BEYİN KABUĞUNUN
FİZYOLOJİK ANATOMİSİ
Beyin kabuğunun
fonksiyonel parçası nöronlardan oluşan 2-5 mm kalınlığında
ince bir tabaka olup beynin bütün giruslarının (Kıvrım) yüzeyini
örtmektedir. Kapladığı tüm alan bir metrekarenin dörtte
biri kadardır. Beyin kabuğunun tümü yaklaşık 10 milyar nöron
içermektedir. Temel olarak üç farklı hücre tipi ile karşılaşırız
(granüler, fuziform, piramidal) Bu hücrelerin yoğunluklarına
göre yapılan bir sınıflamada
beyin beş ana yapısal tipe ayrılır. Korteksin farklı
yapısal tiplerinin sıklıkla birbirine benzer fonksiyonlarını
gösteren haritaya "Brodman Haritası" denir.
Beyin kabuğundaki
bütün alanların "Talamus" ile (simetrik olarak
yerleşmiş çekirdekler olup hakkında bilgi
verilecektir) getirici ve götürücü dolaysız bağlantıları
vardır. Bağlantı talamustan kortekse korteksten talamusadır.
Talamus ile bağlantı kesilirse buna bağlı kortikal alanın
fonksiyonları
tamamen
yada
tamamına yakın
ortadan kalkar. Korteks talamusla sıkı bir işbirliği içinde
çalışır ve anatomik-fonksiyonel yönden talamusun gelişmiş
bir uzantısı olarak kabul edilebilir. (Talamokortikal sistem)
Bunun gibi duyu organlarından kalkan bütün yollar talamustan
geçerek kortekse varır. Buna uymayan tek örnek: koku yollarıdır.
BAZI SPESİFİK
KORTİKAL ALANLARIN FONKSİYONU
Beyin cerrahlarının
insanlardaki incelemeleri bazı özgül fonksiyonların beyin
kabuğunun belirli bölgelerine yerleşmiş olduğunu göstermiştir.
Şekil 1: Penfield ve Rasmussen'in insan korteksinin
elektiriksel uyarılmasıyla elde ettikleri sonuçlara
veya korteksin bazı parçaları çıkarıldıktan sonra
yapılan nörolojik muayene bulgularına
dayanarak hazırlanmış, bu alanlardan bazılarını gösteren
bir haritayı vermektedir.
PRİMER DUYU
ALANLARININ
SPESİFİK
FONKSİYONLARI
Primer duyu
alanlarının hepsinin bazı ortak fonksiyonları vardır.Örneğin
görme ve işitme duyusu alanlarının hepsinde periferik reseptörlerden(en
uç yerleşimli alıcılar) gelen sinyallerin uzamsal yerleşimi
sözkonusudur.
Uyanık kişilerde Beynin yan loblarının(parietal) elektirikle
hafif uyarılması oldukça basit duyular uyandırır. Hafif
elektiriklenme, uyuşma, sızlama.... gibi Bunlar duyusal algılamanın
en basit formu olup karmaşık kalıplarının analizlerinin çok
ufak bir bölümüdür.
Beyin arka bölümünün(Oksipital lob) primer görme korteksi
elektrikle uyarıldığında kişi:yanan sönen ışıklar,parlak
çizgiler,renkler
görmektedir.
Burada anlatılan görmenin 1.basamağıdır.kompleks bir görme
işlevi beyin korteksinde yaygın bir iletimin ve bağlantıların
sonucu "görme asosyasyon"alanlarında oluşabilir.
Şakalarda ise (Temporal lob) işitme korteksinin elektrikle
uyarılması kişinin hafif veya kuvvetli, düşük yada yüksek
frekanslı basit sesler duymasına neden olur. Fakat kelimeler
yada iyice anlaşılabilen başak sesler duyulamaz. Primer işitme
korteksi, diğer primer duyu alanları gibi, duyulan şeyin
elemanlarını tesbit edebilir ancak komplike seslerin analizini
yapamaz. Bunu ancak "işitme asosyasyon alanları" sağlar.
Primer duyu
alanlarının kortekse ulaşan duyuları tam olarak analiz
edememelerine karşın, bu alanların lezyonunda kişinin görev
dışı kalan alanla ilgili duyuları kullanması, genellikle büyük
ölçüde bozulur.
