İLK ŞEHİR PLANI
Salih Yapıcı
... Böylece Nippur; yüce tanrı/arı, bilginleri, tüccarları,
sanatçıları, büyük tapınakları, güzel evleri, düzgün yolları, akarsuları,
iskeleleri, park ve bahçeleriyle çağlar boyu en görkemli bir yer olmuş ve haklı
olarak yaşam kenti’ ünvanını almıştır.”
“...Bizim şehrin güneydoğusunda
şehir duvarlarına yakın çok büyük içini ulu ağaçların gölgelendirdiği bir
parkımız var, adı şaurugişşar, anlamı ‘Kentin ortasındaki bahçe ‘dir.”
Buranın evleri de bir başkadır, sokakları da. Her taraf tertemiz ve
bakımlıdır. Yollarda bir tapınağa, bir saraya gidermiş gibi saygı ile yürünür.
Çocuklar bir büyük ile karşılaşınca, ona bütün terbiye ve nezaketleriyle yol
verir, öne geçmez, büyüklerin arkasından yürümeye özen gösterirler. Sokaklarda
bağırıp çağırma, kavga sesi duymazsınız hiç. Oturanlar derin bir sessizlik
içinde kendi işleri, yazıları, çizgileriyle uğraşırlar.”
Bahçenin sol
tarafında, alt kısımları tuğladan üstü kerpiçten yapılmış evin iki katlı bölümü
göze çarpar. Burada ailemiz oturur. Eve oldukça geniş bir kapıdan girince
kendinizi yeri tuğlayla döşenmiş bir sofada bulursunuz. Kirli ayaklarla ileri
gidemezsiniz. Hemen kapının yanındaki kocaman bir küpten, saplı bir çanakla suyu
alıp yanındaki delikli taşta ayaklarınızı yıkamalısınız. Biz, temizliğe çok önem
verdiğimizden bol bol yıkanırız. Tapınaklara asla yıkanmadan gitmeyiz.
Atalarımız çok çok eskiden odun külü ve yağdan oluşan ve su ile köpürüp kirleri
temizleyen bir madde yapmışlar. Temizlikte hep onu kullanırız.”
Bu katta
bir oturma ve misafir kabul etme odamız ile içindeki ocakta yemek pişirilen
muıfak en çok kullanılan yerlerdir. Yukarı kata çıkan merdivenin altında, tuğla
döşeli, ortasında büyükçe bir delik bulunan hela vardır. Pislikler, künkler
yoluyla başka bir yerde toplanarak bazı yöntemlerle zararsız duruma getirilir.
Ust katta etrafta odalar, odaların önünde kenarları parmaklıklarla çevrilmiş,
ortası açık çep çevre sundurma bulunur. Odalar, ışığı kapılardan tepeden veya
duvarlara açılmış dört köşe deliklerden alır. Siz şimdi, ‘bu deliklerden soğuk
gelmez mi?’ diye sorabilirsiniz. Biliyorsunuz bizim ülke soğuk olmaz. Güneşimiz
çok parlak ve sıcak ve daha az sıcak olmak üzere, 'yaz’ ve ‘kış’ diye
isimlendirdiğimiz iki mevsim vardır. Çok üşürsek delikleri hayvan postu ile
kapatıveririz. Odalarımızın bembeyaz sıvalı oluşu fazla ışık aratmaz.”
Bir gün, ‘şehrimizin neresinde ne olduğunu gösteren bir haritası
yapılabilse ne iyi olurdu’ düşüncesi aklıma geldi. Hemen bu düşüncemi tarlaların
arsaların haritasını çizmekte uzman olan arkadaşlara söyledim. Hepsi son derece
ilgilendi. Oldukça uzun araştırmalar sonucu onu ölçümlü olarak bir tablete
çizdiler. Böylece şehir planı yapma işinde de öncülüğü Nippur çekti.” Bazılarına
sıkıcı da gelse, yukarıda uzun uzun alıntıladığımız bu satırlar; günümtizden tam
4000 yıl önce kil tabletler üzerine kaleme alınmıştır.(1)
Görüldüğü
gibi, 17 Ağustos 1999 depremi ile plansızlığın bedelini çok ağır ödemekte
olduğumuz şu günlerde, yukarıdaki satırlar, hepimiz için derin derslerle
doludur.
Şair ve yazar Ludingirra, I.O üçüncü bin yılın başlarında
Mezopotomya’da kurulmuş olan Sümer Devleti’nin en önemli kentlerinden biri olan
Nippur’da (Bugünkü adı Niffer) yaşamıştır. Bugüne kadar, yaşadığı şehri
anlattığı kil tabletlerin ancak 23 tanesi bulunabilmiştir.
