Uzmanlar
bellek kaybını yavaşlatmak ve en düşük düzeyde tutabilmek için
bizim alabileceğimiz bazı önlemler olduğunu müjdeliyorlar. Beyin hücrelerinin
azalması, yaşlılığın kaçınılmaz sonucudur. Fakat bazı besinlerin
yardımıyla beyin hücrelerinin ölümü geciktirilebileceğini artık tıp
uzmanları da kabul ediyorlar. Doğru takviyelerle yaşa bağlı bellek
kaybını ve zamanla Alzheimer hastalığına yakalanma tehlikesini
ortadan kaldırmak mümkün diyor uzmanlar.
Unutkanlık
gençler için de önemli bir sorun olmaya başladı. Uzmanlar stresin, ağır
yaşam koşullarının ve yetersiz beslenmenin beyin hücrelerinin erken
ölümüne yol açtığını belirtiyorlar.
Unutkanlıktan
yakınmak yerine başlangıçta bazı önlemler alabiliriz. Önce neden
unutkan olmaya başladığınızı araştırın. Kullandığınız bazı
ilaçlar, belleğinizde bir sorun yaratabilir. Bu konuyu doktorunuza da
danışmanızda yarar var. Beslenme düzeninizde değişiklik yapın. Az
yağlı yiyeceklere ağırlık verin. Bol meyve ve sebze yiyin. Zihinsel
faaliyetinizi artırın. Bilim adamları beyinin sürekli egzersiz yapması
gerektiğini vurguluyorlar. Yeni meraklar edinmek, zihni sürekli yeni
konularla meşgul etmek bulmaca çözmek hatta video oyunları bile belleği
güçlendirebilir.
Belleğin
kurtarıcıları
Antioksidan
vitaminler: A, E, ve C vitaminleri, beyini hücre öldüren serbest
radikallere karşı korurlar. Her gün düzenli olarak bu vitaminleri
almalısınız.
B
kompleks vitaminleri: B vitaminleri, bellek sorunu olan herkes için
gereklidir. Bu vitaminlerin eksikliği bellek kaybına neden oluyor. Günde
1-2 kez, 50 mg. birer tablet almanızda yarar var.
Mineraller:
Kalsiyum, magnezyum potasyum, bakır, çinko iyot, demir beyinin güçlü
olması için gerekli mineraller. Bunların hepsini içeren tabletleri
kullanmalısınız.
STRES ve BELLEK KAYBI
Savaş,
doğal afet gibi durumlarda yaşanan aşırı stres dört gün gibi kısa
bir süre içinde belleği olumsuz etkileyebiliyor. Ruhbilim uzmanları yoğun
stresin bireyde bellek yitimine ya da başka olumsuzluklara yol açtığını
bir süredir biliyorlar, ancak bunun nereden kaynaklandığı konusuna
kesin bir açıklama getiremiyorlar. Kimileri bunu bireyin aşırı gergin
olduğu durumlarda beyinde etkin olan kortizol adlı hormona bağlıyorKonuya
ışık tutmak üzere Washington Üniversitesi'nden ve ekibi 51 deneğe dört
gün süreyle her gün kortizol hapları verdi. Kimilerine düşük dozda
ilaç ya da yalnızca ilaç yerine etkisiz bir madde verilirken,
kimilerine aşırı gerilim durumunda bireyin kanında tanık olabileceğiniz
miktarda kortizol verildi. İlacı almaya başlamadan önce uygulanan
bellek testlerinde her üç grubun da eşit düzeyde başarılı oldukları
görüldü. ilacın alınmasından bir gün sonra belirgin herhangi bir değişikliğe
tanık olunmamakla birlikte, dördüncü gün en yüksek dozu alan
deneklerin yarım saat önce kendilerine okunan kısa bir paragrafı anımsamakta
epey zorlandıkları, ilacın kesilmesinden altı gün sonra ise tüm
deneklerin yeniden eski durumlarına döndükleri görüldü. Newcomer'e göre
bu araştırmada elde edilen en sevindirici bulgu kortizolun bellekte böylesi
bir etkiyi birkaç günlük bir süre içinde yaratması. Bunun dışında,
sınav korkusu gibi daha ılımlı stres durumlarında çoğu kişide çok
yüksek düzeylerde kortizol üretimine neden olmaması da olumlu bir
bulgu olarak değerlendiriliyor. Söz konusu araştırma bedendeki
kortizol düzeylerinin belleği etkilediğini ilk kez açıkça ortaya
koyuyor. Bilim adamları elde edilen sonuçların çok daha ciddi bellek
yitimi durumlarına da ışık tutabileceğine dikkat çekiyorlar.