| Yazılı Anlatım
Bu bölümde bulacaklarınız: Düşünce Türleri Anlatı Türleri Yazışma
Türleri, Makale, Fıkra (Köşe Yazısı), Deneme, Eleştiri, İnceleme,
Rapor, Ropörtaj, Hikaye ve Roman, Mektup, Dilekçe.
DÜŞÜNCE TÜRLERİ
MAKALE: Bir konuda bilgi verirken veya bir gerçeği
savunurken,türlü kanıtlardan faydalanan,bunları bilimsel biçimde
inceleyen gazete ve dergi yazılarına makale denir. Makaleler her
konuda yazılabilir.
Makale türü, edebiyatımıza Tanzimat döneminde gazete ile birlikte
Batı'dan giren bir türdür. Düşünce yazıları içinde en ağırbaşlı ve
en zor olan tür makaledir. Makalenin amacı bilgi vermektir ama bu
bilgi ansiklopedik bilgilerden çok farklıdır. Ansiklopedik
bilgide,tanıtma,açıklama,sıralama ve kendiliğinden kesinleşmiş olma
özellikleri vardır. Oysa makalede kişilik sezinleten bir anlatım,bir
yorum ve inandırma eğilimi,bir amaç vardır.
Bilim ve kültür alanında yazılan makaleler,sınırlı bir kültür
kesimine ulaşmayı amaçladığından bu makalelerde daha bilimsel bir
dil kullanılır.
Gazete ve dergilerdeki makalelerse,geniş halk kitlelerine ulaşmayı
amaçladığından yazar,dilini daha açık,daha popüler ve daha anlaşılır
bir düzeyde tutar,özel terimler kullanmaktan kaçınır.
FIKRA (KÖŞE YAZISI): Gazete ve dergilerde yayımlanan
güncel,siyasal,toplumsal sorunları ele alan yazılardır.Gülmece
nitelikli fıkralar da olmakla birlikte yazılı kompozisyon türü
olarak fıkra,düşünsel ağırlıklı kısa yazılardır.
Fıkralarda siyasal ve toplumsal olaylar ele alınırken
belgelere,kanıtlara,aşırı ayrıntılara yer verilmez.Makaleler gibi
iddialı ve ispatlayıcı yönü ağırlıklı değildir.Fıkra yazarı,geniş
kitlelere seslendiği için dili kolay anlaşılır bir dil olmalıdır.Her
konuda fıkra yazılabilir.
DENEME: Edebi türlerin tümü gibi deneme için de bir tanım
vermek çok güçtür.Deneme günümüzde hemen bütün yazı türlerine doğru
yayılma göstermektedir. Bu türler içinde en çok eleştiriyle bir
arada anıldığı görülmektedir.Ancak burada söz konusu olan daha çok
izlenimsel eleştiridir.
Deneme için bir tanım yapmak gerekirse şunları söyleyebiliriz:
“Deneme;bir yazarın,herhangi bir konu üzerinde,özel görüş ve
düşüncelerini hiçbir iddiaya yer vermeden,kesin yargılara varmadan
anlattığı yazı türüdür.”
Batı edebiyatında essai (ese ) adı verilen deneme konuları
genellikle edebiyat,sanat,bilim,felsefe...vb.dir. Özellikle Fransız
edebiyatında Montaigne,İngiliz edebiyatında Bacon en tanınmış deneme
yazarlarıdır.
Denemede bir konu sınırlılığı,belli bir biçim yoktur.Yazar,konu
seçmede tam bir özgürlüğe sahiptir.Denemede yazar,kendi kendine
konuşur gibi bir anlatım rahatlığı içindedir. Denemenin sonunda
kesin bir yargıya, bir sonuca varmak gayesi güdülmez.
ELEŞTİRİ: Bir eseri değerlendirme amacıyla yazılan yazılara
eleştiri denir.Eleştiride eserin yada sanatçının gerçek değerinin
belirtilmesi amaçlanır.
