PARA ARZ ve TALEBİ
PARA ARZI:
* Bir ekonomide belirli bir anda dolaşımd bulunan
her türlü paranın toplam miktarına para arzı
denir. Para arzı bir stoktur.
Para arzı= Ufaklık para + Kağıt Para(banknot) +
Banka Parası(kaydi para)
* Merkez Bankasının piyasaya kağıt para sürme
işlemine "emisyon" diyoruz. Merkez Bankası para
arzını dar tanım(M1) ve geniş tanım(M2) olmak
üzere iki şekilde vermektedir. M1; ufaklık para,
kağıt para ve vadesiz mevduat toplamı olarak
hesaplanmaktadır. M2 ise M1'e vadeli mevduatların
(hem ticari hem de tasarruf) ilavesiyle
bulunmaktadır.
* Para arzı ile ilgili iki kavram önemlidir:
Birincisi, "reel para arzı" ve ikincisi, "paranın
dolanım hızı" diğer adıyla "paranın gelir
oluşturma hızı". Ekonomide mal ve hizmet fiyatları
artıyorsa onları satın almak için gerekli para
miktarı artacaktır.Fakat bu nominal(parasal) bir
artıştır.Reel para arzının artması için paranın
satın alma gücünün artması gerekir. Gelir dolaşım
hızı ise bir birim paranın bir yılda kaç kez el
değiştirdiği daha iyi bir ifadeyle kaç el
değiştirerek ne kadar birimlik gelir meydana
getirdiğidir.Bunu hesap etmek için nominla milli
geliri para arzına bölmek gerekecektir. Görüldüğü
gibi dolanım hızı ile milli gelir doğru
orantılıdır.
NOT: kağıt paranın piyasaya fazla miktarda
süürülmesi onun değrer kaybetmesine başka bir
değişle mal ve hizmet fiyatlarının yükselmesine
(enflasyon) yol açar.
PARA TALEBİ:
* Bir ekonomide tüm bireylerin ve kurumların
yanlarında, kasalarında ya da bankalardaki
hesaplarında hemen harcanabilir durumda
bulundurmak istedikleri para stokuna para talebi
denir Kişi ve kurumlar üç güdü ile ellerinde para
tutmak ister:
İş görme güdüsü: Günlük alışverişin
yapılması ve diğer ihtiyaçların karşılanması.
Gelir düzeyi ve eşya fiyatları ile doğru
orantılıdır.
Geleceği düşünme güdüsü: İlerideki muhtemel
sıkışık durumlar için tedbir olarak para tutmak
istenir. Bu kişilik özelliklerinin yanı sıra milli
gelir ve fiyatların bir fonksiyonudur.
Spekülasyon güdüsü: Amaç kazanç sağlamaktır.
Özellikle tahvil piyasasında yapılır. Tahvil
ucuzken alınır pahalı iken satılır. Esas olarak
faiz oranlarındaki değişime bağlıdır.
* Bu üç güdüyü birleştirirek para talebinin milli
gelir, fiyatlar genel düzeyi ve faiz oranlarının
bir fonksiyonu olduğu görülür.("Mt" para talebi,
"Y" milli gelir, "P" fiyatlar genel düzeyi ve "i"
faiz oranı)
Mt = f(Y,P,i)
Likidite Fonksiyonu ve Faiz Oranları:
* Kişi ve kurumların faiz oranları yükseldiği
zaman ellerinde tuttukları paradan dolayı
katlandıkları faiz kaybı daha fazla olacağından
faiz yükseldikçe para talebi azalır. Değişik faiz
oranlarındaki para taleplerini bir tablo üzerinde
birleştirirsek Likidite Eğrisi(LT) elde edilir.Bir
ekonomide faiz oranı para talebi(likidite eğrisi)
ve para arzının kesiştikleri noktada
oluşacaktır.Para arzı arttıkça aşağıdaki grafiğe
göre faiz oranı düşecektir.fakat belli bir
noktadan sonra LT eğrisi x eksenine paralel
gittiğinden faiz daha fazla düşmeyecektir. Bu olay
ekonomi literatüründe Likidite Tuzağı olarak
bilinmektedir.
Önemli: Ekonomide para miktarı teorilerine(fisher
,cambridge ) göre paranın miktarı arttıkça
fiyatlar da artacaktır.Keynes(ünlü ekonomist) tam
istihdam durumundayken yani üretim faktörlerinin
tamamı normal çalışma koşullarında çalışıyorken bu
teorilere katılır; onlardan ayrıldığı nokta eksik
istihdam durumudur.Bu durumda para miktarındaki
artış mal ve hizmetlere talebi artıracağından ve
devamında bu talebi karşılamak için üretim artışı
geleceğinden fiyatlar artmayacaktır.
Para Değerindeki Değişmelerin Ölçülmesi(fiyat
endeksi):
* Paranın değerindeki değişiklikleri fiyatlardaki
değişikliklere göre saptarız. Ülkemizde iki tür
fiyat endeksi vardır: Toptan eşya fiyat
endeksi(TEFE) ve geçinme endeksi.TEFE'de bir
başlangıç yılı seçilir ve bu yılda malların toptan
alım-satımlarına konu olan fiyatlar ortalaması
alınarak buna 100 denir.Takip eden yıllarda
fiyatlar ortalaması 100'e göre değerlendirilir.Bir
sonraki yıl 120 iki yıl sonra 150 olmuşsa bu
yıllarda enflasyon sırasıyla %20 ve %25 olmuştur.
|