A) ÜCRET KAVRAMI:
En basit tanımıyla ücret, bir üretim faktörü olan
emeğin üretim sonucu tartılan değerden aldığı
paydır. Daha geniş bir tanımla ücret, bir üretim
faaliyetine bedensel ve düşünsel çaba harcayarak
katkıda bulunan kişiye emeği karşılığı üretim
miktarı, zaman veya başka bir kritere göre belli
bir yöntemle hesaplanarak ödenen paradır. Ücretin
serbest ekonomi ve rekabet kuralları içinde ve
fiyat kuramı ilkeleri doğrultusunda
oluşabileceğini savunan klasik ekonomi görüşüne
karşılık, çağımızda sosyal, siyaset ve işletme
ekonomisinin ücrete yaklaşımı daha değişik bir
anlam taşımaktadır. Geçmiş birikimlerin doğal
sonucu olarak daha açıklığa kavuşan ücretin anlamı
içinde de bir maliyet öğesinden söz edilmiştir.
Ancak bu maliyet kavramı çoğu kez insan kavramı
ile bağlantılı olarak ve toplumların ekonomik,
sosyal, kültürel düzeyleri ile orantılı biçimde
değişir. Ücret oluşumunda ele alınana ölçütlerin
çoğu , bu maliyet kavramına ilişkin
düşünülür.Ancak ücret kuramlarında <emeğin gücü>
söz konusu olmuştur ve bu güç ekonomik, nesnel ve
duygusal olabilmektedir. Ücret kavramı, değişik
dönemlerde değişik kapsamda ele alınmış ve
özellikle çeşitli bilim dallarına göre
incelenerek, belirli yaklaşım biçimleri
oluşturulmuştur. Ekonomik açıdan ücret 'emeğin
fiyatı' ,sosyal siyaset açısından 'iş görenin
geçim aracıdır'. Ve iş hukuku açısından ' iş
görenin fikri ve bedeni faaliyetlerinin
karşılığıdır'. Ancak, işletme ekonomisindeki ücret
kavramı ile sosyal ücret kavramları arasında, bir
ilgi kurulabilir. Sosyal ücret, iş görene belli
yaşam düzeyini sağlamak ve bunu sürdürmek amacı
ile ulaşılmış bir kavramdır. Bu görüşün işletme
ekonomisine ve işletme yönetimine göre ifadesi,
'eşit işe eşit ücret' ve ücretin bölgesel
özelliklere göre düzenlenmesi ile, 'ücret adaleti'
olarak ortaya çıkmaktadır. Ekonomik bir kavram
olarak ücret, insan kaynakları için yapılan tüm
ödeme biçimlerini kapsar ve genellikle iş
görenlere yapılan ödemeleri içerir. Ödeme yapılan
iş gören kümelerine göre değişik isimler alabilir.
B) ÜCRETLENDİRME VE ÜCRET SİSTEMLERİ:
ÜCRET SİSTEMLERİNİN İŞGÖREN İÇİN ÖNEMİ
Geleneksel ücret sistem ve planlarının günümüzde
değişikliği uğramaktadır. Bu değişimde yönetim
gereksinimleri, işlerdeki yapısal değişmeler ve iş
görenlerin ücrete ilişkin görüş ve
beklentilerindeki değişikliklere ilişkin etmenler
rol oynar. Zamanla yönetim ortaya çıkan yeni
gereksinimlere uygun ve işletmenin iş ortamını
etkileyecek taze güçler, yeni yöntemler aramaya
başlamıştır. Teknolojik gelişmeler, işte yapısal
değişikliklere neden olmuş ve iş görenlerin
nitelikleri ve sorumlulukları giderek artmıştır.
Ücretin saptanmasında önemli olan bazı kavramların
anlamlarına açıklık kazandırmak, ücret
sistemlerini etkileyen önemli bir diğer
noktadır.Son yıllarda çaba kavramı en geniş anlamı
ile kullanılmış bedensel çaba ile
sınırlanmamıştır. Tüm ücret sistemleri iş başarımı
ve ödüle ilişkin bazı sorunlarla karşı
karşıyadırlar. Özendirici bazı planlarda , ölçülen
günlük işe göre ücret sistemlerinde olduğu gibi,
üstün iş başarımı; bir ay, bir yıl gibi süreler
içinde ücret artışı elde etme ya da eski ücreti
ile çalışma gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bir
örgütün ücret sistemi iş görenin duygularını
böylece iki biçimde etkileyebilir.Birincisi ,
ödemeler, yönetimin iş başarımını paylaşma isteği
konusunda iş görenin algılarını etkiler. Böylece ,
ücret sistemi iş görenin örgütle bütünleşme
duygularını, güvenlerine dayanarak sağlayabilir.
İkincisi, iş görenlerin güvenlerini kazanarak
algılarını etkiler ve örgüt üyeliklerine
yönlendirilmesini sağlar.
ÜCRET SİSTEMLERİ
Çalışanların işe katkılarına karşılık olarak
ödenecek ücretin belirlenmesi sistemine ücret
sistemi denir. Ücret sistemleri genel olarak iki
büyük gruba ayrılmaktadır:
A) Ana-baz ücret sistemleri:
1. Zamana göre ücret,
2. Parça başına ücret,
3. Götürü ücret
Bu birinci grupta yer alan ana, yani baz ücret
sistemleri diğer bütün sistemlerin hemen hemen
esasının oluşturmaktadır.