Eleştirmeci,bir sanat eserinin gerçek değerini,özünü
yapılışını,değerli-değersiz yanlarını ortaya koyar.Eleştirmecinin
görevi güzellik yaratmak değil,yaratılmış güzelliği
yargılamak,okurlara tanıtmaktır.
Eleştiriler;okura dönük eleştiri,topluma dönük eleştiri,sanatçıya
dönük eleştiri,yapıta dönük eleştiri... olmak üzere türlere ayrılır.
İNCELEME: Bir eserin,bir sorunun,bir
olayın özelliklerini,en ince ayrıntılarını araştırarak göz önüne
seren yazı türlerine inceleme denir.Her obje bir inceleme konusu
olabilir.Ama konumuz kompozisyon olduğu için biz yalnız bu anlamda
inceleme yazıları üzerinde duracağız.
İnceleme,ister sözlü,ister yazılı olsun,bir tartışma niteliği taşır.
İnceleme yazıları yazarın teknik ve üslubuna göre diğer türlerin
özelliklerini de gösterir; buna göre kimi yerde makale,kimi yerde
deneme,kimi yerde sohbet havasına bürünür.
İnceleme yazılarında bir kolaylık olmak üzere şu soruları sırasıyla
sorarak çalışmak,faydalı sonuçlar verecektir:
a. Ne? ( Bize eserin ve sorunun konusunu verir. )
b. Niçin? ( Eserin yazılma amacını, ana fikrini, temasını buldurur.
)
c. Nasıl? ( Eserin yöntemini kavratır. )
d. Nerede? ( Yer,dekor. )
e. Kim? ( Kişileri verir. )
f. Ne zaman? ( işin süresini belirtir. )
İnceleme Planı :
A. Eserin Dış İncelemesi:
Eserin adı
Yazarı,çevireni
Basıldığı matbaa ve basılış tarihi
Kaçıncı baskı olduğu
Sayfa sayısı,fiyatı
Eserin boyutları
B. Eserin İç İncelemesi :
Yazarı hakkında bilgi
Türü hakkında bilgi
Özet
Eserdeki kişiler
Başroldekilerin kısaca tanıtımı
Ana fikir
Dil ve anlatım
Değerlendirme ( kritik )
RAPOR: Rapor,araştırma ve inceleme esasına dayanan bir yazı
türüdür. Herhangi bir konuyla ilgili bilgi vermek,mesleki ve teknik
bakımdan bazı noktaları açıklamak; görüş,düşünce ve önerileri
bildirmek gibi amaçlarla yazılır.
Günümüzde rapor, geniş kapsamlı bir kelime olarak çok çeşitli
alanlarda karşımıza çıkar. Doktor raporu, bilirkişi raporu, polis
raporu, mühendis raporu, müfettiş raporu, deney raporu gibi çeşitli
isimlerle anılan raporları ; meslek ve iş raporları, araştırma ve
inceleme raporları gibi kısaca sınıflandırabiliriz.
Her rapor türünün kendine özgü yazılış kuralları vardır. Genel esas,
konunun iyi kavranması ve konu üzerinde yeterli bilginin
bulunmasıdır. Ancak, çok iyi anlaşılan,ilgi duyulan ve bilgi sahibi
olunan konularda rapor yazılabilir.
Sağlam bir rapor yazabilmek için; raporun konusunu ilgilendiren
kitapları,dergileri,gazeteleri okumak,yetkili kimselerle
konuşmak,gözlem yolundan faydalanmak,özel deneylerde
bulunmak,faydalanılan kaynakları göstermek gerekir.
RÖPORTAJ: Herhangi bir konu yada sorunun
değişik boyutlarıyla ele alınıp işlendiği gazete ve dergi
yazılarıdır. Röportajcı,yalnız gördükleriyle, izlenimleriyle
yetinmez. Konuyla ilgili derinlemesine araştırma ve inceleme
yapar,ilgililerin bilgisine başvurur. Röportajcının amacı, konuyu
çarpıtmadan belgesel olarak okuyucuya sunmak,okuyucuyu konunun
içinde yaşatmak,kamuoyunu aydınlatmaktır.
