.com/sandra sitesinden indirilebilen deneme sürümünü çok fazla kullanan olduğundan, kullanıcılara referans olsun diye profesyonel testçiler tarafından da sık sık kullanılıyor. Bu yazılımı Windows Me ve Windows 2000 testlerimizde kullandık.
Ön Bilgiler
Test düzeneklerinden bahsederken ve test sonuçlarını yorumlarken cluster, şeritleme, RAID 0 gibi bazı terimlerden bahsedeceğiz. Bu konularda önceden biraz bilgi vermekte fayda var:
· Windows 95 OSR2.1 sürümünden itibaren 2GB üzeri disklerin tek partisyonda görülebilmesini sağlayan FAT32 dosya sistemine geçildiğini biliyorsunuzdur. Yeni aldığınız bir diski FDISK ile tanımlarken açılışta “Evet” diyerek geçtiğimiz “büyük disk desteği” işte bunu sağlıyor. Buna karşılık Windows 2000 hem FAT32’yi hem kendi dosya sistemi olan NTFS’i destekliyor. Biz testimizin amaçlarına paralel olarak Windows Me’de FAT32, Windows 2000’de NTFS’i kullandık.
· Formatlama işlemi sırasında disk cluster adı verilen sektör gruplarına ayrılıyor. Cluster’lar birden fazla dosya barındıramıyor. Örneğin cluster boyutu 16KB ise 17KB’lik bir dosya bir cluster’ın tamamını kaplayıp ikincisine taşarak iki cluster işgal etmiş, ikinci cluster’da 15KB’lık alanı boşa harcamış oluyor; boşa giden bu alana da “slack space” deniyor. Bu durumda, diskte boşa yer harcanmasını önlemek için ne kadar küçük cluster kullanılsa o kadar iyi gibi görünüyor. Öte yandan cluster boyutları küçülünce bu sefer disk performansı düşüyor. Bu yüzden standart format işlemi sırasında cluster boyutları disk kapasitesine göre otomatik olarak belirleniyor. Bu “default” cluster boyutları FAT32 ve NTFS dosya sistemlerinde şöyle:
FAT32 NTFS
Disk Kapasitesi Cluster Boyutu Disk Kapasitesi Cluster Boyutu
260MB< 512 Byte 512MB< 512 Byte
260MB – 8GB 4KB 513MB - 1GB 1KB
8GB – 16GB 8KB 1GB – 2GB 2KB
16GB - 32GB 16KB 2GB – 4GB 4KB
32GB – 2TB 32KB 4GB – 8GB 8KB
8GB – 16GB 16KB
16GB – 32GB 32KB
>32GB 64KB
· Öte yandan biraz yer kaybını göze alıp hız kazanmak için bu standart değerlerin dışına çıkmak mümkün. (Tabii sınırlar dahilinde; örneğin FAT32’de cluster boyutu 32KB’ı aşamıyor.) Bunun için diski formatlarken z parametresini aşağıdaki gibi kullanıyorsunuz:
format c: /z:n
Burada n: 2xcluster boyu. Yani 32KB’lık bir cluster boyutu için
format c: /z:64 komutunu kullanıyoruz.
Cluster boyutunu SiSoft Sandra’nın Drives Information modülü bazen yanlış verebiliyor, biz bu işlem sonrasında Partition Magic ile kontrol ederek emin olduk.