B) Özendirici ( Teşvik edici) prim ücret
sistemleri:
1- Halsey Sistemi
2- Rowan Sistemi
3- York sistemi
4- Emerson Sistemi
5- Taylor Sistemi
6- Gantt Sistemi
7- Michelin Sistemi
8- Bedeaux Sistemi
Bu ikinci grubu oluşturan saydığımız ücret
sistemleri işçinin verimliliğini özendirme amacını
güder.
Bu ücret sistemleri çeşitli ülkelerdeki birçok
sanayi kollarında uygulanmaktadır.
Ücretlendirmede Önemli Noktalar
İş değerlendirme esaslı ücretlendirmede aşağıda
belirtilen noktalara dikkat edilmesi sistemde
istenen verimin alınmasının sağlayacaktır.
1) Asgari ücretin bir komisyon tarafından toplu iş
sözleşmeleri döneminden farklı zamanlarda
belirlenmesi, alt iş gruplarında yer alan işlere
verilen farklı ücretlerin eşitlenmesine neden
olabilmektedir. Bu durumda, yapılacak fazla bir
şey yoktur, ya işletme iş gruplar arasında ücret
farkı yaratacak şekilde kısmi bir ayarlama ya da
yeni toplu iş sözleşmesi ücret zammı dönemi
beklenecektir.
2) Genel olarak işletmelerde yüksek iş
grubundakiler hariç olmak üzere orta ve alt iş
gruplarındaki işlere yeni işçiler düşük veya
asgari ücretten alınmakta, sonuçta toplu iş
sözleşmesi ile verilen ücret zamları bu tür
işlerde çalışanlar için yetersiz kalmakta ve aynı
grup içinde yer alan diğer işlerde çalışanlarla
aralarında önemli ücret farklılıkları
oluşmaktadır. Bu nedenle işe alışlarda her iş
grubu için ayrı bir asgari ücret düzeyi
belirlenmesi yararlı olacaktır.
3) İşletmelerde çalışanların İş Değerlendirme
Sisteminde yer alan işlere yerleştirilmesinde
sürekli olarak yaptığı iş esas alınır(Asıl İş
Kavramı). Bu durum iş kolu düzeyinde yapılan
çalışmalarda karşımıza çıkar. İşletmede kullanılan
iş unvanı ile işin kapsamı, iş değerlendirme
sisteminde tanımı yapılan standart iş unvanı ve
işin kapsamından farklı olabilir.İşletmede yapılan
iş sistemde yer alan bir kaç iş unvanını
içerebilir.Bu durumda ağırlıklı olarak yapılan iş
esas alınır. Ağırlık kavramı olarak işin süresi
veya kalifikasyon düzeyi kullanılabilir.Eğitim
süresi içinde veya geçici iş değişikliği nedeni
ile yapılan işler asıl iş sayılmazlar.
4) İş değerlendirme sistemi, işleri maharet,
sorumluluk, bedensel ve zihinsel çaba ile çalışma
koşulları açısından değerlendirildiğinde , ayrıca
yıpranma, gaz toz vb. İş değerlendirme kapsamına
giren primlerin verilmemesi gerekir.
5) İş değerlendirme sistemi çıplak ücretin
belirlenmesine yöneliktir.Aile, çocuk, yakacak,
vb. sosyal yardımları kapsamamalıdır.
6) Kullanılan iş değerlendirme sistemi yöneticilik
faktörünü içermiyorsa, işletmede ayrıca bu görevi
de yürüten elemanlara tazminat, prim vb.
şekillerde bir ödeme yapılabilir. Ödeme , sadece
söz konusu yöneticiliğin fiilen yapıldığı döneme
ait olmalıdır.
7) İşletmelerimizdeki vasıflı ve yarı vasıflı
işçilerimiz İş Değerlendirme sistemine sahip
çıkmalı, kendi sendikalarını bu konuda
zorlamalıdır. Aksi takdirde,
kalifikasyonluklarının, zor şartlarda ve
sorumluluk altında çalışmalarının ücrete yansıyan
bir sonucu olmamaktadır. İşletme yönetimi de iş
değerlendirmeyi adil, doğru bir şekilde ve tam
anlamıyla uygulamalı, ondan sonra arzu edilen
verimliliği beklemelidir.
Ücret Sistemleri, Avantajları ve Dezavantajları:
Bir işin, normal koşullarda tamamlanması için
gerekli (T) zamanını belirlendiğini ve işçinin de
söz konusu işi (t) zamanından yaptığını düşünelim.
Buna göre ücret sistemlerini şöyle
inceleyebiliriz.