Röportaj, tek bir yazı olabileceği gibi,aynı konuda dizi yazı da
olabilir.
ANLATI TÜRLERİ: Edebi türler yada sanatsal türler de denilen
bu türlerin kesin kuralları,kesin tanımları yoktur. Her sanat eseri
kendi kurallarını getirir, böylelikle de şimdiye kadar saydığımız
türlerden ayrılır. Bir başka ifadeyle, her sanat eseri
tektir,yaratıcısının özgün bir ürünüdür. Sanat eserine bu açıdan
bakıldığında, genellemelere sığdırılamaz. Bu yüzden anlatı türlerini
çok kalın çizgilerle ele aldık. Ayrıca bunların hepsini sıralamak
yerine,yaygın olan birkaçına değinmekle yetineceğiz. Bunlar hikaye
ve romandır.
HİKAYE ve ROMAN: Her iki türün geleneksel tanımında
birleşilen nokta, olmuş yada olması mümkün bulunan olayları anlatan
türler oluşlarıdır. Bunu, gerçek yada hayal edilmiş bir evrene ait
gerçeklik duygusunu uyandıran olayların anlatımıdır,diye
genişletebiliriz. Hikaye ve roman tanımlarında bu ortak noktadan
sonra, iki türü birbirinden ayıran özellikler kısaca şöyle
sıralanabilir :
a. Romanlar uzun, hikayeler kısa anlatı türleridir.
b. Romanlarda kişiler ( karakterler ) çok, hikayelerde azdır.
c. Romanlar geniş bir zaman kesitinde geçerken, hikayelerde bu kesit
dardır.
d. Romanlardaki karakterler genellikle çok yönlü, hikayelerdeki
karakterler tek yönlüdürler.
Ancak bu özellikler bile hikaye ve romanı kesin çizgilerle
birbirinden ayırmaya yetmez. Bu sayılan özellikler her iki türde de
bulunabilir.
YAZIŞMA TÜRLERİ
MEKTUP: Başka bir yerde bulunan kişiye yada kuruma bir bilgi
iletmek amacıyla yazılan yazılara mektup denir.
Mektubun diğer yazı türlerinden ayrı bir özelliği vardır. Herşeyden
önce; bağımsızdır,ufukları alabildiğine geniştir,dar kalıplar ve
kurallar içinde tanımlanamaz. Konuları oldukça bol ve sınırsızdır.
Doğallığın ve içtenliğin en çekici belgesidir. Elbette ki herkese
aynı içtenlikle mektup yazılmaz. Gönderdiğimiz kişi yada kurumla
olan ilginin derecesine göre,mektubun hitap bölümünden,amaç,hatta
sonuç bölümüne kadar değişen üslup özelliği vardır.
Mektup kişiliğimizin bir aynasıdır.
Saygımız,sevgimiz,karakterimiz,inancımız,görüş ve düşüncelerimiz
hatta kültürümüz mektubumuza yansır.
Basit bir yazı türü gibi görülmesine rağmen mektubun da kendine özgü
bir düzeni,bir disiplini,bir planı vardır.
Mektup Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir?
· Mektup yazarken kullanacağımız kağıt ve zarf temiz olmalıdır. Bu
basit ayrıntı karşımızdakine verdiğimiz değeri gösterir.
· Mektuptaki hitap,göndereceğimiz kişi yada kurum göz önünde
bulundurularak seçilmelidir: Sevgili Kardeşim, Canım Kardeşim, Canım
· Babacığım, Aziz Dostum, Saygıdeğer Büyüğüm, Sayın Murat Bey, Sayın
Genel Müdür...