· Giderek yaygınlaşsa da, kuşkusuz “RAID nedir?” diye soran çok kullanıcı vardır. RAID, “Redundant Array of Independent/Inexpensive Disks” sözcüklerinin kısaltması. ‘Redundant’ın fazladan, ekstra gibi anlamları var ama bazen yedek, destekleyici anlamına da kullanılıyor. Bu sözcük grubunun tamamını çevirmeye kalkarsak, “birbirini destekleyen bağımsız, ucuz disklerden oluşan dize” diyebiliriz. Bu destekleme performansı artırma veya hatalara karşı toleransı yükseltme şeklinde oluyor. RAID daha çok sunucularda, SCSI disklerle kullanılır ama artık RAID destekli anakartlarla ve bu testte de kullandığımız nispeten ucuz PCI kartlarla standart PC’lere de girdi. Çeşitli RAID seviyeleri var ama burada bizi ilgilendiren RAID 0 ve RAID 1. RAID 0’da sisteme bağladığımız iki disk tek bir disk gibi görünüyor ve üzerlerine yazılan her bilginin yarısı bir diske, diğer yarısı diğer diske gidiyor. Bu işleme “striping” (şeritleme) adı veriliyor. Burada bir yedekleme söz konusu değil, işlemin amacı disk performansını artırmak. RAID 1’de ise bir diskin tüm içeriği eş zamanlı olarak ikinci diske de yazılıyor. Disklerden birinde bir hata olursa sistem diğer diske başvuruyor ve böylece veri kaybı olmadan işlem devam ediyor. Bu işleme de “mirroring” (aynalama) deniyor. Ancak bunda da iki diskin toplam kapasitesi değil tek disklik kapasite görünüyor. RAID 0+1 ise 4 disk kullanarak hem şeritleme, hem aynalama yapılmasına verilen ad. Böylece hem hız, hem hatalara karşı önlem sağlanmış oluyor.
· RAID olarak kullanılacak disklerin kapasite ve hız olarak birbirine özdeş olması öneriliyor. Aksi halde yeterli performans artışı sağlanamıyor. Aynı model disk bulamasanız bile en azından aynı devir, kapasite ve arabirime sahip diskleri tercih etmenizi öneririz.
· RAID özelliğine sahip anakartların BIOS’unda sistemin hangi diskten açılacağını belirleyen seçenekler bulunuyor. Ancak bir RAID kartı kullanmışsanız, buna SCSI kart gibi muamele etmeli ve anakart BIOS’unda bot diski olarak SCSI’yi seçmelisiniz.
· Diskleri RAID tanımlama işlemleri içlerindeki bilgiyi silecektir. Bu işe başlamadan önemli bilgilerinizi yedeklemelisiniz.
· RAID kartların kendi BIOS’u bulunuyor. Ülkemizde en yaygın olan HPT yongalı RAID denetçisi BIOS’una, ekrana ilgili mesaj geldiğinde Ctrl+H komutu ile giriyorsunuz. Burada karşınıza çıkan menüde Create RAID ve Create New Array yolunu izleyerek RAID modunu seçiyor ve hangi diskin boot diski olacağını belirliyorsunuz. Blok boyutunu da seçtikten sonra Start Creation Process seçeneğine geçip Enter’a bastığınızda işlem tamamlanıyor. Bu şekilde sistem bu diskleri, iki diskin toplamı kadar tek diske sahipmişsiniz gibi görüyor. Artık bir açılış disketinden sırasıyla FDISK ve Format araçlarını kullanarak diski tanımlayabilir, formatlayabilir, ardından Windows yükleyebilirsiniz.
· RAID hakkında detaylı bir inceleme yazısını www.hwstation.com sitesinde bulabilirsiniz. Ayrıca RAID destekli bir anakart olan Abit KT7 hakkında sık sorulan sorulara cevapların yer aldığı http://www.viahardware.com/faq/kt7/faqhpt370.htm adresinden RAID ile ilgili çok değerli bilgiler edinebilirsiniz.
· RAID 0 hatalara karşı hassas. Örneğin disklerden birini söktüğünüzde, RAID kontrolcüsünün BIOS’unu güncellediğinizde oluşturulan şerit kırılıyor ve verileriniz kaybolabiliyor (veya ancak bu amaca yönelik veri kurtarma yazılımları ile kurtarılabiliyor). O yüzden bu detaylara dikkat ederek kullanmak gerekiyor. Şeride müdahale edecekseniz mutlaka başka bir diske yedek alın.