A- Ana-Baz Ücret Sistemleri:
1-Zamana göre ücret sistemi:
Uygulanma Alanı: Çok eski yıllardan beri uygulanan
bu tür, en yaygın ücret ödeme biçimidir. İşe
gösterilmesi gereken özen ile, üretim niceliği
arasında ilişkinin düşük olması, üretimin ve
üretkenliğin ölçülememesi ya da ölçülmesinin büyük
maliyetler gerektirmesi durumunda bu sistem
uygulanır. Örneğin yönetim, gözetim, bakım, koruma
ve genel büro işlerinde olduğu gibi. Ayrıca işin
hızının arttırmanın işin kalitesi ya da iş görenin
sağlığı, güvenliği açısından olanaksız ya da
işletmenin pahalı araç ve gereçlerinin teknik
güvenliğinin sağlanamaması durumunda da zaman
ücreti uygulanabilir. Özellikleri: Her işleme
uygulanabilecek en basit ücret sistemidir. Çünkü
T'nin bilinmesini gerektirmez. Bu sistemin temeli
işçiye işe verdiği zamanla orantılı olarak ücret
ödemektir. Yani gündelik ödemektir. Gündelik
sistemin bazı yararları vardır. Bir işin miktarı
önceden belirlenemediği zamanlarda (özel bir
aygıtın onarılmak üzere kontrol edilmesi gibi)
uygulanabilen tek sistemdir. Aynı şekilde çok
fazla özen gerektiren ve işlem bir kere bittikten
sonra kontrol edilemeyen işlerle, işçi özenin
imalatın önemini etkilediği durumlarda da bu
yöntem iyi sonuç vermektedir. Böyle durumlarda
işçiye, zaman kazanmak yolu ile gelirini arttırmak
için gerekli tedbirleri bırakma fikrini vermekten
kaçınmalıdır. Diğer bir düşünceyle gündelik ücret,
personelin kıdemliliğini, dürüstlüğünü, meslek
kapasitesini hesaba katmak olanağını verir. Diğer
bir yönden boş dolaşmayı özendirme gibi bir
sakıncası vardır. İşçinin sürekli bir patronla
birlikte çalıştığı çok küçük bir atölyede fazla
sakıncalı olmamakla birlikte büyük atölyelerde çok
kötü yolsuzluklara yol açar. Fazla çaba
gösterenler tembellerle de kendilerininkine eşit
veya yakın ücret ödendiğini görerek, onlara
kendilerini uydurmakta gecikmezler. Patron bu
duruma sıkı bir gözetim ve sürekli bir uyarma ile
karşı koymak zorundadır. Böyle bir politika ise
adam çekiştirme ve kıvançsızlık havasını kolayca
yaratabilir. Bu ücret sistemi verim ve üretimin
artmasına uygun değildir. Bu nedenle, özellikle
çok sayıda vasıflı işçiye gerek gösteren seri
halinde üretim iki taraf için de yararlı
olmamıştır.
2-Parça Başına Ücret Sistemi:
Uygulanma Alanları: İş görenin başarı düzeyinin,
sağlıklı biçimde saptanıp iyi denetlenebildiği
büyük kuruluşlarda , bu sistemin yaygın bir
uygulama olanağı bulduğu gözlenmektedir.Ayrıca
kitle üretim yapan işletmelerde ve özellikle bant
sistemli ve otomatik kontrollü üretim süreçlerinde
genellikle yararlı olmaktadır.
Özellikleri: Bu sistem de önceki kadar basittir.
Parça başına ücret, işçiye önceden belirlenmiş bir
göstergeye göre ücret ödemektir. Harcanan zaman ve
işte çalışan kişi ile uğraşılmadan iş göz önüne
alınır. Bu ödeme şeklinin, işleri ve işçileri
ayırmaksızın uygulaması da çok gücendirici
sonuçlar doğurur.
Eğer elişi verimi kayda değer bir şekilde artarsa,
istemini attırmayan tüketicinin ihtiyacından fazla
bir üretime varılır. Çünkü bu arada tüketici de bu
fiyat düşmesi ile teşvik edilmemiş olacaktır. O
zaman işçileri bırakmak veya bir kısmını işten
çıkarmak gerekebilir.
O halde üretim artışı fiyat düşmesiyle birlikte
olmalıdır. Bu durum gerçekleşirse bütün tüketici
yararlanmış olur. Çünkü fabrika sahibi malını
sürümünü arttırmak için satış fiyatını düşürmeye
yöneltilmiştir.
Genellikle fiyatlar ve karlar ,tüketici, patron ve
işçi grupları arasındaki sunum ve istem yasasına
(arz ve talep kanununa) göre oluşur. Her üretim
artışı ile birlikte bir maliyet fiyatı düşmesi
gereklidir.
Diğer bir düşünce sisteminde işçinin kişisel
yetilerini hesaba katmaması bakımından parça
başına ücret eleştirilebilir. İşçiler üretim
bakımından eşit ise; patron ahlakı ve meslekteki
özellikleri gelişmiş işçileri kullanmakta ve
onları uygun maddi yararlarla kendisine bağlamakta
çıkarları vardır.
3-Götürü Ücret Sistemleri:
Özellikleri: Bu sistemde belirli bir zamanda
önceden saptanan bir işi yapmayı taahhüt eder.
Ücret de bu zaman üzerinden hesap edilir. Eğer
üretim, bu önceden belirlenen düzeye ulaşamazsa,
işçinin ücreti kısılır. Buna karşılık üretim
belirlenen düzeyi aştığında, işçiye hiçbir ek
ücret ödenmez. Bu sistemde, zamana göre ücret
sistemine göre patronun lehine bir durum vardır.