Beynin alt düzeyindeki merkezleri, duyu
sinyallerinin büyük bir bölümünü
analiz için beyin korteksine iletir. Bundan sonra da
primer duyu alanları analiz sonuçlarını, alt merkezlere veya
beyin kabuğunun başka bölgelerine gönderir.
Primer duyusal alanların sınırlarının çevresinde duyusal asosyasyon
alanları,yada "sekonder duyu alanları"
adı verilen alanlar bulunmaktadır.Genellikle bu alanlar
primer duyu alanlarının etrafında bir yada birkaç yönde 1-5
cm kadar uzanırlar.Primer alanın duyusal bir sinyal aldığı
her seferinde,çevreye sekonder sinyaller yayılır.birkaç
milisaniyelik bir gecikmeden sonra bu sinyaller asosyasyon alanına
da ulaşırlar.Bu yayılmanın bir bölümü
subkortikal(Korteks altında yer alan) sinir yolları ile
olur.Fakat iletimin büyük bir bölümü talamus yoluyladır.talamustaki
duyusal çekirdeklerden başlar,kendilerine uyan "talamik
asosyasyon alanları"na geçer ve oradan da asosyasyon
korteksine ulaşır.
Duyusal asosyasyon alanlarının genel
fonksiyonu,duyusal algının daha üst düzeyde yorumunu sağlamaktır.Bu
bölümlerdeki hasarlar duyduklarını anlamama-gördüğü
kelimeyi yorumlayamama
(kelime körlüğü-aleksi)-vücut parçalarının
yerlerini anlayamama gibi bulgular verir.
GENEL YORUM ALANLARI VE YORUM FONKSİYONLARI
"Yorum Alanları" diyebileceğimiz
somatik duyu,görme,işitme
ile ilgili asosyasyon alanları şakak-yan ve arka lobların birbirine kavuştukları lokalizasyondadır.
Çeşitli duyusal yorum alanlarının toplandıkları bu alan
"serebrasyon" dediğimiz
"yüksek düzeydeki beyin fonksiyonunda" beyin kabuğunun
başka bölümlerine kıyasla tekve en büyük rolü oynar.Bu bölge
çok geniş kapsamlı önemine işaret eden değişik adlarla anılmaktadır.(General
interpretative area,gnostik alan, tersiyer asosyasyon alanı...v.s..)
Genel yorum alanının ağır hasarından sonra kişi kusursuz şekilde işitebilir
ve hatta kelimeleri tanıyabilir,fakat bu kelimeleri tutarlı bir düşünce halinde düzenleyemez.Bir kitabı
okuyabilir fakat okuduğu şeyin iletmek istediği düşünceyi
anlayamaz.
Bu bölgenin elektrik ile uyarılması çok kompleks düşünceler doğurur.Çocukluk
çağından hatırlanan komplike vizüel sahneler ,özel bir müzik
parçası gibi işitme halüsinasyonları hatta belirli bir kişinin
konuşması şeklinde olabilir.
Bu bölgenin yetişkin bir kişide yitirilmesi bundan sonra
ömür boyu süren yıkılmış mental bir hayatla sonlanır.
DOMİNANT HEMİSFER(BASKIN BEYİN
YARIM KÜRESİ)
Yorumla ilgili tanımlanan alan sadece bir yarım kürede iyice gelişmektedir.Doğuşta bu bölgeler her iki hemisferde de aynı gelişme
yeteneğine sahiptir. Yüzde doksandan fazla oranda sol lob
egemendir.Populasyonun kalan kısmında ya iki taraf birden gelişir
yada daha seyrek olarak sağ lob gelişir.Duyusal bilgiler her
iki lobdan birden gelmektedir.ve iki yarıküre arasında iletişimi
sağlayan özel bir alanla olmaktadır.(Corpus callosum)
Yetişkinlerde bu alanın hasarı
duyusal algıların anlamını yorumlama yeteneğinin yok
olmasıdır. Bu nedenle bu bölgeye cerrahi müdaheleden kaçınılır.Yetişkin
bir insanın baskın olmayan kısımda yorumlayıcı
fonksiyonları geliştirmesi çok yavaş ve sınırlıdır.