· Mektupta daha sonra giriş ve amaç bölümüne geçilir. Bu bölümde
mektubun niçin yazıldığı belirtilir.
· Sonuç bölümünde daha çok klişe sözlere yer verilerek, hoşa gidici
bir dilekle mektup bitirilir ; sevgi ve saygılar sunar,esenlikler
dilerim. gibi.
· Öfkeli anlarda kesinlikle mektup yazılmamalıdır.
· Mektupta kullanılan ağır ve kırıcı sözler, ileride pişmanlığa yol
açabilir. Ancak, yazının kalıcı etkisi nedeniyle, yarattığı
kırgınlık tümüyle unutulamaz.
· Mektup Türleri
Mektuplar, konularına ve yazanla yazılan arasındaki ilgiye göre üçe
ayrılır :
1. Özel mektuplar
2. Resmi mektuplar
3. İş mektupları
Özel Mektuplar
Birbirine yakın, tanışık insanlar ve eş dost arasında yazılan
mektuplardır.
Tebrikler
Bayramlarda, yılbaşlarında veya mutlu bir olay dolayısıyla karşı
tarafa iyilik ve mutluluk dileklerinde bulunmak amacıyla yazılan
kısa,öz ve içten mektuplardır. Bunlarda kağıt yerine daha çok basılı
kartlar kullanılmaktadır.
Telgraf
Mektubun gecikebileceği ivedi durumlarda bildirilmesi gereken istek,
olay ve haberleri, kısa ve öz olarak anlatan bir mektup türüdür.
Telgrafta az ve öz ifade önemlidir.
§ Alacak olanın adı,soyadı ve açık adresi yazılır.
§ Telgraf çekmemize sebep olan konu,kısa ve öz olarak ifade
belirtilir.
§ Sağ alt köşeye gönderenin adı ve soyadı yazılır.
§ Telgraf metninin altına bir çizgi çekilir. Bu çizginin altına
gönderenin adresi yazılır. Bu bilgi,alıcının bulunmaması durumunda
telgrafın iadesi için gereklidir. Ücrete tabi değildir.
Telgraf,bugün kullanım alanı yok denecek kadar az kalmış bir yazışma
türüdür.
Resmi Mektuplar
Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devler daireleri
arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda, konunun
uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisiz,beyaz
kağıtlar kullanılır. Anlatım ciddi ve ağırbaşlı olmalıdır. Konu
dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez. Konu en açık ve
yalın biçimde ele alınır. Üst makam yetkilisi alt makamdakine
yazdığı yazıyı “rica ederim”, alt makamdaki üst makamdakine
“bilgilerinize saygıyla sunarım” veya “arz ederim” şeklinde
bitirmelidir.
Resmi Yazışmalarda Dikkat Edilecek Noktalar :
· Kağıdın üst yanından iki santim aşağıda ve ortada olmak üzere
yazının çıktığı dairenin adresi bulunur.
· Sağ üst köşeye tarih konur.
· Yazıya başlamadan,hangi tarih ve sayılı yazıya cevap olarak
yazıldığı belirtilir.
· Yazının ilk paragrafında sorun veya konu ortaya konur.
· Gelişme paragraflarında,bizim konu hakkındaki görüşümüz
belirtilir,bizden istenilen bilgiler verilir.
· Sonuç bölümünde,yazının gönderildiği makamın durumuna göre ( alt
makam,üst makam ) yazı,rica yada sunu biçimlerinden biriyle
bitirilir.
· Resmi yazıyı tamamlayan evraklar,metnin sol alt kısmına,sıra
numarası verilerek belirtilir.
· Kağıdın sol en alt köşesine yazıyı daktilo edenle,konuyla ilgili
bölüm şefinin ad ve soyadlarının ilk harfleri yazılır.