Çünkü işçi taahhüt ettiği işi zamanında bitiremez
ise, patron işçinin ücretini azaltmak hakkına
sahip bulunmaktadır.
Bu sistemin sakıncası, ancak belirli üretim
miktarı aşıldığında işçiye fazla,ek bir ücret
ödenmesi olanağının sağlanması durumunda ortadan
kaldırılmış olur.
Pazarlık: Bir rakibe verilebilecek her türlü işe
uygulanabilir. Patron, işin yapılmasından önce ek
ile ödenecek ücretin tutarını ekip şefi ile
pazarlık eder. Bir ekip tarafından yapılan işe ait
fiyat, ekip şefi ile yapılan pazarlıktan sonra
götürü olarak belirlenir. Fakat ücret her birinin
üretim zamanı ile doğru orantılı olarak ekip
üyeleri arasında, patronun gözetimi altında
dağıtılır. Pazarlık, çoğunlukla makine veya gemi
yapımındaki işlerle uygulanmıştır. Verdiği
sonuçlar tesadüfe çok bağlıdır, çünkü patron ile
işçiler arasındaki tartışmalar bilimsel temellerle
değil, aynı türden daha önceden yapılmış işlerle
yapılan az veya çok belirsiz bir karşılaştırmaya
dayanır.
İşlerin önemi üzerinde değer biçme hataları
zararlı sonuçlar doğurabilir. Örneğin çok düşük
bir fiyat belirtildiğinde patron tıpkı yüksek
ücret saptama durumundaki kadar zarara uğrar.
Bununla birlikte, işçiler bu iş üzerinde normal
ücretlerini arttırmanın olanaksız olduğunu ve
kendilerine garanti olan minimum yetinmekle
gerektiğini farketmekte gecikmezler.
Aslında böyle durumlarda dahi , işçilerin
çıkarları , bir an önce bu yararsız taahhütten
kurtulmak veya daha paralı bir işe başlamak için
mümkün olduğu kadar büyük bir canlılıkla
çalışmalarını gerektirecektir. Tecrübe gösterir
ki, gündelik çalışmayı isteyen işçiler kendilerini
bu ödeme şeklinden ayrılmaz bir dalga geçmeye
bırakırlar ve en çabuk şekilde yapmaları gereken
işi boyuna sürdürürler.
Sonuç olarak patron bu iş için, başlangıçtan beri
daha yüksek bir pazarlık fiyatına razı olması
halinden daha çok ücret öder.
B- Özendirici Ücret sistemleri, Primli Ücret
Sistemleri:
Özendirici ücret sistemleri , genellikle ya
doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak verimlilik
standartlarına ya da işletmenin karlılık durumuna
bağlıdır.
Bazı özendirici planlar ücretleri kişilerin
verimine, bazıları grupların verimine ve diğer
bazıları da bütün örgütün yani işletmenin karlılık
verimine bağlıdır.
Özendirici Bireysel Planlar:
Bunun amacı bir işçi yada bir işçi grubunun
belirli bir miktarın üstünde ve istenilen kalitede
üretimde bulunmasının sağlamak için yapılan
parasal bir özendirmedir.Aynı zamanda ana amaç,
işletmenin karlılığına katkıda bulunmak için
asgari birim maliyetinin elde edilmesine
yardımdır.
Özendirici Grup Planları:
Özendirici grup planlarının amacı bireysel
planlarınkinin aynısıdır. Bununla beraber, grup
planları işbirliğine büyük önem verir. Halen
özendirici grup planları, küçük işçi gruplarına
uygulana bireysel planlardır ve bunların esası da
parça başına ücret sistemine dayanır.
Fabrikanın Tümünü Kapsayan Verimlilik Planları:
Bu planların başlıca amacı, işçilerin üretim
komitesine katılmaları yolu ile üretimin
etkinliğinin arttırılmasıdır.
Prim sistemlerinde ücret bazı, örneğin, zamana ya
da parça başına göre belirlenir ve üretim belirli
düzeyleri aştığında, işçiye prim olarak ödenen ek
bir ücret ile sistem tamamlanır.
Üretimin belirli düzeyleri aşması durumunda ödenen
primin hesaplanmasında birbirlerinden farklı olan
çeşitli yöntemler kullanılır. Bu değişik yöntemler
çeşitli ücret sistemlerinin doğuşunda başlıca rolü
oynamıştır. Bu sistemlerde başlıca rol oynayan
prim iki şekilde söz konusu olmaktadır.
a. Bazı işlerin yerine getirilmesi için gereken
zamandan yapılan tasarrufa verilen prim,
b. İşçinin etkinliğine verilen prim.
Bu primi kapsayan sistemleri şöyle
inceleyebiliriz:
1-Halsey Sistemi: Bu sistem Towne tarafından
1887'de ortaya atılmış ve daha sonra Halsey
tarafından geliştirilmiştir. Zamandan yapılan
tasarrufa prim veren bu yöntemde belirli bir işin
görülmesi için standart bir zaman saptanır. Eğer
işçi bu işi standart zaman içinde yaparsa, saat
başına ya da gündelik olarak saptanmış olan baz
ücretini alır. Buna karşılık iş standart zamandan
kısa bir zamanda yapılır ise, o durumda işçi, baz
ücretine kefil olarak tasarruf ettiği zamanın
sabit bir yüzdesine göre hesaplanmış bir de prim
hak kazanır. Ancak tasarruf edilen zaman işçi ile
patron arasında %25 ile %50 oranında bölüşülür.