· RAID denetçilere bağlı IDE kanallarında CD-ROM, DVD sürücü, CD yazıcı kullanmayın. Bunlar için anakartın normal IDE kanallarını kullanabilirsiniz.
Testler
Bu kadar bilgiden sonra sıra geldi testlerimize. Bu test sonuçlarını çeşitli gruplara ayırıp öyle değerlendirdik.
Çift Disk, Çift Bölme: Tek bir disk mi kullansak daha iyi, büyük bir diski ikiye bölsek mi daha iyi, çift disk mi kullansak daha iyi? Her zaman tek diski tek bölme kullanmanın performans açısından daha iyi olduğu söylenmiştir. Ancak bu kararı vermek kolay değil; çünkü bazen performanstan biraz feragat edip kolaylık ve veri güvenliğini tercih edebiliyoruz. Bakalım bu tercihimizle ne kadar kaybediyoruz?
İkinci diskin çok düşük performansa sahip olmaması gerektiği her zaman söylenir. 3-5GB boyutunda, 5400 devir, UDMA33 bir disk kuşkusuz güncel 7200 devir bir diskin hızını epey kesecektir. Biz bu testte 2,5 yıl öncesine ait 13GB’lık UDMA66 bir disk kullandık ve 7200 devir olmasına karşın 30GB’lık ana diskimizden daha yavaş olduğuna emindik. Çok eski bir ikinci disk ile ciddi performans düşüşü yaşayacağımız kesindi ama bu diskin de yeni diskin hızını biraz kestiği görülüyor.
Burada bir noktaya dikkat çekmek gerek: Diski 10GB/20GB halinde ikiye böldük. Testi ise 10GB’lık C: bölümünde yaptık. Erişilen disk yüzeyinin bir kısmı ikinci bölmede kaldığı için ortalama erişim süresinin kısaldığı ve 15.2 ms’den 11.8 ms’ye düştüğü açıkça görülüyor. Bu arada, FAT32 tablomuza göre tek bölme 30GB diskte cluster boyutu 16K iken, 10GB’lık ilk bölümün cluster boyutu 8K oldu; performansı bu da düşürüyor.
ThreadMark ise yine tek bölme tek diskte en iyi sonuçları verirken, çok yavaş olmamak koşuluyla ikinci disk takabilirsiniz diyor. Sisoft Sandra Drive Index ise belli ki erişim hızına ağırlık vererek çift bölme diske daha yüksek puan veriyor.
Bu sonuçlara baktığımızda şöyle diyebiliriz: Diskinizi ikiye bölerek performansı biraz düşürürsünüz ama çok fazla değil, katlanılabilir seviyede. Hatta başta anlattığımız gibi bölmelerin cluster boyutunu bir kademe büyüterek daha iyi sonuç alabilirsiniz. Çift disk kullanacaksanız birbirine yakın seviyelerde olmasına dikkat edin; 30 GB’lık bir disk yanına 3.2GB’lık bir disk koymakla zaten pek bir şey kazanamazsınız.
ATA33/66/100: 3 yılı aşkın bir süre önce ATA33 disklerden ATA66 disklere geçildiğinde %10-15 civarı bir performans artışı görmüştük. Geçen zaman içinde ATA100 çıktı, ATA133’ün de eli kulağında. Daha hızlı disklerle farkın arttığını söylemek mümkün. Diskler otomobilse, ATA33, 66 veya 100 olması da otobanın şerit genişliğini gösteriyor. Bunların rakamsal ifadesi 33, 66, 100 MB/sn ve diskler, örneğin dosya kopyalarken hala o kadar hıza ulaşmıyor diyebilirsiniz ancak unutmayın ki, çoğu kişi aynı otobanda (yani aynı IDE kablosu üzerine) iki otomobil birden yarıştırıyor; kısacası bu şerit genişliklerine ihtiyaç var. Lafı uzatmadan diskimizi ATA 33, 66 ve 100 olarak bağlayınca performansı ne olmuş bakalım.