İş Mektupları
Ticaret ve endüstri kurumlarının birbirlerine ve kişilere, kişilerin
bu kurumlara gönderdikleri mektuplara iş mektubu denir. İşyerleri bu
mektuplarda, firma ismini taşıyan başlıklı ( antetli ) beyaz
kağıtlar kullanırlar. Yazıda daktilo ( veya bilgisayar ) kullanmak
yerleşmiş bir kuraldır. İş mektuplarında da konu kısa,öz olarak açık
ve yalın bir anlatımla ele alınmalıdır. Resmi mektupların özellik ve
yazılışlarını kavramış olmak bu tür mektup yazmada da büyük kolaylık
sağlar.
İş Mektuplarının Yazılışında Uyulacak Kurallar :
· Ciddi bir anlatım kullanılmalı, kısa ve özlü bir anlatım yolu
seçilmelidir.
· Her iş için ayrı bir mektup yazılmalıdır.
· Daktilo veya mavi mürekkepli dolma kalem kullanılmalıdır.
· Ele alınan konu hakkında amaca uygun açıklamalar yapılmalı,
gerekli yerlerde teknik terimler kullanılmalıdır.
· İstekler yapmacıklığa kaçmadan ciddi bir hava içinde belirtilmeli,
saygı bildiren kelimeler ölçülü şekilde kullanılmalıdır.
· Eğer yazılan iş mektubu, bir başka mektuba cevap niteliği
taşıyorsa,bu, metnin başında “ilgi” bölümünde belirtilmelidir. Bunun
için o mektubun tarihi ve numarasının yazılması yeterlidir.
DİLEKÇE: Bir dilekte yada şikayette bulunmak veya bilgi
vermek amacıyla resmi makamlara sunulan tarihli,imzalı
mektuptur.Kişiyi ve kamuyu ilgilendiren bir hakkın sağlanması, bir
haksızlığın düzeltilmesi, kaldırılması için gerçek yahut tüzel
kişilerce ilgili makamlara yazılan yazılara dilekçe denildiği gibi,
“istida, arzuhal” de denir.
Dilekçe Yazımında Göz Önünde Bulundurulması Gereken Kurallar :
· Dilekçeler,konularına göre uzun veya kısa olabilir. Konular kısa v
öz olarak belirtilir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmez.
· Dilekçelerde ciddi, ağırbaşlı bir dil kullanılır. Anlatımın yalın
ve duru olmasına özen gösterilir. Süslü,yapmacık,laubali bir
ifadeden kesinlikle kaçınılmalıdır.
· Dilekçeler ; çizgisiz,beyaz dosya kağıdına daktiloyla veya
dolmakalemle,okunaklı el yazısıyla yazılmalıdır.
· Dilekçe hangi kuruma veriliyorsa,bu makamın adı başa yazılır.
Kurum adının sağ altına kurumun bulunduğu şehir adı yazılır.
· Konunun kısa bir özeti bu başlığın altına yazılır.
· Daha sonra konunun belirlendiği metin bölümüne geçilir. Bu bir
şikayet dilekçesiyse,şikayet sağlam kanıtlara dayandırılmalıdır.
Eğer iş isteme dilekçesiyse, öğrenim durumu,yaş,kısa bir
özgeçmiş,kurumca aranan seçkin nitelikler açık seçik
belirtilmelidir.
· Dilekçede bir durum belirtiliyorsa ,son cümle “Durumu
bilgilerinize saygılarımla sunarım”, bir istek belirtiliyorsa
“Gereğini izinlerinize saygılarımla sunarım” şeklinde olmalıdır.
· Dilekçe bitiminde sağ alt köşeye ad ve soyadı
yazılmalı,imzalanmalıdır. Tarih,isim ve imzanın bir satır üstünde
olabileceği gibi dilekçenin sağ üst köşesine de konulabilir.
· Sol alt köşeye açık adres yazılmalıdır.
Dilekçe, herkesin zaman zaman yazmak zorunda kalabileceği bir mektup
türüdür. Dilekçenin ilk bakışta güven verici bir düzen içinde olması
gerekir. |