Örneğin; Bir işçi 6 saatlik işi 4 saate Yapmış
ise, önce söz konusu iş için saptanmış olan baz
ücreti alır. Bundan başka tasarruf ettiği 2 saatin
karşılığı olan ücretin %33'üne de prim olarak hak
kazanır. Böylece işin ücreti:
Saat başına 800 TL:'den 3200+528=3728 TL. olur
Sistem görüldüğü gibi basittir. Uygulaması
külfetsiz ve kolaydır. İşçiler tarafından kolayca
anlaşılmaktadır. İşçi alacağı primin ne tutacağını
aşağı yukarı doğruca tahmin edebilmektedir. Fakat
tasarruf edilen zamanın tamamı işçiye ödendiğinde
, patron standart zamanı daha da kısaltarak
olduğunca az prim ödemek yoluna gidecektir. Bu da
tamamen işçinin aleyhine bir sonuç verir.
Halbuki, Halsey sisteminde tasarruf edilen zaman
paylaşıldığı için patron da bu tasarruftan yarar
sağlamakta ve böylece prim oranını ve baz ücret
miktarını indirmek gereği duymamaktadır.
2- Bedeaux Sistemi: Bedeaux sistem de Halsey
sistemine yaklaşmaktadır. Bunu Halsey sisteminden
farkı, yapılan tasarrufun bir kısmının işçilere ve
diğer kısmının da memur ve hizmetlilere
dağıtılmasıdır. Çoğunlukla tasarrufun %75'i
işçilere, %25'i memur ve yardımcı işçilere
gitmektedir.
Sistemin yararı, çeşitli işlerin ortak bir esasa
indirgenmesinin sağlanmasıdır. Böylece büro memuru
ile makinistin verimi karşılaştırılabilinir.
Sistem zaman araştırmalarını sağlıklı olarak
yapılması temeline dayanır. Bu konu
tartışılmalıdır. Bunun uygulandığı işletmelerde
bile ücretler açıkça ilan edildiği halde gene de
grevler patlak vermiştir.
3- Rowan Sistemi: Bu sistem 1901 yılında
Glaskow'da Halsey sistemini bazı sakıncalarını
ortadan kaldırmak amacı ile Rowan tarafından
ortaya atılmıştır. Bu sistem de diğeri gibi
zamandan yapılan tasarruf temeline dayanır. Bu
nedenle, bunda da işin yapılması için standart bir
zaman saptanmakta , buna baz ücreti ödenmekte ve
standart zaman üzerinden yapılan tasarruf için de
ayrıca bir prim ödenmektedir.
İşçiye saat ücreti olarak S veriliyorsa, T zamanda
bitirilmesi gereken bir t zamanda bitirildiyse bu
formül sonucu elde edilen miktar işçiye ödenir.
4- Taylor Sistemi: bu sistemde işçiler için farklı
ücret tarifesi düzenlenmiştir. Ücret işçilere
eriştikleri verime göre, bu verime rastlayan ücret
tarifesi üzerinden ödenmektedir. Bu sistemde zaman
tasarrufu değil, işçinin etkinliği söz konusudur.
Taylor, işçinin belirli bir zamanda ne kadar iş
görebileceğini bilimsel olarak belirlemeye
çalışmış ve her parçanın ne kadar zamanda
yapıldığını ölçerek, bunlara ait zaman
standartlarını saptamıştır.
Uygulamada parça başına iki ücret tarifesi vardır.
Standartlara erişen işçiler için yüksek ücret
tarifesi ve bu standartlara erişemeyen işçiler
için de düşük ücret tarifesi.
Örneğin; standart olarak 20 parça üretimi
gerektiğinde, 20 ya da daha fazla üretmeyi başaran
işçiye parça başına yüksek tarifedeki örneğin
parça başına 300 TL. sı üzerinden ücret ödemekte,
buna karşılık 20'den aşağı 17-18 parça üreten
işçiye ise, düşük tarifedeki parça başına, örneğin
250 TL. sı üzerinden ücret ödenmektedir.
Taylor sistemi gayet basit ama sert bir sistemdir.
İşçiler bu ücret sistemini adil olmayan bir sistem
olarak kabul ederler. İşçilerin bu sistemde
standartların genellikle liyakatli işçiler dikkate
alınarak belirlenmiş olduğunu, bu nedenle sistemin
orta düzeydeki işçiye elimine ettiğini öne
sürerler. Bu savda büyük bir gerçek payı vardır.
Taylor sistemi, işçiler tarafından hiç de olumlu
karşılanmamıştır. Her şey ve bütün hareketler
kronometre üzerine hesaplanmış olduğu için işçi bu
sistemde tamamen otomat gibi çalışmak
zorunluluğunda olup, çoğunluk belirlenen
standartlara erişebilmek için de azami çaba
harcamak zorunda kalmaktadır.
