Vücutta yaygın sinir yangıları,
zayıflık, felçler, dokularda şişme, ussal yetersizlikler ve sonuçta kalp
yetmezliği ile kendini gösteren bir hastalık. Beslenmede B1 (tiamin) vitaminin
yokluğuna bağlı bir hastalıktır.
Bu hastalık özellikle Japonya,
Çin, Malaya, Fiji, Hindistan, Batı Afrika, Batı Avustralya ve Meksika körfezi
gibi kabuksuz pirincin günlük beslenmede önemli bir yer aldığı yörelerde
görülür. Labrador ve Newfoundland gibi beyaz buğday ununun bol kullanıldığı
yerlerde de beriberiye rastlanır.
Beriberi hastalığında görülen
sinir yetersizlikleri, güvercinlere kabuksuz pirinç verilerek deneysel yoldan da
gerçekleştirilebilmiştir. Pirinç kabuğu yada bundan elde edilen kristal şeklinde
bir maddeden, günde 5 mg. kadar verilmesi, beriberi hastalığının
iyileştirilmesine yol açar. Eskiden B vitamini olarak adlandırılmış olan bu suda
eriyen maddeye, daha sonra, öbür b grubu vitaminlerinden ayrılabilmek amacıyla
B1 adı verilmiştir. Bir süre aneurin olarak da adlandırılan bu bileşiğin, bugün
en yaygın kullanılan adı tiamindir.
Beriberi hastalığında beyin
dokusu, şekerin varlığı halinde, yavaş gelişen bir işlemle oksijenden
yararlanmaktadır. Karbonhidratların oksitlenmesindeki bu ağırlığı tiamin
hızlandırır. Tiamin bütün canlı hücrelerde bir miktar bulunur. Bu nedenle hemen
hemen bütün besinlerde vardır. Yağda eriyemediğinden tereyağından hayvansal ya
da bitkisel yağlardan elde edilemez. Değirmenlerde gerek buğdayın, gerekse
pirincin öğütülmesi tiaminin büyük çapta kaybolmasına yol açmaktadır. Beyaz
buğday unundan yapılmış olan ekmek yenilmesi, batı ülkelerinde bile zaman zaman
beriberi vakalarının görülmesine yol açmaktadır. Yapay tiamin çok ucuzdur; bazı
ülkelerde değirmenciler beyaz una bu maddeyi katmak zorundadırlar. Normal bir
hayat yaşayan bir erişkinin günde 1.3 mg. Kadar tiamin alması gerekir.
Beriberi hastalığı belli başlı
üç şekilde görülür; Çocuk beriberisi, yaş beriberi, kuru beriberi.
Çocuk beriberisi: Genellikle yaşamın ilk yıllarında belirir. Bir ile dört ay arasındaki bebeklerde
görülen ivegen türü yaygındır. Bebekte solunum güçlüğü, kalp atışının
hızlanması, kusma, kan basıncının ve vücut sıcaklığının düşüklüğü dikkat çeker.
Vücut kasılmaları, kalp yetmezliği, akciğerlerde kalp yetmezliğine bağlı sıvı
birikimi ve bu nedenle solunum güçlüğü, dudaklarda ve dilde morarma, ses
tellerinde felç görülebilir.