Sümer
edebiyatına ait 74 000 kil tabletin bulunduğu İstanbul Arkeoloji Müzesi,
dünyadaki toplam kil tabletlerin üçte birine sahiptir. Ludingirra’nın kaleme
aldığı kil tabletlerin bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi, çivi yazılı belgeler
arşivinde, bir kısmı da Avrupa ve Amerika müzelerinde bulunmaktadır. Yüz yıla
yakın bir zamandır bilim adamlarının çalışmaları sonucu çözülebilen bu 23
tableti, halen hayatta bulunan ve 85 yaşına rağmen çalışmalarını büyük bir aşkla
sürdüren sayın Muazzer İlmiye Çığ(2) bir araya getirilip yayımlanmıştır.
“Bityük şairin; Asya’dan Avrupa’ya uzanan bir kısrak başına benzettiği
Anadolu’muz, gerçekten de bir kavimler kapısı. Yüzlerce kültür ve uygarlığın
harmanladığı bir coğrafya.
Akat, Asur, Sümer, Hitit, Roma, Bizans,
Selçuk, Osmanlı ve daha birçok uygarlık, hep bu coğrafyada doğmuş. ·
Bütün ilkler bu topraklarda filizlenmiş. Tarihte ilk yazı, ilk para, ilk
filozoflar, ilk sabun, ilk hela, ilk kanalizasyon, ilk arıtma tesisi, ilk
tiyatro, ilk kütüphane, ilk üniversite, ilk antlaşma, ilk peygamber, ilk
tanrılar, ilk uçan adam, ilk milli mücadele, ilk şehir planı, ilk harita ve daha
yüzlerce ilkin kaynağı hep bu coğrafya. Bugüne kadar, eski Mısırda; taşan Nil
Nehri’nin suları altında kalan toprak parçalarının yeniden aplikasyonu için ilk
haritacılığın oralarda geliştirilmeye başlandığını öğrene gelmişizdir. Ancak,
yapılan araştırmalar ve ortaya çıkan yeni bulgular bizi eski Mısır’dan alıp daha
gerilere, dünya uygarlık tarihine en büyük katkılann yapıldığı Anadolu’ya;
günümüzden 5000 yıl önce kurulmuş bulunan Sümer’e götürmektedir. Çok ilginçtir;
Ludingirra’nın kil tabletlerde sözünü ettiği Nippur şehrine ait haritanın bir
parçası daha sonra yapılan kazı çalışmaları sırasında tesadüfen bulunmuştur.
Geçenlerde, Paris gezisinden dönen kardeşim, hediye olarak bula bula bir
Fransız şarabı getirmiş. İçim burkuldu. Dedim ki; “Bu şarabın anavatanı Anadolu.
İlk biz yapmışız bu şarabı hatta tanrısını(3) bile yaratmışız.”
DİPNOTLAR:
1 “Sümerli Ludingirra” Muazzer İlmiye Çığ,
Kaynak Yayınları, 1. Baskı Mayıs 1996
2 Muazzez İlmiye Çığ, 1914 yılında
Bursa’da doğdu. 1931 yılında İlkokul öğretmeni oldu. 4, 5 yıl Eskişehir’de
öğretmenlik yaptıktan sonra 1936 yılında yeni açılan Ankara Dil Tarih ve
Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Sümeroloji, Hititoloji ve Arkeoloji bölümündeki
eğitimini 1940 yılında tamamladı. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 33 yıl çivi
yazıları uzmanı olarak çalıştı. Yayımlanmış çok sayıda bilimsel makale ve kitabı
bulunmaktadır.
3 Dionysos: Şarap Tanrısı
1. Nippur şehrinin adı
EN.LİL.Kİ, anlamı “Tanrı Enlil’in Yeri”
2. E. Kur Tapına.ğı, Tanrı
Enlil’in
3.Ki.ur Tapınağı, Tanrıça Enlil’in
4. Anniginna yeri (Ne
olduğu anlaşılamadı)
5. Nippur’un merkez parkı
6. Eşmah (Yüce
Tapınak)
7. Fırat nehri
8. İdnunbirdu kanalı
9. İdşauru
kanalı
1O.Seks Bakımından Kirli Kapı
11. Kagal. mah (Yüce Kapı)
12. Kagal. Gula (Çok Büyük Kapı)
13.Kagal. Nanna (Ay Tanrısı
Nanna Kapısı)
14. Kagal-Uruk (Uruk Kapısı)
15. Kagal-İgibi-Uruşe
(Ur) |