5- Gannt Sistemi: Taylor'un iş ortağı olan Gantt
Taylor sistemini daha ılımlı ve yumuşak bir duruma
sokmak çarelerini aramıştır. Bu düşünce ile ortaya
koyduğu kendi Gantt sistemi de zaman tasarrufu
değil, işçinin etkinliği temeline dayanır.
Gannt da, en iyi koşullar altında belirli bir
işin, görevin ne kadar zamanda yapılacağını
incelemiş ve bunlara ait standart zamanları
saptamıştır.
Bu sistemde her işçiye zamana göre , örneğin saat
başına çalışma ücreti garanti edilmiştir. Bundan
başka, işçinin verimi standartların %63'üne
eriştiğinde, saat başına ödenen ücret belirli bir
miktarda artmaktadır.
Eğer verim standardın %100'üne erişir ya da bunu
aşarsa o zaman işçiye saat başına ödenen baz
ücretin %20 ila 80'ine kadar giden,ayrıca bir prim
ödemektedir.
Zamana göre ücretin garanti edilmiş olması bu
sistemde işçiye büyük bir güvenlik duygusu verir
ve işçi hiçbir baskı altında kalmaksızın rahatça
çalışabilmektedir. Böylece işçi arzu ettiğinde
ılımlı bir tempo ile çalışarak yanlız baz ücretini
almakla yetinmekte ya da daha fazla çaba
harcayarak çalışma temposunu hızlandırmakta ev
böylece ücretinin de artmasını sağlamaktadır.
Bu sistemin uygulanmasında kullanılan bütün
hesaplar işçiler için daima açık seçik olmamakla
beraber, bunlar Gantt sistemini Taylor'un çok sert
olan sistemine tercih etmektedir. Bunu nedeni,bu
sistemin diğerine göre daha insancıl olmasıdır.
Sistemin birçok yararları vardır. Özellikle,
sistemin Gantt' ın kendi kişisel yönetimini
altında işletmede uygulanması oldukça başarılı
olmuş ve çok olumlu sonuçlar vermiştir. Fakat bu
sistemde fabrikada çalışan işçileri iki sınıfa
ayırmakta ve bunların arasında bir ayırım
yapmaktadır. Bu ayırım, tıpkı Taylor sistemindeki
gibi prime hak kazanan işçilerle hak kazanmayan
işçiler arasında yapılmaktadır.
6- Emerson Sistemi: Emerson sistemi Halsey ve
Gantt sistemleri gibi işçiye gündelik ücretini
garanti etmektedir. Üretimin bütün evrelerini
dikkatle bilimsel bir incelemeye tabi tutarak işçi
için görevlerin tamamı ve yüzdesine ait belirli
standartlar saptanmıştır. İşçi bu standartlara
eriştiğinde, Gantt sisteminde olduğu gibi, büyük
bir prime hak kazanmaktadır. Fakat aksi halde,
gene kendisine ufak bir prim verilebilir. Ücret
işçinin verimi ne olursa olsun esas olarak zaman
üzerinden ödenmektedir. Bununla beraber, bu zaman
içinde erişilmesi gereken verim yani yapılması
gereken görev için standart belirlenmiş
bulunmaktadır.
Bu sistemde üç durum söz konusudur. Bu sistemde
E(kazanç, prim), Ha(fiilen çalışma süresi),
F(işçinin verimi=Hs/Ha), Hs(yapılan işin saat
olarak ifadesi), Rh(saat ücreti) olmak üzere şu
şekilde hesaplar yapılmaktadır.
. İşçinin verimi standart verimden yüksek ise:
E = Ha Rh + Rh ( Hs - Ha ) + 0,20 Ha Rh
. İşçinin verimi standart verimin % 66,7-100
arasında ise:
E = Ha Rh + Ha Rh F
. İşçinin verimi standart verimin 2/3 ünden az ise
E = Ha Rh
İşçinin verimi standardın % 66,7-100 olduğu zaman
primin ne olacağı aşağıdaki tabloda görülüyor.
Standarda nisbetle verim Prim nisbeti Standarda
nisbetle verim Prim nisbeti
66,70-71,09 0,25 89,40-90,49 10,00
71,70-73,09 0,50 90,50-91,49 11,00
73,10-75,69 1,00 91,50-92,49 12,00
75,70-78,29 2,00 92,50-93,49 13,00
79,30-80,39 3,00 93,50-94,49 14,00
80,40-82,29 5,00 94,50-95,49 15,00
82,30-83,89 5,00 95,50-96,49 16,00
83,90-85,39 6,00 96,50-97,49 17,00
85,40-86,79 7,00 97,50-98,49 18,00
86,80-89,09 8,00 98,50-99,49 19,00
88,10-89,39 9,00 99,50-100,00 20,00
Bu sistemde primler gündelik değil genellikle
haftalık ya da 15 günlük süre üzerinden
hesaplanır. Sistemin işçilere açıklaması oldukça
güçtür. Sistemin işçilere kendisi de bir hayli
uzun ve karışıktır. Bundan başka, özellikle
standardın keyfi ve çok yüksek düzeylerde
belirlendiği işçiler tarafından iddia edilmekte ve
eleştirilmektedir.