6 yaş altında ise bu gelişme tama yakın oranda oluşabilir.
YORUM
VE ENTELEKTÜEL FONKSİYONLARDA DİLİN ROLÜ
Duyusal algılarımızın
büyük bir bölümü beynin hafıza alanlarında depo edilmeden
ve başka entellektüel amaçlarla hazırlanıp geliştirilmeden
önce dildeki eşdeğerlerine çevrilirler.Örneğin bir kitap
okuduğunuz zaman kelimelerin vizüel imajlarını saklamıyoruz,bunun
yerine ,bu enformasyonu dildeki şekliyle depo ediyoruz. Hiç
olmazsa enformasyon
,anlamı
anlaşılmadan önce ,dildeki şakline çevrilmektedir.
Baskın
hemisferde dilin yorumlanması ile ilgili duyusal alan ,şakak
loblarındaki primer işitme alanı ile sıkı sıkıya ilişkilidir.Bu
yerleşim herhalde dille ilk ilişkinin işitme yoluyla olmasına
bağlıdır.Daha sonraki yaşlarda ,okuma yoluyla dilin visüel
algılama yönü geliştikçe görme kanalı ile gelen
enformasyon baskın lobda o zamana kadar
gelişmiş olan konuşma bölgelerine iletilir.
Bu beynin genel
yorumlama bölgesinin işitme ile ilgili asosyasyon alanlarıyla,korteksin
öteki duyusal alanlarına oranla neden daha yakından bağlantılı
olduğunu da açıklar.
GENEL YORUMLAMA
ALANININ TAHRİBİNDEN SONRA GERİ KALAN YORUM FONKSİYONLARI
Genel yorum alanının
lezyonunun entelektüel fonksiyonlar bakımından bu kadar ağır
sonuçlar vermesinin nedenlerinden biri bu fonksiyonlarımızdan
çoğunun dille ilişkili olmasındandır.Bununla beraber yine
bazı başka yorum fonksiyonları devam edebilir.
Burada devreye
baskın olmayan hemisfer girer ve ona ait kısmi yorum yeteneği
zamanla gelişir.
Yüksek entelektüel fonksiyondan sorumlu olduğu düşünülen
ancak kesin ispatlanamamış bir alan olan alın bölgesi
maymunlara göre insanda çok fazla geliştiği için bu önyargıya
varılmıştır.
Bu bölgede "tesbit hafızası" ve "düşüncenin işlenmesi"
(Çeşitli düşüncelerin derinlik ve soyutluluğunu arttırma)fonksiyonları
gerçekleşmekte diye düşünülmektedir.Bu bölgenin(Prefrontal-(alın)
lobu)nun fonksiyonları şunlardır.
1.Geleceğin
planlanması
2.Gelen duyusal
sinyallere cevap olacak eylemin geciktirilmesi ve böylece en
iyi cevap sırası kararlaştırılana kadar duyusal
enformasyonun ölçülüp tartılabilmesi
3.motor
eylemlerin (el-kol hareketleri v.b.)sonuçlarının hatta bunlar
eyleme konmadan önce ,gözönünde tutulması
4.Komplike
matematik,hukuki ve filozofik problemlerin çözümü
5.Nadir hastalıkların
tanısında çok değişik kaynaklardan gelen bilgilerin
korelasyonu
6.kişinin kendi
eylemlerini moral yasalara göre denetlemesi
Bu
alanın tahribinde Duyusal sinyalleri genel olarak aceleyle
cevaplandırır.Örneğin kavgada dövemeyeceği kadar kuvvetli
bir kişiden kaçmak yerine ona saldırır.
İdrar ve gaitasını boşaltmada cinsel aktivitede ve
sosyal davranışlarında normal ölçülerin dışına çıkabilir
bu konularda kayıtsız ve dikkatsizdir.Ruh hali hızlı
bir değişiklik eğilimi gösterir yumuşaklıktan nefrete,
sevinçten kedere, keyiften öfkeye kolayca geçebilir. Uzun ve
komplike düşünceleri izleme yeteneği olmayan
dikkati kolay dağılan bir kişi olur.