WinBench 99 testine göre arabirim değişiklikleri bir performans farkına işaret ediyor ama ciddiye alınır bir fark değil. Hatta ATA100 ile ATA66 arasında pek fark yok bile denebilir. Sadece çok hızlı ATA100 disklerde farkın arttığını görebiliriz.
Öte yandan ThreadMark 2.0 ve SiSoft Sandra ATA66 çok gerekli, ATA100 ise performansınızı az da olsa artırır diye işaret ediyor. Yani güncel bir diskle ATA66’nın altına da düşmemek lazım; sadece ATA33 destekleyen BX yongasetli veya daha eski bir anakart kullanıyorsanız, hızlı yeni disklere göz dikmeden bir anakart terfisine ihtiyacınız var demektir.
Farklı Cluster Boyutları: 30 GB’lık diskimizi tek bölme halinde formatladığımızda cluster boyutu “default” olarak 16K oluyor. Biz diski formatlarken /z:64 parametresini kullanarak bunu 32K yaptık ve 16K’lık haliyle karşılaştırdık.
Bu testlerde de cluster boyutunu büyütmenin performansa katkısı açıkça belli oluyor. Tabiî bu durumda diskte boşa giden alan artıyor ama 30GB’lık bir diskin tamamını doldursanız bile ekstra kaybınız 1GB’ı pek aşmaz.
Şeritleme Testleri: İki diski şeritleme (RAID 0) yöntemiyle birbirine bağlamanın amacı performans demiştik. Bu şekilde 30GB’lık iki disk 60GB’lık tek bir disk gibi görülüyor. Bir verinin bir sektörü ilk diske, diğer sektörü ikinci diske yazılıyor. Bu yüzden bir dengesizlik olmasın diye, şeritleme yaparken ısrarla birbiriyle özdeş disk kullanılması öneriliyor. Bakalım Windows Me’de ve Windows 2000’de şeritleme ne avantaj sağlamış.
Görüldüğü gibi şeritleme, diskin en iyi durumdaki, yani tek bölmeli haldeki performansını bazı durumlarda %20, bazı durumlarda %50’nin üzerinde artırmayı başarıyor. Windows 2000’de Windows Me’den başarılı sonuçlar alındığı da gözleniyor.
Sonuç
Bu test sanıyorum pek çok kişinin kafasındaki disk performansı ile ilgili soruları cevapladı. Bu test sonucunda artık şu notları düşebiliriz:
· 6GB’ın altındaki UDMA33 disklerinizi artık güncel disklerle kullanmayın. Bunları veri deposu ve yedekleme diski olarak kullanabilirsiniz, ancak sisteme bağlı tutmayın.
· Diskinizi ikiye böldüğünüzde performansından çok fazla endişelenmeyin. Biraz yer kaybından feragat edebiliyorsanız ana bölmenin cluster boyutunu yükseltebilirsiniz.
· ATA66 diskler BIOS’ta UDMA 4, ATA100 diskler UDMA 5 olarak görünür. Anakartınızın, IDE kablonuz ve diskinizin desteklediği en yüksek standardı seçin.
· RAID, bu özelliği destekleyen anakartlarla birlikte daha fazla kullanıcıya ulaştı. Gerçek bir performans avantajı da sunuyor. Buna karşılık veri kayıplarına karşı standart bir diskten çok daha hassas. RAID 0 disk düzenini kullanıyorken BIOS güncellemesi yapmanız, disklerden birini çıkarıp sistemi açmanız şeridin kırılmasına ve verilerinize ulaşamamanıza yol açabilir. Bu yüzden RAID ev kullanıcılarının tercih etmeyebileceği bir yöntem olabilir.
· Dört disk kullanarak hem aynalama, hem şeritleme yapmak suretiyle hem performans artışından yararlanmanız, hem de veri güvenliği sağlamanız mümkün elbette, ancak bunun için 4 disk kullanmanız ve yedek için bu kapasitenin yarısından feragat etmeniz gerekiyor.