Özendirici Sistemlerde Oluşabilecek Sorunlar
? Sistemin ilkelerinin zorlanarak bozulması
? Çaba, ödül dengesinin bozulması
? Çalışanlar arasında ücret farklılıklarının
oluşması
? İşletme içi iş gruplarının sürtüşmesi
? Uyuşmazlıkların ücret üzerine odaklaşması
? İşletmeye katkının ölçülüp, değerlendirilmemesi
? Kurulların zor çalışması, iletişim eksikliği
? Çalışanların motivasyonunun olumlu veya olumsuz
etkilenmesi
Ücret Sistemlerine Karşı Sendikaların Durumu ve
Genel Bir Değerlendirme
Sendikaların bu sistemlere karşı izledikleri
politika bir endüstri kolundan, diğer bir endüstri
koluna göre değişmektedir.
Fakat genel olarak sendikalar bu özendirici ücret
sistemlerine kuşku ile bakmaktadır. Bunun nedenini
biraz olsun bu sistemlerin ilk uygulanmaya
başladığı zamanlar amacın, ücretleri kısmak olduğu
kanısının egemen olmasında aramak gerekir.
Özendirici ücret sistemleri başarı ile ve iyi
uygulandığı işletmelerde işçi ve işveren
ilişkilerinin düzenlenmesinde önemli rol oynar.
Bunun örneklerini işçiler ve işletme yöneticileri
tarafından kabul edilmiş olan özendirici ücret
sistemlerinin iyi işlemesi sonucunda yüksek verim
ve ücret kazançlarının elde edilmesinde
görebiliriz.
Diğer bir yandan , bu sistemlerin iyi
uygulanmaması durumunda, birçok anlaşmazlıkların
ortaya çıktığı görülür. Örneğin, orta büyüklükte
bir fabrikada bu sistemlerin yalnız bir kısmına
uygulanması, işçiler arasında bir ayırım yapılması
sakıncasını yaratır. Aynı işletmedeki işçilerin
bir kısmı bu sistemden yararlanırken (dolayısıyla
bunların ücretleri artarken) diğer bir kısmı
örneğin, depolama personeli, makine bakım ve
kontrol işleri vb. bu sistemde uygulama alanı
dışında kaldıklarından daima zamana göre ücret
alacakları için bu sistemden hiçbir yarar
sağlayamazlar.
Bu nedenle, uygulanacak sistemin iyi işleyebilmesi
ve olumlu sonuç vermesi için işletme yöneticileri
tarafından büyük bir dikkat ve özen ile
hazırlanması gerekir.
Özendirici bireysel ücret sistemlerinin de işçiler
tarafından her zaman kabul edilmediği görülür.
Buna neden bu tür planların işten çıkarmaları
hızlandırmaya ya da ücretleri azaltmaya yol
açacağı korkusudur.
Diğer sorunlar şöyle özetlenebilir:
- Standartların belirlenmesindeki güçlükten doğan
sorunlar, çünkü standartların belirlenmesi daima
değerleme (bir tür kıymet takdiri) ile ilgilidir.
- Makinaların bozulması, arıza yapması, hammadde
ve malzemenin kötülüğü ve diğerleri gibi işçinin
kendi kontrolü dışındaki nedenlerden doğan
sorunlar.
- Standardın kalitenin aleyhine olarak
aşılmasından doğan sorunlar
Özendirici ücret sistemlerinin en önemli sorunu,
olağanüstü iyi ya da son derece kötü bireysel
çalışmaların (performansın) doğrudan doğruya ve
gereği gibi ödül ve ceza görmemesi oluşturur.
İŞÇİLERİN KARDAN PAY ALMASI:
İşçilerin kardan pay alması sistemi ilk defa
Avrupa'da sanayi devriminden sonra denemiş fakat
olumlu sonuç vermemiştir. Sistem ilk olarak 1820
tarihinde Fransa'da uygulanmıştır. Bundan sonra,
İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer
ülkelerde denetlenmiştir.
İşçilerin kardan pay almasını sağlayan bu sistemin
de hiç kuşkusuz yarar ve sakıncaları vardır
Sistemin Yarar ve Hedefleri
-İşçi ile işveren arasında bir nevi ortaklığı
özendirerek personelin işletmeye karşı olan
ilgisini arttırmak,
-Personelin işletmenin karını arttırma yolunda
fazla çaba sarf etmeye özendirmek
-Personelin mali güvenliğinin sağlanmasına katkıda
bulunmak.
Sistemin Sakıncaları
Personelin işinde harcadığı çabaya doğrudan bağlı
değildir çünkü personel daha fazla çalıştığı halde
kar sağlanmamışsa hiçbir gelir elde edemez.
Kar payının alınması için bazen altı ay, bazen de
daha uzun süre beklenmesi gerekir.
İşletmenin pek ufak bir kar sağlaması ya da hiç
bir kar etmemesi ihtimali her zaman vardır.
Genel olarak bu sistem işçileri kardan pay almaya
alıştırır. İşletme zarar ettiğinde, işçiler bunun
sorumluluğunu işverenin kötü yönetimine yüklerler
ve böylece yönetimi kontrole kalkarak işletmedeki
iyi ilişkilerin bozulmasına neden olurlar.
İşçiler maliyetlerin hesaplanması kar ve zarar
cetvelleriyle bilançoların düzenlenmesi şeklinde
memnun olmadıklarında, kendilerinin aldatılmış
oldukları kanısına varırlar. Bu tarz bir
güvensizliğin işletme topluluğu için çok zararlı
olacağı açıktır.
Bu bakımdan, işçilerin kardan pay almalarını
sağlayan sistemi uygulayacak olan işletmelerdeki
yöneticilerin bu konu üzerindeki büyük bir
duyarlılık göstermeleri işletmede kurulmuş olan
düzen ve işbirliğinin sürekliliğini sağlamak
bakımından pek önemlidir.
İŞLETMELERDE ENDÜSTRİ MÜHENDSLİĞİNİN
UYGULAYABİLECEĞİ ÜCRET POLİTİKASI ÖRNEĞİ
Bir işletmede endüstri mühendisinin
uygulayabileceği işletmenin ihtiyaçlarına göre
çeşitli ücret politikaları olabilir. Bir ücret
politikası örneğini ele alırsak ücret politikası
işletme dahilinde şu kurallara göre
düzenlenecektir.
1- Her kademede çalışanlara işlerinin değerleri
ile orantılı olarak ücret ödenecektir. Bu maksatla
da ilmi usullerle iş değerlendirme yoluna
gidilecektir.
2- Ücret seviyeleri tespit edilerek piyasa
ücretlerinden de istifade edilecek bu maksatla her
yıl ücret etüdleri yaptırılacaktır.
3- Ayrıca geçim indeksleri takip edilerek
artışlara ayak uydurmak için gerekli tashihler
yapılacaktır.
4- İş değeri arttıkça daha fazla artan ücret
skalası kullanılacaktır.
5- Yıllık terfilerde kıdem ve liyakat aynı
derecede rol oynayacaktır.
6- Liyakatin rolünü oynayabilmesi için de ilmi
usullerle değerlendirilen liyakat takdiri sistemi
kullanılacaktır.
7- İşletmenin yürüyüşünde mühim rol oynayan işçi
ve memur elemanların liyakatla geçirdikleri
kıdemlerinin karşılığı olan özel ikramiyeler
verilecektir.
8- İşletme, elemanlarına piyasadaki emsallerine
nispetle en yüksek ücreti vermeyi hedef
edinmiştir.
9- Her yıl bütün personelin toplu gayreti ile elde
edilen karın, işletme mali bünyesi ile uygun bir
kısmı , ilmi esaslar dahilinde personelin liyakat
çalışmalarının karşılığı olarak verilecektir.
10- Genellikle zaman etüdlerine dayanan zaman
standartları esas kabul edilmek üzere, teşvikli
ücret sistemlerinin uygulanmasına gayret edilir.
11- Teşvikli ücret sistemlerinin mümkün olduğu
kadar çok elemana uygulanmasına gayret edilir.
ÜCRET SİSTEMLERİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME
Başlangıçta belirtildiği gibi ücret sisteminin
olumlu veya olumsuz etkileri direk olarak üretimi
yapan işçileri ve onların performansının
göstergesi olan işletmenin verimini
etkilemektedir. Örneğin emeğinin karşılığını
alamayan bir işçi yaptığı işten de zevk almamaya
başlayacak ve bu da onun motivasyonunun düşmesine
sebep olacaktır. Eğer bu işçinin görev aldığı
işletmede götürü ücret sistemi mevcutsa bu sistem
çalışanların mutsuzluğuna sebep olabilecek, verimi
düşürecektir.
Oysa bu işletmede prim esaslı bir ücret sistemi
kullanılırsa hem çalışanlar istediklerini yani
ücretleriyle ilgili beklentilerini gerçeğe
dönüştürebilecek, hem de patron daha doğrusu
işveren belli bir oranda kar elde edebilecektir.
Buradan anlaşıldığı gibi tüm ücret sistemleri
işletmenin ihtiyacına ve işletmedeki işin
özelliğine göre en uygun olanı seçilerek
uygulanmalıdır. Bu şekilde kısmen de olsa
sistemlere ait sorunlar ortadan kalkar, sistemin
performansı artabilir.
Özendirici ücret sistemlerine (Primli ücret
sistemleri) bakacak olursak çoğunun arasında
bağlantı ve benzerlikler vardır ve birbirlerinin
eksik yanlarını kapatmaktadırlar. Bu şekilde daha
iyi ve komplike sistemler bulunmuş ve eskilerinin
yerine işlerlik kazanmıştırlar.
KAYNAKLAR
Prof. Dr. İ.İlhami KARAYALÇIN, Sanayi
Mühendisliğine Giriş
Doç. Dr. İsmail Durak ATAAY, Ücret Tatmini ve
Ücret Sistemleri
Doç. Dr. Mehmet TANYAŞ, Endüstri Mühendisliğine
Giriş
Doç. Dr. İsmail Durak ATAAY, İş değerlendirme ve
Başarı Değerlendirme Yöntemleri
Prof. Dr. Selçuk YALÇIN, Personel Yönetimi
Dr. İsmet S.BARUTÇUOĞLU, Üretim Sistemi ve Yönetim
Teknikleri
Prof. Dr. Zeyyat HATİPOĞLU, Fabrika Organizasyonu
ve Personel İdaresi
Prof. Dr. İ.İlhami KARAYALÇIN, Sanayi
Mühendisliğinin Temelleri
|